EKONOMİ - 30 Eylül 2020 Çarşamba 10:40

Bayramiç beyazı doku kültürü yöntemiyle çoğaltıldı

A
A
A
Bayramiç beyazı doku kültürü yöntemiyle çoğaltıldı

Çanakkale’de, coğrafi işaret tescili bulunan Bayramiç beyazı, doku kültürü yöntemiyle çoğaltıldı.

Çanakkale’de, coğrafi işaret tescili bulunan Bayramiç beyazı, doku kültürü yöntemiyle çoğaltıldı. Bu sayede hastalıktan, virüsten ve zararlılardan arındırılan Bayramiç beyazının, yılda bir milyon fidan üretiminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.


Çanakkale Teknopoark’ta doku kültürü yöntemlerini gerçekleştirdiği şirkete ait bir doku kültürü laboratuvarı ve cihaz geliştirme ile ilgili faaliyetlerde bulunan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Onur Sinan Türkmen, 50’den fazla bitki türünün doku kültürü yöntemiyle çoğalttıklarını kaydetti.


Dünyada sadece Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, Kazdağları eteklerinde yetiştirilen Bayramiç beyazının ekimine 93 yıl önce başlandı. Ticari üretimi ise 33 yıla dayanıyor. Erkenci, orta ve geç olmak üzere üç dönemde yetiştirilen ürünün ayırt edici bir özelliği de tamamen çekirdekten yetiştiriliyor olmasıydı. Gelişen teknolojiyle birlikte Bayramiç beyazı doku kültürü yöntemiyle çoğaltılarak yılda bir milyon fidan üretiminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.


4 patent ve 2 TÜBİTAK çalışmasının olduğunu belirten ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Onur Sinan Türkmen, “Çalışmalarımız laboratuvar ve yöntemleri geliştirmek üzerine. Burada 50’den fazla bitki üretimini gerçekleştirmekteyiz. Doku, organ, hücre, kallus ve somatik, zigotik embriyo kültürleri, hücre süspansiyon kültürü ve geçici daldırma yöntemlerini laboratuvarımızda cihaz gereksinimi olmadan kendi imkanlarımızla yapmaktayız. İç ve dış mekan süsü, akvaryum bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, endüstri bitkileri ve meyve fidanları gibi birçok bitkiyi kültüre almış bulunmaktayız. Biri tamamlanmış toplam 4 tane patent çalışmamız var. 2 tane TÜBİTAK çalışmamız vardı, bir tanesi tamamlandı, bir tanesi de halen sürmekte. Bunun ilk aşamasında Bayramiç beyazının doku kültürüyle üretilmesi üzerine bir çalışma yaptık ve bu başarıyla sonuçlandı” dedi.



Her mevsim sürekli üretimin yapıldığı bir yöntem


Doku kültürü yöntemiyle, bitkilerin yaz kış demeden ve hastalıklardan arındırılarak seri bir şekilde üretilebileceğini söyleyen Türkmen, “Bu yöntem, değerli bitkilerin klonal üretim yöntemiyle; hastalık, virüs ve zararlılardan arındırılmış, seri bir şekilde, yaz ve kış demeden sürekli olarak üretildiği bir yöntemdir. Geometrik bir artış söz konusu, örneğin; 4 bitkiden 16 bitki, daha sonra 126 ve bir yılın sonunda 1 milyon fidan elde edebileceğiniz bir yöntem. Ne avantajlar sağlıyor bize? Standart ve tarımsal standart üretimi için güvenli üretim materyallerini sunuyor. Biyoteknoloji yönteminin temelini oluşturan doku kültürü; yoğun dikkat, teknik bilgi ve yatırım gerektiren bir yöntemdir” diye konuştu.



“Bir yılın sonunda bir milyona yakın fidan elde edebiliyorsunuz”


Yapılan çalışmaların doğru bir şekilde uygulandığında bir yılın sonunda yaklaşık bir milyona yakın fidan elde edilebileceğini de sözlerine ekleyen Türkmen, “Biz bunu nasıl uyguluyoruz? Doku kültürünün steril şartlarda olduğunu söylemiştik. Bitkinin ihtiyacı olan besin elementlerini önce solüsyon şeklinde oluşturup, sonra sterilize ediyoruz ve gerekli olan kabın içerisine koyuyoruz. Sterilize olduktan sonra, katılaştırıcıyla yarı katı bir hale geliyor. Daha sonra da bitkilere yüzey sterilizasyonu uygulayıp, temiz hava üfleyen bir kabin altında bunların ortama ekimini gerçekleştiriyoruz. Yoğun bir şekilde üretiliyor. Bunları daha sonra sterilize ortamlarda çoğaltılmasını sağlıyoruz. Yaklaşık 30 ile 35 gün arasında yeni bitkiler oluşuyor. Her bir ay da bir alt kültürü alıyorsunuz ve dış oda ortama adaptasyon sağlayacak bir alanda eğer sistemi doğru kurduysanız, bir yılın sonunda dışarıya aktarılmış geometrik artışla bir milyona yakın fidan elde edebiliyorsunuz” şeklinde konuştu.



