EKONOMİ - 01 Aralık 2025 Pazartesi 11:15

Hamsi bolluğu av baskısı oluşturdu: Şok tesislerinde, taşıyıcı kamyonlarda yer kalmadı

A
A
A

Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği (DEM-BİR) Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber, "Yalnızca hamsi avcılığı yapılıyor. Diğer çeşitler çok çok az diğer bölgelerde. Böyle olunca da bütün avcı gemilerin hepsi Karadeniz’e gitti. Hamsi balığında inanılmaz bir av baskısı oluştu" dedi.

Çanakkale Boğazı’nda az miktarda sardalya ve hamsi balığı olduğunu söyleyen DEM-BİR Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber, balıkçı teknelerinin hamsi için Karadeniz’e yöneldiğini söyledi. Balıkçıların Karadeniz’e yönelmesiyle hamsi üzerinde yoğun bir baskının oluştuğunu belirten Birlik Başkanı Karabiber, piyasanın da bu arza yetişmediğini aktardı. Karabiber, balıkçıların ise maliyeti karşılamak için hamsi avına yüklendiğini vurgulayarak bunun sürdürülebilir balıkçılığı olumsuz etkilediğini kaydetti.

"Çanakkale Boğazı’nda az miktarda sardalya ve hamsi var"

Çanakkale Boğazı’ndaki balıklar hakkında konuşan DEM-BİR Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber, "Çanakkale’de şu an çok az miktarda bir sardalya balığı var. Kuzey Ege’de yine çok az miktarda bir hamsi balığı var. Havalar daha çok sıcak, lodoslar var. Su sıcaklığı hala 19 derece, 20 derece. Balıklar kış moduna giremedi. Kütle haline gelip toplanamadılar. Marmara’da çok dağınık bir hamsi popülasyonu var. Çok dağınık balıklar. Onlar su sıcaklığı sebebiyle hala toplanmadılar" dedi.

"Türkiye’nin bütün hamsi filosu Karadeniz’de"

Hamsi avlamak için balıkçıların Karadeniz’e akın etmesiyle piyasanın arza yetişemediğini söyleyen DEM-BİR Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Karabiber, "Şu an yalnızca Karadeniz’de hamsi var. Çok bol var. Türkiye’nin bütün hamsi filosu Karadeniz’de. Denize tek tip balık avcılığı yapılıyor şu an. Yalnızca hamsi avcılığı yapılıyor. Diğer çeşitler çok çok az diğer bölgelerde. Böyle olunca da bütün avcı gemilerin hepsi Karadeniz’e gitti. Hamsi balığında inanılmaz bir av baskısı oluştu. Bütün gemiler hamsi avlayınca, tek tip balığa yönelince buna piyasalar cevap veremedi. Şok tesislerinin hepsi doldu. Piyasa bu arzı kaldıramaz hale geldi. Nakliye edecek kamyon bulamaz hale geldik" diye konuştu.

"Hamsideki bolluk av baskısı oluşturdu"

Balık olmasının güzel olduğunu ancak bunun av baskısını meydana getirdiğini ifade eden Başkan Naci Karabiber, şunları söyledi:

"Balık olması güzel tabii ki. Vatandaş için de ucuz balık, avcı için de gelir kaynağı. Ama böyle olduğu zaman da fiyatlar inanılmaz düştü. Daha dün bir hamsinin kasası 400 lira, 500 liraydı. Yani bir kilo hamsinin balıkçıdan çıkışı 30-33 lira. Ama şu an hamsinin kilosu vatandaşa gemiden çıkışı 25-35 lira arası. Bu çok fazla av baskısı meydana getirdi."

