KÜLTÜR SANAT - 17 Nisan 2026 Cuma 14:34

Karacabey Belediyesi çocuk tiyatro ekibi kuruldu

A
A
A
Karacabey Belediyesi çocuk tiyatro ekibi kuruldu

Karacabey Belediyesi, kültür ve sanat alanındaki vizyon projelerine bir yenisini daha ekleyerek çocuk tiyatro ekibini kurdu. Yoğun katılımla gerçekleşen seçmelerin ardından belirlenen ekip, Genel Sanat Yönetmeni Ozan Arif Demirtaş öncülüğünde sahne çalışmalarına başladı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, "Sanatla büyüyen çocuklarımız, geleceğin özgüvenli ve bilinçli bireylerini oluşturacak" sözleriyle projeye verdikleri önemi vurguladı.


Karacabey Belediyesi, kültür ve sanat alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek geleceğin sanatçılarını yetiştirecek önemli bir projeyi hayata geçirdi. Karacabey Belediyesi Karacabey Belediyesi, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde kurulan Çocuk Tiyatro Ekibi, seçmelerin tamamlanmasının ardından çalışmalarına resmen başladı.


Karacabey Belediyesi Tiyatro Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Arif Demirtaş öncülüğünde yürütülen çalışmalar, çocukların sanatsal gelişimlerine katkı sunmayı ve sahne sanatlarına erken yaşta ilgi duymalarını sağlamayı hedefliyor. Yoğun katılımla gerçekleştirilen seçmeler sonucunda belirlenen ekip, disiplinli bir eğitim süreciyle tiyatronun temel dinamiklerini öğrenerek sahneye hazırlanacak.


Proje kapsamında çocuklara yalnızca oyunculuk eğitimi verilmekle kalınmayacak; aynı zamanda diksiyon, beden dili kullanımı, özgüven geliştirme, ekip çalışması ve sahne disiplini gibi birçok alanda kapsamlı bir gelişim imkânı sunulacak. Alanında uzman Genel Sanat Yönetmeni Ozan Arif Demirtaş eşliğinde sürdürülecek çalışmalar, çocukların hem kişisel hem de sosyal becerilerini güçlendirmeyi amaçlıyor.


Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, projeye ilişkin yaptığı açıklamada çocuklara ve gençlere yönelik kültür-sanat yatırımlarının önemine dikkat çekerek, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sadece akademik değil, kültürel ve sanatsal anlamda da donanımlı bireyler olarak yetişmesini önemsiyoruz. Bu doğrultuda kurduğumuz Çocuk Tiyatro Ekibi ile onların özgüvenlerini artırmayı, kendilerini ifade edebilen bireyler olmalarına katkı sunmayı hedefliyoruz. Sanatla büyüyen bir nesil, daha bilinçli ve daha güçlü bir toplumun temelini oluşturacaktır. Karacabey Belediyesi olarak kültür ve sanata yönelik projelerimizi artırarak sürdüreceğiz" diye konuştu.


Karacabey Belediyesi’nin öncülüğünde hayata geçirilen bu anlamlı proje, ilçede sanata olan ilgiyi artırırken, çocukların sahne deneyimi kazanarak yeteneklerini keşfetmelerine de önemli katkı sağlayacak. Önümüzdeki süreçte çocuk tiyatro ekibinin hazırlayacağı oyunların Karacabeyli sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor.


Öte yandan Karacabey’de sanatın gelişimine ivme kazandıracak bu adım, hem aileler hem de sanat camiası tarafından memnuniyetle karşılanırken, çocukların sahnedeki yolculuğu şimdiden büyük bir heyecan uyandırıyor.



