KÜLTÜR SANAT - 06 Kasım 2025 Perşembe 11:56

Osmangazi’de kitap dolu günler sürüyor

A
A
A
Osmangazi’de kitap dolu günler sürüyor

Osmangazi Belediyesi’nin YAYKOOP (Yayıncılar Kooperatifi) iş birliğiyle bu yıl ilk kez düzenlediği Osmangazi Kitap Fuarı, 5’inci günde de yoğun ilgi gördü.


2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında gerçekleştirilen Osmangazi Kitap Fuarı kentin farklı noktalarından kitapseverleri bir araya getirdi.


Gazeteci Gürses’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide, ülkenin sosyo-ekonomik durumundan, kadınların hayata dair başarıyla üstlendiği sorumluluklara kadar uzanan geniş bir yelpazede dikkat çekici noktalara işaret edildi.


Fuarı gezerek, öncelikle Bursa’da olmaktan duyduğu mutluluğu paylaşan Özlem Gürses, "Bursa’ya bir vesile bulup gelmeyi çok seviyorum. Bursa’yı, Bursalıları çok seviyorum. Benim için bu bir kavuştay demek aslında" sözleriyle dinleyicileri selamladı.


Gazeteci Gürses, "Bazen dertleşiyoruz, acaba bugünlerin sonu bir aydınlığa kavuşur mu diye. Muhakkak ki kavuşur. Ben umudunu koruyanlardanım. 1970, Ankara doğumluyum. Devlet memuru bir ailenin kızı olarak büyüdüm. O zamanlar inanır mısınız, orta sınıf diye bir şey vardı. Hem memleketin ahlak ve moral değerlerini nesillere aktardılar, hem bu ülke için ürettiler; inanılmaz katkılar sağladılar, onurlu namuslu hayatlar yaşadılar ve inanılmaz evlatlar yetiştirdiler. İşte öyle bir evde tek çocuk olarak büyüdüm. O ailelerin şöyle bir fikri vardı; çalışırsan, okursan, başarırsın. Bize öğretilenlerin tam tersini yaşadığımız günlere geldik ama ben hala bize öğretilen değerlerin, gün gelip yeniden popüler ve değerli olacağını düşünüyorum" dedi.


Yakın zamanda bir proje vesilesiyle bilime değer veren ve bu yönde önemli çalışmalar yapan kadınlarla tanıştığını belirten Gürses, "Gencecik bilim kadınları, inanılmaz işler yapıyor. Medyada sabahtan akşama ’influencer’ tipleri anlatmaktansa, bilim kadınlarımızı anlatmamız lazım. Kendi kanalımda bunları yapmaya çalışıyorum. Ekranların kutuplaştıran ve sürekli olarak abuk sabuk tipleri rol model diye önümüze getiren algoritmasını değiştirebilmemiz ve orta sınıfı, kendi onuruyla, namusuyla ayağa kaldırıp, hem bu moral değerlerini, hem de bu güzel idealizm fikrinin yeniden gelmesini sağlamamız lazım" ifadelerini kullandı.


Söyleşiler ve imza günleriyle devam eden fuarın beşinci gününde, yazarlar Barış İnce, Aylin Balboa ve İsmail Güzelsoy da kitapseverlerle buluştu.


Eserlerinde toplumsal ve bireysel temaları işleyerek, cinayet ve gerilim kurgularıyla öne çıkan Yazar ve Gazeteci Barış İnce ile mizahi ve gözlemci üslubuyla beğeni toplayan Yazar Aylin Balboa, söyleşide deneyimlerini Bursalılar ile paylaştı. İnce ve Balboa söyleşinin ardından okurlarına imza verdi. Fuarda günün son etkinliğinde çok katmanlı kurgularla tarihi, toplumsal ve bireysel konulara perde açan Yazar İsmail Güzelsoy, ’Okumanın Psikolojisi’ temalı konuşmasında önemli bilgiler verirken, akabinde kitapseverlere imza dağıttı.



