GENEL - 12 Nisan 2021 Pazartesi 14:54

"Yarenler Okuyor" projesi sayesinde aileler kitap okuyor

A
A
A
"Yarenler Okuyor" projesi sayesinde aileler kitap okuyor

Çankırı’da başlatılan "Yarenler Okuyor" projesi sayesinde ebeveynler, günün belirli saatlerinde çocuklarıyla birlikte kitap okuyor.

Çankırı’da başlatılan "Yarenler Okuyor" projesi sayesinde ebeveynler, günün belirli saatlerinde çocuklarıyla birlikte kitap okuyor.


Çankırı Valiliği koordinesinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde başlatılan "Yarenler Okuyor" projesi sayesinde ebeveynler ve çocukların kitap okumalarını ve okuma alışkanlığının aşılanması hedefleniyor. Aileler, çocuklarıyla birlikte günün belirli saatlerini kitap okuyarak geçiriyor.


Projeden etkilendiğini ifade eden öğrenci velisi İbrahim Özdemir, "Aslında bu projeyi ilk duyduğumda etkilenmiştim. Çünkü unutulmuş bir kültürümüzü tekrar günümüze getirilmesi beni gururlandırdı. Hele ki yarenler okuyor programında önce öğretmenlerimizin çocuklarımıza aşılamış olduğu zaman dilimleri vardı. Onla beraber velilerde dahil edilince bizlerde çocuklarımıza örnek olabilmek için çocuklarımız için elimizden ne geliyorsa yardımcı olmaya çalışacağız. bu projenin aile bireyleri içerisinde devam etmesini sadece günümüze özgü değil bundan sonraki yaşantımızda da devam etmesini isterim" dedi.


4. sınıf öğrencisi Yakup Efe Özdemir ise "Ailemle birlikte kitap okurken çok iyi hissediyorum. Bilgiler ediniyorum ailemle birlikte yarışmalar yapıyoruz. projenin devam etmesini istiyorum. Böyle şeyler tekrar yapılmalı bence" diye konuştu.


Benzer projelerin geliştirilmesini istediklerini belirten öğrenci velisi Mehmet Gümüş, "Bu okuma projesini hem çocuklarımız hem de bizler açısında olumlu buluyorum. Pandemi dolayısıyla zamanımızın büyük bir kısmını evde geçirdiğimiz bu günlerde kaliteli zaman geçirme açısında hem de çocuklara okuma alışkanlığı edinilmesi açısından benzer projelerin geliştirilmesini istiyoruz. Teknolojinin hayatımızı esir aldığını düşünürsek daha önceki dönemde hem kitap okuma açısında hem de sohbet muhabbet daha güzel zamanlar geçiriliyordu. Şuanda televizyonun esiri olduk çocuklarımız tabletlerin esiri oldu. Eskiye dönme açısından çok faydalı buluyorum" dedi.


Öğrenci Velisi Cafer Kara, "Biz bu durumdan gayet memnun kaldık. önceden kitap okumaya fazla vaktimiz kalmıyordu. Bu projeyle kitap alışkanlığımızı tekrar kazanmaya başladık. En azından çocuğumuzla beraber belirli bir vakit geçirerek kitap okuma alışkanlığımızı tekrardan canlandırmaya başladık güzel bir proje oldu bizim açımızdan" şeklinde konuştu.