Karacabey Belediyesi çocuk tiyatro ekibi kuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülleri’nin yeni sahipleri belli oldu Bursa’nın kültürel ve akademik birikimine katkı sunmak amacıyla 2010 yılından bu yana aralıksız düzenlenen Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülü’nde bu yılın kazanan isimleri açıklandı. Nilüfer Belediyesi, Bursa Gazeteciler Cemiyeti ve Akkılıç Ailesi tarafından düzenlenen yarışmada doktora dalında Elif Acar Bilgin, yüksek lisans dalında ise Egemen Deniz başarı ödülüne layık görüldü. Bursa’ya dair çok sayıda kıymetli esere imza atan merhum gazeteci-yazar Yılmaz Akkılıç onuruna gerçekleştirilen ödül süreci bu yıl da büyük bir ilgiyle tamamlandı. Prof. Dr. Feza Karaer başkanlığındaki seçici kurulun yaptığı değerlendirmeler sonucunda, doktora kategorisinde Elif Acar Bilgin’in "Kırsal Mirasın Kültürel Peyzaj Yaklaşımı ile Korunması İçin Bir Model Önerisi: İznik Gölü Havzası Örneği" başlıklı tezi ödüle değer bulundu. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde öğretim yapan Bilgin, 2017 yılında da yüksek lisans teziyle aynı ödülü kazanarak önemli bir başarıya imza atmış oldu. Yüksek lisans kategorisinde ise Egemen Deniz, "Bursa Surları" üzerine hazırladığı teziyle başarı ödülünün sahibi oldu. Kurul, akademik alandaki diğer bir önemli çalışma olan Ceyda Şahin’in Bursa’nın su mirasını ve geleneksel konutlardaki yansımalarını inceleyen doktora tezini de Jüri Özel Ödülü ile taçlandırdı. Akademi dışı alanda ise Bursa üzerine yazma konusundaki istikrarı ve son olarak "Bursa ve İlçelerinde Çekilen Filmler" çalışmasıyla başvuran Ekrem Hayri Peker’e, üretim çabası dikkate alınarak teşvik ödülü verilmesi kararlaştırıldı. Bursa’yı temel alan akademik ve sivil çalışmaların özendirilmesini amaçlayan yarışmada, başarı ödülü alan yazarlara para ödülü sunulurken, dereceye giren eserler Nilüfer Belediyesi Akkılıç Kütüphanesi tarafından kitaplaştırılacak. Basılan bu eserler, 28 Nisan Salı gününde düzenlenecek ödül töreninde ilk kez okuyucularla buluşacak. Prof. Dr. Feza Karaer başkanlığındaki seçici kurulda bu yıl Prof. Dr. Tülin Vural Aslan, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, Doç. Dr. Nilüfer Alkan Günay, Doç. Dr. Elifhan Köse Çal, eğitimci Hande Borçbakan ve gazeteci Hacı Tonak yer aldı.
Zonguldak Madenci, ağabeyiyle aynı sonu paylaştı Zonguldak’ta özel bir maden ocağında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden işçi Suat Kulakçı’nın, yıllar önce aynı ocakta yaşamını yitiren ağabeyiyle benzer bir sonu paylaşması yürekleri dağladı. Asma Mahallesi’nde bulunan özel maden ocağında meydana gelen olayda, 42 yaşındaki işçi Suat Kulakçı elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi. Kulakçı’nın cenazesi, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morgundan alınarak merkeze bağlı Kumtarla köyüne getirildi. Üç çocuk babası Kulakçı için köyde helallik alınıp dua edildi. Kulakçı’nın cenazesi, Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi. Öte yandan Suat Kulakçı’nın emekliliğine bir ay kaldığı öğrenilirken, ağabeyi Kenan Kulakçı’nın da 2017 yılında aynı maden ocağında meydana gelen karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu hayatını kaybeden iki işçiden biri olduğu öğrenildi. Cenaze törenine Kulakçı’nın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kulakçı’nın emekli madenci arkadaşı Ramazan Altın, gazetecilere yaptığı açıklamada, çocukluklarının birlikte geçtiğini ve yıllar önce madene birlikte girdiklerini söyledi. Altın, Kulakçı’nın ağabeyini de aynı ocakta kaybetmesinin ardından büyük üzüntü yaşadığını ifade etti. Kulakçı’nın çocuklarına bakmakla yükümlü olduğu için yeniden madende çalışmaya başladığını belirten Altın, "Dönmek istemiyordu. Ağabeyini burada kaybettiği için burası ona soğuk geliyordu. Ancak hayat şartları nedeniyle tekrar çalışmak zorunda kaldı" dedi. Emekliliğine bir ay kaldığını dile getiren Altın, "Emekli olduktan sonra madeni bırakacağını söylüyordu. Bir aylık süresi kalmıştı. Dün akşam yaşanan elim kaza sonucu arkadaşımızı kaybettik" diye konuştu. Altın, aynı ocakta iki kardeşin hayatını kaybetmesinin aile ve yakınları için büyük bir acı olduğunu sözlerine ekledi.
