EKONOMİ - 29 Ekim 2020 Perşembe 16:46

Doğu Biga Madencilik: “Ruhsat hakları ile ilgili şirketimizin bütün hakları devam etmektedir”

A
A
A
Doğu Biga Madencilik: “Ruhsat hakları ile ilgili şirketimizin bütün hakları devam etmektedir”

Çanakkale’de altın ve gümüş madenciliği alanında faaliyette bulunan Doğu Biga Madencilik A.

Çanakkale’de altın ve gümüş madenciliği alanında faaliyette bulunan Doğu Biga Madencilik A.Ş, yazılı bir açıklama yaparak, maden kanunu tarafından düzenlenen ruhsat hakları ile ilgili şirketin bütün haklarının devam ettiğini açıkladı.


Konuya ilişkin şirketten yapılan yazılı açıklamada; “Doğu Biga Madencilik San. Tic. A.Ş Türkiye Cumhuriyeti kanun ve mevzuatlarına uygun şekilde kurulmuş bir Türk şirketidir. Tüzel kişiliğe haiz olup Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Anayasasının güvencesi altındadır. Maden kanunu tarafından düzenlenmiş olan ruhsat hakları ile ilgili şirketimizin bütün hakları devam etmektedir. Şirketimizin hedefi, maden kanunun ruhsat sahiplerine yüklemiş olduğu bütün yükümlülükleri yerine getirerek, bu yer altı kaynağını kanunda belirtildiği şekil ve sürdürülebilir madencilik ilkeleri doğrultusunda ekonomik ve sosyal kalkınmayı çevre koruma ile bütünleştirerek Türk toplumunun faydasına uygun bir şekilde işletmektir. Şirketimizin bulup geliştirdiği bu yer altı kaynağı ile ilgili amacında ve hedefinde hiç bir değişiklik söz konusu değildir. Şirketimiz, ne tahkim süreci içerisine girmiş ne de başka bir hukuki yola başvurmuştur. Faaliyetlerini devam ettirmekle ilgili olarak birinci otorite kurum olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile MAPEG’in temdit işlemlerini tamamlamasını beklemektedir” denildi.



“Maden ruhsatı haklarımız çerçevesinde hiçbir değişiklik söz konusu değildir”