4. sınıf öğrencisi Ahmet Mete Kara da, "Bence çok iyi bir şey. Kitap okumak herkes için çok iyi okuma alışkanlığı çok güzel. Kitap okurken eğleniyorum içindeki karakter aynı benmişim gibi oluyor. Kitap okumayı herkese tavsiye ediyorum" ifadesini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’deki cinayetin şüphelisi özel ekip ve 575 saatlik kamera kaydı ile Mersin’de yakalandı Kayseri’de 29 Mart 2026 tarihinde meydana gelen cinayetin asli şüphelisi, kurulan özel ekibin 575 saatlik kamera kaydını izlemesi ile Mersin’de yakalandı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Yıldırım Beyazıt Mahallesi Hür Sokak’ta müstakil bir ikamette meydana gelen olayda, E.A., ismin öğrenilemeyen bir arkadaşıyla oturduğu sırada ikamete kimliği belirsiz şahıslar geldi. E.A. ile şahıslar arasında yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, E.A. tabancayla başından vurularak yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de olay yerindeki ilk müdahalenin ardından E.A.’yı ambulansla hastaneye kaldırdı. Hastaneye kaldırılan E.A., yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken, olayla ilgili D.K. (19) ekipler tarafından yakalanarak cezaevine teslim edildi. Meydana gelen olayın aslı şüphelisi A.K. (51) ise olay yerinden kaçarken, firari şüpheliyi yakalamak için Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından özel ekip kuruldu. Kurulan ekip tarafından yapılan saha çalışmaları ve yaklaşık 575 saatlik kamera incelemeleri sonucu şüpheli A.K.’nin Mersin’e kaçtığı tespit edildi. Yapılan tespit üzerine ekipler Mersin’e giderek şüpheli şahsı yapılan operasyonla yakalayarak gözaltına alarak Kayseri’ye getirdi.
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak, 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır" dedi. Belçika Ekonomik Misyonu’nun ziyareti kapsamında İstanbul Ticaret Odası (İSO) ev sahipliğinde ‘Kadınların Ekonomik Katılımı ve İş Dünyasında Kadın Hakları Paneli’ düzenlendi. İSO’da yapılan panele Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Belçika heyeti ve çok sayıda davetli katıldı. Panelin açılış konuşmasını İSO Başkanı Bahçıvan yaptı. "Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor" Dünya ekonomisinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillendiğini söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün ele aldığımız konu, sadece kadınların iş hayatındaki temsiliyle sınırlı değildir. Bu mesele kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakacağımız ekonomik düzenle doğrudan ilgilidir. Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde ülkelerin gücü, sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla sınırlı kalmayacak. Asıl belirleyici olan insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve fırsatları toplumun tüm kesimlerine açma kabiliyeti olacak" dedi. "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor" Kadınların ekosistemdeki varlığının her geçen yıl daha da artığını ifade eden Bakan Göktaş, "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık. Kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Yükselen Kadınlar, Kendi İşim, Benim İzim’ programıyla girişimcilik desteklerini yerelden ulusala uzanan güçlü bir ekosisteme dönüştürüyoruz. Bugün ülkemiz, küresel ölçekte rekabet eden dinamik girişimcilik ekosistemiyle kadın girişimcilere güçlü üretim ve inovasyon fırsatları sunuyor. Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu başarı, kadınların bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır. Diğer yandan Türkiye’de kadınlar, yazılımdan yapay zekaya, savunma sanayiinden temiz teknolojilere, ileri üretimden dijitale kadar pek çok stratejik alanda başarı hikayeleri yazıyor. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti, ülkelerimiz arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni temaslara kapı aralıyor. Bugünkü panelin de bu temaslara stratejik bir boyut kazandıracağına inanıyorum. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kadınların iş dünyasında güçlenmesi, sadece ulusal politikalarla sınırlı kalamayacak kadar büyük bir meseledir. Türkiye olarak, kadınların üretimde, girişimcilikte, teknolojide ve liderlikte daha etkin yer almasını sağlayacak her ortak çabaya katkı sunmaya hazırız" şeklinde konuştu. "Çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" Çalışma hayatında kadının güçlenmesi, güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemeyeceğine değinen Belçika Kraliçesi Mathilde, "Belçika deneyimine dayanan üç düşüncemi sizlerle paylaşmama izin verin: Birincisi, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı; kapsayıcı ekonomik büyüme, inovasyon ve toplumsal direnç için bir ön koşuldur. Belçika’nın deneyimi, eşitliğin tesadüfen değil, bilinçli ve yapısal seçimlerle elde edildiğini göstermektedir. Geleceği şekillendirmek istiyorsak şimdi harekete geçmeliyiz. İlerleme, ücret şeffaflığı ve sosyal diyalog girişimleri ve ayrıca erişilebilir, yüksek kaliteli çocuk bakımına yönelik sürdürülebilir yatırımlar gerektirir. Aynı zamanda, eğitimde, mentorlukta ve mesleki ağlarda gerçek eşitlik, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek için gerekli olsa da bu yeterli değildir; buna ayrımcılık ve stereo tipleştirme gibi kalıcı engelleri ortadan kaldırma çabaları da eşlik etmelidir. İkincisi, çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ettiklerini belirten Kraliçe Mathilde, "Belçika, kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi aracılığıyla önleme, koruma ve hesap verebilirliği birleştiren entegre bir yaklaşım benimsemektedir. Mevzuatı; işverenler için önleyici yükümlülükler, gizli danışmanlık mekanizmaları, misillemelere karşı korumalı resmi şikayet prosedürleri, gayri resmi uyuşmazlık çözüm prosedürleri ve son olarak gerektiğinde iş müfettişlerine ve mahkemelere erişim gibi stratejiler sunar. Uygulamada, gizli ve gayri resmi mekanizmalar hayati bir rol oynamaktadır: Belçika’daki iş yeri vakalarının yüzde yetmişinden fazlası, sesini çıkarmakta tereddüt edebilecek mağdurlar için güvenli alanların önemini yansıtacak şekilde arabuluculuk veya gayri resmi prosedürler yoluyla çözülmektedir. Uluslararası düzeyde Belçika, iş yerinde şiddet veya tacizin önlenmesini güçlendiren ve mağdurları koruyan mekanizmaları güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu hedefleri teşvik ederek ve en iyi uygulamaları paylaşarak, dünya çapında daha güvenli ve daha kapsayıcı iş yerlerine doğru ilerleme kaydedeceğiz. Bu sadece kadınlara değil, bir bütün olarak topluma fayda sağlayacaktır. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Etkinlikte kadınların ekonomik yaşama tam katılımı, iş dünyasında fırsat eşitliği, girişimcilik ve kadın haklarının ekonomik alanda desteklenmesine ilişkin konular ele alındı.
Edirne Edirne’de koruyucu aile tanıtımı türküler eşliğinde yapıldı Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Anneler Günü kapsamında "Koruyucu Aile Tanıtım Programı ve Anne Türküleri Konseri" düzenlendi. Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Programda koruyucu aile hizmet modeli hakkında bilgiler verilirken, Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu tarafından seslendirilen anne türküleri dinleyicilere bazen neşeli, bazen ise duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlikte koruyucu aile sisteminin önemine dikkat çekilerek, toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Anneler Günü’ne özel hazırlanan konser programında seslendirilen türküler katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Programda konuşan Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, koruyucu ailenin önemine dikkat çekti. Koruyucu aile olarak bir cana dokunulduğunu belirten Tohumcu, "Bir yavrunun hayatına girmek ve hayatınıza bir yavrunun girmesi ve sofranızda hayatınızda bir can daha olması ve insan yetiştirmeye talip olmak. Dolayısıyla siz koruyucu aile olduğunuzda eviniz şenlendiği gibi bir yavrunun da gelişimine katkı sunup, onun hayatına dokunmuş olacaksınız. Koruyucu aile olduğu zaman kişinin mesela biz bir koruyucu ailenin yanına gittiğimizde o yavrunun o eve kattığı neşeyi gözlerimizle görüyoruz. O yavrunun mutluluğunu da görüyoruz" dedi. Koruyucu aile olma konusunda çağrıda bulunan Tohumcu, "Herkes koruyucu aile olmaya çalışsın. Gönülden buna destek versin. Eşine, dostuna, komşusuna anlatsın. Ben de koruyucu aile olabilir miyim diye bu sunumu, videoyu ve arkadaşları, misafirleri bu şekilde dinlesin. Dolayısıyla inşallah bu toplantılardan, bu tanıtımlardan sonra koruyucu aile sayımızın ilimizde de artmasını istiyoruz" dedi. Programa katılan koruyucu aileler Perihan Curacı ve İlknur Günay de hayatlarındaki değişiklikler ve yaşadıkları deneyimleri paylaştı. Katılımcılar, koruyucu aileleri dinlerken duygu dolu anlar yaşadı. Konuşmaların ardından Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu konser verdi.