GÜNDEM - 27 Şubat 2026 Cuma 09:55

28 Şubat zamanı başörtülü öğrencileri derse alan öğretim görevlisi üniversitede mobbinge uğradı

A
A
A

28 Şubat sürecinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde (ÇOMÜ) öğretim görevlisi olan Bünyamin Nami Tonka, başörtülü öğrencileri derse aldığı için üniversitede mobbinge uğradı

28 Şubat sürecinde ÇOMÜ'de Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim görevlisi olarak görev yapan Bünyamin Nami Tonka, 1998 yılında sınıfında başörtülü öğrencilerin bulunması sebebiyle birçok kez soruşturmadan geçti. 1998'de eğitim-öğretimin başladığı ilk hafta basın mensupları ÇOMÜ Rektörlüğü'ne hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Bir sınıftan da görüntü almak isteyen basın mensupları, Bünyamin Nami Tonka'nın dersine girerek çekimler yaptı. Görüntülerde birçok başörtülü kız öğrencinin görülmesi üzerine rektörlük tarafından Tonka hakkında arka arkaya soruşturmalar açıldı. Kısa süre sonra üniversite ile ilişiği kesilen Tonka, bir süre Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde görev yaptıktan sonra emekliye ayrılmak zorunda kaldı.

Türk kadınının kılık ve kıyafeti bizi ilgilendirmez

Cumhuriyet döneminde meydana gelen birkaç önemli olaydan bir tanesinin ise 28 Şubat olduğunu belirten Bünyamin Nami Tonka, "Cumhuriyet döneminde çok önemli olaylar gerçekleşti. Bunlardan bir tanesi 27 Mayıs daha sonra 12 Eylül ardından 28 ve son dönemde de çok daha olumsuz bir kalkışmayı görmüş olduk. Ben bunların hepsini bir ömür içerisinde yaşamış oldum. Tabii bu olayların içinde en önemli ve içinde fail olarak da bulunduğum 28 Şubat dönemidir. Bu döneminde ben Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dil ve Edebiyatı Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalışıyordum. O dönemdeki siyasi erk öğrencilerin başörtüleri sınıfa girmelerine engelliyordu. Ben de Türk kadınının kılık ve kıyafeti bizi ilgilendirmez onlar zaten erdemiyle gerekeni yapar, önemli olan geleceğimizin annesi olan bu kızlarımızı yetiştirelim ve onlar kaliteli olsun gelecek nesilleri iyi yetiştirsinler. Bu yüzden fakültelere gelmiş olan kızlarımızın her biri bizim milletimizin son derece önemli kişilerdir diye baktım ve onların başörtülü olmalarına veya farklı kıyafetin olması beni hiç ilgilendirmedi" dedi.

Nami Tonka basın mensuplarının ders sırasında aldığı görüntüde aralarında başörtülü öğrencilerin olduğunu gören üniversite yönetiminin mobbing yapmaya başladığı süreci şu sözlerle anlattı:

"97 yılından 98'e geldiğimizde eğitim yılının başlaması ile ilgili basın mensupları Çanakkale'de bir görüntü almak istiyor. Öğrencilerin de benden 1 saat bile ders alacağı yoktur, ben de ilk gün ilk saat ders yapıyorum. Soruyorlar işte hangi sınıftan görüntü alabiliriz diyorlar. İşte hoca ilk gün hiç sektirmez mutlaka ders yapar oradan alabilirsiniz. Ders esnasında kapı birden açıldı ben de yine böyle heyecan ve şevkle yeni gelen çocuklara istikballe ilgili bazı anlatımlar yapıyorum. Kapı açılınca içeri basın mensupları girdi kameralar ile sınıfı çektiler ve sınıfta en az 15-20 tane başörtülü kızlar da var. Bunlar da çekildikten sonra işte bana sorular sordular ben de cevaplar verdim, yine orada da hiç aklıma bile gelmiyor herhangi bir olumsuzluk çünkü bu çocukların hepsi bizim çocuklarımız. Bir müddet sonra hemen bana soruşturmalar gelmeye başladı, üniversitenin içinde benimle ilgili tesettürlü çocuklara tolerans gösteriyor diye ve arkasından da eften püften bir çok olaylarla bana hep mobbing uygulamaya başladılar."

