ÇEVRE - 31 Mayıs 2024 Cuma 18:28

Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel’den ‘İliç Bilirkişi Raporuna’ eleştiri

A
A
A
Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel’den ‘İliç Bilirkişi Raporuna’ eleştiri

Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden kazasıyla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunu eleştirerek, “Rapora bakarsanız kaza, planlama ve proje hatalarına bağlanıyor. Oysa çok iyi bir proje ve plan, inşaat ve işletme sürecinde yanlış kurulabilir. Bu yüzden sadece plan, proje değil; inşaat ve işletme süreçleri de ayrıntılı bir şekilde incelenmeli” dedi.


Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, yazılı bir açıklama yaparak, Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden sahasında 13 Şubat’ta yaşanan toprak kaymasıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporuna tepki gösterdi. Heyetin akademisyen ağırlıklı oluşturulması ve uygulamada yetkin kişilerin bulunmaması, ortaya çıkan raporun pratik değil teorik ağırlıklı olmasına yol açtığını vurgulayan Yücel, “Madencilik sürekli yaşayan bir organizma gibidir. Oysa İliç’le ilgili bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda bu durum gözardı edilmiştir. Kazanın meydana gelmesi, projenin doğru kurulmamasına, kapasite artışına gidilmiş olmasına ve hazırlanan projelerdeki tasarım hatalarının bulunmasına indirgenmiştir. Oysa madencilikle uğraşan herkes bilir ki, olay bu kadar basit değildir. Çünkü planlama ve proje madencilikte ilk evredir. Asıl inşaat ve işletme süreci önemlidir. Çok iyi bir proje ve plan, inşaat ve işletme sürecinde yanlış kurulabilir. Bu yüzden eğer İliç kazasının bütün ayrıntılarıyla aydınlanmasını istiyorsak, sadece plan ve proje değil, inşaat ve işletme süreçlerini de mercek altına almalıyız. İnşaat ve işletme süreçlerini en ince ayrıntısına kadar incelemeliyiz” uyarısında bulundu.



"Teori ile pratik birbirine karıştırılıyor"


Madencilik alanında çok yetkin isimlerin bulunduğunu ve bu kişilerin İliç’le ilgili inceleme yapmasının bundan sonraki muhtemel kazaların önüne geçmesi noktasında da yardımcı olacağını belirten Yücel, “Sapla samanı, teori ile pratiği birbirine karıştırmamak gerekiyor. Burada görünen o ki, bilirkişi raporunu yazanlar, teori ile pratiği birbirine karıştırmışlar. Madencilik faaliyetinin olmazı ‘proses’ aşaması inşaat faaliyeti gibi değerlendirilmiştir. Oysa madencilikte proses olayı canlı bir organizma gibidir. Dinamik ve sürekli izlenmesi gereken bir yapıdır. Bu prosese ilişkin dataların 24 saat, gece gündüz aralıksız takip edilmesi ve gelen verilerin ışığında gerekli aksiyonların alınması gerekiyor. Bunlar yapılmadığı takdirde arzu etmediğimiz İliç gibi kazaların olması kaçınılmazdır. İliç ile ilgili ‘Bilirkişi Raporu’ incelendiğinde, yukarıdaki madencilik kriterlerinin geçmişi kapsayacak şekilde bilgi, belge, data ve verilerin yeterince incelenmediği görülmektedir. Bu durum bilirkişi raporunun, kamuoyunda oluşan baskının da etkilisiyle, yeterli ve gerekli olan inceleme yapılmadan acele bir şekilde hazırlandığı izlenimine yol açmaktadır” uyarısında bulundu.



"Raporla birçok aşama ve süreç geçiştiriliyor"


İliç bilirkişi raporunda kazaya neden olabilecek birçok fonksiyonun ölçülemediğine de vurgu yapıldığına dikkat çeken Yücel, “Oysa biliyoruz ki, İliç’teki madenin üretim ve işletim süreçleriyle ilgili birçok unsur şirket tarafından raporlanmıştır. Bu İliç’e özel bir durum da değildir. Bütün madenlerde üretimle ilgili süreçler düzenli olarak raporlanmak zorundadır. Bu raporlar ve teknik detaylar, uzmanlar tarafından toparlanıp, acele edilmeden, sürece yayılarak en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmesi gerektiği kanaatini taşıyorum. Aksi takdirde bilirkişi raporu, bu haliyle, birçok aşamanın ve sürecin geçiştirildiği, dokümantasyona dayalı, kısa, ayrıntılardan uzak hazırlandığı izlenimine yol açacaktır” dedi.



