GENEL - 28 Eylül 2016 Çarşamba 13:34

İngiliz bakanın sülalesinin lakabı "Sarıoğlangiller"miş

A
A
A
İngiliz bakanın sülalesinin lakabı "Sarıoğlangiller"miş

İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın "ata toprağı" olduğu söylenen Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Kalfat köyündeki vatandaşlar, Johnson’un sülalesinin bölgede "Sarıoğlangiller" olarak adlandırıldığını söylediler.
Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Kalfat köyünden Mehmet Ali Atmaca, Boris Johnson’un sülalesinin köyde "Sarıoğlangiller" lakabıyla tanındığını ifade ederken, köy sakinlerinden Musa Şekerci, Bakan Johnson’un dedesi Ali Kemal’in ilk yaşadığı evi gösterdi ve geçmiş yıllarda Johnson’un yakınlarının köyü ziyaret ettiğini anlattı. Johnson’un ailesinin Almanya, İngiltere gibi ülkelerde olduğunu belirterek, özel günlerde zaman zaman köyü ziyaret ettiklerini vurguladı.
Boris Johnson’un dedesinin kapı komşusu olan Yaşar Kaya da Johnson’un akrabalarını geçmiş dönemlerde evlerinde misafir ettiklerini bildirdi.
Kaya, kendisinin bu aileyi tanımadığını fakat büyüklerinin bu aile ile sıkı bağları olduğunu söyledi.
Köy sakinlerinden 80 yaşındaki Zeynep Usta da Johnson’ın dedesi Ali Kemal’i tanıdıklarını fakat Johnson’u tanımadıklarını anlattı.
Öte yandan, İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu ziyaretinin ardından gazetecilerin ’Çankırılı mısınız’ sorusuna, ’Kalfatlıyım’ yanıtını vermişti.
Gazeteci Ali Kemal’in torunu olduğu bilinen Johnson’un babası Stanley Johnson’un 2008 yılında Kalfat’ı ziyaret ettiğini ifade eden köy sakinleri, Bakan Johnson’u da ata topraklarında misafir etmek istediklerini kaydetti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Taşköprü Belediyesi’nin kısa filmine uluslararası ödül Taşköprü Belediyesi’nin tamamen yapay zeka desteğiyle hazırlattığı "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" isimli kısa film, AI Film Awards in Cannes 2026’da onur ödülüne layık görüldü. Taşköprü Belediyesi tarafından hazırlatılan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" kısa filmi, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. İlçenin tarihini, kültürel hafızasını ve medeniyetler boyunca taşıdığı izleri yapay zeka destekli sinema diliyle anlatan film, 21 Mayıs’ta düzenlenen AI FILM AWARDS in Cannes 2026 (AI Film Awards French Riviera) yarışmasında onur ödülü kazandı. Yaklaşık 14 dakika uzunluğundaki kısa film, sadece bir tanıtım çalışması olmanın ötesine geçerek ilçenin tarihi birikimini çağın yeni anlatım araçlarıyla buluşturan özel bir proje olarak dikkat çekti. Festival kapsamında verilen onur ödülü, Taşköprü’nün yerel bir hikâyeyi dijital sanatın gücüyle dünyaya taşıma yolundaki iddiasını uluslararası arenada görünür hale getirdi. Pompeiopolis’ten günümüze çok katmanlı zaman yolculuğu Adını ilçenin simge yapılarından biri olan tarihi köprüden alan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü", izleyiciyi Pompeiopolis’ten günümüze uzanan çok katmanlı bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Yapımda, Taşköprü’nün Roma İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya, Paflagonya’dan Çobanoğulları’na kadar uzanan zengin geçmişi, yapay zeka destekli görsel anlatımla yeniden yorumlanıyor. 6 Aylık titiz çalışmayla Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi Taşköprü Belediyesi tarafından yürütülen ve yaklaşık 6 ay süren titiz bir çalışmanın ardından tamamlanan film, ilçenin kültürel mirasını klasik tanıtım anlayışının dışına taşıyor. Türkiye’de bir ilk olarak tamamı yapay zeka desteğiyle hazırlanan yapım; tarih, kültür, hafıza ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturarak farklı bir sinema dili sunuyor. Proje, yerel değerlerin geleceğin teknolojileriyle nasıl yeniden anlatılabileceğine dair güçlü bir örnek oluştururken, Taşköprü’nün kültürünü dijital dünyaya taşıma hedefini de ortaya koyuyor. AI Film Awards in Cannes 2026’dan gelen onur ödülü, filmin uluslararası festival yolculuğunda önemli bir eşik oldu. Taşköprü’nün tarihini ve kültürel kimliğini dünyaya açma hedefiyle hazırlanan yapım, ilçenin adını sanat, teknoloji ve kültür ekseninde daha geniş kitlelere duyurma potansiyeli taşıyor. Festivalde "Honorable Mention" adıyla takdim edilen bu başarı, Taşköprü için yalnızca bir festival derecesi olmanın ötesinde, yerel hafızanın yapay zeka destekli yeni nesil anlatılarla geleceğe taşınabileceğini gösteren anlamlı bir adım olarak öne çıktı.