Üniversite ile FETÖ iş birliği yaptı

Bünyamin Tonka, üniversitede atılması için mahkemede yer alan FETÖ üyeleri ve üniversite yönetiminin iş birliği yaptığını vurgulayarak, "Akademik kadronun dönemdeki atamaları 2 yıl veya 2 yıl yapılıyordu bana 3 yıllık atama yapılmıştı. 3'üncü yılın sonunda tekrar atanması gerekiyor. Benim anabilim dalı başkanım atanmamı istiyor, bölüm atanmamı istiyor, fakülte yönetim kurulu atanmamı istiyor dekan atanmamı istiyor ve üniversite yönetim kuruluna geldiğimizde rektör benim görevden atılmamalı istiyor. Bu şekilde bir olduğu iki oldu arkasından ben Bölge İdare Mahkemesi'ne gittim. Mahkemede o dönemlerde terör örgütü FETÖ‘nün üç kişilik ekibinde başkan benim haklı olduğumuzu söylüyorken diğer iki üyesi de o zaman dönemin rektörü ile anlaşıyorlar bizim adamlarımız bir şey yapmazsanız sizin bu kararınız tasdik ederiz diyorlar ve tasdik ediyorlar. Ben bu şekilde üniversiteden atılmış oldum. Ben her şeyden önce belki de hayatımın en verimli dönemini o dönemde işliyorum belki de bilime en fazla katkı olacağım dönemde biz akademiden atılmış olduk" ifadelerini kullandı.

Mustafa Suiçmez - Hatice Çekil

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa 29 yıl önceki 28 Şubat dramını gözyaşları içinde anlattılar 28 Şubat Post-modern darbe kapsamında okullara başörtülü alınmayarak görevden istifa ettirilen Bursa’nın İnegöl ilçesinde görevli kadın öğretmenler, 29 yıl önce yaşadıkları dramı gözyaşlarıyla anlattılar. Yıllar sonra görevlerine devam eden öğretmenler Sakine Zengin ve Vahide Coşkun, yaşadıkları dramı İhlas Haber Ajansı ile paylaştılar. Bursa’nın İnegöl ilçesi Şükrünailipaşa İlkokulu sınıf öğretmeni Sakine Zengin, 1991 yılında mesleğe başladığını hatırlatarak, "28 Şubat’ı iliklerine kadar yaşayan bir öğretmenim. 1997 yılına kadar çok rahat bir şekilde görevimizi yapıyorduk ama 28 Şubat 1997 sonrası bütün severek yaptığımız, özveriyle yaptığımız öğretmenliğimizden yavaş yavaş kopmaya başladık. Hep korku içinde yaşadık. Öğrencilerimizle zevkle, heyecanla ders anlatırken anlatırken teneffüslerde dışarıda korkuyla yaşamaya başladık. Süreç çok hızlı gelişti. 28 Şubattan sonra müfettişler sık sık bize uğrayıp cezalar yazmaya başladılar. Kınama, görevden uzaklaştırma, aylıktan kesme gibi cezalar aldık. 1999 yılında. Domaniç’e geldim. Beni en çok üzen yaralayan olaylardan biridir. Bu arada da bütün cezalarımızı tamamlamak üzereydik. Bir görevden uzaklaştırma, atılma kalmıştı. Domaniç’e geldim müdürüm bana "Hocam ben size sınıf veremem bu halinizle" dedi. "Ne yapacağız hocam?" dedim öğretmenler odasında 6 ay 7 ay ta ki 2000 yılının haziranın yedisine kadar öğretmenler odasında oturdum. Bir sınıf tahsis edilmedi bana, sırf örtülü olduğum için müdürüm ceza almaktan korktuğu için. 7 Haziran sabahı 11 gibi öğretmenler