“Bahçe tesisi kuracak üreticiler, devlet desteği almayı hak kazanacak”


Bu çalışmalar neticesinde bahçe tesisi kuracak üreticilerin devlet desteği almayı hak kazanacaklarını da belirten ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Onur Sinan Türkmen, “Bayramiç Ziraat Odası’nın girişimleriyle, Bayramiç beyazında bir sertifikasyon çalışması sürdürülmekte ve 4 tane çeşit adayı var. Bunun sonucunda bitkilere sertifika alındığında, bu fidanlarla bahçe tesisi kuracak üreticiler, devlet desteği almayı hak kazanacak. 4 farklı varyeteyi biz doku kültürü yöntemiyle kültüre aldık. Sonuçta en verimli olan çalışmayı sağlamış bulunmaktayız” dedi.



“Türkiye’nin en fazla üretim yapan ili Çanakkale”


Türkiye’nin nektarin ve şeftali üretimi açısından en fazla üretim yapan ilinin Çanakkale olduğunu da sözlerine ekleyen Türkmen, “Çanakkale ilimiz nektarin ve şeftali üretimi açısından Türkiye’nin en fazla üretim yapan yöresidir. Çanakkale, nektarinde 36 bin 554 ton, şeftalide ise 126 bin 500 tonla Türkiye’nin en büyük üreticisi. Bizim laboratuvarımızdan çıkacak, standartize edilmiş, yoğun üretim sağlayan bu çeşitlerle üretim sağlayacak bahçelerle bir verim artışı hedeflenmektedir” diye konuştu.



“Bayramiç beyazı hak ettiği değeri bulmakta”


Bayramiç beyazının hak ettiği değeri bulacağını belirten Bayramiç Ziraat Odası Başkanı İsmail Pehlivan ise “Bayramiç Ziraat Odası olarak, 2007 yılında başlayan bir serüvenle Bayramiç beyazının coğrafi işaret tesciline başladık. Tabii bu süreç uzun zaman sürdü. Burada bazı yanıldığımız yöntemler oldu ve süreci uzattı. Şimdi gelinen noktada mutlu ve ümitliyiz. Çünkü, Bayramiç beyazı hak ettiği değeri bulmakta. Tabii benim her zaman ifade ettiğim bir konu var. En büyük hayalim, Avrupa Birliği ülkelerinin market raflarında Bayramiç beyazını görmek en büyük halim ve temennimdir. Önümüzdeki aylar içerisinde fidan tescil çalışmaları bitmiş olacak. Bununla beraber de Avrupa Birliği’nde büyük bir rüzgar estireceğiz. Son yapılan çalışmalarla birlikte Avrupa Birliği’nden bir yayın beklemekteyiz. Bu yayınla beraber Bayramiç beyazı hak ettiği yere gelecek. Bunun da amacı Bayramiç beyazının pazardaki hak ettiği yeri bulmak” dedi.



“Bayramiç ilçemiz, Bayramiç beyazı ile anılır oldu”


