GÜNDEM - 18 Şubat 2025 Salı 17:25

Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 99’uncu yılı Osmangazi’de kutlandı

A
A
A
Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 99’uncu yılı Osmangazi’de kutlandı

Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi’nin Türk Medeni Kanun’un kabulünün 99’uncu yılı dolayısıyla düzenlediği söyleşide, Medeni Kanun’un önemi anlatılarak, değerinin mutlaka bilinmesi gerektiği konuşuldu.


Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Medeni Kanun’un Kabulünün 99. Yılında Rolleri ve Statüleriyle Haklarının Bilincinde Kadın Olmak’ adlı söyleşide, alanında uzman iş kadınları konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, medeni kanunun kabulüyle birlikte kadınların kazanımları konuşuldu.


Avukat Sibel Özbudak moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşiye, Bursa Inner Wheel Dernek Başkanı Özlem Güner, Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Eren Jale Yörükoğlu, Türk Anneleri Derneği Sekreteri ve Vekili Gizay Tanca Çolpan, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır konuşmacı olarak katıldı. Medeni Kanun’un kabul edilişinin 99’uncu yılının kutlandığı söyleşiye, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar, Osmangazili kadınlar ve muhtarlar dinleyici olarak iştirak etti.


"Kadınlara bir anlamda özgülük tanındı"


Medeni Kanun’un kabul ediliş tarihinin Türk Kadınları için çok önemli bir gün olduğunu ifade eden Bursa Inner Wheel Dernek Başkanı Özlem Güner, "Bugün medeni kanunun kabulünün 99. yılını kutluyoruz. Mustafa Kemal Atatürk, Medeni Kanun’un kabulüyle birlikte kadınlara seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere haklar tanıdı. Türk kadını bu sayede birey ve yurttaş olma sıfatını kazandı. Kadınlar, erkekler ile eşit konuma geldi. Kadınlara bir anlamda özgülük tanındı. Kadının çalışmak için eşinin izni olması kaldırıldı. Kadın bu kararı kendisi verebildi. Bu bakımdan bugün çok kıymetli" dedi.


"Medeni Kanun’un değerini bilmeli ve sahip çıkmalıyız"


Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Eren Jale Yörükoğlu da yaptığı konuşmada, "Medeni Kanun, 17 Şubat 1926 yılında kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 yılında yürürlüğe girmiş. Türkiye’de kendei ayaklarının üzerinde durmaya çalışan her kadın için medeni kanun hava ve su kadar değerli. Medeni Kanun’un değerini mutlaka bilmeli ve sahip çıkmalıyız. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kanunu yürürlüğe sokması bizler için büyük bir şans. Bunun farkına varmalı ve bu konuda elimizden gelen her türlü desteği vermeliyiz" ifadelerini kullandı.


"Kadınların daha etkili olduğu bir toplum hayal ediyoruz"


Kadınların daha etkili olduğu bir toplum hayal ettiklerini söyleyen Türk Anneleri Derneği Sekreteri ve Vekili Gizay Tanca Çolpan, "Kadın hakları son zamanlarda yaşanan toplumsal olaylarda gittikçe önemini yitiren bir hale geldi. Özellikle bu durumu vurgulayıp, geçmişte edindiğimiz haklarımızın üstüne daha çok koyarak, daha çağdaş bir halde kadınların daha etkili olduğu bir toplum hayal etmek ve bunun için bu adımları sağlamaya çalışıyoruz" diye konuştu.


"Medeni Kanun kadınlar için çok kıymetli"


1924 yılında Medeni Kanun kabul edildikten sonra kadınların önemli, haklara kavuştuğunu aktaran Moderatör Avukat Sibel Özbudak, "Kadınlar için medeni kanun çok kıymetli. Evlenme, boşanma, eğitim, öğretim birliği, miras hakkı, bunlar Medeni Kanun’la beraber geldi. Medeni Kanun’dan önce bekar kadınlar toplumda erkekler ile eşitti. Kadın evlenince maalesef statüsü değişiyordu, hak kayıpları oluyordu. 1924 yılında Medeni Kanun kabul edildikten sonra kadınlarımız haklarına kavuştu. 2002 yılında Medeni Kanun’a yeni bir düzenleme geldi. Bu düzenlemeyle birlikte mal rejimleri de bu konuya dahil oldu. Biz bu kazanımları elde ederken bir yandan da tırpanlandığını gördük. Soyadıyla ilgili ciddi sıkıntılarımız hala devam ediyor. Anayasa Mahkemesi, bu konuda karar vermiş olsa da yasa yapma yetkisi mecliste olduğu için bu konuda hala ciddi bir eksiklik var. Evlenirken çiftler bir tarafın soyadını tercih edebiliyor. İkisi birden kendi soyadlarını kullanamıyorlar. Kadın evlendikten sonra soyadını kullanmak isterse, dava açmak zorunda kalıyor. Boşanan kadın, eşinin soyadıyla devam etmek isterse eşinin rızasını almak zorunda. Yasa koyucunun bunu düzenleyeceğine inancımız tam. Kadınlar ve kadın hakları savunucuları olarak bu işin takipçisiyiz" ifadelerini kullandı.