"En hafif deyimiyle skandaldır"


Yücel, bilirkişi raporunda Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunda imzası bulunan bürokratların kusurlu bulunmasını da eleştirerek, “ÇED Raporları, madencilik faaliyetlerinde ‘planlama’ aşamasında alınır. Bu raporlara onlarca akademisyen de imza atar. Uluslararası ve ulusal kriterler ve mevzuata uygun bir şekilde hazırlanan bu raporları kamunun da onaylaması kadar doğal bir şey olamaz. İliç’le ilgili bilirkişi raporunda, ÇED raporlarına görüş bildiren, ‘bu proje yapılabilir’ diyen uzman ve akademisyenler kusursuz bulunurken, rapora gelen görüşlerin ışığında onay veren kamu bürokrasinin, bu kadar basit bir şekilde kusurlu bulunması en hafif deyimiyle skandaldır” eleştirisinde bulundu.



"Data kayıtlarında kazanın izleri mutlaka vardır"


İliç’teki madende toprak ve su hareketliliğini ölçmek için kurulan radarların, sensörlerin ve diğer teknik cihaz kayıtlarının geçmişe dönük ayrıntılı bir şekilde incelemesi gerektiğine de dikkat çeken Yücel, “İliç gibi büyük bir madendeki, su ve hava izleme kayıtları, yer hareketliliğini tespit etmek için kurulan sensör ve radar kayıtlarının bu kadar kısa süre içerisinde incelenmesi ve bunların ışığında hükümle ilgili öngörüde bulunulması bizim açımızdan mümkün değildir. Bu veriler bu kadar kısa sürede analiz edilemez. Bu verilerin ve geçmişe yönelik bütün dataların ayrıntılı bir şekilde operasyonel deneyimi olan uzmanlar tarafından incelenmesi gerekiyor. Çünkü madencilikte muhtemel bir kaza mutlaka kendisini belli eder. Öyle veya böyle mutlaka geçmişte bu kazanın izleri vardır. O izleri takip ederek neden böyle bir kaza olduğunun sebeplerine ulaşırsınız. Bu yöntem izlenmeden alelacele rapor yazılması ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara yol açabilir” uyarısında bulundu.



"Dava madenciliğin geleceğini belirleyecek"


Madencilik sektöründe faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları olarak, İliç kazasının idari, teknik ve hukuki olarak objektif bir şekilde incelenip sonuçlarının ortaya konulmasını arzu ettiklerini vurgulayan Yücel, "Bu kazanın sebeplerinin idari, teknik ve hukuki olarak ortaya konulması, bundan sonra böyle elim kazaların önüne geçilmesine vesile olacaktır. O yüzden bu davanın aceleye getirilmeden, kazanın hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması ve nedenlerinin tespit edilmesi için gerekli incelemelerin ayrıntılı bir şekilde yaptırılmasını yargıdan talep ediyoruz. Bu tür projelerde operasyonel deneyimi olan kişilerin incelemelere dahil edilmesinin yararlı olacağını düşünüyoruz. Kimsenin aklında nokta kadar şüpheye yer bırakmayacak şekilde kaza aydınlatmalıdır. Bu herkesin lehine olan bir şeydir” çağrısında bulundu.



Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel’den ‘İliç Bilirkişi Raporuna’ eleştiri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da kaçak silah operasyonu: 2 av tüfeği ve 122 tabanca ele geçirildi İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve eve yapılan operasyonda, 2 av tüfeği, 122 kurusıkıdan çevirme tabanca ve bu silahlara ait 350 mermi ile çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Silah ve mühimmatlar ile bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı. Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü birimleri, araçlarla Sancaktepe ve Kartal ilçelerine kaçak silah sevkiyatının yapılacağı bilgisi üzerine harekete geçti. Savcılık tarafından alınan izinle bir kapalı kasa bir minibüsü Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi civarında yakın takibe alan Organize Polisi, silah sevkiyatı olacağı yönünde elde edilen istihbari bilgiler neticesinde bir süre sonra aracın önünü keserek durdurdu. Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi’nde sokak içerisinde durdurulan araçtaki 2 kişi gözaltına alındı. ve sonrasında bir ikamette yapılan aramalarda toplamda, kurusıkıdan çevirme 122 tabanca, 2 av tüfeği, bu silahlara ait 350 mermi, 12 sürgü, 44 gövde, 100 namlu ve muhtelif sayıda silah parçası ele eğitildi. Olayla bağlantılı oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli, sorgulanmak üzere Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlılar ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.
Bursa Mustafa Er: "Hedefimiz sadece farkı korumak değil, daha da açmak" Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, takımın hedefinin mevcut puan farkını korumak değil, daha da büyütmek olduğunu söyledi. Nesine 2. Lig Kırmızı Grup 29. haftasında Bursaspor, sahasında karşılaştığı Güzide Gebze Spor’u 2-0 mağlup etti. Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, galibiyetin ardından hem karşılaşmayı değerlendirdi hem de sezonun kalan bölümü için mesaj verdi. "Oyunun kontrolü tamamen bizdeydi" Karşılaşmanın başından sonuna kadar oyunun hakimiyetini ellerinde tuttuklarını belirten Er, rakibe ciddi bir fırsat tanımadıklarını ifade etti. Er, "Maçın büyük bölümünde oyunu kontrol ettik. Rakip sadece bir şut çekebildi ve ceza sahamıza çok sınırlı sayıda girebildi. Biz ise birçok gol pozisyonu ürettik. Daha farklı bir skor da olabilirdi. Önemli olan oyuncularımızın oyun disiplininden kopmamasıydı." Maç öncesinde agresif bir oyun planı belirlediklerini söyleyen Er, hem hücumda tempolu hem de savunmada baskılı bir anlayışı sahaya yansıttıklarını dile getirdi. Taraftar desteğinin de bu oyuna önemli katkı sağladığını ifade eden Mustafa Er, "Top bizdeyken hızlı ve tempolu oynamayı, top rakibe geçtiğinde ise yoğun baskı yapmayı planladık. Oyuncularımız bunu sahada çok iyi uyguladı. Taraftarımızın maçın başındaki enerjisi de takımın baskılı oyununa ciddi katkı verdi" diye konuştu. Son haftalarda savunma performansının öne çıktığını belirten yeşil-beyazliların teknik patronu, "Son 9 maçta sadece 2 gol yedik. Rakiplere çok az pozisyon veriyoruz. Hücumda ise üretkeniz, sadece son vuruşlarda biraz daha etkili olmamız gerekiyor" dedi. "Şampiyonluk anını hayal etmelerini istiyorum" Takım içindeki motivasyonu sürekli yüksek tutmaya çalıştıklarını belirten Er, oyuncularına şampiyonluk atmosferini hayal etmelerini söylediğini açıkladı. Kalan 5 maçta aynı ciddiyetle devam edeceklerini de sözlerine ekleyen Er, "Kalan haftalar için sloganımız net: Durmak yok, yola devam. Bu kulüp ve bu taraftar çok daha büyük başarıları hak ediyor. Oyuncularımdan şampiyonluk anını hayal etmelerini istiyorum. Ancak matematiksel olarak bitmeden rehavete kapılmayacağız" ifadelerini kullandı. Gözler Fethiye maçına çevrildi Mustafa Er, Gebzespor galibiyetinin ardından kısa süreli bir moral yaşayacaklarını ancak hemen Fethiye karşılaşmasına odaklanacaklarını belirtti. Er, sözlerine şöyle devam etti: "Bu galibiyetin mutluluğunu bu akşam yaşayacağız ama yarından itibaren tamamen önümüzdeki maça odaklanacağız. Şampiyonluk kesinleşene kadar aynı disiplinle çalışmaya devam edeceğiz." Deneyimli teknik adam ayrıca, muhtemel şampiyonluğun ardından vakit kaybetmeden yeni sezon planlamasına başlanması gerektiğini de vurgulayarak, Bursaspor’un her alanda büyüklüğünü göstermesi gerektiğini sözlerine ekledi.