Yaşanan gelişmelerin sonunda Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinin coğrafi işaret tescili bulunan Bayramiç beyazı ile anılır olduğunu belirten Pehlivan, “Biliyorsunuz coğrafi işaretler artık önemli bir yer kapladı. Marketlerde ve tüm alışveriş noktalarında coğrafi işaretlerine özel stant ayrılmakta. Normal bir nektarin normal stantta 3 lira ise coğrafi işaretli bir nektarin 7-8 lira gibi bir fiyata ulaşmaktadır. Bunula beraber üreticimiz daha fazla para kazanacak ve bölgemizde tanıtım daha fazla olacak. Bakınız, Bayramiç ilçesi bugün Bayramiç beyazı ile yani nektarin ile anılıyor. Önceden tüysüz şeftali deniliyordu ama şimdi Bayramiç beyazı deniliyor. Bunun amacı; tarım, tanıtım ve turizm olacaktır. Turizm olacaktır derken de şunu söylemek istiyorum: ilçemizde tarihi yerler çok, tarihi yerlere gelen turistlerin de Bayramiç beyazı, elması, çileği ve zeytinyağı gibi ürünleri almasıyla üreticimizin cebine daha fazla bir ekonomik katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yumaklı: "Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıda tüketmesi için Kurban Bayramı öncesinde yoğun bir denetim süreci başlattık" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kurban Bayramı öncesinde kasaplar ile tatlı, unlu mamuller, şeker ve şekerli mamullerin üretim ve satışını yapan işletmelere yönelik yoğun bir denetim süreci başlattıklarını belirterek, bu kapsamda 40 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdiklerini açıkladı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıda tüketmeleri için Bakanlık olarak rutin faaliyetlerin yanı sıra, gıda tüketiminin arttığı dönemlerde ayrıca sektörel denetimler gerçekleştirdiklerine işaret etti. Kurban Bayramı öncesinde de yoğun bir süreç başlattıklarını vurgulayan Yumaklı, şu bilgileri verdi: "Ekiplerimiz ilk olarak kasaplık faaliyeti yapan işletmelere gitti. Buralarda kıyma makineleri, bıçaklar ve diğer ekipmanların temizlik ve dezenfeksiyon durumları ile uygun koşullarda muhafaza edilip edilmediğini inceliyorlar. Bayram sonuna kadar bu faaliyetlerine devam edecekler. Diğer yandan tatlı, unlu mamuller, şeker ve şekerli mamullerin üretim ve satışını yapan işletmelere yönelik kontrolleri de sıklaştırdık. Bunlarda ürünlerin son tüketim tarihleri, etiket bilgileri, katkı maddeleri, muhafaza koşulları, üretim ortamının hijyen durumu ve çalışan hijyeni gibi hususları ayrıntılı şekilde inceliyoruz. Bu faaliyetlerimize de bayram sonuna kadar devam edeceğiz. Ayrıca lokanta, restoran ve benzeri toplu tüketim işletmelerindeki kontrollere de ağırlık verdik. Şu ana kadar sadece bayrama yönelik 40 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdik." "Güvenilir gıda kırmızı çizgimizdir" Bakan Yumaklı, denetimlerin amacının işletmelere ceza yazmak değil, onlara yol göstermek, rehberlik etmek ve vatandaşların güvenilir gıdaya erişimini birlikte sağlamak olduğunu vurguladı. "Son denetimlerimizde işletmelerimizin ve esnafımızın kahir ekseriyetle kurallara uyduğunu görmek bizleri memnun etti" diyen Yumaklı, şöyle devam etti: "Elbette kurallara uymayanlara gerekli yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanmaya devam edilecektir. Ancak işini hakkıyla yapan esnafımıza ve işletmelerimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Hep söylediğimiz gibi güvenilir gıda bizim kırmızı çizgimizdir. Bundan asla taviz vermeden vatandaşımızın güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşması için 7/24 çalışacağız." En iyi denetçinin tüketicinin kendisi olduğunu belirten Bakan Yumaklı, vatandaşların gördükleri uygunsuzlukları "Güvenilir Gıda" mobil uygulaması üzerinden iletmeleri çağrısında bulundu. Yumaklı, Kurban Bayramı’nın başta Türkiye olmak üzere tüm İslam coğrafyasına huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ettiğini de belirtti.
