ÇEVRE - 11 Nisan 2026 Cumartesi 14:49

Yıldırım’da plastiğe fren: 31 okula arıtma, 32 bin öğrenciye matara

A
A
A
Yıldırım’da plastiğe fren: 31 okula arıtma, 32 bin öğrenciye matara

Bursa’da Yıldırım Belediyesi’nin, çevreye ve insan sağlığına zararlı olan plastik şişelerin kullanımın önüne geçmek için hayata geçirdiği ‘Plastiksiz Yıldırım’ projesi büyümeye devam ediyor.


‘Plastiksiz Yıldırım’ projesi kapsamında ilçedeki okul ve kütüphanelere arıtma sistemi kuran Yıldırım Belediyesi, öğrencilere çelik termos dağıtarak plastik şişe kullanımını en aza indirmeyi hedefliyor. Projeyle birlikte toplam 50 milyon plastik şişenin tüketiminin önüne geçilmesi amaçlanırken aynı zamanda öğrencilerin sağlıklı ve sürdürülebilir bir su tüketimi alışkanlığı kazanmaları hedefleniyor. Yıldırım Belediyesi, ‘Plastiksiz Yıldırım’ projesi kapsamında bugüne kadar 31 okula arıtma sistemi kurarken, 32 bin 842 çelik matarayı da öğrencilere dağıttı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ile ilçedeki tüm okullara arıtma sistemi kurulması ve tüm öğrencilere çelik matara dağıtılması hedefleniyor.


‘Yaşam kültürü oluşturuyoruz’


Çevreyi korumanın ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Sıfır atık anlayışını sadece bir proje olarak değil, bir yaşam kültürü olarak görüyoruz. ‘Plastiksiz Yıldırım’ projemizle hem plastik atık oluşumunu azaltıyor hem de çocuklarımıza küçük yaşta çevre bilinci kazandırıyoruz. Doğal kaynaklarımızı korumak, karbon ayak izimizi azaltmak ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak zorundayız. Okullarımıza kurduğumuz arıtma sistemleri ve öğrencilerimize dağıttığımız çelik mataralar ile hem plastik tüketimini azaltıyor hem de iklim değişikliğiyle mücadeleye yerelden güçlü bir katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı.



