GÜNDEM - 06 Mayıs 2025 Salı 14:32

Yerli bulut yedekleme teknolojisi gelişiyor

A
A
A
Yerli bulut yedekleme teknolojisi gelişiyor

Veri güvenliğinin iş dünyasındaki önemi her geçen gün artarken, şirketler yalnızca dış saldırılara değil, donanımsal arızalara, kullanıcı hatalarına ve doğal afet risklerine karşı da önlem almak zorunda kalıyor.


Bu ihtiyaca yanıt olarak bulut tabanlı yedekleme çözümleri, klasik fiziksel sistemlerin ötesinde modern ve sürdürülebilir bir alternatif sunuyor. Şirketler artık verilerini merkezi cihazlara bağlı kalmadan, bulut ortamında güvenli ve sürekli erişilebilir biçimde saklamayı tercih ediyor. Cloud (Bulut) Teknolojisi, kullanıcıların verilerini fiziksel bir sunucuya doğrudan bağlı olmaksızın, internet üzerinden erişilebilir ve yönetilebilir sanal alanlarda barındırmasını sağlayan bir sistemdir. Bu teknoloji sayesinde işletmeler, hem yazılım hem de altyapı ihtiyaçlarını yerel sunuculara yatırım yapmadan çözebilir. Cloud sistemler, esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlayarak şirketlerin büyüme hızına uygun kaynak yönetimi yapmasına imkan tanır. Ayrıca verilerin farklı bölgelerde eş zamanlı olarak kopyalanabilmesi sayesinde, veri kayıplarının önüne geçilir ve sistem geri yükleme süreçleri ciddi oranda hız kazanır.


Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin cloud teknolojilerine ilgisi her geçen yıl artıyor. Bunun başlıca sebepleri arasında donanım maliyetinden tasarruf sağlanması, veriye uzaktan erişim kolaylığı, sistemsel hatalara karşı hızlı müdahale imkânı ve veri güvenliği standartlarının gelişmiş olması yer alıyor. Özellikle farklı şehirlerde faaliyet gösteren şubeler veya uzaktan çalışan ekiplerle çalışan kurumlar için cloud tabanlı yedekleme çözümleri, operasyonel verimliliği artırıyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan manuel yedeklemeler hem zaman kaybına yol açıyor hem de insan hatasına açık yapısıyla risk teşkil ediyor.


Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin cloud teknolojilerine ilgisi her geçen yıl artıyor. Bunun başlıca nedenleri arasında donanım maliyetinden tasarruf sağlanması, veriye uzaktan erişim kolaylığı, sistemsel hatalara karşı hızlı müdahale imkânı ve veri güvenliği standartlarının gelişmiş olması yer alıyor. Özellikle farklı şehirlerde faaliyet gösteren şubeler veya uzaktan çalışan ekiplerle çalışan kurumlar için cloud tabanlı yedekleme çözümleri, operasyonel verimliliği artırıyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan manuel yedeklemeler hem zaman kaybına yol açıyor hem de insan hatasına açık yapısıyla ciddi bir risk teşkil ediyor. Bu farkındalıkla hareket eden birçok kurum, yedekleme süreçlerini artık yerli sağlayıcılardan temin edilen bulut altyapılarına taşıyor.


Uzun yıllar boyunca bulut sistemlerinde global markaların hâkimiyeti söz konusuydu. Ancak son dönemde Amazon Web Services, OVHcloud, Equinix gibi global devlerin yanında, Türkiye merkezli yerli sağlayıcılar da hem teknik altyapı yatırımları hem de veri barındırma güvenliği açısından dikkat çekmeye başladı. Ülke sınırları içerisinde barınan verilerin güvenliği ve yasal uyumluluğu, yerli çözümlere olan ilgiyi artıran başlıca etkenlerden biri oldu.


