SAĞLIK - 23 Ocak 2024 Salı 09:45

(Özel) Prof. Dr. Alper Şener: ’Virüs tatile çıkmıyor’

A
A
A
(Özel) Prof. Dr. Alper Şener: ’Virüs tatile çıkmıyor’

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Alper Şener, sömestr döneminin başlamasıyla birlikte virüslerin tatile çıkmadığına dikkat çekerek, çocuklar ve 65 yaş üstü için riskli dönemin devam ettiğini söyledi. Prof. Dr. Alper Şener, “Büyükleri ziyaret edeceksek, enfekte, boğaz ağrısı, üşüme titremesi, öksürüğü olan çocukları yanına götürmemek gerekiyor. Götüreceksek eğer mutlaka iki tarafın da maske takması gerekiyor. Tatil periyotlarında gerek kaplıca olsun, gerek kış, kar tatili olsun, bu periyotlarda iyileşme süreci dönemi uzayabiliyor” dedi.


İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Alper Şener, sömestr döneminin başlamasıyla birlikte çocuklar ve 65 yaş üstü için riskli dönemin devam söyledi. Hastayken ve enfekte iken tatile çıkmanın doğru olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Alper Şener, kış dönemi olması nedeniyle kış tatili, kar alanları ve kaplıca tatillerinin yoğun olması, kapalı alan, buhar, nem riski, bulaş riski açısından yüksek taşıdığını belirterek, “Sömestr döneminin başlamasıyla birlikte aslında özellikli hasta grupları için, çocuklar ve 65 yaş üstü için riskli dönem devam ediyor. Virüs tatile çıkmıyor. Özellikle büyükleri ziyaret edeceksek, enfekte, boğaz ağrısı, üşüme titremesi, öksürüğü olan çocukları büyüklerimizin yanına götürmemek gerekiyor. Götüreceksek eğer mutlaka iki tarafında maske takması gerekiyor. Tatil periyotlarında gerek kaplıca olsun, gerek kış, kar tatili olsun, bu periyotlarda iyileşme süreci dönemi uzayabiliyor. Çocuklar tam iyileşme dönemini atlatmış, ateşi düşmüş, kuru öksürüğü, burundaki akıntı ve tıkanıklık kaybolmuşken yeniden bu tip tatillerin iyileşme dönemi içerisinde tekrar enfekte, hastalık kapmaya zemin hazırlayıcı bir periyot. Bu açıdan da iyi değerlendirmek lazım. İdeali çocuk hastalığı atlattıktan birkaç hafta geçtiyse herhangi bir tehlikeli dönem yok. Hastayken, enfekteyken tatile çıkarmak doğru değil. Çünkü gittiğiniz yerde diğer çocukları ve tatilde olan diğer kişileri enfekte etmiş olacaksınız. Özellikle şuanda kış dönemi olması nedeniyle kaplıca tatillerinin yoğun olması, kapalı alan, buhar, nem riski, bulaş riski açısından yüksek. Kış tatili, kar alanlarında her halükarda kapalı alanlarda bulunacakları için hem bulaş, hem de enfeksiyonun yayılması açısından ciddi risk içeriyor. Bu açından dikkat etmek gerekiyor” dedi.


Çocuklarda iyileşme döneminden sonra devam eden kuru öksürüklerle karşı karşıya kalındığını kaydeden Prof. Dr. Alper Şener, “Bu devam eden kuru öksürükler her zaman enfeksiyon devam ettiği yada enfeksiyonla ilgili ardışık etkinin ortaya çıktığı anlamı çıkmıyor. Burada iki farklı risk söz konusu. Devam eden tablolarda öksürükle birlikte baş ağrısı, kulak ağrısı, balgam varsa çocuklarda bakteriyel enfeksiyon riski oluşuyor. Bundan sonraki dönemde. Buna dikkat etmek gerekiyor. Yani sinüzit, orta kulak iltihabı, zatürre gibi tabloların başlayıp, başlamadığını görmek lazım. O yüzden tatile gitmeden önce mutlaka bir hekim değerlendirmesinden geçmesinde fayda var. Bu şikayetler devam ediyorsa” diye konuştu.


Özel önlem olarak neler yapılması gerektiğini de anlatan Şener, sözlerine şöyle devam etti:


“Buhar ve nem dengesine dikkat etmek gerekiyor. Özellikle solunum sıkıntısı, nefes darlığı varsa çocuklarda ise, yaşlılarda dahi bizim daha çok tercih ettiğimiz tablo bu. Bir hekim kontrolüne girip solunum seslerinde bir daralma, iyice havalanma bozukluğu varsa, bu havalanma bozukluğuyla birlikte erken dönemde nefes yollarını açıcı buhar tedavisi gerekiyor. 65 yaş üstünde ve çocuklar da biliyoruz ki, buhar tedavisinde geciktiğiniz zaman ciddi solunum sıkıntısı devam eden hastalıklar ve astım benzeri kronik tablolarla karşı karşıya kalınabiliyor.”



(Özel) Prof. Dr. Alper Şener: ’Virüs tatile çıkmıyor’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.