Hamsi balığının doğuya gittiğini aktaran Başkan Karabiber, "Bütün gemilerin tek tip balığa yönelmesi, yalnızca hamsi balığının avlanması bu sonucu doğurdu. Ama şu an hamside artık tamam, Karadeniz’den doğuya gitti, bitmek üzere. Bütün av filosu doğudan geri döndü. Gürcistan tarafına geçti, Hopa’dan çıktı balık. Trabzon’un önlerinde şu an yine bir hamsi balığı buldu, geri dönüş yapan balıkçı gemilerimiz. Orada avcılık yapıyorlar, o da çok uzun sürmez. Ondan sonra artık gemiler peyderpey Marmara Denizi’ne ve Kuzey Ege’ye açılmaya başlayacaklar. Hem daha çeşitler biraz meydana çıkacak. Kolyoz balığı, tombik balığı, istarvit balığı bulunacak, avlamaya başlayacak gemilerimiz. Daha çeşitlilik de artacak" ifadelerini kullandı.

"Maliyetini karşılamak için tek gecede 100 tona kadar balık yakalamak zorunda"

Balıkçı gemilerinin ava çıktıkları seferin maliyetini karşılamak için çok fazla balık tutmaya yöneldiğini belirten Naci Karabiber, "Balığın tutulduğu bölge ve tutan gemiye ve tutulan miktara göre değişmekle beraber balıkçı gemisinde bir kasa hamsinin maliyeti 400 liradan alta düşmez, çok nadiren. Çok bol tutması lazım geminin 400 liradan aşağı düşmesi için. 400 lira ile 600 lira arasında değişir şu an bir kasa hamsinin balıkçıya, gemiye maliyeti. Çünkü gecede 3-4 ton, çok abartılı geliyor insanlara ama bir gecede 5 ton yakıt yakan balıkçı gemileri var Karadeniz’de. Çok büyük balıkçı gemilerimiz var. 50 metre gemi, 2’şer, 3’er bin beygir motorları var. O kadar büyük gemileri götürmek için büyük motorlar gerekiyor. Büyük motor, büyük yakıt demek. Ben kendim bu Çanakkale bölgesinde kendi gemimle günlük 1,5 ton, yakıt tüketiyorum. Çok tutmak zorunda, böyle olunca balıkçı çok tutmak zorunda kalıyor. Yani gecede 10 ton, 20 ton, 50 ton, 100 ton gibi rakamlara ulaşmak zorunda. Çünkü maliyeti kurtarmıyor" şeklinde konuştu.

"Av baskısı sürdürülebilir balıkçılığı olumsuz etkiledi"

Balıkçıların çok balık tutarak maliyetini karşılamaya çalışmasıyla aslında sürdürülebilir balıkçılığa zarar verdiğini söyleyen Karabiber, "Çok tutmaktan, sürümden kazanmaya çalışıyor bu defa balıkçı. Bu da işte bir sürdürülebilir balıkçılığa çok kötü etki ediyor. Balıkçılık yönetiminin bu konuda bence biraz eksikleri var. Türkiye şu an hamsiye kota uygulandı, bir kota uygulanıyor ama bu yıllık kota olarak geldi. Günlük kota olsaydı mesela bir balıkçı bir günden atıyorum 500 kasadan fazla tutamaz denseydi o zaman bu rakamlar da bu kadar dip görmezdi. Sürdürülebilir balıkçılık açısından da daha iyi sonuçlar alınırdı. Böyle yapmadık. Daha kota da Türkiye yeni uygulanıyor bu yıl 2’nci yılı. Belki ilerleyen yıllarda o günlük kotaya geçilirse daha iyi sonuçlar alınacağına inanıyoruz" dedi.