Bu rekabette öne çıkan PenDC, bölgesel gücünü, yerel teknik destek hizmetleri, hızlı geri bildirim süreçleri, esnek yapılandırma seçenekleri ve uygun fiyat avantajı ile pekiştiriyor. Teklif bekleme süreci olmadan, doğrudan erişilebilen yedekleme hizmetleri; zaman ve kaynak tasarrufu arayan kurumlar açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Uzmanlar, yerli cloud yedekleme çözümlerinin yalnızca kısa vadeli ihtiyaçlara değil, uzun vadeli dijital dönüşüm stratejilerine de hizmet ettiğini belirtiyor. Kurumların cloud seçimi yaparken teknik destek süreçleri, kullanıcı arayüzünün pratikliği, veri erişim süreleri ve hizmet aldığı merkezin fiziksel lokasyonu gibi kriterleri değerlendirmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu çerçevede, hızlı geri yükleme imkânı, zamanlanabilir snapshot yapısı ve kullanıcı dostu arayüzüyle PenDC, yerli alternatifler arasında öne çıkıyor. Sunduğu otomatik yedekleme teknolojisi, güçlü donanım altyapısıyla birleştiğinde, küçük işletmelerden büyük ölçekli kurumlara kadar geniş bir yelpazede verimlilik sağlamakta.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Keman ve piyano ile saklı kadim nağmeler: "Türk müziği saz eserleri" Erzurum’da büyüledi Atatürk Üniversitesi Milli İrade 15 Temmuz Konferans Salonu, sanatın birleştirici ve ruhu yücelten gücüne unutulmaz bir şekilde ev sahipliği yaptı. "Türk Müziği Saz Eserleri Piyano & Keman Konseri", dinleyicilerini kültürel mirasımızın derinliklerine doğru estetik bir yolculuğa çıkardı. Piyano ve kemanın o eşsiz uyumu, Türk müziğinin köklü makamlarına ve asırlık tınılarına yepyeni bir nefes olmak üzere sahnede buluştu. Konser boyunca icra edilen birbirinden seçkin saz eserleri; kemanın içli, naif sadâsı ve piyanonun o zengin, kuşatıcı armonisiyle harmanlanarak salonda adeta sihirli bir atmosfer yaşattı. Ardahan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Türk Müziği Bölümü Öğr. Gör. Okan Yanar’ın keman icrâsında, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzikoloji Bölümü Arş. Gör. Ahmet Alumur’un piyano icrâsında bulunduğu konser oldukça beğeni topladı. Türk müziğine gösterilen büyük teveccüh, salonu hınca hınç dolduran müzikseverlerin gözlerindeki heyecanda ve coşkuda kendini buldu. Protokol üyeleri, akademik personel, üniversite öğrencileri ve halkın yoğun katılımıyla tek yürek olduğu bu özel gece, müziğin kuşakları ve toplulukları aynı duygu etrafında nasıl kenetleyebildiğinin en güzel kanıtıydı. Her bir eserin icrasında ortaya koyulan sanatsal derinlik ve akademik titizlik, dinleyicilerin ruhuna dokunarak salonda büyük bir yankı uyandırdı. Bu eşsiz müzik ziyafetinin kapanışı ise vefa ve takdirin zarif bir tablosuyla taçlandı. Konsere teşrifleriyle geceyi onurlandıran Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Aydemir, performansın ardından sahneye gelerek bu müzikal şöleni dinleyicilere armağan eden kıymetli icrâcı akademisyenlere tebriklerini iletti ve çiçek takdiminde bulundu. Tuşların ve tellerin ahenginden süzülen o eşsiz nağmeler, gecenin sonunda yerini ardı arkası kesilmeyen alkışlara ve sanata duyulan derin bir minnet duygusuna bıraktı.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’a İstiklal Madalyası’nın verilişinin 101. yılı kutlandı Kahramanmaraş’a Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklal Madalyası’nın verilişinin 101. yıl dönümü dolayısıyla tören düzelendi. Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen tören Mustafa Kemal Atatürk büstüne çelenk sunulması ile başladı. Vali, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Garnizon Komutanının sunduğu çelengin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası’nı Türk bayrağına astı. Törende, saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Program kapsamında konuşan Görgel, "Kahraman şehrimizin şeref nişanesi olan İstiklal Madalyamızın verilişinin 101. yıl dönümü olarak tarihimizin bize yüklediği büyük sorumlulukla bir aradayız. Bu topraklarda yazılan destan bu kadim şehrimizin kuruluşumuzun yanında bir milletin yeniden dirilişinin sembolü olmuştur. İmanla ve sarsılmaz irade ile verilen mücadele hem adımızın başındaki kahramanlığı, hem de her birimizin göğsünde büyük bir şerefle taşıdığı kırmızı şeritli İstiklal Madalyamızla taçlanmıştır. Milli Mücadele’de Sütçü İmam’ın yaktığı kıvılcım, Arslan Bey’in dirayeti ile büyümüş, Ali Sezai Efendi’mizin manevi rehberliği ile milletimizin yüreğinde sönmez bir meşale oluşmuştur. TBMM tarafından 5 Nisan 1925’te şehrimize tevdi edilen kırmızı şeritli İstiklal Madalyası, işte bu topyekûn direnişin, bu eşsiz kahramanlığın ve sarsılmaz birlik ruhunun tescilidir. Bu madalya bir kişiye değil, bir millete, bir şehre ve bir inanca verilmiştir. Bugün bizlere düşen en büyük görev, ecdadımızın bizlere emanet ettiği aziz vatana ve bu onurlu mirasa sahip çıkmaktır" dedi.
