ASAYİŞ - 12 Nisan 2025 Cumartesi 10:19

İki kardeşin can verdiği yangın gizemini koruyor

A
A
A
İki kardeşin can verdiği yangın gizemini koruyor

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde biri 3,5 aylık diğeri 3,5 yaşında iki kardeşe mezar olan 2 katlı evdeki yangının çıkış sebebi hala gizemini koruyor. Olay sonrası yapılan ilk değerlendirmede yangının çıkış sebebi olarak ocakta bırakılan yemek belirtilse de aile yangının elektrik kontağı yüzünden çıktığını iddia ediyor. Savcılık soruşturması devam eden yangınla ilgili itfaiye raporunda ise sebep olarak ’bilinmeyen bir sebep’ ifadesi yer alıyor. Sis bulutlarının halen dağılmadığı eve yangından sonra ilk kez giren aile, acı içinde yaşadıkları faciayı anlattı.


Geçtiğimiz haftalarda Bursa’nın Yenişehir ilçesinde iki katlı evin ikinci katında meydana gelen yangında Burak (32) ve Eylem (29) Durmuş çiftinin 3,5 aylık kızları Sevgi Nur Durmuş ile 3,5 yaşında olan oğulları Enes Durmuş feci şekilde can verdi. Ailenin diğer çocuğu Efe Durmuş ise yaralı olarak Yenişehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Feci şekilde can veren 2 çocuğun acılı babası evlatlarının mezarı başında yaşadığı dehşet anlarını anlattı.


Baba Burak Durmuş, "Oğlum Enes Durmuş ve kızım Sevgi Nur Durmuş’u evimizde elektrik kontağından çıktığını düşündüğümüz yangında kaybettik. Yaşanan olay tüpten veya ocakta unutulan yemekten dolayı değildir. Eşim Eylem Durmuş o anda evdeydi ve ne olduysa atan şalteri kaldırdığında olmuş. Ben eve girdiğimde ev duman içindeydi. Oğlum Enes bir kenarda oturup kalmış dedesi onu o şekilde bulmuş. Allah kimseye evlat acısı çektirmesin" diye konuştu.


İtfaiye ekiplerinin yoğun duman sebebiyle göremediği Enes Durmuş’u alevlerden saklandığı yerde baygın halde yatarken bulan ve dışarıya çıkaran dedesi Ali Durmuş ise, "Oğlum beni aradığında ben köydeydim. Bana ’baba ev yanıyormuş’ dediği zaman arkadaşlarımın aracı ile geldim. Geldiğimde yangın sönmüştü. İçeride itfaiye erleri salon kısmındaydı. Çok fazla duman vardı. Torunum Enes Durmuş’un saklandığı yere hiçbir itfaiye eri bakmamış ve torunum Enes Durmuş’u köşede saklanmış vaziyette cansız bedenini buldum. Son nefeslerini benim kucağımda vermiş" dedi.


Olayın şokunu halen üzerinden atamayan anne Eylem Durmuş ise olay günü evlatlarını kurtarmak için içeriye girmeye çalıştığını ancak komşuları ve polis ekiplerinin buna izin vermediğini anlattı.



İki kardeşin can verdiği yangın gizemini koruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."