Osmangazi’de kitap dolu günler sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da çiftçiler meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan korudu Iğdır’da çiftçiler dumanlama yöntemi uygulayarak meyve ağaçlarını zirai don riskine karşı korudu. Iğdır’da etkisini artıran soğuk hava ve gece saatlerinde sıfırın altına düşen sıcaklıklar, çiftçileri harekete geçirdi. Meyve ağaçlarını zirai don tehlikesinden korumak isteyen üreticiler, gece boyunca bahçelerinde kalarak çeşitli önlemler alıyor. Özellikle kayısı üreticileri, don riskinin en yüksek olduğu 02.00 ile 06.00 saatleri arasında bahçelere yerleştirilen saman balyalarını yakarak "dumanlama yöntemi" uyguluyor. Oluşan yoğun dumanın, bahçede ısı kaybını azaltarak ağaçların don olayından etkilenmesini önlediği belirtiliyor. Uzun yıllardır uygulanan bu yöntem sayesinde üreticiler, çiçeklenme dönemindeki ağaçlarını koruyarak muhtemel ürün kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. Meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan koruyan Töbet Turan meteoroloji sürekli takip ettiklerini belirterek, "Biz meyve ağaçlarıyla ilgilendiğimiz için hava durumunu meteorolojiden sürekli takip ediyoruz. Meteoroloji verilerine baktığımızda, son iki gün gece saat 02.00 ile sabah 06.00 arasında hava sıcaklığının -3 dereceye kadar düşeceğini gördük. Bu nedenle, daha önce babalarımızla birlikte uyguladığımız dumanlama yöntemini kendi meyve bahçemizde de uyguladık" dedi. Dumanlama yöntemi ile ağaçlarını soğuktan koruduklarını söyleyen Turan, "Yaklaşık 300 adet saman balyası getirdik. İlk gün 100 tanesini bahçeye dağıttık. Bahçede yaklaşık 500’e yakın anjelik ve kiraz ağacı bulunuyor. Gece saat 02.00’de samanları yaktık ve sabah 06.00’ya kadar başında bekledik. Duman tüm bahçeyi kapladı. Saat 06.00’dan sonra evimize gittik. Allah’ın izniyle şu ana kadar yaptığımız kontrollerde herhangi bir zarar görünmüyor" diye konuştu. Dumanlama sisteminin eski bir yöntem olduğunu dile getiren Turan, "Samanlar tamamen yandığında bahçede adeta bir bulut tabakası oluşuyor. Bu duman, ağaçların hem içinde hem de üstünde yoğunlaşıyor. Oluşan bu tabaka, soğuğu kesip kırıyor ve ortam sıcaklığını yaklaşık 3-4 derece artırıyor. Zaten bahçenin içine girildiğinde bu sıcaklık farkı açıkça hissedilebiliyor. Bilindiği gibi soğuk hava genellikle aşağıda birikir. Daha yukarıda, yaklaşık 7-8 metre yükseklikte hava daha ılıktır. Biz alttan verdiğimiz sıcaklıkla üstteki sıcak havayı buluşturuyoruz. Bu birleşme sayesinde bahçenin genel sıcaklığı 3-5 derece kadar artıyor ve don riski önemli ölçüde azaltılıyor" dedi.
Adana Bahar yorgunluğu ile başa çıkma yöntemleri İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler" dedi. Bahar yorgunluğu, mevsim geçişlerinde vücudun değişen sıcaklık, nem oranı ve gün ışığı süresine uyum sağlama sürecinde ortaya çıkıyor. Vücudun biyolojik ritmi bu dönemde yeniden düzenlenirken bazı kişilerde enerji düşüklüğünün daha fazla hissedildiğini ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bu dönemi daha konforlu geçirmek için yapılabilecekleri anlattı. Yaşam kalitesini düşürüyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun genellikle mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Ancak yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Özellikle kapalı ortamlarda uzun süre çalışan kişilerde bu belirtiler daha sık görülebilir. Bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmak için günlük rutine eklenecek basit ama etkili alışkanlıklar faydalı olacaktır. Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve her gün yapılan hafif egzersizler vücudun bu sürece daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Ayrıca sabah saatlerinde güneş ışığından faydalanmak ve açık havada vakit geçirmek de enerji seviyesini artırabilir. Stres yönetimi de bu süreçte büyük önem taşır. Nefes egzersizleri, açık havada yapılan tempolu yürüyüşler ve kişiyi rahatlatan aktiviteler hem zihinsel hem de fiziksel açıdan denge sağlar. Meditasyon, hafif esneme hareketleri veya doğayla temas gibi aktiviteler de sinir sistemini sakinleştirerek genel iyilik halini destekler. Bu tür yaklaşımlar, bahar yorgunluğunun etkilerini hafifletirken kişinin günlük yaşam kalitesini de artırır" dedi. Uzayan şikayetler gözden kaçırılmamalı Bahar yorgunluğunun genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzeldiğini kaydeden Dr. Coşkun, "Ancak her yorgunluk tablosunu da bahar yorgunluğu şeklinde tanımlamamak gerekir. Kansızlık, tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve depresyon gibi farklı sağlık sorunlarının da benzer şikayetlere yol açabileceği unutulmamalıdır. Belirtilerin uzun sürdüğü ve yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilediği durumlarda ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir" diye konuştu. Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemelerin bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmaya yardımcı olurken mevsim geçişini daha konforlu hale getirebildiğini söyleyen Coşkun, "Güne başlarken ılık duş almak, kan dolaşımını hızlandırarak vücudun daha dinç hissetmesine katkı sağlar. Gün içinde rutinlere kısa molalar vermek de zihinsel yorgunluğu azaltacaktır. Beslenme düzenini korumak, yeterli su içmek ve her gün düzenli olarak açık havada yürüyüş yapmak enerji seviyesini destekler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme vücudun vitamin ve mineral dengesine katkı sunarak metabolizmayı destekler. Uyku saatlerini düzenli hale getirmek oldukça önemlidir. Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak, kaliteli uyku alışkanlığı kazanmayı kolaylaştırır. Fazla kafein ve şeker tüketiminden uzak durmak da gün içi enerji dalgalanmalarını azaltır. Mümkünse kısa süreli şehir dışı bir mola vermek ya da bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmak zihinsel yenilenme sağlayarak enerji düzeyini yükseltebilir. Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve mümkün olduğunca sabah saatlerinde dışarı çıkmak, vücudun biyolojik ritmini düzenleyerek daha enerjik hissetmeye yardımcı olur" dedi.