GÜNDEM - 24 Mart 2026 Salı 16:17

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

A
A
A

Yazıcıoğlu’nun yakın arkadaşı ve avukatı Kemal Yavuz, FETÖ unsurlarının 17 yıl önce düşen helikopterin bulunmaması için organize olduklarını söyledi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun avukatı Kemal Yavuz, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişinin vefat ettiği helikopter vakasının yıl dönümünde yaptığı açıklamada, "FETÖ ister kendi unsuru olsun ister olmasın, insanları o dönemde organize yaptı, İsmail Güneş konuşmaya başlayınca paniğe kapıldılar. Olay ortaya çıkacak, insanlar canlı bulacak, canlı ulaşılmasın, onların konuşması önlensin diye de arama kurtarma akamete uğratıldı. Arama kurtarma başka yerlere yönlendirildi. En muhtemel yer olan helikopterin enkazının bulunduğu yere arama kurtarmaya gidenler önlendi, engellendi" dedi.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişinin helikopterin düşmesi sonucu meydana gelen olayın üzerinden 17 yıl geçti. Kahramanmaraş’ta Keş Dağı kırsalında düşen helikoptere saatlerce ulaşılamazken, olayın ardından yürütülen arama kurtarma çalışmaları ve ortaya çıkan deliller kazanın seyriyle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. Aradan geçen yıllara rağmen olayın kaza mı yoksa suikast mı olduğu yönündeki soru işaretleri kamuoyundaki yerini koruyor. Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Av. Kemal Yavuz, olay sonrası açılan davalar ve devam eden soruşturmalarla ilgili bilgi verdi.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın örtbas edildiğine yönelik iddialar ile ilgili konuşan Yazıcıoğlu’nun avukatı Kemal Yavuz, delillerin yok edildiğini ve arama kurtarma çalışmalarının bilinçli şekilde aksatıldığını öne sürerken, ana dosyada sona yaklaşıldığını, hazırlanmakta olan raporların gerçeği ortaya çıkaracağını ifade etti.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

‘Pilotta 26.7 oranında karbonmonoksit tespit edildi’

Arama kurtarma faaliyetlerinin aksatıldığı yönünde iddialarda bulunan Av. Yavuz, helikopteri kullanan pilottan karbonmonoksit tespit edildiğini söyledi. Av. Yavuz, "Bir kısım yöneticilerin FETÖ unsuruna dahil olma, örgüt yapısının içinde yer alma, arama kurtarma ihmale uğratma bizim için en önemli olan helikopterin düşme sebebinin aydınlatılmasında katkısı olacağını umduğumuz GPS cihazlarının sökülmesi ve yok edilmesi ile ilgili yargılama Kahramanmaraş ağır ceza mahkemesinde devam ediyor. Bununda ana soruşturma dosyasında bekletilici mesele yapılarak bekletilmesine karar verildi. Sebebi ise her iki yargılanmanın netice itibariyle aynı olduğu nedeniyle birlikte yargılanmasına karar verildi. Bizim talebimiz de bu yöndeydi. Bu yargılama devam ediyor. Bu yargılama devam ediyor ve aynı zamanda ana soruşturma dosyasıyla ilgili de şunu arz edebilirim. Geçen yıl içerisinde biz Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı’nda, Ankara’da yine Hava Kuvvetleri Merkezinde, ayrıca Diyarbakır Bikim merkezinde ve Gaziantep Softepe’de keşifler yapıldı. Olay günü, olay saatinde bölgede bulunan hava araçlarının helikopterin etki mesafesine girip girmediği, girmişse bunlardan kasti ya da kazara ve helikopterin düşmesine sebebiyet verip vermedikleriyle ilgili bir araştırma var. Biliyorsunuz bu konuda daha önce bir araştırma yapıldı. Bölgedeki radarların tam da olay saatine denk gelecek şekilde 4 dakika 37 saniye radar arızasının olduğu belirtildi. Daha sonra ya radarlarda arıza yok işte iletişim sisteminde arıza var denildi. Biz de o ham görüntüleri getirdik, o videoları bize verebilirsiniz. Netice itibariyle burada Erzurum, Diyarbakır bir merkez var orada birleştirme merkezi, radar görüntülerinin birleştirme merkezi. O merkezde bu hart diskin imha edildiğine dair bir tutanak tespit edildi çeşitli. Bu tutanakla da anlaşılıyor ki, bu görüntüleri yok etmek isteyen unsurların olduğunu, bunların FETÖ unsurlarının olduğunu, suç delillerinin yok edilmesine yönelik bir faaliyet olduğunu ve arama kurtarmayı akamete uğratanlar olduğu gibi, buradaki suç delillerin yani radar kayıtlarının imhasına yönelik faaliyetin bu anlama geldiğini biz değerlendiriyoruz. Bu çerçeve içerisinde de hava harekatı üzerinde ısrarcı bulunuyoruz. Ayrıca karbonmonoksit meselesi var biliyorsunuz. Özellikle kokpiti sürekli idare eden kişi Mustafa Kaya İstektepe pilot. Pilotta 26.7 oranında karbonmonoksit tespit edildi. Bu karbonmonoksitin her bünyede sersemletme etkisi yapacağı, yüzde 15’den itibaren biliyorsunuz ölümüne sebebiyet verecek unsurlar var. Bu çerçeve içerisinde bu iki konuda araştırmalarımız devam ediyor. Raporlar hazırlanıyor. Raporlar bitti veya bitmek üzere. Dosya ibraz edilecek, ibraz edildikten sonra konunun aydınlanacağını, kaza mı suikast mı ortaya çıkacağı inanç ve kanaatindeyiz" dedi.

