POLİTİKA - 14 Ekim 2015 Çarşamba 15:22

Sumitomo Rubber Ako Lastik Fabrikası Açılış Töreni

A
A
A
Sumitomo Rubber Ako Lastik Fabrikası Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim kapımız tüm uluslararası yatırımcılara özellikle de Japon dostlarımıza sonuna kadar açıktır. Gelin birlikte kazanalım, gelin birlikte geleceğe yürüyelim" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çankırı’da bulunan Sumitomo Rubber AKO Lastik Fabrikası’nın açılış merasimine katıldı. Ankara Hacı Bayramı Veli Camii İmam Hatibi Yunus Koçak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "516 milyon dolarlık bu yatırımı ülkemize kazandıran Sumitomo Rubber firması ile özellikle Özcan kardeşlere çok teşekkür ediyor, özellikle de tebrik ediyorum. 2019 yılına kadar üretimini günlük 30 bin adete çıkartacak olan fabrikanın bu üretimin yüzde 80’inin ihraç edecek olmasını da çok önemli buluyorum" diye konuştu.
"JAPON DOSTLARIMIZA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERDİK"
Geçen hafta gerçekleştirdiği Japonya ziyaretini hatırlatan Erdoğan, "Bu ziyarette Japon dostlarımızla Türkiye yapılan yatırımlar konusunu enine boyuna ele alma imkanı bulduk. Japon firmalarının ülkemize son 5 yılda yaptıkları yatırım tutarı 1,6 milyar doları buldu. Biz diğer yatırımlar gibi bu yatırım konusunda da Japon dostlarımıza her türlü desteği verdik, her türlü kolaylığı sağladık. Türkiye Yatırım ve Destek Ajansımız 2008 yılından beri bu yatırımı takip ediyor. 2011 yılında kesin kararı verilen bu yatırımın yerinin belirlenmesinden altyapısına kadar tüm işleri ajansımızın koordinasyonuyla takip ettiler, neticelendirdiler. Bu fabrikaya ilave olarak yılın ilk 9 ayında Japon firmalarının ülkemizde çeşitli sektörlerde 7 adet satın alma ve birleşme anlaşması yapmış olmalarını da çok önemli görüyorum" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE JAPON DOSTLARI İÇİN GÜVENLİ BİR YATIRIM ALANI OLMA ÖZELLİĞİNİ HER GEÇEN YIL GÜÇLENDİRİYOR"
"Türkiye, Japon dostları için güvenli bir yatırım alanı olma özelliğini her geçen yıl daha da güçlendiriyor" diyen Erdoğan, "Ülkemize geçtiğimiz 13 yılda kümülatif olarak 149 milyar dolarlık uluslararası sermaye yatırımı gelmiştir. Geçtiğimiz yıl dünyada uluslararası doğrudan yatırım hacmi yüzde 16 azalırken ülkemizde yüzde 1’e yakın artışla 13.5 milyar dolar rakamına ulaşmış olması Türkiye’ye olan küresel güvenin bir ifadesidir. 2015 yılı ise tüm dünya ile birlikte ülkemizde de uluslararası doğrudan yatırımlar için ümit verici yıl olma özelliğini sürdürüyor. Sadece Temmuz ayında ülkemize gelen yaklaşık 3.5 milyar dolarlık uluslararası yatırım Türkiye’nin bu konudaki iddialı duruşunu devam ettirdiğini gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.
"EN ÇOK YATIRIM ÇEKEN ÜLKELER SIRALAMASINDA 22. SIRAYA YÜKSELDİK"
Türkiye’nin en çok yatırım çeken ülkeler sıralamasında dört basamak yükselerek 22. sıraya çıktığını ancak tüm bu gelişmelerin halen Türkiye’nin potansiyelinin çok gerisinde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:
"Bu konuda Japon dostlarımızdan çok büyük beklentilerimiz var. Türkiye olarak Japonya’nın uluslararası yatırımlarının en az yüzde 1’inin ülkemize gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunu Sayın Abe ile de Japonya seyahatinde paylaştım. Bu da yılda asgari 1 milyar dolarlık bir Japon yatırımı anlamına geliyor. Bu kadar önemli. Geçtiğimiz haftaki Japonya ziyaretinde Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansımızın organizasyonuyla 500’e yakın Japon firma temsilcisiyle bir araya gelme imkanı bulduk. Bu toplantının hemen ardından Japonya’nın en büyük şirketlerinden 5’inin başkanları ve CEO’larıyla baş başa görüşmeler yaptım. Ayrıca aynı gün DEİK tarafından düzenlenen bir toplantıda Türk ve Japon iş adamları bir araya gelip görüşme fırsatı elde ettiler. Sektörel bazda görüşmeler yaptıklar. Tüm bu gelişmeler bize gelecek için ümit vaadediyor. Bir kez daha altını çizerek belirtmek istiyorum, bizim kapımız tüm uluslararası yatırımcılara özellikle de Japon dostlarımıza sonuna kadar açıktır. Gelin birlikte kazanalım, gelin birlikte geleceğe yürüyelim diyoruz."