odasında oturuyorum, sınıfım yok, hasretle bakıyorum öğrencilerime her gün geliyorum. Müdürüm çağırdı 11 gibi. Girdim baktım içeride 5-6 tane kravatlı insanlar. Anladım tabii ki dedim bu bugün benim herhalde son günüm. Bugünü hiç unutmuyorum. Hayatımdaki en zor andı. Hocam gel dediler, girdim imzamı attım, bir kağıt verdi bana. Tebellüğ ettim. Neyi tebellüğ ettim? Bittiğini. Hocam "Ne yapacağım ben şimdi?" dedim. "Evine git" dedi bana. "Tamamen bitti mi?" dedim. "Bitti" dedi. Elimdeki kağıda baktım. Benim atılmamda başörtülü olduğum için atıldığı yazmıyordu." dedi. "Terörist ilan edildik" Başörtüsü kullandığı için devlet düzenini bozmaktan, teröristlerin yargılandığı durum gibi görevden atıldığını söyleyen Zengin," Bugünü şu anda yaşıyor gibiyim gerçekten. Yani nasıl anlatılır, nasıl diyeyim bilmiyorum ama o merdivenlerden inerken ki duygumu hiçbir zaman anlatamam. Yani dünyanın sona erdiğini düşündüm. 11 yıl görevimden ayrı kaldım. Öğrencilerimden çocuklarımdan ayrı kaldım. Ta ki 2010 yılına kadar. 2010 yılının eylülünde Allah razı olsun cumhurbaşkanımızdan binlerce kere şükürler olsun. 16- 17 yıldır bir fiil tekrar görev yapıyorum. Şu anda çok mutluyum. Bugünleri gösteren rabbime şükürler olsun. Başörtüsü taktığım için okuldan atıldım ama bu sene Ramazan ayında öğrencilerimle beraber ramazanı sınıfımda kutlayabiliyorum. Bu konuda gayet rahat kimseden çekinmeden, bir baskı altında olmadan, Allah’ın emirlerini çocuklarıma öğrenebiliyorum. Çok mutluyum şu anda gene tekrar söylüyorum Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. Çok zor günler geçirdik. Rabbim bir daha o zor günleri asla bu millete yaşatmasın, teşekkür ediyorum, sağ olun." dedi. "Kapıdan içeri almadılar" Erdem Beyazıt Ortaokulu Fen Bilimleri öğretmeni Vahide Coşkun ise," 1999 yılında ilk atamam İstanbul’da Eşrefpaşa Lisesi’ne fen bilimleri öğretmeni olarak yapıldı. Fakat ben büyük bir sevinçle okuluma koştuğumda okula giremedim. Girdim, ilk önce tanıştık, görüştük. Elime ders programı verildi, ders araç gereçlerimi topladım. Tam sınıfıma girecekken, tıpkı şu anda buradaki gibi canlı yaşıyorum bunu. Bütün idareciler kapıdaydılar ve ben de sınıfa girecekken beni kapıda karşıladılar ve sınıfa bu şekilde giremeyeceğim söylendi. Evet, sınıfa şöyle kapıyı bir araladım, içeriye baktım, öğrencilerle şöyle bir göz göze geldim ama sınıfa hiç girmedim. Tamam aşağı buyurun dediler, aşağıda oturdum. Bir gün, birkaç gün öğretmenler odasında oturdum. Birkaç gün sonra kapıya geldiğimde okulun kapısından sokulmadım. Birkaç gün sonra bahçe kapısından sokulmadım ve okula giremediğim için beni istifa etmiş kabul ettiler. Yani okuldasınız ama onlar okula sokmuyorlar, istifa etmiş kabul ettiler ve zorunlu bir istifa dilekçesi yazdırdılar ve ben bu şekilde okuldan eğitim hayatından