’Ali Lapanta ve arkadaşlarının mahkumiyetine karar verilmişti’

Arama kurtarma ile ilgili çok ciddi olumsuz organizasyonların yapıldığını da ifade eden Av. Yavuz, "Bunları FETÖ unsurlarının yaptığını biliyoruz. Ali Lapanta bölge jandarma komutanı olay tarihinde. FETÖ unsurlarının onu ikna etmiş olabileceğini, örgütün içerisinde onun olduğuyla ilgili asla bir düşüncemiz yok Ali Lapanta’nın ama örgütlü yapının amacına, ana amacına hizmet etme ihtimali üzerinde durduk. Bu konuda da ihmal ve kasıt varsa araştırılsın denildi. Bir dava açıldı. Davada arama kurtarmayla ilgili yeterli, etkin arama kurtarma faaliyetinin yapılmadığı tespit edilerek Ali Lapanta ve arkadaşlarının mahkumiyetine karar verilmişti biliyorsunuz. Bir kısım yüksek dereceli memurların da Ankara’da, Yargıtay’da karar verildi ama onlarla ilgili 12 yıllık zaman aşım süreci dolduğu için zaman aşımından dosyaya düşme kararı verildi. Fakat bile isteye düşme kararı verildiği için de biz de Yargıtay’la ilgili bir şikayetimiz söz konusu. Bu yargılamalar bu şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı.

‘GSP cihazının sökülmesi iddiası’

GPS cihazının sökülmesi ve yakılması ile ilgili bir araştırma konumuz var. Bizim için helikopterin düşürülmesinin maddi olarak tespiti anlamında en etkili delil olan GPS cihazlarının bile isteye helikopterden sökülmüş olması, sökülüp yakılması ile ilgili de bir takım beyanlar var. Bu çerçeve içerisinde böyle bir delilin imha edilmiş olması ile ilgili başından beri yürüttüğümüz bir itirazımız ve şikayetlerimiz var. Bu çerçevede yargılananlar oldu. Bu yargılananlardan iki kişi aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişiminde Marmaris’te Cumhurbaşkanına yönelik onu alma eylemine getirme girişiminde bulunan bir ekip var. Bu iki kişi aynı zamanda o işin de içerisinde olduğu ortaya çıkarıldı ve oradan yargılandılar, mahkum oldular. Bu dosyada da aynı kişiler ve diğer arkadaşlarıyla birlikte GPS cihazının sökülmesi ile ilgili de bunlar yargılanmakta. Böyle bir şey var iki olay arasında böyle bir bağlantı var.

