GÜNDEM - 18 Nisan 2026 Cumartesi 10:08

Çanakkale’de kadın girişimci devlet desteğiyle kendi işinin patronu oldu

A
A
A
Çanakkale’de kadın girişimci devlet desteğiyle kendi işinin patronu oldu

Çanakkale’de yaşayan kadın girişimci Duygu Akovalı, devlet desteklerinden yararlanarak evinde başlattığı gıda üretimiyle kendi markası altında vatandaşlara hizmet veriyor.


Çanakkale’de yaşayan 1 çocuk annesi Duygu Akovalı, uzun yıllar çalıştığı kurumsal iş hayatından ayrılarak evine ve ailesine daha çok zaman ayırma kararı aldı. Konutta gıda üretme işletme belgesini alan Akovalı, kendi mutfağında gıda üretimine başladı. Akovalı, kısa sürede müşteri kitlesini genişleterek düzenli sipariş almaya başladı. ’Sarma sepeti’ adıyla hizmet veren girişimci, ev yapımı ürünleriyle özellikle çalışanlara ve özel günleri için yiyecek arayışında olanlara için pratik çözümler sunuyor.


Girişimcilik serüvenini anlatan Duygu Akovalı, "Öncelikle mutfak yolculuğumuz kadınlarımızın yoğun bir şekilde iş temposunda çalışmasından dolayı onlara ufak bir mola vermesini sağlamak için başladı. Devlet desteginizi tabii ki de aldık çünkü bu yolda yürümemize önemli bir katkısı olacak. Mutfağımızdaki kaliteyi hijyeni vurgulamak için tarım il müdürlüğünden konutta gıda üretme işletme belgemiz aldık. Bunun mali kısmında gelir vergimize başvurduk banka hesabımıza açtık bankamızda devlet destekli bir şekilde yürüyoruz" dedi.


Geniş çeşit yelpazesi ile hizmet veren kadın girişimci Akovalı, "Bana Instagram üzerinden ve telefonumuzdan ulaşabilirsiniz. Sarma, Boşnak böreği, mantı, mercimek köftesi, salata çeşitleri, tatlı çeşitleri, tatlı tuzlu kurabiye çeşitleri yapıyoruz. 1 gün öncesinden sipariş verirseniz bize net saati söylerseniz sıcak bir şekilde sofranıza ulaştırmış oluruz. Daha öncesinde kurumsalda da çalıştım ama evime ve çocuğuma daha az vakit ayırıyordum. Bu şekilde ise evime ve çocuğuma daha çok vakit ayırarak ayaklarının üzerinde duran bir kadın girişimci oluyorum. En çok desteğe eşim oldu, eşim sayesinde bu işe başladım ve desteğini hiçbir zaman benden esirgemiyor" diye konuştu.



