GÜNDEM - 27 Şubat 2025 Perşembe 16:22

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar: "Herhangi bir yıkıcı etkisi olmayacağını söylüyoruz"

A
A
A
AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar: "Herhangi bir yıkıcı etkisi olmayacağını söylüyoruz"

’Çanakkale İlinin Deprem Tehlikesi ve Depreme Dirençli Okullar’ Çalıştayı’na katılan AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Ege Denizi’nde yaşanan depremleri değerlendirerek, "Her türlü senaryoya karşı olacak olan tsunaminin ülkemize ulaşma süresini ve ulaştığında ne tür bir etki yapacağı konusunda da birtakım öngörülerimiz var. Bütün senaryolara göre böyle bir tsunami oluşsa dahi ülkemiz kıyılarına ulaşabileceği en erken sürenin 1 saatten daha uzun süre olacağını öngörüyoruz ve herhangi bir yıkıcı etkisi olmayacağını söylüyoruz" dedi.


Çanakkale’de ’Depreme Dirençli Okullar-Earthquake Resilient Schools-EReS Projesi’ kapsamında, ’Çanakkale İlinin Deprem Tehlikesi ve Depreme Dirençli Okullar’ Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, Çanakkale Vali Yardımcısı Mustafa Özsoy, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, AFAD Çanakkale İl Müdürü Ahmet Ali Artun, daire müdürleri, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri, AFAD ekipleri katıldı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Konuşmaların ardından çalıştay, EreS Projesinin tanıtımı ve ’Çanakkale’de Deprem Gerçeği ve Okullarımız’ paneliyle devam etti.


AFAD Başkanlığı tarafından düzenlenen Depreme Dirençli Okullar (EReS) projesi Türk-Yunan ortaklığında Çanakkale’de pilot uygulama alanı olarak seçildi ve Avrupa Birliği sivil korunma mekanizması tarafından desteklenen bir proje olarak yer alıyor. EReS (Earthquake Resillient Schools) projesi kapsamında, Türkiye’den Çanakkale ve İzmir, Yunanistan tarafında ise Dedeağaç ve Sisam yerleşimleri pilot olarak seçildi. Her bir ilde 6 okulda çalışmalar gerçekleştirildi. Deprem zararlarının azaltılması kapsamında kritik tesislerden okulların her zaman önemli olduğunun dikkat çekildiği projede, gerek afet öncesi eğitim kurumlarında faaliyet gösteren bireylerin depreme, afete karşı eğitimlerinin sağlanması, farkındalığının oluşturulması, bu yapıların deprem olayına karşı daha güvenilir hale sokulması kriz anında da bu kritik tesislerin durumunun acilen ortaya konması, kriz yönetiminde kullanılabilirliğinin belirlenmesi kurulacak sistemlerle sürekli gözlem altında tutulması ve müdahale sistemlerinin ulusal ve uluslararası modellerle araştırılması EReS projesinin temel gerekçeleri arasında gösterildi. Projede yer alan Yunanistan tarafında 21 Türkiye tarafında 23 olmak üzere toplam 44 araştırmacı Çanakkale’de seçilen 6 pilot okulda çalışmalarını tamamladı. Çalışmalar kapsamında deprem cihazları yerleştirildi.



Farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir proje


Çalıştay öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, "Çalıştay’ın temel amacı afete dirençli okullar adı altında bir projemiz var. Projemiz Avrupa Birliği tarafından destekleniyor. Uzun zamandan bu yana sahada çalışmaları devam ediyor. Projenin temel ekseni şu, hem Yunanistan’da hem Türkiye’de pilot olarak seçilen toplam 4 tane ilimizde ki bunlardan iki tanesi Türkiye, iki tanesi Yunanistan’da bulunan iller. Bu okullarda biz aynı zamanda sismoloji eğitimi dediğimiz bir yöntemle bir yandan öğrencilerimize, çocuklarımıza sismoloji eğitimi verirken, bir yandan bilimi sevdirirken diğer yandan aslında afetlere karşı farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir proje" dedi.