’Suikast ise de biz bunun peşinde olmaya devam edeceğiz’

GSP cihazlarının sökülmesinin şaşırtıcı olmadığını ve FETÖ’nün de olayın içinde olduğunu ifade eden Av. Yavuz, ‘İsmail Güneş konuşmaya başlayınca paniğe kapıldılar’ dedi. Av. Yavuz, "FETÖ ister kendi unsuru olsun ister olmasın, insanları o dönemde organize yaptı, İsmail Güneş konuşmaya başlayınca paniğe kapıldılar. Olay ortaya çıkacak, insanlar canlıya kullanacak, canlı ulaşılmasın, onların konuşması önlensin diye de arama kurtarma akamete uğratıldı. Arama kurtarma başka yerlere yönlendirildi. En muhtemel yer olan helikopterin enkazının bulunduğu yere arama kurtarmaya gidenler önlendi. Engellendi. Bunu yapanlar da yine kolluk kuvvetleriydi. Bu kolluk kuvvetlerini kimler yönetiyor diye baktığımızda yine FETÖ unsurları ve yine oradan hareketle baktığımızda bu enkazın üzerinden GSP cihazlarının sökülmesinde de yine FETÖ unsurlarının etkili olduğu düşüncesindeyiz. Onların da yine bu dosyada yakalanmış olsalar da Marmaris’te bu şahıslar bulunmayacaktı. Davut Uçum için ve Aydın diye bir askeri kişi var. Bunların her iki dosyada da yer alması dikkat çekici olmuştur. Yani gidip dağa çarptığı şeklinde iddialar var. Evet, gidip dağa çarptıysa, bu bir kazaysa bunun ortaya çıkarılmış olması delilleriyle bizi daha fazla sevindirir. Ama suikast ise de biz bunun peşinde olmaya devam edeceğiz. Çünkü suikast olmasına yönelik kuvvetli suç delilleri var" diye konuştu.

’Milletin vicdanının rahatlatılmasını istiyoruz’

Yazıcıoğlu’nun Kahramanmaraş’taki yol arkadaşlarından Mustafa Özsoy, "Çok şaibeler var ölümü ile ilgili kendisini rahmetle anıyoruz. Gönül insanıydı ve bu şehit olmasının üzerinde durulması, ulaşılmadı ve yapmak mı istemediler bilmiyorum. Yüreğimiz yandı bir yol arkadaşı olarak gerçekten bir liderdi. Şehit oluşunun ve helikopterin düşmesi ile ilgili sonuçları bekliyoruz. Türkiye’nin farklı vilayetlerinde kazalar yaptı ölümlerden dönmüştü" dedi.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Yazıcıoğlu’nun bir diğer yol arkadaşı İbrahim İmalı ise, "Muhsin bey milletinin gözü önünde şehit edildi. Katilleri nerede? Bulunmasını istiyoruz ve adaletin sağlanması ve milletin vicdanının rahatlatılmasını istiyoruz" ifadesini kullandı.