"Medeni Kanun toplumsal dönüşümün, eşitliğin ve çağdaşlaşmanın simgesi olmuştur"


Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 99’uncu yılını kutlamanın mutluluğu ve gururunu yaşadığını sözlerine ekleyen BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, "17 Şubat 1924 yılında kabul edilen ve 4 Ekim 1926’da yürürlüğe giren Medeni Kanun, sadece bir hukuk düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün eşitliğin ve çağdaşlaşmanın da simgesi olmuştur. 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu, kadınlara bir çok sosyal hak tanımış olsa da kadınların seçme ve seçilme hakkı, doğrudan bu kanun ile verilmemiştir. Kadınlara milletvekili olma hakkı, çok önemli bir tarih olan 5 Aralık 1934 tarihinde yapılan anayasa değişikliğiyle tanınmıştır. Bu değişiklikle kadınlar, 1935 yılında yapılan genel seçimlerde ilk kez milletvekili seçilme hakkını elde etmiştir. 1935 seçimlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 17 kadın milletvekili girmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında Kastamonu’da yaptığı konuşmada şöyle der: "Toplumu kalkındırmak istiyorsak, izlememiz gereken daha emin ve etkili tek bir yol vardır; o da Türk kadınını çalışmalarımıza ortak kılmaktır demiştir" dedi.


"Kadınların hak ettikleri yerlere ulaşması için hepimize mücadele düşüyor"


Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri sadece siyasi ve ekonomik olarak değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal olarak da sağlamlaştırıldı. Bu köklü değişikliğin en güzel örneklerinden birisi de Türk Medeni Kanunu’muzdur. 17 Şubat 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanun, kadın ve erkek eşitliğini yasal güvence altına almış ve toplumumuzun sosyal yapısında büyük bir değişim yaşatmıştır. Kadınlara miras, boşanma, tanıklık etme hakkı sayesinde eşitlik sağlamış, resmi nikah hakkı ve tek eşliliği getirmiştir. Türk Medeni Kanun’u bir hukuki metin değil, aynı zamanda çağdaşlaşmanın, toplumumuzun dönüşmesinin de bir mihenk taşıdır. Bugün kadınların bireysel varlığı, eşit hakları ve özgürlüklerini tehdit eden yaklaşımlarla karşı karşıya kalmaktayız. Kadınların toplumsal alanda, aile ve çalışma hayatında hak ettikleri yerlere ulaşması için mücadele hepimize düşüyor. Kadın haklarını savunmak aslında demokrasiyi ve insan haklarını savunmaktır. Bu bilinçle kadınların birey olarak varlığını ve haklarını her alanda güçlenmesi için Osmangazi Kent Konseyi olarak mücadeleye devam edeceğimizi buradan tekrar bildirmek istiyorum" diye konuştu.


Söyleşinin sonunda konuşmacılara ve programa katılan kadın muhtarlara günün anısına Bursa’nın ilk kadın milletvekili Şekibe İnsel’in kendi el yazısıyla doldurduğu beyanname ve ilçelerden aldığı oy tablosu üzerine hazırlanmış tablo plaket hediye edildi.



Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 99’uncu yılı Osmangazi’de kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BTSO’nun UR-GE gücü Bursa’yı küresel pazarlara taşıyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleriyle Bursa iş dünyasının ihracat kapasitesini istikrarlı bir şekilde güçlendiriyor. BTSO’nun öncülüğünde hayata geçirilen projeler, firmaların küresel pazarlara daha planlı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla açılmasını sağlayan güçlü bir kümelenme modeli sunuyor. BTSO, Türkiye genelinde UR-GE projeleri yürüten 98 kurum arasında, bugüne kadar hayata geçirdiği 48 UR-GE projesiyle lider konumda bulunuyor. Bu projelerin 31’i başarıyla tamamlanırken, 17 UR-GE projesi aktif olarak devam ediyor. UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık bin 700 firma ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ihracat yetkinliklerini geliştirdi. Kümelenme yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sayesinde firmalar, uluslararası pazarlara bireysel çabaların ötesinde, birlikte hareket etmenin avantajlarını kullanarak açıldı. UR-GE projelerinde yer alan firmaların ihracat performanslarının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, bu modelin sahadaki başarısını da ortaya koydu. Bursa iş dünyası küresel pazarlarda Projeler kapsamında firmalara yüzde 75’e varan devlet destekleriyle yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları, uluslararası fuar katılımları ile eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuldu. Bugüne kadar gerçekleştirilen 114 yurt dışı pazarlama faaliyetiyle Bursa’nın üretim gücü dünyanın dört bir yanındaki stratejik pazarlara taşınırken, 35 farklı ülkeye yapılan ziyaretlerle Bursa sanayisi küresel ticaret ağlarına entegre edildi. UR-GE projeleri kapsamında bugüne kadar 83 alım heyeti organizasyonuyla binlerce yabancı alıcı Bursa’da firmalarla birebir iş görüşmelerinde buluşturuldu. UR-GE projeleri yalnızca saha faaliyetleriyle sınırlı kalmadı; ihracat yetkinliklerini artırmaya yönelik 155 teknik eğitim ve kurumsallaşma odaklı 70 stratejik danışmanlık çalışmasıyla firmaların dönüşüm süreci desteklendi. BTSO’dan en iyi uygulama örnekleri BTSO’nun UR-GE ve HİSER projelerinde ortaya koyduğu proje kalitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde de takdir gördü. Tekstil, bebe-çocuk konfeksiyonu, otomotiv yan sanayi ve sağlık sektörlerinde yürütülen projeler Ticaret Bakanlığı tarafından "Türkiye’nin En İyi Uygulama Örnekleri" arasında gösterildi. Ayrıca JUNIOKIDS kümelenmesi, Avrupa Kümelenme Mükemmelliği Bronz Marka Sertifikası’nı alarak yönetim ve organizasyon kabiliyetini uluslararası alanda tescilledi. Sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yürütülen UR-GE ve HİSER projeleri; makine ve otomasyondan tekstil ve konfeksiyona, otomotiv ve savunma sanayisinden gıda, sağlık, turizm, mobilya ve inşaat sektörlerine kadar birçok alanda Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturdu. 2025 yılında da yoğun dış ticaret trafiği BTSO, 2025 yılında da bu birikimi sahaya yansıtan yoğun bir performans sergiledi. Yıl içerisinde 21 yurt dışı pazarlama faaliyeti ve 10 alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Cezayir ve Gana gibi stratejik pazarlarda düzenlenen programlar kapsamında Bursalı firmalar; Tokyo, Londra, Dubai, Riyad, Chicago, Los Angeles ve Akra gibi küresel ticaret merkezlerinde yeni iş bağlantıları kurma imkânı buldu. 2025 yılı faaliyetleri, firmaların pazar çeşitliliğini artırırken ihracat ağlarını da daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirdi. Bursa yerli ve milli üretim kapasitesiyle gücünü artıracak BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin üretim ve ihracat kapasiteleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, bu sürecin firmaları daha katma değerli üretime ve yeni pazarlara yönelttiğini söyledi. Dünya ticaretinde rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını ifade eden Burkay, bu ortamda güçlü bir ihracat performansının ancak doğru stratejiler ve ortak hareket kabiliyetiyle mümkün olduğunu vurguladı. UR-GE projelerinin bu dönüşüm sürecinde firmalar için önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini kaydeden Burkay, "Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 48 UR-GE projesi, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlarken, yerli ve milli üretim kabiliyetimizi uluslararası arenada daha görünür hale getiriyor. Kümelenme modeliyle oluşturduğumuz bu yapı, firmalarımızın bilgi, deneyim ve ihracat vizyonunu ortak bir zeminde buluşturuyor" dedi. "Yeni UR-GE projelerimizle sektörlerimize destek vermeyi sürdüreceğiz" BTSO olarak firmaları birlikte hareket eden güçlü bir yapı içinde desteklediklerini ifade eden Burkay, bu yaklaşımın küresel rekabette kalıcı başarı sağladığını belirterek, "UR-GE projeleriyle üyelerimizin üretim gücünü, katma değerli üretim anlayışını ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşıyoruz. Bu süreçte başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sektörlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni UR-GE projelerini hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Burkay, "Amacımız, Bursa iş dünyasının dünya pazarlarında çok daha güçlü, etkin ve sürdürülebilir bir konumda yer almasını sağlamak. BTSO olarak, üyelerimizin küresel ticarette rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.