"TÜRKİYE BÜYÜYEN VE GELİŞEN ÜLKE VASFINI SÜRDÜRÜYOR"
"Türkiye büyüyen ve gelişen ülke olma vasfını sürdürüyor" diyen Erdoğan, Avrupa Birliği ile 1996 yılından bu yanan Gümrük Birliği içinde bulunan Türkiye’nin Avrupa ekonomileriyle bütünleştiğini vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Geçtiğimiz 12 yılda gerçekleştirilen reformlar sayesinde Türkiye’ye adeta sınıf atlattık. 2012 yılında 230 milyar dolar olan gayri safi yurt içi hasılamızı 2014 yılındaki 800 milyar dolara, 3 bin 500 dolar olan kişi başına milli gelirimizi 10 bin 500 dolara yükseltmemiz herhalde sıradan bir değerlendirme değildir. 2010 yılında yüzde 9,2 ve finansal krizin gittikçe ağırlaştığı 2011 yılında yüzde 8.5 büyüyerek gerçekten büyük bir performans ortaya koyduk. Türkiye ekonomisi 2015 yılının birinci çeyreğinde yüzde 1,6 olan beklentiyi aşarak yüzde 2.5 oranında, ikinci çeyreğinde de yüzde 3,45 olan beklentinin üzerine çıkarak yüzde 3,8 oranında büyüdü. 2014 yılı ticaret hacmi 400 milyar dolar. İhracat 158 milyar dolar, ithalat 242 milyar dolara hamd olsun düşmüş vaziyette. Yani artık ihracat ve ithalat arasındaki o açık daralmaya başladı. 2014 sonunda ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak yaklaşık 158 milyar dolar, ithalatımız ise yüzde 3,7 azalarak 242 milyar dolar oldu. Küresel kriz sonrasında Türk ekonomisinin ortaya koyduğu güçlü toparlanma, dayanıklılık ve kamu maliyesindeki sağlam duruş ülkemizdeki yatırım ortamını daha da cazip hale getirmiş bulunuyor. 2017’ye kadar olan dönemde cari işlemler açığımızı azaltmayı, enflasyonu daha da düzeltmeyi, kamu maliyesinde güçlü duruşumuzu sürdürmeyi ve büyümeyle istihdamı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için gereken yapısal reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 için çok önemli hedeflerimiz var. 2023’te Türkiye’yi kişi başına 25 bin dolar ve toplamda 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmış, 500 milyar dolar ihracat yapan, dünyanın sayılı deniz ve hava limanlarına sahip bir ülke haline getirmeyi hedefledik. Aynı şekilde bölünmüş yolların uzunluğunu 23 bin kilometreden 36 bin 500 kilometreye, 2 bin 500 kilometre olan otoyollarımızın uzunluğunu da 7 bin 500 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Yüksek hızlı teren uzunluğunu bin 200 kilometreden 13 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde daha adil daha insani daha ahlaki bir uluslararası sistemin tesisi için de çaba gösteriyoruz."
"MAZLUMLARIN VE MAĞDURLARIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDİYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bir kısmı sefalet ve acı içinde yaşarken diğer kısmının sahip olduğu refahı ve güven ortamını sürdürebilmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, "Bunun için mazlum ve mağdurların yanında olmaya, onların taleplerini, duygularını dünyaya ulaştırmaya çalışıyoruz.
Suriye’de yaşanan hadiselerin ardından sınırlarımızı açarak 2,2 milyon kardeşimizi savaştan, zulümden, hayati tehlikeden kurtarmak için ülkemize kabul ettik. Aynı şekilde Irak’tan gelen 300 bin Iraklı kardeşimizi de yine kabul ettik. Toplam 2.5 milyon. Bunlar şuanda bizim ülkemizde. Çadır kamplarda, konteyner kentlerde ve ülkemizin genelinde. Sadece İstanbul’da 500 bine yakın şuanda Suriyeli var. Yediriyoruz, içiriyoruz, giydiriyoruz... Yaptığımız harcama şuana kadar sadece bu kamplarda 8 milyar dolar, dünyanın bize verdiği destek 417 milyon dolar. Türkiye böyle bir yükü üstlenmiş durumda. Bizim 4 yılı aşkın süredir üstlendiğimiz yükün Batı ülkeleri henüz yeni yeni farkına varmaya başladı. İmkanları bizim kat be kat üstümüzde olan bu ülkeler sınırlarına dayanan ve topraklarına giren mülteciler konusunda maalesef iyi bir sınav vermediler, veremiyorlar. Türkiye’nin 4 yıldır yaşadığı göç dalgasına onlar 4 ay bile dayanamadılar" ifadelerini kullandı.