Yazıcıoğlu suikastında FETÖ izleri

Halil Ulubey

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Su için kritik uyarı: "Sadece yağmurun yağmasıyla birikmez, ciddi şekilde tasarruf yapmak zorundayız" Küresel ısınma, azalan yağışlar ve artan su stresi Türkiye genelinde alarm zillerini çaldırırken, 22 Mart Dünya Su Günü’nde Sakarya’dan dikkat çeken bir uyarı geldi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) tarafından düzenlenen farkındalık programında, suyun korunmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğu vurgulandı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), su kaynaklarının korunması, Sapanca Gölü’nün geleceği ve sürdürülebilir kullanımına dikkat çekmek amacıyla ’22 Mart Dünya Su Günü’ sebebiyle farkındalık programı düzenledi. Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Programda, su kaynaklarının sürdürülebilirliği ve gelecek nesillere aktarılması için toplumsal seferberlik çağrısı yapıldı. Su kaynaklarının korunması ile sürdürülebilir su yönetiminin önemine dikkat çeken Alemdar, küresel ısınma ve artan su stresinin oluşturduğu tehlikeyi hatırlatarak, "Su geleceğini güvence altına almak için altyapıdan üstyapıya yatırımlarımız aralıksız sürüyor" vurgusu yaptı. "Tasarrufla yüzde 11 su kullanımı azaldı" Alemdar, "Sürdürülebilir ve içilebilir su kaynaklarımız için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şehrimizin ve gelecek nesillerimiz için altyapı ve üstyapı çalışmalarında gayretle çalışıyoruz. Özellikle son zamanlarda küresel ısınma ve su stresi artmaya devam etmektedir. Bizler suyu dengeli kullanmaz ve korumazsak su sorunuyla karşı karşıya kalacağız. Su sadece yağmurun yağmasıyla birikmez ve geleceğe taşınamaz, bu nedenle ciddi şekilde tasarruf yapmak zorundayız. Elimizdeki veriler şunu gösteriyor ki şu ana kadar sadece tasarrufla yüzde 11 oranında su kullanımını azalttık" dedi. "Yeni kaynaklar için çalışmalarımıza devam ediyoruz" Suyu ucuz ve doğru kullanan bir belediye olduklarını ifade eden Alemdar, "Bizler suyu en ucuz veren belediye olmanın yanı sıra suyumuzu en doğru kullanan bir belediye olma yolunda hızla ilerliyoruz. Özellikle Sapanca Gölü başta olmak üzere derelerimiz ve su sondajlarımızla yeni kaynaklar için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu şehir hepimizin sloganıyla çıktığımız bu yolda güvenli bir gelecek için kaynaklarımızı en doğru şekilde kıllanacağız" diye konuştu. "Sadece bugünü değil geleceğimizi şekillendiriyoruz" SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu ise, "Su yalnızca bir doğal kaynak değil yaşamın kendisidir. İnsan suya muhtaçtır, su varsa hayat vardır. Su konusu sadece bölgesel anlamda değil küresel ölçekte oldukça hayati bir öneme sahiptir. SASKİ olarak suyun korunması ve kayıp kaçaklarla mücadele etmeye devam ediyoruz. Su meselesi sadece bugünü değil geleceğimizi etkiliyor. Yağış düzeyindeki düşüşler suyun sadece bir kaynak değil stratejik bir değer olduğunu bizlere göstermektedir. Aynı zamanda şehrimizin en önemli su kanyağı olan Sapanca Gölümüzle ilgilide gerekli önlemleri almaya devam ediyoruz. SASKİ olarak su kayıplarının önüne geçmek amacıyla 16 ilçemizde altyapımızı yenilemeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu. "Tasarruf konusunda bilinçli olmalıyız" Sakarya Valisi Rahmi Doğan da, "Büyükşehir Belediye Başkanımız ve genel müdürümüzün konuşmalarından suyun ehemmiyetini bir kez daha gördük. Küresel ısınmayla başlayan süreç çevre kirliliğinin etkisiyle gittikçe büyüyor. Bu anlamda bizler su kaynaklarımıza sahip çıkıp tasarruf konusunda oldukça bilinçli davranmamız gerekiyor. Eğer kanyaklarımızı korumazsak hiç istemediğimiz durumlarla karşılaşabiliriz. Sakarya özelinde gerekli su kaynağımız varmış gibi görünse de su kaynaklarımızı korumaya devam edeceğiz. Özellikle Sapanca Gölü ve çevresi konusunda Büyükşehir Belediyemize destek verdik, bundan sonra da desteğimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.