Hatice Çekil

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Sabah saatlerinde aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılık işlemlerine tamamlandı. Soruşturma kapsamında sonradan yakalaması yapılan 2 şüpheli ile birlikte toplam 20 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Denizli Öğrencilerin yüzü gülsün diye iş yerinin kapısına kilit vurdu Denizli’de birçok sosyal sorumluluk projesinde yer alan saç tasarım sanatçısı Mehmet Çağdaş, 23 Nisan öncesi ardı ardına acı haberlerle sarsılan öğrencilerin kalplerine dokundu. Kız, erkek tüm çocukların saçlarının şekillendirildiği, oyunlar ve hediyelerde yüzlerin güldürüldüğü etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Denizli’de sosyal projelere verdiği desteklerin yanı sıra dışı mekan ve ortamlarda sanatını icra etmesiyle tanınan saç tasarım ustası Mehmet Çağdaş, yine anlamlı bir etkinliğe daha imza attı. Merkezefendi ilçelerinde faaliyet gösteren Mehmet Çağdaş Hair Artist firmasının sahibi olan genç iş adamı Mehmet Çağdaş, daha önce yetiştirme yurtları ve kırsal mahalle okullarında gerçekleştirdiği geleneksel etkinliğini bu yıl Çal ilçesine bağlı İsabey Mahallesi’nde devam ettirdi. İş yerini kapatan Çağdaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde tüm ekibiyle birlikte İsabey Mahallesi İlk ve Orta Okuluna konuk oldu. İkram ve hediyelerde çocuklarının karşısına çıkan Mehmet Çağdaş, ülke geleceğinin umudu, milletin en değerli varlığı ve ümit kaynağı olan çocukların saçlarını şekillendirdi. Çağdaş ve gönüllü ekibi, öğretmen, veli ve çocukların ilgiyle izlediği etkinlikte öğrencilerin yüzlerini güldürerek, yüreklerini ısıttı. Okuldaki tüm kız ve erkek öğrencilerin saçlarının yeniden tasarlandığı, isteyenlerin başına özel figür ve Türk Bayraklarının çizildiği etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Saç kesimlerinin tamamlanmasının ardından okul bahçesinde kuaförlerle tenis oynayıp futbol maçı yapan öğrenciler, bando takımıyla birlikte borazan çalmak isteyen ancak bunda başarılı olamayan ağabeylerinin komik denemeleriyle keyifli anlar yaşadı. Öğretmenler ve veliler, geleneksel hale getirdiği anlamlı projesiyle bu yıl İsabey Mahallesi’nde yaşayan çocukların tebessüm etmesini sağlayan Mehmet Çağdaş ve ekibine teşekkür etti. Yer aldığı bir sosyal projede duyduğu bir öğrencinin hikayesinden etkilenmesinin ardından bu etkinliği her yıl farklı bir okulda sürdürmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Mehmet Çağdaş, "Çocuklarımız için bir şeyler yapabilmek adına sürdürdüğümüz projemizde bu yıl Milli Eğitim Müdürlüğüyle yaptığımız görüşmeler sonucu, proje çalışması için Çal ilçemize bağlı İsabey Mahallemizi belirledik. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde çocuklarımızla bir araya gelmek istedik. Çal ilçemize bağlı İsabey Mahallemizi ise gerçekten doğru ve ihtiyaç sahibi çocuklarımıza ulaşabilmek adına tercih ettik. Amacımız sadece saç kesmek değil; 23 Nisan gibi anlamlı bir günde çocuklarımızın kalplerine dokunmak ve onlara kendilerinin özel olduğunu hissettirmek ve bayram sevincini birlikte yaşamaktı. Onların gözlerindeki mutluluk, hayata geçirdiğimiz projenin ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu bir kez daha bizlere hatırlattı. Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da iş yerimizi 1 günlüğüne kaparak, çocuklarımızla bir arada olmayı tercih ettik. 11 kişilik ekibimle birlikte gönüllü olarak Çal İsabey Mahallemize gelip, çocuklarımızın kalbine dokunmak, onların yüzlerini güldürmek ve mutluklarını paylaşmak istedik. Bu projeyi her yıl farklı bir okulda sürdürmek ve özellikle ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmak benim için büyük önem taşıyor" dedi. "Her şeye rağmen umutlarını kaybetmesinler" Türkiye’yi derin bir yasa boğan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okuldaki şiddet olaylarının bir daha yaşanmamasını dileyen Mehmet Çağdaş, "Her iki olayda şehit olan öğretmenimiz ve çocuklarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır temenni ediyorum. Çocuklarımız, Türkiye’mizin geleceği. Her şeye rağmen umutlarını kaybetmesinler. Biz de bunu çocuklarımıza hatırlatmak istedik. Çünkü onlar bizim geleceğimiz, biz büyükleri olarak her zaman onların yanlarındayız" ifadelerini kullandı.