Türkiye kanunları ve yönetmeliklere göre çalıştıklarını da kaydeden şirket, ruhsatla ilgili rutin temdit işlemlerinin devam ettiğini belirtti. Açıklamanın devamında; “Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve ilgili mevzuatına sonuna kadar bağlı olan şirketimiz, Orman Bakanlığı tarafından yürütülen bu işlemlere, kanun ve yönetmeliklerin öngördüğü şekilde harfiyen uymaktadır. Bu işlemlerden kaynaklı hiçbir tazminat ödenmesi söz konusu değildir. İlgili mevzuat gereği işlemler neyi gerektiriyorsa o yapılmaktadır. Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; bizim sahadaki varlığımız tamamen maden kanunu sayesinde, şirketimizin uhdesindeki maden ruhsatına dayanmaktadır. Bu maden ruhsatı ile ilgili haklarımız çerçevesinde hiç bir değişiklik söz konusu değildir. Ruhsatın temdit edilmemesi diye bir şey söz konusu değildir. Ruhsatla ilgili rutin temdit işlemleri devam etmektedir. Şirketimizin yatırımcısı ve hisselerinin yüzde 100’üne sahip olan Alamos Gold. Inc şirketi, Kanada merkezli ve halka açık bir şirkettir. Bu şirket 2010 yılında pek çok değişik ülkede yürüttüğü faaliyetlerle sağlamış olduğu tasarrufu Türkiye’de değerlendirme kararı almış bir yabancı yatırımcıdır. Türkiye’yi güvenilir bir yatırım ülkesi olarak görmüş, 2010 yılından bu yana ülkemizdeki yatırımlarına devam etmiştir. Alamos Gold Inc. Şirketinin Türkiye’ye olan güveninde hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Alamos Gold Inc. Şirketi, halka açık bir şirket olmasından dolayı tüm hissedarlarına karşı sorumludur. Sadece Doğu Biga Madencilik üzerindeki değil tüm dünyadaki varlıklarının üzerinde herhangi bir ticari tasarrufta bulunması halinde, bunları şeffaf ve açık bir şekilde kamuoyunu aydınlatma açıklamaları ile tüm kamuoyu ve özellikle hissedarlarıyla paylaşma yükümlülüğü altında olan bir şirkettir. Bu vesile ile haberde yer alan, şirketimizin maden ruhsatlarının satışına dönük olarak yapılan haber asılsızdır, gerçek dışıdır. Bu ve benzer asılsız haberlerin neden olacağı bizim ve hissedarlarımızın uğrayacağı zararlara ilişkin tüm yasal haklarımızı saklı tuttuğumuzu beyan ederiz. Şirketimizin madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak son bir yıldır belli mecralar tarafından bilinçli ve sistematik bir karalama kampanyasına maalesef maruz kalmaktayız. Kamuoyunun bilmesini isteriz ki faaliyetlerimiz tamamen Türkiye Cumhuriyeti’nin faydası ve çıkarları gözetilerek oluşturulan maden kanunu ve mevzuatı çerçevesinde yürütülmektedir. Bu çerçevede, şirketimiz Doğu Biga Madencilik San. Tic. A.Ş tüm kamuoyuna geçmişte olduğu gibi bir kez daha dünyada ulaşılan en ileri seviyede -ki bu ’sektörel en iyi uygulamalar’ ve ’mevcut uygulanabilir en iyi teknoloji’ olarak tanımlanmaktadır- madencilik faaliyetinde bulunacağını taahhüt etmiştir. Bu taahhüdümüzün somutlaşmış şekli MAPEG’e sunmuş olduğumuz ve otorite kurum olarak MAPEG tarafından onaylanan projemizdir. Projemizde, aynı zamanda çevresel, sosyal ve görsel etkiler de olabilecek en iyi şekilde değerlendirilmiş ve bu etkilere karşı alınan tedbirler yer almıştır. Bu tedbirler, Çevre Bakanlığımızın ÇED mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmiş ve onaylanmıştır. Buna bağlı olarak alınan izinlerin bir sonucu olan madenin keşfedilmiş olduğu orman sahası ile ilgili ‘orman izni’ 2016 yılında alınmış o tarihten itibaren şirketimiz tüm yükümlülüklerini harfiyen yerine getirmiştir. Bu durum Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Orman Bakanlığı tarafından yapılan inceleme ve denetim raporlarıyla sabittir. İlgili orman arazisinin maden kanunumuzda da açıkça belirtilen yer altı kaynaklarının toplum refahına sunulması ile ilgili kamu yararına faaliyet olmasından kaynaklanan geçici kullanım hakkı şirketimize verilmiştir. Burada geçici ifadesini özellikle vurguluyoruz. Bu alan şirketimiz tarafından maden üretiminin gerçekleştirilip bitirilmesini müteakip yine şirketimizin resmen taahhüdü şeklinde ilgili resmi makamlara verilmiş raporlarında belirttiği üzere yeniden doğaya kazandırılarak orman için iade edileceği de açıktır. Bu iade biyoçeşitlilik yönetim ve aksiyon planları doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının sahanın geçici olarak madencilik faaliyetleri için tahsis edilmesi ile ilgili toplumun ortak faydasına dayanan kararında hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Bu yer altı kaynağı ülkemizin toplam yer altı kaynakları envanterine girmiştir. Kamuoyunun hiç bir şüphesi olmasın ki; bu yer altı kaynağı mutlaka çevreye, insana biyoçeşitlilik ve ekosisteme duyarlılık önkoşulu ile işletilecek ve toplumun refahına sunulacaktır. Bu kapsamda her iki Bakanlık arasında şirketimizin projesine dayalı olarak sahanın madencilik faaliyetleri için kullanılmasına dönük irade hala devam etmektedir. Habere konu mevzu ise tamamen mevzuattan kaynaklanan geçici bir uygulamadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında madenin temdit edilmesi ile ilgili sürecin uzamasından dolayı, bir anlamda Orman ve Maden mevzuatının arasında uyuşmazlıktan dolayı, süre aşımından kaynaklı Orman Bakanlığının bir tasarrufu söz konusudur. Şirket olarak bu uyumsuzlukla ilgili görüşlerimizi ilgili makamlarla paylaşmakla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunlarına ve ilgili mevzuatına saygımız gereği geçmişte nasıl tüm kanun ve mevzuatların gereğini yerine getirdiysek şimdi de aynı şekilde bunu yerine getireceğiz. Bu vesile ile uygulamanın hak kayıplarına yol açtığını tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Ancak bu ülkemize olan sadakatimiz, yasa ve yönetmeliklerin gerekliliklerine uygunluk taahhüdümüz ve devletimize olan saygımız gereği bu durumun da gereğini yerine getirmekten imtina etmedik, etmeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.



