SAĞLIK - 15 Ocak 2026 Perşembe 11:18

Nilüfer Belediyesi’nden ruh sağlığı farkındalığı

A
A
A
Nilüfer Belediyesi’nden ruh sağlığı farkındalığı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ’Sağlık Buluşmaları’na konuk olan psikiyatrist Uzman Dr. Ömer Öz, toplumda sıkça yanlış yorumlanan depresyon, panik atak ve kaygı durumlarına açıklık getirdi. Öz, psikiyatrik desteğin ve tedavinin temel amacının, kişinin korkuları nedeniyle kaybettiği ’ruhsal bağımsızlığını’ geri kazandırmak olduğunu vurguladı.


Nilüfer Belediyesi’nin toplum sağlığını korumak ve halkı bilinçlendirmek amacıyla düzenlediği ’Sağlık Buluşmaları’nın konuğu psikiyatrist Uzm. Dr. Ömer Öz oldu. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen etkinlikte Öz, depresyon, panik atak, kaygı bozuklukları ve takıntılar hakkında doğru bilinen yanlışları katılımcılarla paylaştı.



"Her endişe panik atak değildir"


Konuşmasına "panik atak" kavramının günümüzde içinin boşaltıldığını belirterek başlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, endişeli veya tez canlı olmanın hemen bir hastalık olarak etiketlenmemesi gerektiğine dikkat çekti. Öz, "Günümüzde biraz evhamlı, ’aman başımıza bir şey gelir mi’ diye düşünen herkes kendisine panik atak etiketi yapıştırıyor. Oysa kaygı ve üzüntü, tıpkı mutluluk gibi son derece insani ve gerekli duygulardır. Değer verdiği şeyleri olan her insan, onları kaybetme korkusuyla endişe yaşar. Bu, tek başına bir hastalık göstergesi değildir" dedi.



"Hedefimiz kişinin bağımsızlığını geri kazanması"


Psikiyatrik desteğe ne zaman ihtiyaç duyulacağı konusuna da açıklık getiren Uzm. Dr. Öz, kilit noktanın "bağımsızlık" olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:


"Bir kişi kaygıları yüzünden yemek yiyemiyor, dışarı çıkamıyor veya evde yalnız kalamıyorsa, o kişi bağımsızlığını kaybetmiş demektir. Bizim bilimsel olarak yapmaya çalıştığımız şey, kişinin bu korkular nedeniyle kısıtlanan özgürlüğünü ona geri vermektir. Yoksa amacımız insanı hiç üzülmeyen, hiç kaygılanmayan robotik bir canlıya dönüştürmek değil."


Ruh sağlığı sorunlarını tanımlarken kullanılan dilin önemine değinen Öz, "bozukluk" kavramına mesafeli yaklaştığını belirtti. "Bende bozukluk var" düşüncesinin kişiyi aciz hissettirdiğini ifade eden Öz, "Cerrah değiliz, elimizde neşterle bir şeyi kesip atamayız. İyileşme, kişinin düşünce yapısını ve olayları yorumlama biçimini değiştirmesiyle başlar. ’Korkma, takma, geçer’ gibi cümlelerin tedavide yeri yoktur. Kişi o an gerçekten öleceğini ya da bayılacağını düşünüyorsa ona sadece ’korkma’ demek anlamsızdır. Önemli olan düşünce ile gerçeği ayırt etmesini sağlamaktır" diye konuştu.


Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, psikiyatrik ilaçlarla ilgili toplumdaki "uyuşturur, bağımlılık yapar, kilo aldırır" gibi önyargılara da değindi. Bilimin ve farmakolojinin çok geliştiğini belirten Öz, "Tedavide hedefimiz kişiyi uyuşturmak değil, işlevselliğini artırmaktır. Ancak ilaç tek başına sihirli bir değnek değildir. Yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, düşünce biçimlerini düzenlemek ve gerekirse terapi ile süreci desteklemek gerekir" ifadelerini kullandı.



Nilüfer Belediyesi’nden ruh sağlığı farkındalığı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Bozcaada’da karaya oturan tanker 12 gün sonra kurtarıldı Çanakkale’nin Bozcaada ilçesi açıklarında lodos fırtınası nedeniyle karaya oturan boş ham petrol tankerinde 12 gün sonra kurtarıldı. Aliağa’dan Yalova’ya giden Umman bayraklı 249 metre boyundaki ’QENDIL’ isimli boş ham petrol tankeri 4 Ocak’ta Bozcaada açıklarında seyir halindeyken olumsuz hava şartları sebebiyle Bozcaada ilçesinde karaya oturdu. Gemi kaptanının durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne (KEGM) bağlı ’KURTARMA-10’, ’KURTARMA-16’ römorkörü sevk edildi. Gemide 6 Çinli, 2 Rusya Fedarasyonu vatandaşı, 3 Flipinli, 5 Bangladeşli, 10 Miyanmarlı olmak üzere 26 personelin bulunduğu ve sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. ‘QENDIL’ 12 gün sonunda kurtuldu ‘QUENDIL’ isimli tanker Bozcaada açıklarında 12 gün boyunca karaya oturur halde bekledi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler hava durumunun elverişli olduğu günlerde kurtarma çalışmalarını sürdürdü. Tanker, KEGM’e bağlı Türkiye’nin en özel acil müdahale gemileri ’NENE HATUN’ , ’GEMİ KURTARAN’, ’KURTARMA-16’, ‘KURTARMA-17’ ve ’KIYI EMNİYETİ-6’ romorkörleri ile uzun kurtarma çalışması ardından 12 gün sonra gerçekleştirildi. Tanker, karaya oturduğu yerden kurtarılıp yüzdürüldü. Daha sonrasında sörvey çalışması yapılıp, geminin sefere elverişli olup olmadığı incelenecek.