"Süreci yakından takip ediyoruz"


Ege Denizi’nde yaklaşık 1 ay öncesinden başlayan sismik aktivitenin yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, "2-3 Şubat tarihlerinde en üst noktaya ulaşmıştı. Her gün yaklaşık 200 civarı o dönemde deprem oluyordu. O günden bugüne biraz daha azalma eğiliminde. Baktığımızda ilk günden itibaren biz de ülke olarak AFAD’ın koordinasyonunda bu süreci yakından takip ediyoruz. Bu konuda gerekli hazırlıklarımızı yaptık. 7 Şubat tarihinde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıya Meteoroloji Genel Müdürlüğü’müz, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitümüz, MTA Genel Müdürlüğü’müz, Deprem Danışma Kurulumuz ve birçok bilim insanımız, bu konuda çalışan bilim insanımız bu toplantıya katıldı. Bu toplantının sonrasında da hem alınan önlemler, tedbirler, hazırlıklar münazara edildi, hem de bu sürecin açıkçası geri planda neler, nasıl takip edileceği konusunda bir görüş ortaya çıktı. 11-13 Şubat tarihlerinde de bölgede çok ciddi bölgesel koordinasyon toplantıları gerçekleştirdik. Hem Muğla’da, Aydın’da, İzmir illerimizde sayın valilerimizin başkanlığında, büyükşehir belediye başkanlarımızın katılımıyla, ilçe belediye başkanları, kaymakamlarımız, muhtarlarımızın katılımıyla çok önemli, verimli toplantılar gerçekleştirdik. Yine bölgedeki yapılan hazırlıklar masaya yatırıldı. Şu anda bu sismik aktivite hale devam ediyor. Günlük ortalama olan deprem sayısı 60 ile 100 arasında değişiyor. Belli bir düşüş var ama hala riskin tümüyle kaktığını söylemek için erken. Bu anlamda hem uyarı sistemlerimiz, hem diğer yandan bir müdahale anlamında olabilecek çalışmalar, hepsi hazır durumda. Hem il afet müdahale planı kapsamında hem de ilçe afet müdahale planı kapsamında bunlar yapılıyor" dedi.



"Herhangi bir yıkıcı etkisi olmayacağını söylüyoruz"


Hem tsunamiye karşı, hem de volkanik bir patlama sonrasında muhtemel bir volkan küllerinin yayılmasıyla ilgili değişik modellemeler yapıldığını da ifade eden Tatar, "Bunu biz her gün çalışıyoruz. Bu anlamda Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz her gün 3 bin, 5 bin, 10 bin metre yükseklikteki rüzgarın akım yönlerini modelleyerek muhtemel bir patlama durumunda onun ülkemize etkisinin ne olup, olmayacağı konusunda da modellemeler her gün AFAD ile paylaşıyor. Diğer yandan tsunami konusunda ülkemizde çok yetkin bilim insanları var. Bu anlamda da bu hocalarımız sürekli bu modellemeleri yapıyor. Özellikle her türlü senaryoya karşı olacak olan tsunaminin ülkemize ulaşma süresini ve ulaştığında ne tür bir etki yapacağı konusunda da birtakım öngörülerimiz var. Bu konuda da şunu söyleyebiliriz. Baktığınızda aslında bütün senaryolara göre böyle bir tsunami oluşsa dahi ülkemiz kıyılarına ulaşabileceği en erken sürenin 1 saatten daha uzun süre olacağını öngörüyoruz ve herhangi bir yıkıcı etkisi olmayacağını söylüyoruz" diye konuştu.



"Bunların herhangi bir şekilde bir depremin haberci olarak yorumlanması mümkün değil"


Son dönemde ülkenin farklı bölgelerinde sahil kesimlerde oluşan deniz çekilmelerine de değinen Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu deniz çekilmeleri bir depremin habercisi mi, değil mi şeklinde birtakım yorumlar medyaya yansıdı. Bu konuda da Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzün çok net modellemeleri ve açıklamaları var. Bunu da toplantıda dile getirdik. Bunlar tamamen kuzeyli esen rüzgarların etkisiyle denizlerdeki geriye doğru süpürülme, sürtünme şeklinde gelişen deniz çekilmeler olduğu net olarak ortaya kondu. Bunların herhangi bir şekilde bir depremin habercisi olarak yorumlanması mümkün değil. Ege’deki sismik aktiviteyi biz geri planda AFAD’ın koordinasyonunda bütün kurumlarımızla ciddi bir uyum içerisinde takip ediyoruz. Şu an için ilave tekrar söylenecek herhangi bir şey yok."



AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar: "Herhangi bir yıkıcı etkisi olmayacağını söylüyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ATP, Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu olarak hazırladığı Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı. Teknoloji ve yazılım sektörünün önde gelen şirketlerinden ATP, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu olarak hazırladığı Entegre Faaliyet Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda şirketin finansal performansı ile birlikte iklim, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanındaki çalışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Bugüne kadar finansal ve operasyonel performansını faaliyet raporuyla, sürdürülebilirlik alanındaki öncelik ve hedeflerini ise ayrı bir sürdürülebilirlik raporuyla paylaşan ATP, bu yıl raporlama yaklaşımında önemli bir adım attı. Şirket, faaliyetlerini Entegre Faaliyet Raporu yaklaşımıyla tek bir çatı altında birleştirdi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ATP CEO’su Ümit Cinali, şunları söyledi: "TSRS ile GRI Standartlarına uyumlu olarak hazırladığımız Entegre Faaliyet Raporu ile finansal, çevresel ve sosyal alanlardaki performansımızı şeffaf bir şekilde paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Raporumuzun sektörümüz açısından da yol gösterici bir örnek oluşturacağına inanıyoruz. Sürdürülebilirliği iş modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görmekte ve faaliyetlerimizle geniş bir paydaş ekosistemine değer üretirken, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda ilerlemekteyiz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon ve Ar-Ge odaklı çalışmalarımızla sorumlu ve sürdürülebilir büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz." ATP, entegre raporlama yaklaşımıyla finansal performansının yanı sıra sürdürülebilirlik stratejisini, risk ve fırsat alanlarını ve paydaşları için oluşturduğu değeri şeffaf bir şekilde ortaya koymayı hedefliyor. Şirket, önümüzdeki dönemde de uluslararası raporlama standartlarıyla uyumlu, şeffaf ve bütüncül raporlama yaklaşımını sürdürmeyi planlıyor.
Ordu Ordu’da heyelan, 80 haneyi etkilemişti: Vatandaşlar yeni evlerine kavuşuyor Ordu’nun Aybastı ilçesinde 2019 yılında meydana gelen ve yaklaşık 80 hanenin zarar gördüğü heyelanın ardından mağdur olan vatandaşlar, yeni yuvalarına kavuşmaya başladı. İlçenin Sağlık Mahallesi’nde 2019 yılında yaşanan heyelan sonrası yaklaşık 80 hanenin konutları zarar görmüş, evler güvenlik gerekçesiyle tahliye edilmişti. Afetin ardından başlatılan çalışmalar kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilen 36 konut, kura ile hak sahiplerine teslim edildi. "Ülkemizdeki en büyük heyelanlardan birisiydi" Aybastı Belediye Başkanı bulunan İzzet Gündoğar, 2019 yılı mayıs ayında yaşanan ve o dönem ülkedeki en büyük afetlerden birisi olan heyelan sonrası yaklaşık 80 ailenin yaşadığı mahallenin heyelan nedeniyle oturulamaz hale geldiğini hatırlattı. O tarihten sonra İçişleri Bakanlığı, AFAD, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Aybastı Belediyesi olarak mağdur olan vatandaşların yeni yuvalarına kavuşması için ciddi bir mücadele verildiğini belirten Gündoğar, vatandaşların bir kısmının ise kendi imkanlarıyla konutlarını yaptığını kaydetti. "Sevindirecek tarafı can kaybının olmamasıydı" Gündoğar, mülkü olmayan vatandaşlar için ise AFAD ve TOKİ aracılığıyla 36 konutun ihale edilerek yaklaşık 1,5 yıllık çalışmayla tamamlandığını belirterek, konutların yaklaşık 20 gün önce yapılan kura çekimiyle hak sahiplerine teslim edildiğini aktardı. Heyelanın yaşandığı 15 Mayıs 2019 tarihinin ilçede büyük bir üzüntüye neden olduğunu ifade eden Gündoğar, "O gün gerçekten çok kederliydik. Ancak sevindirici tarafı herhangi bir can kaybının yaşanmamasıydı. Heyelanda mağdur olan vatandaşlarımızın yeni yuvalarına kavuşması bizleri mutlu ediyor. Bu vesileyle tüm hemşerilerimize yeni yuvalarında sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum" dedi.
