KÜLTÜR SANAT - 12 Ekim 2025 Pazar 11:42

Vizör Fotoğraf Grubu’nun "Zincir" projesi sanatseverlerle buluştu

A
A
A
Vizör Fotoğraf Grubu’nun "Zincir" projesi sanatseverlerle buluştu

Nilüfer Kent Konseyi Vizör Fotoğraf Grubu’nun dört yıllık bir çalışmanın ürünü olan "Zincir: İnteraktif Sergi ve Söyleşi" projesi, Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen açılışla seyre sunuldu. Sergi, izleyicileri fotoğraf yorumlama sürecine dahil ederek kendi hikayelerini oluşturmaya davet ediyor.


Nilüfer’in sanat hayatına uzun yıllardır katkı sunan Nilüfer Kent Konseyi Vizör Fotoğraf Grubu, "Zincir: İnteraktif Sergi ve Söyleşi" adını taşıyan yeni projesini sanatseverlerle buluşturdu. 2009 yılından bu yana pek çok özgün çalışmaya imza atan grubun, 2021-2024 yılları arasında yürüttüğü projenin açılışı, Nâzım Hikmet Kültürevi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Sekiz fotoğraf sanatçısının eserlerinden yola çıkan sergi, izleyiciye bakma, görme ve yorumlama üzerine interaktif bir tecrübe sunmayı hedefliyor.


Açılış törenine katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, yaptığı konuşmada sanatın toplumsal önemine dikkat çekti. Belediye kanunlarında yapılması planlanan değişikliklerle sanat ve etkinlik harcamalarına kısıtlama getirilmesi planlarını eleştiren Erman, "Tarihin en büyük dayanağı sanattır. Çünkü zamanın ruhunu, duygusunu, yaşananları aktaran en önemli disiplindir" dedi. Nilüfer’in bir kültür-sanat kenti olduğunu ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de sanata ve sanatçıya büyük önem verdiğini vurgulayan Erman, "Biz, sanata imkan oluşturacak her şeyde varız. Sizler de üretmeye devam ederek, bizi bu mücadelede yalnız bırakmayın" diyerek sanatçılara destek mesajı verdi.



"Fotoğraf yaşamın izini sürmektir"


Vizör Fotoğraf Grubu Başkanı Alev Tanrıkorur ise projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "4 yıllık süreçte yürüttüğümüz bu projede, 8 fotoğraf sanatçısının fotoğraflarındaki izlerden aldığımız tetiklenmeler ile ruhsal iletişimler kurup, bakma, görme ve yorumlama yoluyla nesnelere, hayallere anlamlar yükledik. Oluşturduğumuz fotoğraf karelerini zincir misali birbirine ekleyerek yeni izler oluşturduk. ’Fotoğraf, yaşamın izini sürmektir’ düşüncesiyle yola çıktık."


Açılış konuşmalarının ardından davetliler, 130’dan fazla fotoğrafın yer aldığı sergiyi gezdi. Ziyaretçiler, fotoğrafları kendi yorumlarıyla bir araya getirerek kişisel "zincirlerini" oluşturma fırsatı buldu. Proje kapsamında ayrıca konuk sanatçılar Aykan Özener, Defne Sesin Okay, Gülbin Özdamar Akarçay, Laleper Aytek, Orhan Cem Çetin, Şenay Martinova ve Yalçın Savuran’ın katılımıyla bir de söyleşi gerçekleştirildi.


Sanatseverlerde yeni bakış açıları oluşturmayı hedefleyen "Zincir: İnteraktif Sergi ve Söyleşi" projesi, 18 Ekim Cumartesi gününe kadar Nâzım Hikmet Kültürevi Yeraltı Galerisi’nde ziyaret edilebilir.