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Bugün güçlü olan, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Bugün güçlü olan; öğrenen, uyum sağlayan, doğru ortaklıklar kuran, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" dedi. ASO ev sahipliğinde, Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği (GENAD) tarafından, ‘İş Dünyası Sempozyumu’ gerçekleştirildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç burada yaptığı açılış konuşmasında, gerçekleştirilen sempozyum ile sanayinin dününü, bugününü ve yarınını aynı salonda buluşturduklarını belirtti. Değişimin artık hayatın kendisine dönüştüğünü dile getiren Ardıç, "Teknoloji değişiyor. Üretim modelleri, tüketici davranışları, rekabetin doğası, iş yapma biçimleri, tedarik zincirleri değişiyor. Şirketlerin yönetilme biçimi de değişiyor. Böyle bir dönemde yalnızca geçmişte işe yarayan yöntemlere yaslanarak gelecekte başarılı olmak mümkün değil. Çünkü artık başarı; değişimi okuyabilenlerin, yeniliği zamanında fark edenlerin, belirsizlikler içinde fırsat üretebilenlerin ve cesaretle adım atabilenlerin olacak. Bu nedenle artık yeni kuşak sanayicilerimizin görevi sadece mevcut yapıyı korumak değildir. Onların görevi, mevcut yapıyı yeni dönemin şartlarına göre güçlendirmek, geliştirmek ve gerektiğinde yeniden yorumlamaktır" ifadelerini kullandı. Bugün rekabet şartlarının eskiye göre çok farklı olduğunu anlatan Ardıç, "Pazar aynı pazar değil. Müşteri aynı müşteri değil. Rakip aynı rakip değil. Teknoloji ise bambaşka ve hızla değişiyor. Dolayısıyla aynı zihniyetle, aynı refleksle, aynı iş yapma biçimiyle uzun süre devam etmek de mümkün değildir" diye konuştu. Girişimciliğin artık ‘sıfırdan şirket kurmak’ olmadığını söyleyen Ardıç, "Bugün aile şirketlerinin içinde yenilik üretmek de girişimciliktir. Dijitalleştirmek, veriyi karar süreçlerine taşımak, yeni bir pazara açılmak da girişimciliktir. Yani bugünün genç sanayicisi sadece üretimi devam ettiren değil, şirketin yenilenme kapasitesini büyüten kişidir" dedi. "Bugün güçlü olan, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" Geçmişin emeğini geleceğin imkanlarıyla buluşturulması gerektiğine dikkati çeken Ardıç, "Yapay zekadan veri temelli üretime, otomasyondan sürdürülebilirlik baskısına, tedarik zinciri risklerinden müşteri taleplerindeki dönüşüme kadar uzanan geniş bir alanda artık ezberler bozuluyor. Eskiden güçlü olan yalnızca çok üretendi. Bugün güçlü olan; öğrenen, uyum sağlayan, doğru ortaklıklar kuran, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" şeklinde konuştu. "Arzumuz, genç sanayicilerimizin ülkemizin sanayi hikayesine yeni bir sayfa ekleyen aktörler haline gelmesidir" Ardıç, kuşak değişiminin sadece bir yaş meselesi değil, aynı zamanda bir zihniyet meselesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizim arzumuz, genç kuşak sanayicilerimizin sadece hazır yapıları devralan kişiler olarak kalmaması; şirketlerine yeni alanlar açan, kurumsal kapasiteyi büyüten, teknolojik dönüşümü yöneten, markalaşmayı güçlendiren, küresel rekabeti okuyabilen ve ülkemizin sanayi hikayesine yeni bir sayfa ekleyen aktörler haline gelmesidir. Ayrıca genç kadın sanayicilerimizin bu süreçte daha görünür, daha etkin ve daha güçlü biçimde yer almasını da son derece kıymetli buluyorum. Çünkü kadının güçlü olmadığı, gencin söz sahibi olmadığı, yeni fikrin desteklenmediği bir kalkınma modeli eksik kalır."