“Şirketimizin devletten tazminat aldığına dair ifade gerçek dışıdır”


Doğu Biga Madencilik A.Ş.’nin yaptığı yazılı açıklamanın devamında; “Kamuoyu ile paylaşmak isteriz ki; Haberde şirketimizin maden ruhsatı ile ilgili satışına dönük ifadeler tamamen gerçek dışıdır, yalandır. Şirketimizin uluslararası tahkim gereği devletten tazminat aldığına dair ifade gerçek dışıdır. Sahada Orman Bakanlığının yaptığı, tamamen mavzuattan kaynaklı bir uygulamadır. Mevzuatta yapılacak olan işlemler açıkça belirtilmiştir. Şirketimizin mevzuatla ilgili hakları ve yükümlülükleri de şüpheye mahal bırakmayacak şekilde yer almaktadır. Her zaman olduğu gibi haber kaynağı ve haber maalesef Şirketimizle ilgili olarak bu durumu da bir karalama aracı haline dönüştürmüştür. Bundan son derece müteessiriz. Saygın medya kuruluşlarımızın, değerli STK’larımızın maksadının ne olduğunu hala anlayamadığımız ve Şirketimize dönük olarak bir ortaçağ zihniyetinin uzantısını anımsatan bu ötekileştirme, günah keçisine çevirme, odak haline getirmeye dönük saldırgan tutumuna maruz kalmaktayız. Doğu Biga şirketi Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunun bilincindedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasanın çerçevesini çizdiği kanunlarla yönetilir. Türkiye Cumhuriyeti, kara propaganda karşısında anayasa ile güvence altına alınmış gerçek ve tüzel kişilerin haklarını korur ve onların mağdur edilmesine asla izin vermez” denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye’nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu Bolu’da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı’na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul’daki cerrahların Muş’taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Türkiye’nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor" Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi’mizde başladı. Bu sistem Türkiye’de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T’de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor" dedi. 5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı Türkiye’nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, "Dün Muş Devlet Hastanesi’nde İstanbul Üniversitesi’ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul’dan Muş’a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Türkiye’nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
İstanbul UEFA Avrupa Ligi’nde sezonun enleri belli oldu UEFA Avrupa Ligi’nde 2025-2026 sezonunun tamamlanmasının ardından sezonun en iyileri belli oldu. Şampiyon Aston Villa’nın 23 yaşındaki oyuncusu Morgan Rogers, "Sezonun Oyuncusu" seçildi. UEFA Avrupa Ligi’nde 2025-2026 sezonu, İstanbul’un ev sahipliğinde Aston Villa ile Freiburg arasında oynanan ve İngiliz ekibinin 3-0’lık galibiyetiyle sonuçlanan final karşılaşmasıyla sona erdi. Sezonun tamamlanmasının ardından UEFA Teknik Gözlem Grubu, sezonun öne çıkan isimlerini açıkladı. Sezonun Oyuncusu Morgan Rogers oldu Aston Villa’nın 23 yaşındaki oyuncusu Morgan Rogers, UEFA Avrupa Ligi’nde "Sezonun Oyuncusu" ödülüne layık görüldü. Bu sezon Avrupa Ligi’nde 15 maça çıkan Rogers, 3 gol ve 5 asistlik performans sergiledi. İngiliz futbolcu, Freiburg karşısında İstanbul’da oynanan ve 3-0 kazanılan final mücadelesinde takımının son golünü kaydetti. Sezonun