ayrılmış oldum. Başımı açmamı istediler. Hatta duygu sömürüsü yapıldı. Bu çocuklar sizin yüzünüzden bakın boşta kalıyorlar. Bu çocuklar sizin ilminize ihtiyaçları var, açıp yapın gibi zorlamalarda da bulundular. Ama ben bunu kendime yapamadım. Kendimle çeliştim. Yani kendime saygı duymayacağım bir şekilde sınıfa girseydim, o sınıfta hiçbir çocuğa faydalı olamayacaktım. Kendimi en iyi hissettiğim hal buydu çünkü. Kabul ettim ben de artık yapacak bir şeyim yoktu. Zaten evde küçük bir çocuğum vardı. Bu şekilde ayrıldık, uzaklaştık. Tam 14 yıl geçti üzerinden. Yine burada İnegöl’de oturuyorduk o zamanlarda. İmam Hatip’te ücretli öğretmenlik yapıyordum. O dönemde böyle bir şey olabileceğini, tekrar göreve dönebileceğimiz gibi bir şey oluştu sendika vasıtasıyla. Evet, gerçekten bir yarım dönem sonra da inanılmaz bir şey oldu ve gerçekten döndük" diye konuştu "Atamam yapıldığına sevinemedim" Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü: "Döndüğümde şöyle bir duygu yaşadım, bunu paylaşmak istiyorum özellikle. Okuldan çıkıyorum, bunu öğrendim, atama yapılacağını öğrendim ama hiç sevinemiyorum. Neden sevinmiyorum acaba diye kendime sorduğumda, geç gelen şeylerin, geç gelen nimetlerin insanı o kadar çok sevindirmediğini, sevindirse de buruk bir sevinç olduğunu fark ettim. Ve o anda hiç unutmuyorum, milletvekilimiz var, Özlem Zengin şu anda Meclis’te hala. O da aynen benim gibi birisiydi, avukatlık mesleğinden atılmıştı, o anlatıyordu. Aynı duyguyu yaşamış, geç geldiği için böyle bir burukluk vardı içimde. Yaşayamadım, bir sevinç yaşayamadım ben dedi. Bedenime baktım, bedenim yaşlanmıştı. O sevinçle bu bedeni bağdaştıramadım demişti. Gerçekten bunu yaşadık. Başladığımda fark ettim ben nelerden vazgeçmişim, neleri terk etmişim ve benden kaçan şeyler neler olmuş. Çünkü o sevinci ve heyecanı yaşamak istiyorum. Evet, bedenim yaşlandı ve o sevinci yaşayamıyordum. Ama Elhamdülillah şu anda aradan kaç yıl geçti. 2023 yılından beri filler çalışıyorum. 2013’ten beri yeniden sınıflarımızdayız, işte ortamımızdayız. Bize bu imkanı devletimiz sağladı. Yine onların sayesinde buradayız. Bunun farkındayım. Onların bize sağladığı nimetler için çok teşekkür ediyorum onlara. İnşallah hiçbir insan yani karşı görüşte olan bir insanın bile bunu yaşamasını ben istemem. İnsanların hak ve özgürlüklerinin en üst düzeyde tutulduğu şu çağda kimse bunu yaşasın istemem. Ben de başkasına yapmak istemem. Bu hayatta herkes gerçekten inandığı gibi, istediği gibi yaşayabilsin. Ve gerçekten şu anda bak harika bir ders yapıyoruz. Biz kimsenin beynini yıkamıyoruz. Kimseye bir şey empoze etmiyoruz. Fikir empoze etmiyoruz. Nelerle suçladılar o dönemde bizleri Bu suçların hiçbirini işlemiyoruz. Kimseye bir tehditimiz yoktur. Kalemimizle, defterimizle, ilmimizle buralardayız inşallah."