SURİYE MESELESİ
"Suriye meselesi doğru şekilde ele alınmadıkça giderek büyümeye, bölgeyle birlikte tüm dünyayı içine alan bir girdaba dönüşmeye mahkumdur" diyen Erdoğan, "Batı ülkelerinin kapılarına dayanan mültecilerin orada bulunmasının tek sebebi kendi ülkelerinin yaşanabilir bir yer olmaktan çıkartılmış olmasıdır. Suriye’yi yeniden Suriye halkının ülkesi haline dönüştürmedikçe ne mülteci sorunu ne de bu ülke kaynaklı terör sorunun çözümü mümkün değildir. Ama düşünebiliyor musunuz devlet terörü estiren bir kişinin arkasına eğer dünyanın bazı ülkeleri takılıyor, ona destek veriyorsa bunlar da o teröre destek vermekle oradan tarihin affedemeyeceği ülkeler haline gelirler. Bu gerçeği görüp kabul etmeden Suriye’ye yapılan her müdahale ilk önce o müdahaleyi yapanları sıkıntıya sokar. Tüm dünyanın özellikle de bölgede etkinlik kurma yarışı içinde olan ülkelerin bu açık gerçeği sonunda mutlaka anlayacağına inanıyorum" açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Üzerinde yaşadığımız bu toprakları vatanımız haline getirmek için bin yıldır kesintisiz mücadele veriyoruz. Bu coğrafyanın bizim vatanımız olmasını kabul etmek isteyenler de hiç boş durmadılar, her fırsatta niyetlerini, emellerini ortaya koydular. Türkiye’nin son 40 yıldır neredeyse kesintisiz bir şekilde yaşadığı ve farklı isimler altında ama aynı amaca hizmet eden terör sorunu bu tarihi mücadeleden bağımsız değildi. Türkiye için PKK ve onun uzantıları olan PYD, YPG, DAİŞ’in hiçbir farkı yoktur. Bunların hepsi varlığımıza ve geleceğimize kast eden eli kanlı terör örgütleridir."
2 BİN KİŞİYE İŞ İMKANI
Çankırı’nın Tüney köyünde Türk-Japon ortaklığıyla kurulan 516 milyon dolarlık lastik fabrikasının 2 bin kişiye iş imkanı sağlaması bekleniyor.
AKO Genel Müdürü Sabri Özcan, 2010 yılında temeli atılan yatırımın 3 yıla kadar hayata geçirilmesini hedeflediklerini belirterek, "Bunun gururunu yaşıyoruz. Kısa sürede Türk sanayiine katkı sağlayacak bu dev yatırımı sağladık" dedi. Lastik fabrikasının yüzde 80 dış yatırım kaynağıyla açıldığını söyleyen Özcan, "Dunlop" ve "Falken" marka lastiklerin Çankırı’da üretileceğini vurguladı.
JAPON DEVİNİN CEOSU IKEDA
Sumitomo Rubber Japonya Başkanı Ikuju Ikeda ise Türkçe "Merhaba" diyerek sözlerine başladı. Ikeda, "Ankara’da meydana gelen terör olaylarında hayatını kaybedenlere rahmet diliyor, yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Başkan Çetin’den muhtarlara Kurban Bayramı ziyareti Kurban Bayramı münasebetiyle mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutlayan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ziyaretlerde mahallelerin ihtiyaçları, belediye çalışmaları hakkında muhtarlarla kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Kurban Bayramı dolayısıyla mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutladı. Gün boyu süren ziyaret programında mahalle muhtarlarıyla tek tek bir araya gelen Başkan Ertuğrul Çetin, hem bayram tebriğinde bulundu hem de mahallelerin ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve vatandaşların talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir" Muhtarların vatandaşlarla belediye arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade eden Başkan Çetin, "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir. Bizler de bu anlamlı günlerde mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek hem bayramlarını kutlamak hem de mahallelerimizin durumu hakkında istişarelerde bulunmak istedik. Muhtarlarımız vatandaşlarımızın taleplerini en iyi bilen, mahallelerimizin nabzını tutan önemli temsilcilerimizdir. Hep birlikte el ele vererek ilçemizi daha güzel yarınlara taşımak için çalışıyoruz. Kurban Bayramı’nın başta ilçemiz olmak üzere ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Muhtarlar ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür etti. Bayramda gerçekleştirilen ziyaretlerin moral ve motivasyon açısından anlamlı olduğunu belirten muhtarlar, mahallelere yönelik hizmetlerden dolayı da memnuniyetlerini ifade etti.
