EKONOMİ - 16 Nisan 2021 Cuma 14:49

Bakan Yardımcısı Işıkgece: "126 milyonluk üretimle tarımda en yüksek sınıra geldik"

A
A
A
Bakan Yardımcısı Işıkgece: "126 milyonluk üretimle tarımda en yüksek sınıra geldik"

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, "Toplamda 126 milyon tonluk bitkisel üretim artışıyla biz aslında toplamda Türkiye’nin bu zamana kadar yapmış olduğu en yüksek sınıra gelmiş olduk.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, "Toplamda 126 milyon tonluk bitkisel üretim artışıyla biz aslında toplamda Türkiye’nin bu zamana kadar yapmış olduğu en yüksek sınıra gelmiş olduk. Ülkemizde toplam 333 milyar TL’lik bir tarım hasılatı gerçekleşmiş oldu" dedi.


Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, bir dizi ziyaretler bulunmak üzere Çankırı’ geldi. İlk olarak Valiliği ziyaret eden Bakan Yardımcısı Işıkgece, Şeref Defterini imzaladı. Ardından Vali Abdullah Ayaz’dan kentin tarım ve hayvancılığı hakkında bilgiler aldı. Ardından Çankırı Belediyesi ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Bakan Yardımcısı Işıkgece, İl Tarım Müdürlüğünde düzenlenen suni tohumlama protokolü sera-çek dağıtım programında açıklamalarda bulundu.


Bakan Yardımcısı Işıkgece, "Sizlerin desteklerinizle bu hastalık zaman zarfında tarlamıza rahatlıkla ulaşabildiğimiz ekimimizi, dikimimizi yaptığımız ve sonuçlarını da gördüğümüz bir yıl geçirdik. Burada en önemli emek çok değerli çiftçilerimizin emeği. Bakanımız o zamanlar ’siz korkmayın ekin biz arkasındayız ürünlerin’ demişti. Aynen de bu şekilde oldu. 9 milyon ton bitkisel üretimde Türkiye çapında bir artış oldu. Toplamda 126 milyon tonluk bitkisel üretim artışıyla biz aslında toplamda Türkiye’nin bu zamana kadar yapmış olduğu en yüksek sınıra gelmiş olduk 126 milyon tonluk bitkisel üretimle. Bunların tamamında sizlerin emekleriniz sizin inancınız sizin bu konudaki duruşunuz oldu. Ülkemizde toplam tarım hasılatına baktığımızda 333 milyar TL’lik bir tarım hasılatı gerçekleşmiş oldu sizlerin de emeklerinizle. Bugün bu güzel şehrimizde çok önemli ürünlerimiz var ülkemize yeten. Ülkemizde son derece ağırlığı olan çeltik gibi kavun gibi tritikale gibi Türkiye çapında ilk 5’e girdiğimiz ürünlerimizi var. Ama gidecek çok mesafemiz var. Biz Tarım ve Orman Bakanlığı olarak bugün burada bu yeni başlayacağımız ve hatta yeni de başlattığımız projelerde hep bölgenin ihtiyacını dikkate alarak karar vermeye çalıştık" dedi.



"Boş alanları değerlendirdikçe ekonomimize katkısı da büyüyor"