Çanakkale’de kadın girişimci devlet desteğiyle kendi işinin patronu oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de iklim riskleri çalıştayda ele alındı Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ’CLIMAAX İklim Risk Analizi Çalıştayı’nda, kentin 2050 vizyonu doğrultusunda karşılaşabileceği iklim riskleri bilimsel verilerle ele alınarak çözüm önerileri geliştirildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde ‘Mersin CLIMAAX İklim Risk Analizi Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Çalıştay, kamu kurumları, akademi, sivil toplum ve meslek odalarının geniş katılımıyla düzenlendi. Çalıştayda, kentin 2050 vizyonu doğrultusunda karşı karşıya kalabileceği iklim riskleri bilimsel veriler ışığında ele alındı. Katılımcılar tarafından, çalıştayın yalnızca bir toplantı değil, aynı zamanda Mersin’in iklim direncini artırmaya yönelik ortak bir akıl platformu olduğuna dikkat çekilirken, paydaşların katkılarıyla kentin savunma hatlarının güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı. Çalıştayın açılışında, Mersin’in iklim değişikliği ile mücadele yolculuğu, Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürlüğünün stratejik çalışmaları ve çalıştayda bir araya gelmeye vesile olan projenin temel hedeflerini, İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürü Sinan Can, gerçekleştirdiği sunumla anlattı. Can’ın ardından ise çalıştayın bilimsel altlığını oluşturan teknik analizler katılımcılarla paylaşıldı. CLIMAAX Projesi kapsamında elde edilen teknik verileri ve iklim modellemelerini de teknik ekipten Hakan Duman ile Tamer Atalay katılımcılarla paylaştı. Program kapsamında gerçekleştirilen teknik sunumlarda, CLIMAAX Projesi çerçevesinde elde edilen veriler ve iklim modellemeleri paylaşıldı. Uzmanlar tarafından yapılan sunumlarda, Mersin’in karşılaşabileceği muhtemel riskler de detaylı biçimde analiz edildi. Teknik ekip tarafından aktarılan bilgiler, katılımcılar için önemli bir veri kaynağı oluşturdu. Çalıştayın devamında ise interaktif menti uygulaması ile katılımcıların görüşleri anlık olarak toplandı. Ardından düzenlenen masa çalışmalarıyla, belirlenen başlıklar üzerinde derinlemesine tartışmalar gerçekleştirildi. Her masada moderatörler eşliğinde yürütülen oturumlarda, katılımcılar 6 temel soru üzerinden değerlendirmelerde bulundu ve çözüm önerileri geliştirdi. Elde edilen tüm görüş ve öneriler, hem fiziksel dokümanlara hem de dijital ortama aktarılarak kayıt altına alındı. Çalışmaların sonunda her masadan seçilen temsilciler, öne çıkan sonuçları kısa sunumlarla paylaştı. Çalıştayda kurulan masalarda, ‘Göreceli ve Tarımsal Kuraklık’, ‘Isı Dalgaları’, ‘Orman Yangınları’ ile ‘Aşırı Yağış ve Taşkınlar’ konuları ele alındı. "Projelerdeki ana tema, iklim değişikliğine uyum sağlayacak eylem planları geliştirmek" Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sinan Bayrakdar, çalıştayın açılışında gerçekleştirdiği konuşmada, katılımcılara projeye ve çalıştaya verdikleri destekler için teşekkür etti. Bayrakdar, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in selam ve başarı dileklerini ileterek, "İklim değişikliği, tüm kesimlerin ve insanların yaşamına doğrudan etki eder. Biz iklimi değiştiremeyeceğimiz için iklim bizi değiştiriyor. Değiştirdiği ölçüde de bizim uyum sağlamamız gerekiyor. Bu projelerdeki ana tema, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve kırılganlığa karşı eylem planları geliştirmek. Bu konuda güzel bir proje gerçekleşti. Umarım sonuçları ilimize ve bölgemize önemli katkılar sağlar ve bundan sonra da böyle güzel projelerle ilgili çalışmalarınıza bir ilham kaynağı olur" dedi. "Geçmişteki ve günümüzdeki verileri alarak, gelecekteki sorunları haritalandıracağız" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürü Sinan Can, ’CLIMAAX Projesi’nin bir Avrupa Birliği (AB) Horizon Projesi olduğundan söz ederek, 2025 yılı Mart ayında hayata geçtiğini kaydetti. Söz konusu projenin 2 yıllık bir proje olduğunu kaydeden Can, "Mersin’deki iklim değişikliğine yönelik kentsel ısı adası, aşırı yağışlar, orman yangınları gibi temaları temel alan ve bunun sayısallaştırılmasını, haritalanmasını sağlayan bir AB projesidir. Bu projedeki temel amacımız, kentimizdeki kuraklık, tarımsal kuraklık, aşırı yağışlar, seller, orman yangınları gibi iklim sorunlarını ele alarak, bunların raporlanması, kentin önerilerini almak ve bunu uluslararası mecraya taşımak" diye belirtti. "Farklı uzmanlık alanlarının aynı çatı altında toplanması çok önemli" İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Hazır, yaşanılan yerküre içerisinde sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğinin çok önemli bir problem haline geldiğinden bahsederek, "Bu konudaki çalışmalar ne kadar geniş kapsamlı yapılırsa yapılsın yetersiz. Çünkü iklimle, çevreyle ve çevresel değişimle ilgili çok büyük bir kayıp var. İnsanoğlunun buna çok daha hızlı çözümler arayıp bulması gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Büyükşehir Belediyesinin böyle bir çalışmaya imza atmasının da çok değerli olduğunu dile getiren Hazır, "Mersin Büyükşehir Belediyesinin iklim değişikliğiyle ilgili bir daire kurmuş olması ve Mersin ile çevresinin, hatta tüm Türkiye’nin kullanabileceği bir veri tabanını oluşturmuş olması, gelecekle ilgili projeksiyonlar yapıyor olması çok güzel. Bu çalışmalar neticesinde, bu projeksiyonlara dayalı diğer projeler de mutlaka gelecektir. Bunları çok önemli buluyorum. Yani geleceğe hazırlanmak çok önemli. İklim değişikliği ile ancak böyle mücadele edebiliriz. Yani artık bizim bu kötü gidişi değiştirme şansımız yok. Bu kötü gidişe, iklimsel ve çevresel dönüşümler anlamında uyum göstermemiz gerekiyor. Bu uyumla ilgili çok faydalı bir gayret ve çaba" dedi. Çalıştay boyunca ortaya çıkan fikirler, eylem planları ve stratejik öneriler kapsamlı bir ‘Çalıştay Sonuç Raporu’ haline getirilerek, ilgili tüm paydaşlarla paylaşılacak.
Ankara Lise öğrencileri arası ’Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu: 4 proje ödüle layık görüldü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğiyle düzenlenen Lise Öğrencileri Arası Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu. 57 başvurunun olduğu yarışmada üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliğine yönelik farkındalığın artırılması için attığı adımlara bir yenisini daha ekledi. Toplumda enerji kültürünün oluşturulması, gelecek nesillerde enerji verimliliği ve çevre bilincinin geliştirilmesi ve enerjinin üretimden nihai tüketime kadar tüm aşamalarda verimli kullanımına yönelik davranış biçimlerinin kazandırılması amacıyla, Bakanlık ile TÜBİTAK iş birliğinde lise öğrencileri arasında Enerji Verimliliği Proje Yarışması düzenlendi. 57 başvuru Yarışmaya, bu yıl toplam 57 proje başvurusu yapıldı. Başvuruların 25’i konut, 11’i sanayi, 12’si tarım ve 9’u ulaşım sektörlerine yönelik oldu. 4 projeye ödül Başvurular, akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Yarışmada dereceye giren projelerden, ’Atıl Tekstilden Nano-Gümüş Selüloz Kompozit: Enerji Verimliliği ve Küf Dirençli Akıllı Panel’ birincilik ödülüne layık görülürken, ’Tarımsal Sulama Göletlerinde Sürdürülebilir Su Yönetimi için Büyük Veriye Dayalı Tahmin ve Yapısal Optimizasyon Modeli’ ikinci, ’Şehiriçi Trafikte Bekleme Sürelerini Azaltmaya Yönelik Matematiksel Tabanlı Enerji Verimliliği Modeli’ ise üçüncü oldu. ’Güneş Paneli Verimliliğinin Soya Parafini Baryum Sülfat Kompoziti ile Artırılması’ adlı proje de jüri özel ödülünü kazandı.