Niğde Niğde’nin projelerine Bakan Bolat’tan tam not Bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye gelen Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Niğde Belediyesi’nin projelerini yerinde inceledi. Belediye önünde sergilenen yerli elektrikli otobüsün direksiyonuna geçen Bakan Bolat, Niğde Belediyesi projelerine ise tam not verdi. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, çeşitli programlara katılmak ve şehrin ekonomik dinamiklerini yerinde incelemek amacıyla Niğde’ye kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir tarafından karşılanan Bakan Bolat, Niğde Belediyesi Proje Tanıtım Ofisi’ni ziyaret etti. Kentin çehresini değiştirecek çalışmalar hakkında detaylı sunumlar alan Bolat, belediye şeref defterini imzalayarak şehirdeki değişimden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Özdemir ile makamında bir araya gelen Bakan Bolat, belediyenin yürüttüğü kentsel gelişim ve ticaret hacmini artırmaya yönelik faaliyetler hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Niğde Belediyesi’nin çevreci ulaşım vizyonu kapsamında şehre kazandırdığı elektrikli otobüsleri yakından inceleyen Bakan Bolat, şoför koltuğuna oturarak aracı test etti. Bakan Bolat, resmi temaslarının ardından belediye önünde kurulan geleneksel Ramazan Sokağı’nı ziyaret etti. Ramazan ayının manevi atmosferinde esnaflarla tek tek selamlaşan Bolat, yoğun ilgiyle karşılaştı. Bakan Bolat, Niğdelilerle bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Aydın Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasına CHP’li vekillerden tepki Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, bugün sabah saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle gözaltına alındı. Başkan Ömer Günel’in gözaltına alınmasına CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Süleyman Bülbül ve Evrim Karakoz sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamayla sert tepki gösterdi. Olayı ‘kumpas’ operasyonu olarak nitelendiren CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel, sabah gözaltına alınmıştır. Kuşadası’nın iradesi gözaltına alınamaz. Başkanımız Ömer Günel derhal serbest bırakılmalıdır" ifadelerini kullandı. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise, "Şafak operasyonları ile halk iradesini gözaltına alma operasyonu sürüyor. Kuşadası Belediye Başkanımız bu sabah gözaltına alındı. Başkanımız Ömer Günel derhal serbest bırakılmalıdır" dedi. CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz da, "Kuşadası Belediye Başkanımız ve Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekilimiz Ömer Günel’e yönelik bu sabah gerçekleştirilen operasyon, demokrasiye ve halkın iradesine yapılmış bir darbedir. Halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanını durdurmaya çalışmak, milli iradeyi yok saymaktır. Bu hukuksuz sürece derhal son verilmeli, Ömer Günel Başkanımız bir an önce görevinin başına dönmelidir" ifadelerine yer verdi.
Hatay Alevlere teslim olan evde ailenin 50 yıllık hatıraları küle döndü Hatay’da kömür sobasından kaynaklı olduğu düşünülen yangında yaşlı çiftin alevlere teslim olan 50 yıldır yaşadıkları ev kullanılmaz hale geldi. Olay, Arsuz ilçesi Madenli Mahallesi’nde meydana geldi. Yusuf ve Semiha Delik çiftine ait müstakil ev alevlere teslim oldu. Çevredeki vatandaşların durumu fark etmesi üzerine evdeki çift kurtarıldı. İhbarla adrese gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, evde maddi hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için ekiplerin inceleme başlattığı öğrenildi. Delik ailesi, evden hiçbir şeyin sağlam kurtulamadığını söyledi. "Annem-babam çok üzgün, sonuçta burada bütün yıllarını geçirdiler ve 50 yıl kadar bir zaman bu süreç" Yaşananları anlatan yaşlı çiftin kızları Gül Delik, kömür sobasından kaynaklı olarak yangının başladığını tahmin ettiklerini ifade ederek, yangında anne ve babasının 50 yıllık hatıralarının yandığını belirtti. Delik, "Annem gündüz vakti uykudan kalkıp yemek hazırlamak istemiş. O sırada işte yemeği ocağa koyup bir de sobayla ilgileneyim demiş. Bizim odunlu sobamız var. Muhtemelen odunlu sobayı temizlerken kömürün düştüğünü düşünüyoruz. Ama tabii bu kesin bir bilgi değil. Elektrikten çıkmış olma ihtimali de var. Araştırılınca net bir bilgi verecekler bize de. Annem mutfağa girmiş. Ondan sonra işte oradan bir ateşin çıktığını görmüş. Önce kokuyu almış, söndüreyim derken dışarıya çıkmış ve yardım için bağırmış. Herkes gelene kadar zaten alevler bayağı bir yükselmiş çünkü içeride eski eşyalar var. Yani ev biraz eski. Annemle, babam burada tek başına yaşıyor. İşte önce elbiseler falan tutuşmuş. Masa vardı, yataklar vardı. İçeride hiçbir şey kalmadı şu anda. Evdeki eşyalar tamamen yandı. Ama annemle babam çok şükür iyiler. Ancak çok üzgünler, sonuçta burada 50 yıl kadar bir zaman geçirdiler. Hayatta oldukları için tabii ki çok mutluyuz. Yapacak bir şey yok. Yani Allah kimsenin başına vermesin yılların emeği " dedi.