İstanbul Elini teraziye sıkıştıran acemi kasap: "Bir şey olmadığını düşünmüştüm, tendonlarım kopmuş" Kurban Bayramı’nda kurban kesimi ve hazırlığı sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelere akın etti. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’ne gelen acemi kasaplardan Uzay Güler, elini teraziye sıkıştırdığını belirterek, "Bir şey olmadığını düşünmüştüm, tendonlarım kopmuş" dedi. İstanbul’da her Kurban Bayramı’nda yaşanan tanıdık manzaralar bu yıl da değişmedi. Bayram namazının ardından kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle kendini yaralayan çok sayıda vatandaş hastanelere akın etti. Kesim alanlarında ve evlerinin önünde kurban işlemleri yaparken bıçakla ya da çeşitli aletlerle kendilerini yaralayan vatandaşlar, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde yoğunluk oluşturdu. "Sakarlığımız başımıza dert oldu" Kurban etlerini tarttığı esnada elini teraziye kaptıran ve tedavisinin ardından yaşadığı talihsiz kazayı anlatan Uzay Güler, vatandaşları uyararak şöyle konuştu: "Terazinin arasına elim sıkışmıştı. Onu çekerken bir anda hızlı gelmesiyle elim saca çarptı ve kesildi. Bir şey olmadığını düşünmüştüm ama hastaneye geldiğimde tendonlarımda da bir zarar olduğunu söylediler ve tendonları diktiler, parmağımı da diktiler. Sakarlığımız başımıza dert oldu. Benim aslında bıçakla da işim yoktu ama içeride gördüğüm kadarıyla çok daha ciddi vakalar vardı. Bu konuda halkımızın dikkat etmesini ve bu işleri bilinçli kişilere bırakmasını öneriyorum; ben de dahil."
İstanbul Genç İş İnsanı Kızılgüney’den bayram mesajı İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve inşaat sektörünün önde gelen genç girişimcilerinden Ömer Faruk Kızılgüney, bayram mesajında "Tıpkı yapılar gibi, toplumları ayakta tutan da sarsılmaz bağlardır" diyerek Kurban Bayramı’nı kutladı. Son dönemde hem uluslararası arenadaki ticari temasları hem de eğitime ve kentsel dönüşüme verdiği desteklerle öne çıkan İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney, bayram tebriği yayımladı. İş dünyasındaki dinamik vizyonunu bayramın birleştirici ruhuyla harmanladığını belirten Kızılgüney, mesajında birlik ve beraberliğin "en sağlam yapı taşı" olduğuna dikkat çekti. Kızılgüney, basın ve kamuoyuyla paylaşılan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sektörümüz gereği yıllardır modern mühendislik ve ileri teknolojiyle geleceğin şehirlerini inşa ediyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki; bir toplumu ayakta tutan en güçlü yapı malzemesi çelik veya beton değil; sevgi, hoşgörü ve dayanışmadır. Tıpkı kentsel dönüşümle şehirlerimizi güvenli hale getirdiğimiz gibi, bayramlar da manevi dünyamızı yenilediğimiz, kırgınlıkları onardığımız ve kardeşlik bağlarımızı sarsılmaz bir şekilde güçlendirdiğimiz en kıymetli ’dönüşüm’ günleridir. Ülkemizde ve küresel arenada attığımız her adımda, bu topraklardan aldığımız ilham ve yardımlaşma kültürüyle hareket ediyoruz. Bu vesileyle, başta omuz omuza çalıştığımız mesai arkadaşlarım ve kıymetli iş ortaklarımız olmak üzere, tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; barışın ve huzurun temellerinin atıldığı nice sağlam yarınlar diliyorum." Sivil toplumdan da tam not aldı ERKON, MÜSİAD ve ASKON gibi köklü sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolüyle de bilinen Kızılgüney’in bu mesajı, iş dünyasında "sadece binaları değil, gönülleri de inşa eden" bir yaklaşımın yansıması olarak iş çevrelerinde beğeni topladı.