KÜLTÜR SANAT - 20 Ocak 2025 Pazartesi 13:05

İznik’teki şeftali bahçesinde 2 bin yıllık dikilitaş

A
A
A
İznik’teki şeftali bahçesinde 2 bin yıllık dikilitaş

Bursa’nın İznik ilçesinde bulunan Roma dönemine ait mezar anıtı olan 2 bin yıllık dikilitaş, şeftali bahçelerinin ortasındaki ihtişamıyla turistlerin ilgi odağı haline geldi.


İznik’te UNESCO geçici miras listesinde bulunan Roma dönemine ait mezar anıtı olan dikilitaş (obelisk), tam 2 bin yıldır ayakta. İznik’e 5 kilometre uzaklıkta şeftali bahçelerinin tam ortasında yer alan Roma dönemi mezar anıtı obelisk, ihtişamı ile görenleri hayrete düşürüyor. Üç yüzeyli, yukarıya doğru yükselen ve birbiri üzerine demir kamalarla oturtulmuş beş beyaz mermer bloktan oluşan esere, bundan dolayı ’dikilitaş’ ismi verilmiş. Anıtın geniş olan birinci taşı üzerindeki Grekçe kitabede; "C.Cassius Philiscus, C.Cassius Asklepiodotus’un oğlu, 83 yıl yaşadı" yazıldığı biliniyor. Yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği dikilitaş, ihtişamı ile herkesin ilgi odağı haline geldi. Asklepiodos’un oğlu L. Cassius Philiscus anısına II. yüzyılda dikilen taş, kare prizma bir kaide üzerinde, altta kalın ve üstte doğru düzenli bir biçimde incelerek yükselen, bu görünümüyle bir kama veya meçi andıran yapının, başlangıçta 6 parça ve 15.5 metre yüksekliğinde olduğu ve ucunda bir "Kuş" heykelciğinin bulunduğu öne sürüldü. Zamanla en üsteki kuş heykelciğinin bir nedenle yok olduğu, kaidede üçgen prizmatik dikili taşın iki yanında, görülen ayak izleri ve bağlantı yuvaları, bu kısımda bronz heykellerin bulunduğunu işaret ediyor. Anıtın alt kısmında toprağa gömülü olan bölümde mezarın yer aldığı, zaman zaman yapılan kaçak kazılar tarafından da görülen çukurlarda iri moloz taşlar ve duvar izlerinin bulunması, buranın bir tümülüs mezar odası sitilinde yapılmış olduğunu belgelendi. Günümüzde kaidesi üzerinde beş parça halinde 12 metrelik bölümü duruyor. Eser halk arasında "Beştaş, Dikilitaş ve Nişantaşı" olarak adlandırıldı.


Emekli Müze Müdürü Taylan Sevil, "Dünyada eşi ve benzeri olmayan bu antik çağ eseri, milattan önce 1. yüzyıl Roma döneminde kervan yolu üzerindeydi. Bugün için verimli İznik ovasının ortasında duruyor. 3 basamaklı kaide üzerinde dikdörtgen prizma üzerinde de 5 üçgen prizmalar halinde kesilmiş mermer taşlarından meydana gelmiş. Yapıldığı dönemden günümüze kadar birçok deprem İznik’te büyük hasarlara sebep olmuş ama bu yapı o depremleri atlatmış ve ayakta kalmayı başarmış. Bu anıt mezar çok önemlidir. 1. yüzyılda yaşamış olan ’C.Cassius Philiscus adına yapılmış bir anıt mezardır. Günümüzde tarihi ve turistlik anlamda değerini koruyor" dedi.



İznik’teki şeftali bahçesinde 2 bin yıllık dikilitaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.