GÜNDEM - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 15:10

Çanakkale’de ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’ açıldı

A
A
A
Çanakkale’de ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’ açıldı

Çanakkale’de, ülke genelindeki ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen ürünlerin yer aldığı ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’, törenle açıldı. Anadolu Hamidiye Tabyaları’nda gerçekleştirilen açılışa, vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.


Çanakkale’de Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından düzenlenen fuarda, farklı ilden getirilen 54 ceza infaz kurumu işyurdu müdürlüğüne ait ürünler sergileniyor. Fuar alanına kurulan standalarda hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen gıda, tekstil, seramik, gümüş işleme, deri çanta, ahşap hediyelik eşyalar yer alıyor. Düzenlenen Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Başkanı Hüsnü Gezginci, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Özkan Gürdoğan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, siyasi parti temsilcileri, vatandaşlar, davetliler ve vatandaşlar katıldı.


Anadolu Hamidiye Tabyaları’nda kurulan fuarın açılışında mehteran takımı marşlar seslendirirken halk oyunları gösterileriyle renklenen programın devamında, protokol üyeleri ve vatandaşlar stantları gezdi.


Program açılışında konuşan Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Özkan Gürdoğan, "Bilindiği üzere hükümlü ve tutukluların işyurtlu faaliyetlerine katılımını sağlayarak onlara meslek edindirmek ve bu şekilde onları topluma yeniden kazandırmak amacı taşıyan ‘İş Yurtları Fuarımız’ sosyal sorumluluk ile ekonomik değerin en güzel şekilde birleştiği örnek bir organizasyondur. Bugün burada 54 kurumumuza ait ürünler sergilenecektir. Burada sergilenen her bir ürün azmin, emeğin ve yeniden başlama iradesinin somut bir göstergesidir. Ziyaretçilerimiz burada sadece ürünleri değil, aynı zamanda bir dönüşüm hikayesini, bir umudu ve geleceğe dair güçlü bir mesajı da görme fırsatı bulacaklardır" ifadelerini kullandı.


Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Başkanı Hüsnü Gezginci işyurtları bünyesinde gerçekleştirilen önemli çalışmalardan birinin hükümlü ve tutukluların meslek edinmelerinin sağlanması olduğuna dikkat çekerek, "İşyurtları Kurumu bünyesinde yürütülen çalışmaların en önemli boyutlarından biri, hükümlü ve tutukluların meslek edinmelerinin sağlanmasıdır. Verilen eğitimler sayesinde bireyler yalnızca üretime katılmakla kalmamakta; aynı zamanda bir zanaat öğrenerek, el becerilerini geliştirmekte ve geleceğe dair somut bir mesleki kimlik kazanmaktadır. Bu kazanımlar, tahliye sonrasında istihdama katılımı kolaylaştırmakta, bireylerin kendi ayakları üzerinde durabilmelerine ve topluma güçlü bir şekilde entegre olmalarına önemli katkılar sunmaktadır. İşyurtları Kurumu, hükümlü ve tutukluların mesleki eğitim yoluyla üretime katılmalarını sağlayarak onları topluma yeniden kazandırmayı amaçlayan önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bu yönüyle yalnızca bir üretim merkezi değil; aynı zamanda bireylerin hayata yeniden tutundukları, kendilerini geliştirdikleri ve geleceğe umutla baktıkları bir eğitim ve rehabilitasyon alanıdır. Fuar alanında gördüğümüz her bir ürün; sabrın, emeğin ve öğrenmenin bir sonucudur. Aynı zamanda bu ürünler, bireylere sunulan ikinci bir fırsatın nasıl değerli bir kazanıma dönüştüğünün somut bir göstergesidir" dedi.


Ülke genelinde gerçekleştirilen fuarlar hakkında bilgiler veren Başkan Hüsnü Gezginci, "Ülkemizin çeşitli bölgelerinden 54 İşyurdu Müdürlüğümüzün katılımıyla gerçekleştirilen İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı; yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon değil, emeğin görünür olduğu, bir mesleğin öğrenildiği ve bir hayatın yeniden şekillendiği sürecin güçlü bir yansımasıdır. Bugün İşyurtları Kurumu olarak; ülke genelinde 377 işyurdu müdürlüğü ve 200’ün üzerinde iş kolunda yürüttüğümüz faaliyetlerle geniş ve güçlü bir üretim ağına sahibiz. Her geçen yıl yeni hedeflerle bu gücümüzü artırmaya devam ediyoruz. 2025 yılı itibarıyla 77 bini aşkın hükümlü ve tutuklu işyurdu faaliyetlerinde aktif olarak yer almış; 2026 yılı itibarıyla ise 30 bini aşkın hükümlü ve tutuklu üretim süreçlerine katılmaya devam etmektedir. Bu tablo, İşyurtlarının yalnızca üretim yapan bir yapı olmadığını; aynı zamanda insan odaklı bir dönüşüm modelinin güçlü bir uygulama alanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu.


İşyurtlarında üretilen ürünlerin ekonomiye katkısına dikkat çeken Hüsnü Gezginci, konuşmasına şöyle devam etti: "İşyurtları Kurumu faaliyetlerinin temel çıktılarından biri de ülke ekonomisine sağlanan katkıdır. Tarım, hayvancılık, gıda, tekstil, el sanatları ve hizmet alanlarında gerçekleştirilen üretimle hem ekonomik değer oluşturulmakta hem de mesleki eğitim desteklenmektedir. Üretilen her ürün; emek, disiplin ve öğrenmenin somut bir göstergesidir. Yürütülen yatırımlar ve modernizasyon çalışmalarıyla üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği sürekli artırılmaktadır. Yerli ve millî üretim anlayışı, ekonomik bağımsızlığımızın güçlenmesinde ve kalkınmamızın sürdürülebilirliğinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda yerli kaynaklarımızla üretim yaparak hem ekonomik değer oluşturmakta hem de yerli ve millî kapasitemizi güçlendirmekteyiz. İşyurtları Kurumu fuarları, bu üretim gücünün toplumla buluştuğu en önemli platformlardan biridir. Ayrıca Türkiye genelinde 97 satış mağazamız aracılığıyla üretilen ürünleri halkımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda başta Adalet Bakanlığımız olmak üzere, diğer bakanlıklar, üniversiteler, belediyeler ve çeşitli kamu kurumlarının bazı ihtiyaçlarını da bu üretimler aracılığıyla karşılıyoruz."


Programda konuşan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Hükümlülerin yeniden topluma kaynaştırılmasında bir geçiş süreci olarak işyurtlarının faaliyetlerini görmek mümkün. Çünkü bir taraftan cezaevinde yalnızca infaz gerçekleşmiyor. Öte yandan kendilerini hem eğitim açısından veya diğer sosyal açıdan geliştirmek için çeşitli imkanlar sunuluyor. Hükümlüler bunlardan yararlanarak tahliye sonrası hayatlarına kendilerini daha geliştirmiş olarak hazırlayabiliyorlar. Öte yandan hükümlülük süresi boyunca geçtikleri sürede meslek edinme imkanları var. Bu mesleklerini, edindikleri meslekleri icra etme imkanları var. İşte iş yurtları kurumumuz bunun için kurulmuş alt oluşturulmuş bir altyapı. Cezaevi ziyaretlerinde bunun pek çok örneğini görmüş bulunduk. Bugün de Çanakkale’de düzenlenen bu fuar meselesiyle Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet yürüten iş yurtlarının ürünlerini görme şansımız olacak" dedi.



Çanakkale’de ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’ açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.