Mardin Dicle Elektrik kaçak elektrik denetiminde ilginç olay Dicle Elektrik, Mardin’in Derik ilçesine bağlı kırsal Çadırlı Mahallesi’nde yürüttüğü saha kontrolleri sırasında kaçak elektrik kullanımına yönelik tespitlerini sürdürdü. İlk incelemede düzenlenen tutanağa "kaçak kullanmadım" diyerek itiraz eden abonenin talebi üzerine aynı adrese yeniden giden ekipler, bu kez kaçak bağlantıyı ikinci kez kayıt altına aldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, enerji arz güvenliğini tehdit eden kaçak tüketimle mücadelesine sahada kararlı şekilde devam ediyor. Yapay zeka destekli analizlerin yanı sıra havadan gözlem ve yerinde denetim gibi çok yönlü şekilde sürdürülen kontroller kapsamında, Mardin’in Derik ilçesine bağlı kırsal Çadırlı Mahallesi’nde ilginç bir olay yaşandı. İlk tutanağa itiraz eden abonenin talebiyle yapılan ikinci incelemede, aynı adreste kaçak bağlantının halen aktif olduğunun belirlenmesi, olayın dikkat çekici yönünü bir kez daha ortaya koydu. İtiraz sonrası yapılan incelemede tablo değişmedi Dicle Elektrik kaçak ekipleri, rutin saha denetimleri kapsamında gittikleri Çadırlı Mahallesi’nde bazı abonelere ait harici hatları sahada gözlemledi. Ancak ekiplerin yerinde tespit yapması mahallede engellenince, ilgili mevzuat çerçevesinde işlem başlatıldı. Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 43’üncü maddesi kapsamında tutanak tanzim edilen abonelerden biri ise dilekçe vererek kaçak elektrik kullanmadığını öne sürdü ve yapılan işlemin iptali için adreste yeniden, detaylı inceleme yapılmasını talep etti. Çatıdan eve uzanan bağlantı kamerayla kayda geçti Bunun üzerine aynı adrese yeniden giden Dicle Elektrik ekipleri, ikinci kontrolü video kaydı eşliğinde gerçekleştirdi. Evin çatısına çıkan ekipler, bina yanındaki direkten çekilen harici hattın doğrudan meskene ulaştırıldığını ve sayacın bypass edilerek iç tesisata bağlandığını tespit etti. Yapılan incelemede, ilk tespitten sonra da söz konusu bağlantının kaldırılmadığı belirlendi. Böylece, ilk tutanağa yapılan itiraz üzerine gerçekleştirilen ikinci inceleme, kaçak elektrik kullanımını bir kez daha somut bulgularla doğrulamış oldu. Dicle Elektrik, mevzuata aykırı tüketimin enerji altyapısına, hizmet kalitesine ve tüm abonelere olumsuz yansıdığına dikkat çekerek, kaçakla mücadelenin teknolojik imkanlar ve saha denetimleriyle aralıksız süreceğini vurguladı.
İstanbul Tiroid hastalıkları ve demir eksikliği, mevsimsel depresyona neden olabilir Mevsim değişiklikleri birçok insanın ruhsal durumunu olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Özellikle vardiyalı çalışanları, depresyon geçmişi olanları, tiroid hastalığı ya da demir eksikliği bulunanları bu konuda uyaran Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, mevsim geçişlerini daha kolay atlatmanın yollarını anlattı. Mevsim geçişlerinde gün ışığının süresinin ve sıcaklıkların değişmesi, ruh sağlığında da bazı etkilere neden olabiliyor. Özellikle bahar aylarında, aşırı mutluluk durumu yaşanabildiği gibi ‘bahar depresyonu’ da meydana gelebiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, bahar depresyonunun nasıl meydana geldiğini anlattı. "Bazı insanlarda biyoritim uyumlanmakta zorlanıyor" Bozkurt, "Mevsim değişiklikleriyle birlikte ısı değişiyor, sıcaklık değişiyor, günün miktarı azalıyor veya artıyor. Bu duruma bizim uyumlanmamız gerekiyor. Bunun için de biyoritmimiz devreye giriyor. Biyoritmimiz buna uyumlanıyor ama bazı insanlarda bu ritimde bazı sorunlar olabiliyor. İşte o zaman bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Bahar girişlerinde havadaki iyon dengesinin bozulması, bizim bu hava değişiklikleriyle birlikte yorgun ve bitkin hissetmemize sebep olabiliyor. Ama bu genellikle birkaç hafta sürüyor. Bu uzun sürmeye başlarsa daha ciddi bir şeyden bahsedebiliriz. Çünkü mevsim dönüşlerinde depresyon, iki uçlu duygu durum bozuklukları, panik bozukluk gibi anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, uyku bozukluklarının arttığı görülebiliyor. Özellikle de bu biyoritimle ilgili sorunları olan kişilerde bunları daha fazla görme olasılığımız olabiliyor" dedi. Aşırı melatonin salınımı, kış depresyonuna neden oluyor Mevsim geçişlerindeki depresyonun daha çok kimlerde görülebildiğine dair bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, şu ifadeleri kullandı: "Vardiyalı işlerde çalışanlarda, kadınlarda, D vitamini eksikliği, tiroid bozukluğu, demir eksikliği gibi anemisi olanlarda