En İyi Çıkış Yapan Oyuncusu Johan Manzambi seçildi Freiburg’un 20 yaşındaki İsviçreli oyuncusu Johan Manzambi, UEFA Avrupa Ligi’nde "Sezonun En İyi Çıkış Yapan Oyuncusu" seçildi. Bu sezon Avrupa Ligi’nde 15 maçta forma giyen Manzambi, 2 gol ve 2 asistlik katkı sağladı. Genç oyuncu, takımının finale yükselmesinde önemli rol oynadı. Sezonun Golü Jones El-Abdellaoui’den UEFA Teknik Gözlem Grubu, 2025-2026 UEFA Avrupa Ligi sezonunun en iyi 10 golünü de belirledi. Celta Vigo forması giyen Jones El-Abdellaoui’nin lig aşamasında Ludogorets karşısında kaydettiği gol listenin zirvesinde yer aldı. Utrecht’in kanat oyuncusu Miguel Rodriguez’in Real Betis’e karşı orta sahadan attığı gol ikinci sırada yer alırken, Sandro Lauper’ın Young Boys formasıyla Stuttgart karşısında kaydettiği gol ise üçüncü sıraya yerleşti. Sezonun En İyi Takımı’nda Aston Villa’dan 4 oyuncu Sezonu şampiyon olarak tamamlayan Aston Villa’nın 4 oyuncusu, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından belirlenen UEFA Avrupa Ligi "Sezonun En İyi Takımı"nda yer aldı. Aston Villa’dan Emiliano Martinez, Morgan Rogers, John McGinn ve Emiliano Buendia kadroya seçildi. Finalist Freiburg ile yarı finalist Nottingham Forest’tan ikişer oyuncu kadroda yer alırken; Braga, Celta Vigo ve Real Betis de temsil edilen diğer takımlar oldu. UEFA Avrupa Ligi’nde sezonun en iyi 11’i şu şekilde: "Emiliano Martinez (Aston Villa), Victor Gomez (Braga), Matthias Ginter (Freiburg), Morato (Nottingham Forest), Oscar Mingueza (Celta Vigo), Maximilian Eggestein (Freiburg), John McGinn (Aston Villa), Morgan Rogers (Aston Villa), Antony (Real Betis), Igor Jesus (Nottingham Forest), Emiliano Buendia (Aston Villa)."
Tokat Almus Barajı’nın taşmasıyla ilçenin simgesi sular altında kalmıştı: 3 günlük değişim suyun yükselişini gözler önüne serdi Tokat’ın Almus ilçesinde 3 gün önce tamamen sular altında kalan Malkayası olarak bilinen adanın ardından, aynı bölgede bulunan çocuk oyun parkının da kısmen suya gömülmesi barajdaki hızlı su yükselişini gözler önüne serdi. Tokat’ta son dönemde etkili olan yağışlar Almus Barajı’ndaki su seviyesini en üst noktaya taşıdı. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle göl, nehir ve barajlarda ciddi çekilmeler yaşanırken, bu yıl mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen kar yağışı ve aralıksız süren sağanaklar barajların dolmasına neden oldu. Yeşilırmak üzerinde taşkın riskine karşı yakından takip edilen Almus Barajı’nda doluluk oranının yüzde 100’e ulaşmasının ardından dolusavaktan su tahliyesi sürüyor. Bölgede etkisini sürdüren yağışlarla birlikte savaktan bırakılan su miktarı da her geçen gün artıyor. İlk etapta su seviyesinin artmasıyla birlikte su yüzeyinde görülen ve bölge halkı tarafından simge olarak kabul edilen ‘Malkayası’ tamamen sular altında kalırken, üzerinde bulunan bayrak direği de gözden kaybolmuştu. Malkayası’nın suya gömülmesinden yalnızca 3 gün sonra ise aynı bölgede bulunan çocuk oyun parkının da büyük kısmı yükselen sular altında kaldı. 3 gün önce net şekilde görülebilen park alanının bugün büyük ölçüde suyla kaplandığı gözlendi. Baraj çevresinde etkisini sürdüren yağışlarla birlikte dolusavaktan su tahliyesinin devam ettiği öğrenilirken, su seviyesindeki hızlı değişim bölgedeki farkı gözler önüne serdi.