Yıldırım’da plastiğe fren: 31 okula arıtma, 32 bin öğrenciye matara

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Sulama kanalına düşen çocuğu kurtarmak için zamanla yarıştılar Adana’da dengesini kaybederek sulama kanalına düşen ve boğulma tehlikesi geçiren 15 yaşındaki çocuk, vatandaşlar tarafından kurtarıldı. O anlar cep telefonu kamerasına yansırken, çocuğu kurtaran Tolgahan Tümer, "Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" dedi. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Tahsilli Mahallesi Ege Bagatur Caddesi’ndeki DSİ’ye ait sulama kanalında meydana geldi. İddiaya göre, arkadaşlarıyla birlikte sulama kanalı kenarından geçerken 15 yaşındaki C.Ü.Ç., dengesini kaybederek kanala düştü. Kanaldan çıkamayan çocuk sürüklenmeye başladı ve bu sırada arkadaşları, "Yardım edin, arkadaşımız boğuluyor" diye bağırdı. Gençlerin seslerini duyan esnaf Tolgahan Tümer, kanal kenarına geldi ve C.Ü.Ç.’nin sürüklendiğini görünce hemen sulama kanalına atladı. Tümer, çocuğu kurtarıp kanal kenarına getirdi ve bu sırada Feyyaz Onamlı ise demir çubuk uzatıp hem Tolgahan Tümer’in hem de C.Ü.Ç.’nin sulama kanalından çıkmasını sağladı. Kanaldan çıkartılan C.Ü.Ç., ihbar üzerine bölgeye sevk edilen ambulans ile hastaneye kaldırıldı. O anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. "Çocuğun bağırışını duyunca dayanamadım" O anları gazetecilere anlatan Tolgahan Tümer, "Burada 3 arkadaş otururken çocuğun birisinin ayağı takılıp kanala düşmüş. Yanındaki arkadaşları ’Arkadaşımız boğuluyor’ diye bağırıyordu, ben sesleri duyup geldim. Çocuğun kanala battığını görünce suya atlayıp onu kurtardım. Yanımda demir getirmiştim, bize onu uzattılar demire tutunup kanaldan çıktık. Daha öncede buraya düşen bir kişiyi kurtarmıştım. Maalesef burada böyle vakalar oluyor. Gençler serinlemek içinde sulama kanalına giriyor ancak canlarını tehlikeye atıyorlar. Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" ifadelerini kullandı. Hastaneye kaldırılan çocuğunk durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Ankara Bakan Gürlek: "Vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine daha hızlı ve etkin erişimi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yaptığımız düzenlemeler ve geliştirdiğimiz uygulamalarla; lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz" dedi. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Adalet İstatistikleri 2025" kitabı yayımlandı. Konuyla ilgili Adalet Bakanlığı sosyal medya hesaplarından istatistiklerle ilgili görsellerin de yer aldığı paylaşım yapıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların adalet hizmetlerine daha hızlı ve etkin erişimi için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini kaydetti. Yapılan düzenlemeler ve uygulamalarla ilgili bilgi veren Bakan Gürlek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine daha hızlı ve etkin erişimi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yaptığımız düzenlemeler ve geliştirdiğimiz uygulamalarla; lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz. Hakim başına düşen dosya sayısını azaltarak her bir dosyaya daha fazla zaman ayrılmasını sağlıyoruz. Soruşturma ve dava süreçlerini hızlandırarak yargılamaların daha kısa sürede sonuçlanmasını mümkün kılıyoruz. Daha hızlı işleyen, daha adil ve vatandaş odaklı yargı sistemini güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz." "Mahkemelerde dosya yükü azaldı; yargı süreleri kısaldı" Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 2025 yılı adalet istatistikleri, davaların ortalama görülme sürelerindeki düşüş ve dosya sayılarındaki azalmaya işaret etti. Adli yargı ilk derece mahkemelerinde hakim başına düşen yıllık dosya sayısı 2016’da 506 iken, 2025’te yüzde 10,3 oranında azalarak 454’e düştü. Veriler incelendiğinde; yargı alanında olumlu gelişmeler yaşandığı, özellikle Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemelerde iş yükünün artmasına rağmen sistemin etkin ve dengeli bir şekilde işlediği gözlemlendi. Buna göre, adli yargı ilk derece mahkemelerinde 2016’da hakim başına düşen yıl içinde açılan dosya sayısı 506 iken yüzde 10,3 oranında azalarak 2025’te 454’e düştü. 1,4 milyondan fazla ihbar dosyasında SYOK verildi Lekelenmeme hakkına ilişkin Ceza Muhakemesi Kanununun 158. maddesinde yer alan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Aralık 2025’e kadar Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen ihbar dosyalarının 1 milyon 443 bin 259’una Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (SYOK) verildi. Bu ihbarlar hakkında soruşturma evresine geçilmediği, bu sayede Cumhuriyet Başsavcılıklarına yıl içinde açılan dosya sayısının yüzde 3,5 oranında azaldığı görüldü. İhbar dosyalarında ortalama görülme süresi 51 güne düştü İhbar dosyalarında ortalama görülme süresi 2023’te 58 günden 2025’te 51 güne düştü. Cumhuriyet Başsavcılıklarında bir dosyanın ortalama görülme süresi, 2016 yılında 431 gün iken 2025’te 393 güne indi. Cumhuriyet Başsavcılıklarında daimi arama kararlarından arındırılmış dosyaların son 5 yılına bakıldığında ortalama 156 günde karara bağlandığı görüldü.
Kayseri AK Parti Genel Başkanvekili Elitaş’tan ara seçim yorumu: "Özgür Bey’in zihni özgür değil" AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ’ara seçim’ çıkışına cevap vererek, "Anayasa’nın ne olduğunu, 2002’de nelerin yaşadığını okusa yeter. Özgür Bey’in zihni özgür değil" dedi. Kayseri’de düzenlenen Orta Anadolu Bölge Stratejisi Toplantısı’na katılan AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz günlerde ’ara seçimle’ ilgili sözlerine cevap verdi. "Özgür Bey’in zihni özgür değil" diyen Elitaş, "Bir genel başkanları var evlere şenlik. Yıllarca grup başkanvekilliği yaptı, iç tüzükle ilgili epey eğitmiştim. ’İç tüzüğü senden iyi bilen yok’ diye kürsüde söylemişti. 2014-2015 yıllarında genel başkanvekilliğine başlayıp, şimdi genel başkanlığa terfi eden arkadaşımız, Anayasa’nın 78. maddesini alıp ’Derhal ara seçim yapmalısınız’ diyor. Anayasa’nın ne olduğunu, 2002’de nelerin yaşadığını okusa yeter. Özgür Bey’in zihni özgür değil. Özgür Bey vesayet altında. Özgür Bey her hafta çarşamba günü tekmil vermek için Silivri’de. Problem bu, zihni özgür değil. Özgür Bey’in önce zihnini özgürleştirmesi gerekiyor. Türkiye menfaatine çalışabilmesi için bunu yapması gerekir. Benim bildiğim Grup Başkanvekili Özgür Özel bunu yapardı. Üzülüyorum, birlikte 7-8 yıl grup başkanvekilliği yaptığımız bu arkadaşımızın böylesine iradesini başkalarına teslim etmesinin çok acı olduğunu düşünüyorum. Allah yardımcısı olsun. Bunu eski dostluğumuza binaen ifade etmeye çalışıyorum" dedi.