bu mevsim dönüşleriyle birlikte duygu durumlarında dalgalanmalar ve bozulmalar olabilir. Bunlardan en sık gördüğümüz, depresyon. Aslında bilinenin aksine depresyonu biz daha çok kış aylarında ve sonbaharda görüyoruz. Yazın ve ilkbaharda daha az görüyoruz. Bunun nedenini araştırmışlar. Çevresel faktörler, kalıtsal yatkınlık olabilir. Önceden depresyon öyküsü olanlar ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlarda daha çok görülüyor. Kış aylarında karanlığın artmasıyla birlikte melatonin (biyolojik saati düzenleyen hormon) salınımı artıyor. Bazı insanlarda bu salınım biraz daha fazla oluyor. Onlarda bitkinlik, yorgunluk, uykuya meyil gibi durumlar daha fazla görülüyor. Bu da bahar depresyonu olarak ortaya çıkıyor. Bahar depresyonunun özelliklerinden biri de biraz fazla uyumaktır. Ya da örneğin karbonhidratlara, şekerli gıdalara yönelme, isteksizlik, mutsuzluk, karamsarlık, uykuyla ilgili problemler hepsi bir arada depresyon olarak kendini gösterir." "Güneş ışığı depresyona karşı en önemli etkenlerden biri" Kadınların mevsimsel geçişlerden daha fazla etkilendiğini belirten Doç. Dr. Oya Bozkurt, "Bu dönemde kadınlar, mevsimsel depresyona erkeklerden 4 kat fazla yatkınlık gösteriyor. Vardiyalı işlerde çalışanlar güneş ışığından daha az faydalanıyorlar, gece çalışıp gündüz uyumak zorunda kalıyorlar. Geçmişte depresyon ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlar ile D vitamini ve depresyon arasında ilişki olduğu saptanmış. Çünkü D vitamininin de serotonin metabolizmasına etki ettiği görülmüş. Serotonin mutluluk hormonudur. Serotoninin de güneş ışığında salınımının arttığı görülmüştür. O yüzden güneş ışığı bizim için çok iyi bir etken. Tiroid hastalıkları, demir eksikliği anemisi gibi ek hastalığı olan kişilerde de mevsimsel depresyon görülebilir. Ayrıca anksiyete ve panik atak gibi hastalıklara daha önceden yatkınlığı olan kişilerin de mevsim dönüşlerinde hastalıkları alevlenebilir" ifadelerini kullandı. Hastalığı olanlar, belirtilere dikkat etmeli Mevsimsel depresyonu atlatmak için tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Bozkurt, bilinen bir psikolojik hastalığı olanların, mevsimsel depresyon belirtisi görülür görülmez doktora başvurmasını gerektiğini söyledi. Bozkurt, "Ek hastalıkları varsa onların tedavilerini yaptırması gerekir. Mutlaka gün ışığından faydalanmalılar, egzersizler bu anlamda faydalı olacaktır. Eğer gerçekten daha ağır ve tedavi gerektiren bir durumsa fototerapi uygulanabilir. Fototerapide ışık verilerek ve uykusuz bırakılarak melatonin hormonunun salgılanması azaltılıyor. Psikoterapiler ve daha ağır durumlarda ilaç tedavisine geçmek gerekebilir" dedi.
Muğla Menteşeli üreticilere "B reçete ve bitki koruma" eğitimi Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli, 10 farklı mahalleden gelen üreticilere doğru, bilinçli ve güvenli ilaçlama yöntemlerini aktardı. Muğla’da güvenilir gıda arzının sağlanması ve tarımsal üretimde kalitenin artırılması amacıyla üretici eğitimlerine hız kesmeden devam ediliyor. Bu kapsamda Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan uzman teknik personeller tarafından, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda üreticilere yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenlendi. Menteşe ilçesine bağlı 10 farklı mahalleden gelen üreticilerin yoğun katılım gösterdiği programda, "B Reçete ve Bitki Koruma Ürünü (BKÜ) Uygulama Belgesi" konuları masaya yatırıldı. Eğitimde, sürdürülebilir tarım teknikleri ile kimyasal mücadelede doğru bilinen yanlışlar üzerinde duruldu. İlçe Müdürlüğü teknik personeli tarafından yapılan sunumlarda, bitki koruma ürünlerinin doğru dozda, doğru zamanda ve güvenli kullanımı hakkında detaylı bilgilendirmeler yapıldı. Kimyasal ilaçların çevreye, insan sağlığına ve faydalı böceklere zarar vermesini engellemek adına uyulması gereken kurallar anlatılırken, üreticilerin bitki koruma ürünlerini reçeteli ve belgeli olarak uygulama süreçleri adım adım aktarıldı. Eğitim sonunda üreticilerin merak ettiği sorular yanıtlanırken, bu tür bilgilendirme çalışmalarının saha denetimleriyle koordineli olarak devam edeceği belirtildi.