Muğla Altın değil, su kaçağı arıyorlar Türkiye’nin en önemli turizm kentlerinden birisi olan ve yıllık 3 milyon 500 bini yabancı olmak üzere 10 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlayan Muğla, son yıllarda kuraklık ve iklim değişikliğinin etkisi ile özellikle Bodrum ilçesinde su sıkıntısı yaşıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ekipleri yeni su kaynakları arayışını sürdürürken, mevcut kaynakların en iyi şekilde kullanımı için teknolojinin yeniliklerinden faydalanarak gece gündüz mesai yapıyor. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ekipleri gelişen teknolojiyi kullanarak su isale hatlarındaki kayıp-kaçak ve patlakları ’akustik dinleme cihazı’ ile tespit ediyor. Su patlak ve kaçaklarını hassas dinleme cihazı ile dinleyen ekipler, patlayan ve kaçak olan suyun yüzeye çıkmadığı ve yer altına karıştığı bölgelerde kaçak ve patlakları hassas dinleme cihazı ile tespit ediyor. Akustik dinleme cihazını kullanan ekipler 7/24 görev yaparken, su isale hatlarının bulunduğu bölgelerde sürekli olarak akustik dinleme cihazı ile dinleme yaparak devriye geziyor. Yılda 400 bin kişinin kullanacağı su geri kazandırılıyor Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Su Kayıpları ve Basınç Yönetimi Şube Müdürü Görkem Kocabıyık, 13 ilçede yıllık 2 bin 500 arıza tespiti yaparak 350-400 bin kişinin kullanacağı suyun geri kazanımı sağladıklarını açıkladı. Kocabıyık, "Suyumuz şu anda, Türkiye ve dünya şartlarında çok az olduğu için altın değerinde bizim için. Onu geri geri kazanmak için elimizden geleni yapıyoruz. Gece gündüz ekiplerimiz isale hatları, terfi hatlarında devamlı çalışmakta. 13 ilçede 2 bin kilometre üzerinde hat tespiti ve 2 bin 500 civarında arıza tespiti yapıyoruz yıllık olarak. Yıllık olarak ortalama 350-400 bin kişinin kullanacağı suyu geri kazanımını sağlıyoruz" dedi. Sokak sokak gezerek kayıp kaçaklar tespit ediliyor MUSKİ Şube Müdürü Kocabıyık, kayıp kaçak ve patlak olan hatlarda akustik dinleme cihazı ile yüzeye çıkmayan su patlak hatları ses sinyalleri ile sokak sokak, geceleri de dahil gezerek tespit ettiklerini belirterek, "Bu işlemleri akustik dinleme cihazı, debimetre, korelatör cihazlarıyla yapmaya devam ediyoruz. Akustik dinleme cihazımız ses sinyalleri ile çalışıyor ve ses ile tespitini yapıyoruz. Yüzeye çıkmayan suyu her yeri, sokak, sokak tarıyoruz. O şekilde tespitini yapıyoruz, işaretliyoruz. Buna bir iş emri modülü açıyoruz. Arıza ekiplerimiz kazıp müdahale ediyorlar. Basınç yönetimi kapsamında gece debilerini kontrol edip, gece debisi yüksek olan yerlere akustik dinleme ekiplerimizi gönderip detaylı çalışmalar yapıp, arızaların tespitini yapıyoruz. Mesai mefhumumuz yok. Gece gündüz arıza olduğu zaman müdahale ediyoruz" dedi.