Bakan Yardımcısı Işık Gece, "2021 yılında bitkisel üretimi geliştirmek ve meraları ıslah etmek için 1.2 milyon yerel katkı olmak üzere toplam 4.1 milyon liralık bir kaynağı da birleştirip bakanlığımızın 5.3 milyon liralık bir kaynakla 8 tane yeni projeyi yürürlüğe koymuş oluyoruz. Bunlardan bir tanesi 3 bin 800 dekar atıl boş nadas alanlarımıza kırmızı mercimek ekimi yaptırmak. Atıl boş nadas alanları deyince geçen sene pandemi döneminde bu tip projelerle Türkiye’ye toplam kazandırdığımız alan Hatay’ın toplam ekilebilir alanı kadar. Yani boş, kullanılmayan alanları değerlendirdikçe ekonomimize olan katkısı da çok daha büyüyor bunu görmüş olduk geçen sene yaptığımız projelerle. Yine bu projelere benzer bir proje yapmak için bu bölgede 3 bin 800 dekar alanda mercimek ekilişi gerçekleştirilecek. 15 bin 500 dekar alanda nohut ve buğdayda sertifikalı tohum kullanılmasını sağlayarak verim ve kalitede artış sağlayacağız. Yaklaşık bin 300 çiftçimize yüzde 75 hibe ile kırmızı mercimek, nohut ve yem bitkileri, çeltik tohumu temin edilerek toplamda 88 bin dönüm alanda ekimin yapılmasıyla ilgili başka bize göre çok çok önemli bölge için bir projemiz daha var. 132 ton nohut, 8 ton yonca, 9 ton mısır ve yem bezelyesi tohumlarımızı siz üreticilerimize dağıtmış olacağız" ifadelerine yer verdi.



"Bakanlık olarak yetiştiricilerimizin her zaman yanındayız"


Tarım ile birlikte hayvancılıkta da desteklerin süreceğini kaydeden Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece sözlerini şöyle sürdürdü:


"İlimizde sadece bitkisel üretim alanlarının değil aynı zamanda hayvancılığın da geliştirilmesi ile ilgili projelerimiz de var. Aslında 2020 yılında 15 ilde 15 milyon bütçeyle etçi ve kombine ırkların yaygınlaştırılması ile ilgili bir proje yapılmıştı. Bu projenin 29 ile daha yaygınlaştırılması sağlandı Bakanımızın takdirleriyle 2021 yılında. İçinde bulunduğumuz yıl da bu projenin içerisine Çankırı ilimiz de dahil oldu. Bu proje kapsamında da 3 milyon bütçe ile özellikle dezavantajlı bölgelerimizde büyük baş hayvanların ücretsiz suni tohumlama yapılması ile ilgi projemiz zaten başladı. Bu projemiz devam edecek. Bölgemizde özellikle bu proje ile etçi ve sığır kombine ırklarda ücretsiz suni tohumlama yapılmasının hastalıklar açısından da son derece önemli bir proje olduğunu düşünüyoruz. Hayvansal üretimin geliştirilmesi amacıyla Bakanlık olarak 4.1 milyon lira ilave bir bütçe ile 3 tane yeni projeye daha bölgenin ev sahipliği yapmasını sağlayacağız. Bunlardan bir tanesi arı ile ilgili. Kovan verilmesi arıcılıkta daha katma değer ürünlerin üretilmesi. Polen, propolis, güneş enerjisi sistemi, arıcı barınağı gibi ihtiyaçların bölgede karşılanması ile ilgili toplam 240 bin liralık hibe şeklinde olacak başka bir projemiz daha var. Ayrıca Akkaraman koyunu ırkımıza soy kütüğü projesine dahil ettik, kaydı tutulan anaç küçük başlarda 100 lira ve bu sürülerde koç ve teke alan yetiştiricilere de 500 lira destek verilmiş olacak. Bakanlık olarak yetiştiricilerimizin her zaman yanındayız."


Çiftçilerin projelere güvenmesini önemsediklerini ve ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını kaydeden Bakan Yardımcısı Işıkgece, hiç boş arazi kalmadan üretim yapmaya devam edeceklerini aktardı.