Vizör Fotoğraf Grubu’nun "Zincir" projesi sanatseverlerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "GÖKBEY sadece bir helikopter değil, milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli helikopteri GÖKBEY’e ilişkin, "GÖKBEY sadece bir helikopter değil; sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme, genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, düzenlenen törenle Türkiye’nin yerli ve milli helikopteri GÖKBEY’e ilişkin önemli bir belgeyi takdim etti. Bakan Uraloğlu, GÖKBEY helikopterinin hava aracı, motor veya pervane tasarımının ve performansının uçuşa elverişliliğini gösteren sertifikayı, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’e düzenlenen törenle takdim etti. Törende konuşan Uraloğlu, Türkiye’nin havacılık alanında son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını belirterek, GÖKBEY’in bu başarının somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Sertifikanın, helikopterin uluslararası standartlara uygunluğunu ortaya koyduğunu ifade eden Uraloğlu, yerli ve milli üretim hamlelerinin kararlılıkla sürdürüleceğini dile getirdi. Savunma Sanayii Başkanı Görgün ise GÖKBEY’in geliştirilmesinde emeği geçen tüm kişilere teşekkür ederek, alınan sertifikanın Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisine önemli katkı sağlayacağının altını çizdi. "Dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk" Teknoloji ve savunma mekanizmaları konusunda Türkiye’nin dünyada önde gelen ülkeler arasına girdiğini belirten Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; son 24 yılda yerli sanayimizi geliştirerek, savunma sanayi ürünleri, makine, medikal, ulaştırma, elektrik-elektronik ve haberleşme sektörleri gibi birçok stratejik alanda yüksek teknolojiye sahip milli ürünlerimizle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk. Kendi otomobilimizi, haberleşme ve gözlem uydularımızı, savaş uçaklarımızı, helikopterlerimizi, gemilerimizi, elektrikli trenlerimizi üreterek tarihe damga vuran bir süreç yaşadık. Savunma sanayii alanında dünya güç dengelerini değiştiren İHA/SİHA teknolojilerimizle başladık. Bayraktar TB2, Akıncı, Kızılelma gibi platformlarla gökyüzünde söz sahibi olduk. MİLGEM projesiyle kendi savaş gemilerimizi, TCG Anadolu ile dünyanın ilk SİHA gemisini denize indirdik. Togg ile otomobil hayalimizi gerçeğe dönüştürdük, TÜRKSAT 6A ile uzayda kalıcı iletişim gücümüzü gösterdik ve uydu ihracatçısı ülkeler arasına yükseldik. Elektrikli trenlerimiz, sürücüsüz metrolarımız, milli banliyö trenlerimiz raylara indi. Bu başarılar, milletimizin azmi, devletimizin kararlı desteği ve mühendislerimizin alın teriyle yazılmış hikayelerdir" diye konuştu. "GÖKBEY sadece bir helikopter değil, milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ) bu projede önemli bir yere sahip olduğunu da ayrıca ifade eden Uraloğlu, "TUSAŞ’ın 1973’te iki küçük kulübede başlayan bağımsızlık yolculuğu, bugün 4 milyon metrekarelik dev tesislerde, KAAN’dan HÜRJET’e, ANKA’dan ATAK-2’ye kadar dünya çapında projelerle taçlandı. Başlangıçta sivil amaçlı tasarlanan GÖKBEY, 23 Mart 2016’da yapılan başvuruyla başlayan, tam 10 yıllık yoğun bir süreç sonunda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün verdiği tip sertifikasına kavuşmuş oldu. 600’den fazla teknik toplantı, 180’den fazla sertifikasyon testi, yaklaşık 18 bin uçuş test noktası, 800’den fazla uyum dokümanı ve Şubat’ta gerçekleştirilen doğrulama uçuşları. Tüm bunlar, CS-29 standartları başta olmak üzere uluslararası gerekliliklere tam uyumlandı. Üstelik bu süreç, Kamusal Dönüşüm Modeli kapsamında geliştirilen KDM-ERP Sertifikasyon Modülü ile tamamen dijital ortamda, kanıt bazlı ve şeffaf bir şekilde yürütüldü. Artık ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada ve Brezilya gibi köklü havacılık sistemlerinin yanına gururla kendi bayrağımızı da bu şekilde dikmiş oluyoruz. Bu, sadece teknik bir başarı değil; tam anlamıyla teknolojik egemenlik, milli irade ve bağımsızlık manifestosudur. GÖKBEY sadece bir helikopter değil; sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme, genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" şeklinde konuştu. "İlk helikopteri temmuz ayında Sağlık Bakanlığımıza teslim edeceğiz" GÖKBEY’i ilk olarak Sağlık Bakanlığına teslim edeceklerini ve bugün itibarıyla 75 helikopter için sipariş aldıklarını vurgulayan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, "Bugün itibarıyla 75 helikopterimiz için firmamız sipariş almış ve üretime başlamış durumda. İlk helikopteri temmuz ayında Sağlık Bakanlığımıza teslim edeceğiz. Yıl sonuna doğru ikinci helikopteri, 2027 yılı ortalarında da üçüncü helikopteri teslim etmiş olacağız" ifadelerine yer verdi.