İstanbul PFDK, Dursun Özbek’e 15 gün, Galatasaray’a 3 milyon 700 bin TL para cezası verdi Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’e 15 gün hak mahrumiyeti, sarı-kırmızılı kulübe de toplamda 3 milyon 700 bin TL para cezası verdi. Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi internet sitesinden yayımlanan PFDK’nın kararları şöyle: 1 - Kocaelispor Kulübü’nün, 20.02.2026 tarihinde oynanan Çaykur Rizespor - Kocaelispor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan misafir tribünde misafir blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 2 - Konyaspor Kulübü’nün, 21.02.2026 tarihinde oynanan Konyaspor - Galatasaray Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, 3 - Galatasaray’ın, 21.02.2026 tarihinde oynanan Konyaspor - Galatasaray Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 9. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 1 milyon TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan misafir tribün kuzey üst A kuzey üst B bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Galatasaray’ın, 21.02.2026 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) ve 22.02.2026 tarihinde kulüp resmi internet sitesinden (www.galatasaray.org) yapılan paylaşımlarda yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamalar nedeniyle FDT’nin 38/1-b maddesi uyarınca 2 milyon 700 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Galatasaray Başkanı Dursun Aydın Özbek’in, 21.02.2026 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) ve 22.02.2026 tarihinde kulüp resmi internet sitesinden (www.galatasaray.org) yapılan paylaşımlarda yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamalar nedeniyle FDT’nin 38/3. ve 38/1-a maddeleri uyarınca 15 gün hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılmasına, 4 - Kayserispor Kulübü’nün, 22.02.2026 tarihinde oynanan Kayserispor - Antalyaspor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan kuzey tribün kuzey alt B ve F bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada Kayserispor Kulübü’nün, akreditasyon sisteminin işletilmemesinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 220 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada Kayserispor Başkanı Nurettin Açıkalın’ın, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 40 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada Kayserispor idarecisi Mustafa Baki Ersoy’un, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 40 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, 5 - Antalyaspor Kulübü’nün, 22.02.2026 tarihinde oynanan Kayserispor - Antalyaspor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 280 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan misafir güney üst A blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 6 - Gaziantep FK’nın, 22.02.2026 tarihinde oynanan Gaziantep FK - Trabzonspor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan maraton üst tribün E blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada Gaziantep FK’nın, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220’nin TL para cezası ile cezalandırılmasına, 7- Samsunspor’un, 22.02.2026 tarihinde oynanan Fatih Karagümrük - Samsunspor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, zaman çizelgesine uygun hareket edilmemesinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 220 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, 8 - Beşiktaş’ın, 22.02.2026 tarihinde oynanan Beşiktaş - Göztepe Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 7. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 1 milyon 900 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan kuzey alt tribün 108, 109, kuzey üst tribün 408, 409, güney alt tribün 120, 121, 122, doğu üst tribün 414, 415 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 9 - Göztepe’nin, 22.02.2026 tarihinde oynanan Beşiktaş - Göztepe Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada Göztepe’nin, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 400 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan misafir tribün 404, 405, 406 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 10 - Fenerbahçe’nin, 23.02.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe - Kasımpaşa Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 5. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 1 milyon 300 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan kuzey tribün kuzey D - kuzey E, kuzey C - kuzey K - kuzey M - spor toto tribün E-D-C-K-L, maraton üst tribün C-D-G, maraton alt tribün C-H, Fenerium üst tribün C-F bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 11 - Kasımpaşa’nın, 23.02.