EKONOMİ - 10 Ocak 2026 Cumartesi 09:14

Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var

A
A
A
Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var

Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı kırsal Cerrah Mahallesi’nin, yılda yaklaşık 15 milyon tohumdan anaç (aşılanmamış küçük fidan, çöğür) üretimiyle ülkede kurulan her bahçede imzası bulunuyor.


Cerrah Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayram, Cerrah’ın uzun yıllardır tohum anaç yani çöğür üretttiğini belirterek, kooperatifin 2007 yılında kurulduğunu ve 2011’den bu yana profesyonel faaliyet yürüttüğünü anlattı.


Bayram, 2011 yılına kadar 60 civarında ortakları bulunduğunu, ziraat mühendisi çalıştırma zorunluluğu ve kendilerine rakip olan doku kültürü laboratuvarlarındaki üretimin artmasıyla ortak sayılarının bugün 30’a gerilediğini kaydetti.


Bugün 600 dönüm üzerinde çöğür ve fidan üretimi yapıldığını dile getiren Bayram, şöyle konuştu:


"Fidanın başlangıcı çöğürdür. Tohum anaç yani çöğür olmadan fidan olmaz. 2025 yılını hesap edersek yaklaşık 15 milyon çöğür üretimimiz oldu. Ayrıca 3 milyona yakın elma anacı üretiyoruz. Bunun yanında tohum anacını üretirken fidanını da üretiriz dedik ve ona başladık. Kimisi sadece çöğür kimi de hem çöğür hem fidan üretiyor. İnegöl’ü Bursa’yı içine katarsak bölgeye yaklaşık 7 milyon da fidan üretimi var. Sadece Cerrah olarak 20 milyon civarında çöğür ve fidan üretiyoruz."


Kayısı tohumu Tokat’tan, kiraz Düzce’den, armut Ardahan’dan


Türkiye’de fidan üreten ya da üretecek herkesin Cerrah’ı bildiğine dikkati çeken Bayram, "En sağlıklı çöğür, fidan üretimi Marmara’da, Bursa’da, İnegöl’de oluyor" dedi.


İnegöllü çöğür üreticilerinin tohumlar için ülkenin farklı yerlerine gittiğini aktaran Bayram, "Mesela armut için Ardahan’a giderler. Orada dağda ormanda yabani armut tohumlarını toplarlar. Kayısı Tokat ve Erzincan dağlarından getirilir. Zerdalidir yabani kayısı. Kiraz tohumunu Düzce bölgesinin köylerinden temin ediyoruz. Erik, Bursa ve civarında var. Tohumlar İnegöl’e getirilir ve süreç başlar" ifadesini kullandı.


15 yılda Azerbaycan’a milyonlarca fidan gönderildi


Tohumların Cerrah’da bir yıl içinde çöğüre dönüştüğünü anlatan Bayram, "Tohum anacı en sağlıklı anaçtır, çöğürdür. Bunlarla kurulan bahçeler terbiye edilmesi gerekiyor ki verimli bahçe oluşsun. Bugün Türkiye’de kurulan her meyve bahçesinde, Azerbaycan’da kurulan bahçelerin önemli bölümünde Cerrah imzası var. Bizdeki çöğür olmadan bahçe kurulamaz" dedi.


Bayram, Azerbaycan’ın yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ile Avvrupa, Ortadoğu ve Arap ülkelerine ihacatlarının olduğunu belirterek, "Azerbaycan son yıllarda meyvede büyük hamle yapıyor. 15 yıldır Azerbaycan’a milyonlarca çöğür ve fidan gönderildi. Oradaki bahçelerin büyük kısmı, Türkiye’den giden çöğür ve fidanlarla oluşturuldu" diye konuştu.



Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Muhteşem manzarada üç arkadaş kar yağışı altında gölette yüzdü Erzincan’da etkili olan soğuk hava ve kar yağışı kent genelinde beyaz örtü oluştururken, üç arkadaşın etrafı karla kaplı gölette yüzmesi görenleri şaşırttı. Hava sıcaklığının eksi 4 dereceye kadar düştüğü kentte, su sıcaklığının ise 0 derece olarak ölçüldüğü anlarda gölete giren üç arkadaş, sıra dışı deneyimleriyle dikkat çekti. Kent merkezine yakın bir noktada bulunan ve çevresi tamamen karla kaplanan gölet, beyaz örtüyle bütünleşerek görsel bir şölen sundu. Doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çeken manzara, soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşların da ilgisini topladı. Soğuğa aldırış etmeyen Zafer Küçüksu, Cengiz Urtekin ve Emrah Karakoç, hazırlıklarını yaptıktan sonra gölete girerek yüzdü. Su yüzeyinde yer yer buz tabakalarının oluştuğu görülen gölette yüzen üç arkadaş, kısa süreli yüzmenin ardından sudan çıktı. Gerçekleşen yüzme etkinliği, drone kamerasıyla kayda alınarak göletin karla kaplı eşsiz manzarası gözler önüne serildi. Soğuk havaya rağmen bu deneyimi yaşamak istediklerini belirten arkadaşlar, doğayla iç içe farklı bir anı biriktirdiklerini ifade etti. Kar yağışı sonrası kartpostallık görüntülerin oluştuğu gölet çevresi, hem cesur yüzücülerin hem de doğanın sunduğu manzaranın bir araya geldiği anlara sahne oldu.