Kayseri Kayseri tiyatroyu sevdi Kayseri’de 3 yıl önce hayata geçirilen ve kendi yerleşik kadrosu ve sahnesiyle seyircisiyle buluşan Kayseri Devlet Tiyatrosu’na ilgi her geçen gün artıyor. Kayseri Devlet Tiyatrosu Müdürü Kıymet Betül Gökçer; oyunları yüzde 95’in üzerinde dolan salonda oynadıklarını ifade ederek amaçlarının her geçen gün daha fazla seyirciye ulaşmak olduğunu söyledi. Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Atatürk heykeline çelenk sunan Kayseri Devlet Tiyatrosu Müdürü Betül Gökçer, Kayseri’de üçüncü Dünya Tiyatro Günü’nü kutladıklarını kaydederek, "Kayseri’de üçüncü yılımız. Kayseri Devlet Tiyatroları’nın 13. Bölge tiyatrosu olarak 25 Ekim 2023’ten beri Kayseri halkıyla buluşmaya devam ediyor. Bizim üçüncü kutlamamız oluyor. Burada böyle bir gelenek başlattık, Dünya Tiyatrolar Günü’nde sabahları gelip Mustafa Kemal Atatürk’e saygılarımızı sunuyoruz" dedi. Kayseri’de çok güzel bir seyirci olduğunu ve amaçlarının her geçen gün daha fazla insana ulaşmak olduğunu kaydeden Gökçer, "Çok güzel bir seyircimiz var. Tabi ki amacımız bütün şehre yayılmak. Kayseri nüfusu 1 buçuk milyon. Biz her sene seyirci sayımızı artırmak için, onlara sunabileceğimiz yelpazesi geniş oyunlarla karşılarına çıkıyoruz. Seyircimiz çok güzel, çok memnunuz. İnşallah daha da artacak. Ne kadar çok kişiyle buluşursak biz o kadar başarılı addederiz kendimizi. 2025 yılında yüzde 95 civarında seyirci izleme kapasitemiz var. Salonumuz 474 kişi, genelde dolu oynuyoruz. Biletlerimiz 13 gün önce satışa çıkıyor, hedefimiz biletlerin 13 gün önceden bitmesi. Salonlarımız dolu, bundan çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’da parkta toplanan bitki az kalsın faciaya yol açıyordu BURSA (İHA) – Bursa’da parkta toplanan bitkiler arasında bulunan zehirli zakkum nedeniyle küçük bir çocuk zehirlenme tehlikesi geçirdi. Olay, merkez Osmangazi ilçesi Sırameşeler Mahallesi’nde bulunan Soylular Çocuk Parkı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Özkan Aynak, çocuğuyla birlikte parka giderek çeşitli bitkiler topladı. ’Parktan bitki toplayarak ağaç figürü yapmak’ için toplanan bitkiler arasında bulunan ve zehirli olduğu bilinmeyen zakkum çiçeği de eve getirildi. Evde bulunan küçük yaştaki bebeğin bitkiyi ağzına götürdüğünü fark eden baba Özkan Aynak, duruma hemen müdahale ederek bitkiyi çocuğun ağzından aldı. Muhtemel bir zehirlenme ihtimaline karşı vakit kaybetmeden hastaneye giden aile, bitkinin zakkum olduğunu belirtince sağlık ekipleri hızlı şekilde müdahalede bulundu. Hastanede yapılan ilk müdahalede çocuğa damar yolu açılarak serum tedavisi uygulandığı, zehirlenme riskine karşı aktif kömür tedavisi yapıldığı öğrenildi. Doktorların muhtemel bir komplikasyona karşı yoğun bakım ünitesini de tedbir amaçlı hazır beklettiği belirtildi. Yaşadıkları korku dolu anları anlatan Özkan Aynak, çocuğunun büyük bir tehlike atlattığını belirterek park alanlarında bulunan zehirli bitkilere karşı önlem alınması çağrısında bulundu. "Başka çocuklar zarar görmesin diye konuşuyoruz" Olayı anlatan baba Özkan Aynak şunları söyledi: "Çocuğumuz bitkiyi ağzına götürdüğünde hemen fark edip müdahale ettik. Hastaneye gittiğimizde bitkinin zakkum olduğunu söyleyince hemen tedaviye başladılar. Yoğun bakımın hazırlandığını duyunca büyük korku yaşadık. Çok şükür şu an durumu iyi. Ancak bu durum herkesin başına gelebilir. Parklarda çocukların ulaşabileceği zehirli bitkiler bulunuyor. Başka aileler aynı korkuyu yaşamasın diye bunu duyurmak istedik." Uzmanlar, zakkum bitkisinin çiçekleri, yaprakları ve dalları dahil olmak üzere tüm parçalarının zehirli olduğunu, özellikle küçük çocuklar için ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Uzmanlar ayrıca bu tür durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Yaşanan olay sonrası park alanlarında bulunan bitkilerin güvenliği konusu yeniden gündeme gelirken, yetkililerin konu ile ilgili bir çalışma yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.