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe - Kasımpaşa Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 280 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan misafir tribün kuzey G blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada Kasımpaşa’nın, takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 40/2. maddesi uyarınca 63 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada Kasımpaşa kaleci antrenörü Özden Öngün’ün, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 36/1-c ve 35/4. maddeleri uyarınca 1 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 80 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada Kasımpaşa antrenörü Hakan Özmert’in, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 40 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada Kasımpaşa antrenörü Hakan Özmert’in, müsabaka hakemlerine yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 41/1-c maddesi uyarınca 21 gün hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
Trabzon Son yılların en uzun hamsi sezonu yaşanıyor Karadeniz’de bu sezon hamsi avı beklenenden uzun sürerken, sektör temsilcileri son 15-20 yılın en uzun sezonlarından birinin yaşandığını belirtiyor. Bulgaristan sınırına yakın İğneada açıklarında başlayan yoğun avcılıkla birlikte tezgâhlarda hamsi bolluğu yaşanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, balık av sezonunun başından bu yana süren hamsi sezonunun kısa bir aranın ardından yeniden hareketlendiğini söyledi. Denizer, geçmiş yıllarda Hopa ve Gürcistan sınırı arasında gidip gelen hamsinin bu sezon olmadığını ifade ederek "5-6 yıldır alışık olduğumuz göç hareketi bu sezon yaşanmadı. Belki de 30 yıl aradan sonra uzun süredir avcılık yapılmayan İğneada bölgesinde ciddi bir av başladı. Şu an teknelerimizin çoğu orada ve sürekli hamsi çıkıyor" dedi. Ramazan ayının da etkisiyle fiyatların uygun seviyede olduğunu kaydeden Denizer, hamsinin Trabzon’da kilosunun 100 TL’den satıldığını belirterek "Şu an Trabzon’da yerli ve taze hamsi var. Vatandaşımız gönül rahatlığıyla tüketebilir" diye konuştu. Sezonun bu kadar uzun sürmesinin son yıllarda nadir görüldüğünü dile getiren Denizer, "Tahmin ediyorum 15-20 yılın ardından ilk kez bu kadar uzun süren bir sezon yaşıyoruz. Hava şartları iyi olmasına rağmen sezon başında beklenen talep oluşmadı. Hamsi yaklaşık 1 ay ara verdi, o süreçte şoklu hamsiler satıldı. Ancak vatandaş taze ürünü tercih ediyor. Şimdi yeniden taze hamsi çıkınca ilgi arttı. Şu an hamsinin dışında istavrit de yoğun. Onların haricinde çipura, levrek, alabalık, somon da satılıyor. Vatandaşımız bu balıklara da ilgi gösteriyor ama hamsinin olduğu yerde diğer balıklara pek ilgi duyulmaz Karadeniz Bölgesi’nde. Şu an avlanan hamsinin boyu inanılmaz güzel. Bu dönemde çıkabilecek böyle bir hamside bu sonucu hiç beklemiyorduk. Hamsi sezonunun Mart ayının ortasına kadar da devam edeceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Şüpheli şekilde ölen kadının camdan atlayan kocası: "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik ondan zehirlenmiş olabilir" Eskişehir’de evinde cansız bedeni bulunan kadının 7’nci kattan atlayarak hastanelik olan kocası Mehmet K.’nın, "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik ondan zehirlenmiş olabilir" dediği iddia edildi. Olay, Zafer Mahallesi Özaydın Sokak’ta meydana gelmişti. Mehmet K. (58), bu sabah saatlerinde henüz bilinmeyen bir sebeple 7’nci kattaki evden aşağıya atladı. Brandanın üstüne düşen ve yaralanan adamı gören komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri Mehmet K.’nın dairesine itfaiye ekiplerinin yardımıyla giriş yaptıktan sonra içeride eşi Sevim Ö.’nün (50) cansız bedenine rastladı. Yapılan inceleme sonucunda, birkaç gün önce hayatını kaybettiği belirlenen kadının ölümü şüpheli olarak değerlendirildi. Edinilen bilgilere göre, hastaneye sedye ile taşındığı esnada kendisine yöneltilen "Karın ölmüş bilgin var mı" sorusuna cevap veren Mehmet K.’nın, "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik, ondan zehirlenmiş olabilir" dediği iddia edildi. Mehmet K.’nın kaldırıldığı Yunus Emre Hastanesi’nde ’kırmızı alan’da tedavi altına alındığı öğrenildi. "Adamın düşme sesine uyandık" Mehmet K.’nın komşusu Engin Sahur, olay anını anlatarak, "Gürültüye uyandık, bayağı bir yüksek gürültü geldi. Dedik herhalde çocuklar düştü. Çünkü apartmanda hep çocuklar var. Baktık hiçbir yerde bir şey yok. Arka tarafta bir sundurma var birinci katın. Onun üzerine düşmüş. Eşine haber verdiniz mi falan diye konuşuldu. Meğer eşi de ölmüş" ifadelerini kullandı.