Bursa Psikiyatride geleceğin yol haritası belirlendi Antalya’nın Belek turizm merkezinde 15-18 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen ‘17. Uluslararası Psikofarmakoloji ve Çocuk-Ergen Psikofarmakolojisi / Psikoterapi Kongresi’, bilim dünyasında bıraktığı güçlü izlerle tamamlandı. Psikofarmakoloji Derneği’nin (PD) ev sahipliğinde, ‘Tedavi Direncinin Üstesinden Gelmek’ ana temasıyla gerçekleştirilen kongre hem içerik zenginliği hem de uluslararası katılımıyla dikkat çekti. Psikiyatri alanında Türkiye’nin en önemli bilimsel buluşmalarından biri olarak gösterilen kongrede; biyolojik psikiyatri, sinirbilim ve psikiyatrik nörogörüntüleme başta olmak üzere güncel gelişmeler masaya yatırıldı. Farklı ülkelerden gelen bilim insanları ile Türkiye’den genç hekimleri bir araya getiren organizasyon, bilgi paylaşımının yanı sıra güçlü bir akademik etkileşim ortamı sundu. Türk Psikofarmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Kemal Sayar, kongrenin ardından yaptığı değerlendirmede organizasyonun ulaştığı seviyeye vurgu yaparak, "Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi, ülkemizin en önemli psikiyatri buluşmalarından biri olmayı sürdürüyor. Bu yıl da yurt dışından yaklaşık 50 bilim insanını ve Türkiye’den bine yakın katılımcıyı ağırladık. Her yıl çıtayı daha yukarı taşıyarak, dünyadaki güncel gelişmeleri meslektaşlarımızla buluşturuyoruz. Genç hekimlerimizin, alanında öncü isimlerle doğrudan temas kurması bizim için son derece kıymetli. Ayrıca 200’ün üzerinde katılımcıya burs sağlayarak ve 200 asistanımıza ücretsiz katılım imkânı sunarak bilimsel erişimi genişletmeye devam ediyoruz. Burası aynı zamanda bilginin üretildiği ve paylaşıldığı bir bilim platformudur" dedi. Kongrenin Onursal Başkanı Prof. Dr. Mesut Çetin de özellikle gençlerin alanında uzman bilim insanlarıyla temasa geçmesi, sorular sorarak bilgi alışverişinde bulunmuş olması yönüyle çok verimli geçtiğini belirtirken, "Ortaklaşa çalışmalarda yer alabilmeleri de önemli. Kongre kapsamında tüm sunumlar anında tercüme edildi. Katılımcılar kendi dilinde soru sorabildiler, bu da iletişim ve etkileşimi kuvvetlendirdi" diye konuştu. Kongre Başkanı Doç. Dr. Ayşe Sakallı Kani ise organizasyonun bilimsel derinliğine ve etkileşim gücüne vurgu yaptı. Kani, "2005 yılından bu yana düzenlediğimiz kongremizin 17’ncisini bu yıl büyük bir başarıyla gerçekleştirdik. 10 farklı ülkeden yabancı konuşmacı, 280’in üzerinde bilim insanı ve 650’ye yakın katılımcıyla son derece canlı, zengin ve doyurucu bir bilimsel ortam oluştu. Kongremiz yalnızca bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda kültürlerarası etkileşim açısından da önemli bir platform sunuyor. Yapay zekâ destekli yeni tedavi algoritmaları ve kişiye özgü tedavi yaklaşımları bu yılın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı" dedi. Kongrenin Eş Başkanı Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Alperen Bıkmazer de yoğun ilginin bilimsel kaliteyi yansıttığını belirterek, "Kongremize hem yurt içinden hem de yurt dışından çok sayıda bildiri ve panel başvurusu geldi. Bu yoğunluk, kongremizin bilimsel derinliğinin ve uluslararası niteliğinin güçlü bir göstergesidir. Türkiye’de düzenlenen kongreler arasında en fazla uluslararası konuşmacıya ev sahipliği yapan organizasyonlardan biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle genç meslektaşlarımıza sağladığımız burslar, yabancı konuşmacılarla kurulan temas ve oluşturulan akademik ağlar, onların mesleki gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır" diye konuştu. Hasan Eker yönetimindeki Burkon tarafından organize edilen ve Bilimsel oturumların yanı sıra anlık çeviri imkânı sayesinde katılımcıların kendi dillerinde iletişim kurabildiği kongre, disiplinler arası yaklaşımı ve kapsayıcı yapısıyla öne çıktı. Genç araştırmacıların uluslararası bilim insanlarıyla bir araya gelerek ortak projelere zemin hazırladığı organizasyon, psikofarmakoloji alanında yeni iş birliklerinin kapısını araladı. Yoğun katılım, güçlü akademik içerik ve uluslararası etkileşimle tamamlanan kongre, psikiyatri alanında hem Türkiye’nin hem de bölgenin en önemli bilimsel platformlarından biri olma niteliğini bir kez daha pekiştirdi.