POLİTİKA - 05 Mart 2026 Perşembe 10:43

Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor"

A
A
A
Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor"

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları sonrası Türkiye’nin diplomatik tutumu hakkında yaptığı açıklamada, "Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonundan lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor" dedi.


ÇOMÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler ve Politika Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Necat Taşcı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları karşısında Türkiye’nin diplomatik pratiklerine ilişkin İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye’yi karşısına almayacağını vurgulayan Taşçı, "ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye gibi bir gücü karşısına almayı göze alamayacağını düşünüyorum. Bunun Amerika perspektifinden birinci ve temel nedeni, Amerika biliyorsunuz önümüzdeki birkaç sene içerisinde gerçekten çok çetin bir mücadeleye Çin’le girişeceğini öngörüyor. Özellikle Türkiye’den büyük bir geniş bir coğrafyada vaat ettikleri var Amerika Birleşik Devletleri’ne. Amerika bunu kaybetmek istemiyor. İsrail’in özellikle son 2 buçuk senelik soykırımla beraber bölgeden izole olması, İran’ın politikaları sebebiyle bölge ülkeleri arasındaki uçurumun genişlemiş olması ve şu son İran’ın özellikle körfez ülkelerin hedef almasıyla bu uçurumun açılması Türkiye’ye bütün aktörlerin hem Amerika’nın dış politika önceliklerinin ihtiyacı olduğunu gösteriyor bu bölgede. O yüzden mesela biz Amerika’yı bu konuda eleştiriyoruz" dedi.


Türkiye’nin bölgesel ’üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz’ söylemlerine mesafeli yaklaşan körfez ülkelerinin Türkiye’nin ne kadar haklı olduklarını şimdi fark ettiklerini belirten Dr. Öğretim Üyesi Taşçı, "Amerika’nın şu anda Suudi Arabistanlı yetkililer mesela El Cezire’de çıkıp bizi sattı. Yani o hava savunma sistemleri İsrail’i korumak için orası öncelendi ve biz yarı yolda bırakıldık diyorlar, bu bir. Diğer taraftan Çin çok iyi bir imtihan vermedi. İran’da Pezeşkiyan kendi ağzıyla artık alenen eleştirecek raddeye geldi biliyorsunuz. Bu da mesela Çin’le müttefik olma ihtimali olan ülkeler için bir ders. Dolayısıyla bu senaryo hem Amerika’nın hem Çin’in yani yağmurdan kaçarken doluya tutulma senaryosuna döndürdüğü için bölgedeki aktörleri Türkiye’yi ön plana çıkarıyor. Nasıl? Türkiye’nin daha önce söylediği ve belirttiği bizim bölgesel üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz minvali söylemleri, bölgesel bir inisiyatif oluşturmalıyız minvali söylemlerine zamanında sadece Türkiye söylüyor diye, maalesef bazı körfez ülkeleri mesafeli yaklaşmışlardı. Şu an geldiğimiz senaryo Türkiye’nin aslında bunu söylerken ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu akıl sahadaki gerçekliklerle beraber desteklenmişken bir realize edilebilirse, Türkiye öncülüğünde böyle bir organizasyon ortaya çıkarabilirse, Müslüman ülkeler, bölge ülkeleri bu hem Gazze’deki, hem bölgedeki hem de bundan sonra yeni jeopolitik denklemler içerisindeki birçok dengeyi değiştirmeye namzet olabilir" şeklinde konuştu.


Savaş durumunda Türkiye’nin diplomatik ve komşuluk ahlakını konuşturduğunu kaydeden Taşçı, şu ifadeleri kullandı:


"Buradan şunu söylemek ile çalışmıyorum yani siyasi bir pragmatizm yapmıyorum ama zaten Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor. Bakın Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonuna lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor. Türkiye bunu yaparken, Allah korusun ama benzeri bir durum başına gelseydi aynısının kendisine yapılmayacağını biliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum."



Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Hunat Cami ışıklarla donatıldı Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Ramazan ayının manevi atmosferini şehrin kalbinde yaşatmak amacıyla Hatun Camii önünü hilal ve yıldız motifli dekoratif ışıklarla donattı. Büyükşehir Belediyesi; Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu şehrin dört bir yanında hissettirmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatlarıyla gerçekleştirilen çalışma, vatandaşların iftar çadırı çevresinde Ramazan’ın ruhunu daha güçlü hissetmesini sağlıyor. Bu kapsamda şehrin önemli tarihi ve sosyal noktalarından biri olan Hunat Hatun Camii çevresi özel ışıklandırma ve dekoratif süslemelerle Ramazan atmosferine büründürüldü. Büyükşehir Belediyesi İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Teknik Bakım Onarım Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmada, cami önündeki meydan ’Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan’ yazılı hilal ve yıldız motifleriyle aydınlatıldı. Ramazan boyunca yoğun ilgi gören iftar çadırının bulunduğu Hunat Hatun Camii önü, gerçekleştirilen estetik dokunuşlarla hem görsel açıdan zenginleşti hem de vatandaşların manevi atmosferi daha derinden hissettiği bir buluşma noktası haline geldi. Kurulan dekoratif ışıklandırmalar, akşam saatlerinde bölgeye ayrı bir güzellik katarken, Ramazan’ın huzurunu ve ruhunu yansıtan bir ortam oluşturuyor.
Gaziantep Gaziantep’te kebapçılar iftarda dolup taşıyor Gastronomi şehri Gaziantep’te Ramazan ayının gelmesiyle birlikte iftar sofralarının adresi yine değişmedi. Evlerde kurulan kalabalık sofraların yanı sıra kentin dört bir yanında faaliyet gösteren kebapçılar, iftar saatinde dolup taşıyor. Türkiye’nin UNESCO tarafından gastronomi dalında "fark oluşturan şehirler" ağına dahil edilen, eşsiz ve yüzlerce çeşit yemeklerinden dolayı Türkiye’nin "lezzet başkenti" olarak nitelendirilen Gaziantep’in mutfağı Ramazan ayının bereketiyle buluştu. 0n bir ayın sultanı Ramazan ayını köklü ve zengin mutfak kültürü ile karşılayan Gaziantep’te bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmez adresi kebapçılar oldu. Kentte uzun yıllardır süregelen bir gelenek haline gelen dışarıda iftar açma alışkanlığı özellikle etli kebap çeşitlerine olan ilgiyi artırdı. Gaziantep’te iftar vakti yaklaşırken sokakları kebap kokusu sarıyor. Ramazan ayı denildiğinde akla gelen lezzetlerin başında ciğer ve kebap gelirken, hem gelenek hem de damak tadı birleşince vatandaşlar, iftar sofralarını bu lezzetlerle taçlandırmayı sürdürüyor. Kentteki kebapçılar, Ramazan ayında yoğun talepten dolayı rezervasyonla müşteri kabul ediyor. İftar saatlerine yönelik rezervasyonlar ise günler öncesinden doluyor. Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan Avrupa Birliği (AB) tescilli lahmacunun yanı sıra kıyma, kuşbaşı ve ciğer gibi kebap çeşitleri iftar sofralarının başköşesinde yer alıyor. Gün boyu oruç tutan vatandaşlar, iftar saatine yakın kentteki restoran, lokanta ve kebapçılara adeta akın ederken, birçok işletmede rezervasyonsuz yer bulmak neredeyse imkansız hale geliyor. Kent merkezindeki kebap salonlarında iftar saatine dakikalar kala masalar tamamen doluyor. Aileler, arkadaş grupları ve iş çıkışı bir araya gelen vatandaşlar, iftarlarını dışarıda açmayı tercih ediyor. Gaziantep mutfağının simgesi haline gelen ve Ramazan ayında en çok tercih edilen lezzetlerin başında gelen ciğer ve kuşbaşı kebabı, ağızları tatlandırıyor. Kebap severlerin Ramazan ayında en çok tercih ettiği yerlerin başında gelen kebapçılar, iftar hazırlıklarına öğleden sonra başlıyor. Hazırlanan kebaplar pişirilmek için dolaplarda bekletilirken bir yandan da temizlik yapılıyor ve masalar hazırlanıyor. İftara saatler kala masalar salatalar ve yeşilliklerle donatılıyor. Rezervasyon yaptırmalarına rağmen yer kalmaz korkusuyla müşteriler, iftara bir saat kala masalardaki yerlerini alıyor. Şişlere dizilen ve odun ateşinde pişirilen lezzetli kebaplar, közlenmiş biber ve domates eşliğinde servis ediliyor ve iftar sofralarının vazgeçilmezi oluyor. Ezanın okunmasından kısa bir süre önce çorba servisi başlarken, çok hızlı olmalarına rağmen hizmette kusur etmeyen garsonlar, siparişleri karıştırmadan misafirlerinin her talebine cevap vermeye çalışıyor. Boşalan çorba tabaklarının alınmasından sonra kebaplar servis ediliyor. Kebapçıların dolup taştığı kentte Ramazan ayının hem manevi hem de ekonomik açıdan kendileri için çok önemli bir dönem olduğunu belirten esnaf, özellikle hafta sonları yaşanan yoğunluk nedeniyle ek personel istihdam ediyor. Kebapçılarda iftar saatinde oluşan hareketlilik, kente ayrı bir atmosfer katıyor. İftarın ardından çay eşliğinde yapılan sohbetler, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiriyor. "Dünya bir ev olsaydı şüphesiz ki mutfağı Gaziantep olurdu" Restoran işletmecisi Şükrü Savun, Ramazan ayının kendileri açısından her yıl çok güzel geçtiğini ve bu sene ise daha coşkulu olduğunu söyledi. Ramazan denince kentte akla ilk olarak kebabın geldiğini belirten Savun, "Eğer dünya bir ev olsaydı şüphesiz ki mutfağı Gaziantep olurdu. Bu bir gerçektir. Gaziantep kıymasıyla, kuşbaşısıyla, ciğeriyle ve diğer kebap çeşitleriyle damakları tatlandırıyor. Lahmacunumuz Avrupa Birliği tarafından tescillendi. Gaziantep mutfağı çok geniş bir kültüre sahip ve dışarıda iftar açmak isteyenler direkt restoranların ver kebapçıların yolunu tutuyor. Her iftarda kebapçılar tıklım tıklım oluyor. Gaziantepliler iftarda ve sahurda menüde yeter ki kebap olsun, ‘Allah Allah’ diyerek kaçarak kebapçılara geliyorlar" dedi. Kebap ustası Uğurcan Daşdelen ise, "Ramazan ayındayız, bizim mangalımız iftarda da sahurda da hep doludur. Ramazan ayı Gaziantep’te kebap, ciğer demek ve kebap dumanı demek. İftarda ve sahurda bizim için çok yoğun geçiyor. Gaziantepliler ağzının tadını biliyor. Ramazan denince sahurda ve iftarda Gaziantepliler kebap yiyor" diye konuştu. Ramazan ayının bereketinin iftar sofralarına yansıdığı kentte vatandaşlar da sevdikleriyle huzurlu bir iftar için kebapçıların yolunu tuttuklarını dile getirdi.