Yapılan dağıtım törenine Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Çankırı AK Parti İl Başkanı Av. Abdulkadir Çelik ve çiftçiler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’deki cinayetin şüphelisi özel ekip ve 575 saatlik kamera kaydı ile Mersin’de yakalandı Kayseri’de 29 Mart 2026 tarihinde meydana gelen cinayetin asli şüphelisi, kurulan özel ekibin 575 saatlik kamera kaydını izlemesi ile Mersin’de yakalandı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Yıldırım Beyazıt Mahallesi Hür Sokak’ta müstakil bir ikamette meydana gelen olayda, E.A., ismin öğrenilemeyen bir arkadaşıyla oturduğu sırada ikamete kimliği belirsiz şahıslar geldi. E.A. ile şahıslar arasında yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, E.A. tabancayla başından vurularak yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de olay yerindeki ilk müdahalenin ardından E.A.’yı ambulansla hastaneye kaldırdı. Hastaneye kaldırılan E.A., yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken, olayla ilgili D.K. (19) ekipler tarafından yakalanarak cezaevine teslim edildi. Meydana gelen olayın aslı şüphelisi A.K. (51) ise olay yerinden kaçarken, firari şüpheliyi yakalamak için Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından özel ekip kuruldu. Kurulan ekip tarafından yapılan saha çalışmaları ve yaklaşık 575 saatlik kamera incelemeleri sonucu şüpheli A.K.’nin Mersin’e kaçtığı tespit edildi. Yapılan tespit üzerine ekipler Mersin’e giderek şüpheli şahsı yapılan operasyonla yakalayarak gözaltına alarak Kayseri’ye getirdi.
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak, 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır" dedi. Belçika Ekonomik Misyonu’nun ziyareti kapsamında İstanbul Ticaret Odası (İSO) ev sahipliğinde ‘Kadınların Ekonomik Katılımı ve İş Dünyasında Kadın Hakları Paneli’ düzenlendi. İSO’da yapılan panele Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Belçika heyeti ve çok sayıda davetli katıldı. Panelin açılış konuşmasını İSO Başkanı Bahçıvan yaptı. "Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor" Dünya ekonomisinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillendiğini söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün ele aldığımız konu, sadece kadınların iş hayatındaki temsiliyle sınırlı değildir. Bu mesele kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakacağımız ekonomik düzenle doğrudan ilgilidir. Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde ülkelerin gücü, sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla sınırlı kalmayacak. Asıl belirleyici olan insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve fırsatları toplumun tüm kesimlerine açma kabiliyeti olacak" dedi. "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor" Kadınların ekosistemdeki varlığının her geçen yıl daha da artığını ifade eden Bakan Göktaş, "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık. Kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Yükselen Kadınlar, Kendi İşim, Benim İzim’ programıyla girişimcilik desteklerini yerelden ulusala uzanan güçlü bir ekosisteme dönüştürüyoruz. Bugün ülkemiz, küresel ölçekte rekabet eden dinamik girişimcilik ekosistemiyle kadın girişimcilere güçlü üretim ve inovasyon fırsatları sunuyor. Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu başarı, kadınların bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır. Diğer yandan Türkiye’de kadınlar, yazılımdan yapay zekaya, savunma sanayiinden temiz teknolojilere, ileri üretimden dijitale kadar pek çok stratejik alanda başarı hikayeleri yazıyor. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti, ülkelerimiz arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni temaslara kapı aralıyor. Bugünkü panelin de bu temaslara stratejik bir boyut kazandıracağına inanıyorum. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kadınların iş dünyasında güçlenmesi, sadece ulusal politikalarla sınırlı kalamayacak kadar büyük bir meseledir. Türkiye olarak, kadınların üretimde, girişimcilikte, teknolojide ve liderlikte daha etkin yer almasını sağlayacak her ortak çabaya katkı sunmaya hazırız" şeklinde konuştu. "Çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" Çalışma hayatında kadının güçlenmesi, güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemeyeceğine değinen Belçika Kraliçesi Mathilde, "Belçika deneyimine dayanan üç düşüncemi sizlerle paylaşmama izin verin: Birincisi, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı; kapsayıcı ekonomik büyüme, inovasyon ve toplumsal direnç için bir ön koşuldur. Belçika’nın deneyimi, eşitliğin tesadüfen değil, bilinçli ve yapısal seçimlerle elde edildiğini göstermektedir. Geleceği şekillendirmek istiyorsak şimdi harekete geçmeliyiz. İlerleme, ücret şeffaflığı ve sosyal diyalog girişimleri ve ayrıca erişilebilir, yüksek kaliteli çocuk bakımına yönelik sürdürülebilir yatırımlar gerektirir. Aynı zamanda, eğitimde, mentorlukta ve mesleki ağlarda gerçek eşitlik, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek için gerekli olsa da bu yeterli değildir; buna ayrımcılık ve stereo tipleştirme gibi kalıcı engelleri ortadan kaldırma çabaları da eşlik etmelidir. İkincisi, çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ettiklerini belirten Kraliçe Mathilde, "Belçika, kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi aracılığıyla önleme, koruma ve hesap verebilirliği birleştiren entegre bir yaklaşım benimsemektedir. Mevzuatı; işverenler için önleyici yükümlülükler, gizli danışmanlık mekanizmaları, misillemelere karşı korumalı resmi şikayet prosedürleri, gayri resmi uyuşmazlık çözüm prosedürleri ve son olarak gerektiğinde iş müfettişlerine ve mahkemelere erişim gibi stratejiler sunar. Uygulamada, gizli ve gayri resmi mekanizmalar hayati bir rol oynamaktadır: Belçika’daki iş yeri vakalarının yüzde yetmişinden fazlası, sesini çıkarmakta tereddüt edebilecek mağdurlar için güvenli alanların önemini yansıtacak şekilde arabuluculuk veya gayri resmi prosedürler yoluyla çözülmektedir. Uluslararası düzeyde Belçika, iş yerinde şiddet veya tacizin önlenmesini güçlendiren ve mağdurları koruyan mekanizmaları güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu hedefleri teşvik ederek ve en iyi uygulamaları paylaşarak, dünya çapında daha güvenli ve daha kapsayıcı iş yerlerine doğru ilerleme kaydedeceğiz. Bu sadece kadınlara değil, bir bütün olarak topluma fayda sağlayacaktır. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Etkinlikte kadınların ekonomik yaşama tam katılımı, iş dünyasında fırsat eşitliği, girişimcilik ve kadın haklarının ekonomik alanda desteklenmesine ilişkin konular ele alındı.
Edirne Edirne’de koruyucu aile tanıtımı türküler eşliğinde yapıldı Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Anneler Günü kapsamında "Koruyucu Aile Tanıtım Programı ve Anne Türküleri Konseri" düzenlendi. Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Programda koruyucu aile hizmet modeli hakkında bilgiler verilirken, Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu tarafından seslendirilen anne türküleri dinleyicilere bazen neşeli, bazen ise duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlikte koruyucu aile sisteminin önemine dikkat çekilerek, toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Anneler Günü’ne özel hazırlanan konser programında seslendirilen türküler katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Programda konuşan Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, koruyucu ailenin önemine dikkat çekti. Koruyucu aile olarak bir cana dokunulduğunu belirten Tohumcu, "Bir yavrunun hayatına girmek ve hayatınıza bir yavrunun girmesi ve sofranızda hayatınızda bir can daha olması ve insan yetiştirmeye talip olmak. Dolayısıyla siz koruyucu aile olduğunuzda eviniz şenlendiği gibi bir yavrunun da gelişimine katkı sunup, onun hayatına dokunmuş olacaksınız. Koruyucu aile olduğu zaman kişinin mesela biz bir koruyucu ailenin yanına gittiğimizde o yavrunun o eve kattığı neşeyi gözlerimizle görüyoruz. O yavrunun mutluluğunu da görüyoruz" dedi. Koruyucu aile olma konusunda çağrıda bulunan Tohumcu, "Herkes koruyucu aile olmaya çalışsın. Gönülden buna destek versin. Eşine, dostuna, komşusuna anlatsın. Ben de koruyucu aile olabilir miyim diye bu sunumu, videoyu ve arkadaşları, misafirleri bu şekilde dinlesin. Dolayısıyla inşallah bu toplantılardan, bu tanıtımlardan sonra koruyucu aile sayımızın ilimizde de artmasını istiyoruz" dedi. Programa katılan koruyucu aileler Perihan Curacı ve İlknur Günay de hayatlarındaki değişiklikler ve yaşadıkları deneyimleri paylaştı. Katılımcılar, koruyucu aileleri dinlerken duygu dolu anlar yaşadı. Konuşmaların ardından Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu konser verdi.