TEKNOLOJİ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 10:18

Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor

A
A
A
Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor

Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteğiyle yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor.


TRT Türk Halk Müziği Repertuar kayıtlarında Çanakkale’de 1947 yılından itibaren yapılan çeşitli derleme faaliyetleriyle 40’a yakın türkü ve oyun-zeybek havasının derlenerek kaydedilip notalarının çıkarıldı. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, repertuarda kayıtları bulunan ve yörede eskisi gibi icra edilmeyen Çanakkale türkülerini tespit ederek 25 saniye ila 1,5 dakika arasında değişen ses ve nota kayıtlarını deşifre etti. Bu eserleri bağlama ile çalışıp destek alınan yapay zekâ programına kaydetti. Sonrasında ise üzerinde çeşitli düzenlemeler yaparak Çanakkale yöresi türkü kültürünün icra, ezgi ve enstrüman yapısına uygun olarak nihai kayıtları elde etti. Çalışmalar neticesinde ‘Çanakkale Türküleri-I’ başlıklı 8 eserden oluşan albüm oluştu. Doç. Dr. Mustafa Dinç, "Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu tekdüzelik veya yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle" dedi.


Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, yapay zeka ile Çanakkale türklerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik çalışmaları hakkında şunları söyledi: "Çanakkale türküleri olarak kamuoyunun bildiği türküler daha önce çeşitli albümlere, çalışmalara konu edilmiş türküler var. İşte; Sıra sıra Siniler, Karyolamın Demiri, Balıkesir Yolunda, Evreşe Yolları gibi çeşitli türkülerin çıktığını görüyoruz. Fakat TRT Türk Halk Müziği repertuarına baktığımızda bunlardan daha fazla Çanakkale’de kaydedilmiş, derlenmiş ve notaya alınmış türkülerin olduğunu keşfettik. Böylelikle bunları yeniden yapay zeka desteğiyle kamuoyuna duyurup Çanakkalelilerin dinlemelerine sunmayı düşündük ve böylece bir proje başlatmış olduk."


Doç. Dr. Mustafa Dinç, öğrencileri ile yaptığı ders esnasında böyle bir fikirin ortaya çıktığını söyleyerek "Esasında bu proje, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde Türk Dil Edebiyatı Bölümünde okutmakta olduğum Uygulamalı Halk Bilimi dersinin bir ürünü oldu. Daha doğrusu çıkış noktası bu dersimiz oldu. Biz Uygulamalı Halk Bilimi derslerinin kapsamında halk biliminin 21. yüzyıldaki seyriyle ilgili veya kentleşme gibi toplumsal dinamiklerin halk bilimini nasıl değiştirip dönüştürdüğü veya folklorik ürünlerin bunlar arasında nasıl yer aldığıyla ilgili konuşuyorduk. Öğrencilerimizin pek çoğu da son bir yıldır gündemde olan bu yapay zeka araçlarıyla türkülerin yeniden yorumlanmış hallerine aşırı ilgi gösterdiklerini söylediler. Bunların da uygulamalı halk bilimi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyorduk derslerimizde. Hasılı biz neden denemiyoruz diyerek başladık ve bu proje ortaya çıktı" dedi.


Çanakkale yöresine ait müziklerin yozlaştığını ve değiştiğini vurgulayan Mustafa Dinç, bu projenin bunun önüne geçmesini hedeflediklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Projede konumuz Çanakkale’nin türküleriydi. Bildiğimiz pek çok türkü var aslında yani 12-13 tane kamuoyuna mal olmuş Çanakkale türküleri olarak işte çeşitli albümlerde çeşitli sanatçıların seslendirdiği türküler var. Bizim yaptığımız iş ise bunların haricindeki yani literatüre bir bakıyoruz ya da Türk Halk Müziği TRT Repertuarına bir baktığımızda 37 tane türkünün, 8 tane de oyun havasının veya zeybek havasının olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında 1947’de Nida Tüfekçi, Muzaffer Sarısözen, Saniye Can, Ankara Üniversitesi, Devlet Konservatuarı gibi kişi ve kurumların derlediği 1947’den itibaren pek çok eserin olduğunu gördük ve bunların pek çoğunun da günümüz Çanakkale halkı arasında bilinmediğini gördük. Ben de Çanakkaleliyim, ne düğünlerimize ne derneklerimize bunlar çalınıyor, icra ediliyor. Kaldı ki zaten günümüz türkü kültürüne baktığımızda bir tektipleşmenin olduğunu görüyoruz. Bir maalesef yozlaşmanın olduğunu görüyoruz. Ortak bazı iki dörtlük, dört dörtlük türkülerin devam ettiğini veya popüler, tüm yurt çapında popüler olan türkülerin veya eserlerin düğünlerde çalındığını. Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Deneysel Türküler isimli kanalımızda, müzik platformlarında paylaşmaya başladık. Tabii güzel de geri dönüşler alıyoruz. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle."



Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de 14 yaşındaki kızın yaşıtı tarafından darbedildiği iddiası Çanakkale’de okul çıkışında aynı yaştaki kız öğrenci tarafından darbedildiği iddia edilen 14 yaşındaki kızın ailesi, savcılığı suç duyurusunda bulundu. Olay, 3 Şubat’ta merkeze bağlı Kepez beldesinde meydana geldi. İddiaya göre, Hafız Halil Atan Ortaokulu’nda farklı sınıflarda öğrenim gören 8’inci sınıf öğrencileri N.B. (14) ile Ş.B.A. (14) arasında beden eğitimi dersinde tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından okul çıkışında N.B. ile Ş.B.A. arasında kavga çıktı. Kavga anını başka bir öğrenci cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Olayın ardından N.B. hastaneden 9 gün darp raporu alırken, ailesi olayla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundu. N.B’nin babası Harun B., "Salı günü son iki dersleri beden. Beden dersindeyken başka sınıftaki akranları kızımı kenara çekip, ’Çıkışta seninle görüşüp, kavga edeceğiz’ gibi cümleler kuruyorlar. Kızım öğretmenine gidip şikayette bulunuyor. Öğretmeni ’Tamam halledeceğim’ diyor ama hiçbir şey söylemiyor. Bir dahaki derste tekrardan yan sınıfındaki öğrencilerin dersleri olmasına rağmen sınıfa girmiyorlar. Kantinde oturup tekrardan bekliyorlar, kızımı yine sıkıştırıyorlar. Ve diyorlar ki, ’Sakın ha kaybolma, çıkışta mutlaka seninle görüşeceğiz’ diye ikinci tehdidi de savuruyorlar. Kızım tekrar başka bir beden öğretmenine gidiyor, olayı anlatıyor. ’Bir şey olmaz kızım, sen çıkışta koşa koşa evine git’ diyor ve gönderiyor. Okul yönetimi bize kesinlikle haber vermiyor. Sınıf öğretmenleri haber vermiyor, rehberlik hocası haber vermiyor. Bu şekilde kızımı bile bile niye tehlikeye attılar. Okul yönetiminden de şikayetçi olacağız. Şu anda savcılık aşamasındayız. Gerekli tedbirlerin alınmasını ve başkalarının canının yanmamasını diliyoruz" dedi.
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "Türkiye diplomaside, savunma sanayiinde, milli ve yerli teknolojide adeta destanlar yazıyor" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Pek çok ülke beka sorunuyla karşı karşıya. Bu süreçte Türkiye, 40 yıldır ayağımıza pranga olan terörden hamdolsun tamamen temizleniyor. Diplomaside, savunma sanayiinde, milli ve yerli teknolojide adeta destanlar yazıyor. Milli kalkınma ve refah için her gün onlarca yeni projelere imza atıyor" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından "İstanbul’da Bir Olmak" temalı program düzenlendi. Bahçelievler Belediyesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, teşkilat mensupları ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program video gösterimi ile devam etti. Protokol konuşmalarının ardından programda teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, kongre sonrası dönemde yürütülen çalışmaları değerlendirdi ve geleceğe ilişkin hedefleri paylaştı. Eski ve yeni dönem teşkilat mensuplarının buluştuğu programda İstanbul için ortak vizyon ve güçlü birlik mesajı verildi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir, "13 Şubat tarihinde ölüm yıl dönümünü idrak edeceğimiz, İstanbul’un ağabeyi Kadir ağabeyimizin, Kadir Topbaş başkanımıza ve ebediyete irtihal eyleyen çok kıymetli dava büyüklerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Değerli yol arkadaşlarımız, İstanbul teşkilatları olarak parolamız, ‘İstanbul’da bir olmak’. Mekanla bir olmak, zamanla bir olmak, insanla bir olmak, harekette, fikirde, vizyonda, zerafette, gayrette, mücadelede bir olmak. İstikamette bir olmak. Genel başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Hep birlikte İstanbul, hep birlikte Türkiye olacağız. Dünya olağanüstü bir zamandan geçiyor. Kuzeyiyle, güneyiyle Amerika kıtası. Batısı, doğusuyla Avrupa. Alaska, Grönland’ıyla kutuplar. Afrika ve gönül coğrafyamız" diye konuştu. Türkiye’nin ayağına pranga olan sorunlardan kurtulduğunu belirten Özdemir, "Dünyanın tamamında kan, gözyaşı, belirsizlik, kaos ve gelecek endişesi her geçen gün daha da büyüyor. Pek çok ülke beka sorunuyla karşı karşıya. Bu süreçte Türkiye, 40 yıldır ayağımıza pranga olan terörden hamdolsun tamamen temizleniyor. Diplomaside, savunma sanayiinde, milli ve yerli teknolojide adeta destanlar yazıyor. Milli kalkınma ve refah için her gün onlarca yeni projelere imza atıyor. Bir huzur ve esenlik adası olarak ülkemiz, başta yakın coğrafyamız Rusya, Ukrayna, Suriye, Irak, Libya, Somali ve Filistin. Türkiye, dünyanın bütün çatışma bölgelerinde Cumhurbaşkanımızın liderliğinde barış ve huzuru Elhamdülillah ihraç ediyor. ‘Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür’ vizyonumuz, artık insanlık kadar büyümekte. Dünyanın bütün kurumları çatırdarken Cumhurbaşkanımızın vizyonu, dünyanın kurtuluş reçetesi olarak her geçen gün daha da öne çıkıyor. İnsanlık bu vizyonun çevresinde toplanmaya devam ediyor. Türkiye artık sadece mazlumların değil, bütün dünya milletlerinin, insanlığın kutup yıldızı olarak her geçen gün daha da yükselmeye devam ediyor. ‘Ne işimiz var Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, Filistin’de, Libya’da?’ diyenler milli uçağımıza ‘kalorifer peteği’ yakıştırması yapanlar, ülkesini yabancı devletlere şikayet edenler, kaos, kargaşa peşinde koşanlar, onların sevinmesini elbet beklemedik, beklemiyoruz. Onların şarkısı ne olursa olsun bizim şarkımız büyük Türkiye, büyük Türkiye’nin geleceğidir" dedi.