İstanbul Türk Telekom, 5G ve ötesi çözümleriyle Mobil Dünya Kongresi’nde Teknoloji birikimi ve güçlü altyapısıyla milli ekosistemi güçlendirmek için stratejik iş birliklerine imza atan Türk Telekom, GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde milli iş ortaklarıyla geliştirdiği çözümleri dünya sahnesine taşıyacak. Şirket, 2-5 Mart tarihlerinde Barselona’da gerçekleştirilecek fuar kapsamında grup şirketi Argela ve milli teknoloji şirketleri i2i Systems, P.I. Works, Plan-S, Qubitrium ile birlikte hayata geçirdiği yenilikçi çözümleri tanıtacak. 5G ve yeni nesil teknolojiler alanında yaptığı stratejik iş birlikleriyle Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini artırmayı hedefleyen Türk Telekom, iştirakleri ve iş ortaklarıyla geliştirdiği yenilikçi çözümleri dünya sahnesine taşımaya hazırlanıyor. Şirket, iştiraki Argela ve milli teknoloji şirketleri i2i Systems, P.I. Works, Plan-S, Qubitrium ile birlikte hayata geçirdiği öncü uygulamaları 2-5 Mart tarihlerinde İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenecek GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtacak. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden şirket olarak teknoloji birikimimizle milli ekosisteme güç katacak iş birliklerine imza atıyor, teknoloji rekabetinde ülkemizi ileriye taşıyacak stratejik adımlar atıyoruz. Yeni nesil teknolojilerde milli çözümlere odaklanıyor, Türkiye’nin 5G’ye en hazır operatörü olarak, milli ekosistemin genişletilmesi için öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Milli iş ortaklarımızla geliştirdiğimiz çözümleri dünyayla buluşturarak, ülkemizin teknoloji üreten ve ihraç eden bir güç olma vizyonuna önemli katkılar sunuyoruz. 5G’nin getirdiği avantajlarla dijital dönüşümde bayrak taşıyıcı rolümüzü pekiştireceğiz" dedi. Argela CEO’su İsmail Emanet, "Şirket olarak 5G ve ötesi teknolojileri yalnızca bağlantı altyapısı olarak değil, yeni nesil dijital ekosistemlerin temel platformu olarak ele alıyoruz. Barselona’da sergilediğimiz çözümler, Türkiye’de geliştirilen ileri seviye telekom yazılımının küresel ölçekte nasıl değer üretebildiğinin güçlü bir göstergesi. Argela UTM Projesi ile hava sahası yönetimi, gerçek zamanlı veri işleme ve güvenli bağlantı kabiliyetlerini 5G altyapısıyla entegre ederek yeni nesil mobilite senaryolarına zemin hazırlıyoruz" dedi. i2i Systems CEO’su Ayhan Kapusuz, "Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında, tamamen yerli ve millî mühendislik kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz i2i Systems 5G çekirdek şebeke (5G Core) çözümlerimizi kullanıma sunarak küresel teknoloji sahnesine taşımaktan büyük gurur duyuyoruz. Uçtan uca millî 5G Core mimarimiz; bulut tabanlı, ölçeklenebilir ve açık standartlara uyumlu yapısıyla operatörlere esnek, güvenli ve yüksek performanslı bir altyapı sunuyor" dedi. P.I. Works CEO’su Başar Akpınar, "5G ile birlikte mobil şebekeler, yalnızca daha yüksek hız sunan altyapılar olmaktan çıkarak, farklı sektörlerin kritik ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen servis platformlarına dönüşüyor. Bu dönüşümün sürdürülebilir olması için şebeke dilimlerinin performansının uçtan uca izlenmesi ve servis seviyelerinin güvence altına alınması kritik önem taşıyor. Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma kapsamında, ‘5G RAN Slice Assurance’ çözümümüzle dilim bazlı performans görünürlüğünü artırarak servis sürekliliğine ve kalite istikrarına katkı sağladık. Küresel ölçekte edindiğimiz RAN otomasyonu ve yapay zeka temelli optimizasyon deneyimini Türk Telekom’un 5G vizyonu ile bir araya getirmekten memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu. Plan-S Genel Müdürü Özdemir Gümüşay, "Şirket ile yürüttüğümüz iş birliğini, yalnızca mevcut ihtiyaçlara yanıt veren bir çalışma olarak değil, geleceğin bağlantı mimarisine yönelik stratejik bir adım olarak görüyoruz. Uydu tabanlı haberleşme alanında oluşan ortak çalışma zemininin, bugün NTN çözümlerinin 5G-NTN ve 6G mobil şebekelere entegrasyonuna yönelik çalışmalarla daha ileri bir aşamaya taşınmasından memnuniyet duyuyoruz. Plan-S olarak uzay ve yer segmentindeki yetkinliklerimizi, Türk Telekom’un güçlü altyapısı ve deneyimiyle bir araya getirerek Türkiye’nin yeni nesil haberleşme teknolojilerine somut katkı sunmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Qubitrium CEO’su Kadir Durak, "Qubitrium olarak geliştirdiğimiz kuantum ağ çözümlerini, Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz demo çalışmasında gerçek kullanım senaryolarında test etme imkânı bulduk. Bu teknik çalışma, kuantum güvenli iletişim teknolojilerinin bugünden itibaren uygulanabilirliğini göstermesi açısından önemli bir adım oldu" dedi. Milli ekosistem 5G çözümleri ile küresel arenada Şirket, iştirakleri ve milli iş ortaklarıyla geliştirdiği 5G ve yeni nesil teknolojilere yönelik çözümlerini MWC 2026 kapsamında küresel teknoloji dünyasıyla buluşturacak: Argela: Türk Telekom iştiraki Argela tarafından geliştirilen ve GSMA tarafından desteklenen 5G alanında tüketicilere ve işletmelere yenilikçi çözümler sunan CAMARA Uygulama Programlama Arayüzleri (API) tabanlı 5G FPV İHA (insansız hava aracı) kullanım senaryosu GSMA standında sergilenecek. Plan-S: Uydu ve uzay teknolojileri şirketi Plan-S ile NTN (Karasal Olmayan Şebekeler) çözümlerinin, 5G-Advanced ve 6G mobil şebekelere entegre edilmesine yönelik çalışmalar duyurulacak. i2i Systems: Türk Telekom ve i2i Systems iş birliği ile tamamen milli mühendislik ürünü olarak geliştirilen 5G çekirdek şebeke ürünleri duyurulacak. P.I. Works: Türk Telekom ve P.I. Works iş birliği ile hayata geçirilen ve 5G’nin öne çıkan kabiliyetlerinden şebeke dilimlemede gerçek zamanlı performans güvencesi sağlayan yapay zeka destekli otomasyon çözümleri ve mobil şebeke uygulamaları tanıtılacak. Qubitrium: Türk Telekom ve Qubitrium iş birliği ile hayata geçirilen, 5G ve 6G şebekelerinde iletişimi uçtan uca ultra güvenlikli hale getiren Kuantum Anahtar Dağıtımı (QKD) tabanlı çalışmalar video gösterimleriyle tanıtılacak.