SAĞLIK - 23 Aralık 2022 Cuma 09:31

Dünyanın en saf tuzları arasında: Çankırı kaya tuzu hiçbir ağır metal barındırmıyor

A
A
A
Dünyanın en saf tuzları arasında: Çankırı kaya tuzu hiçbir ağır metal barındırmıyor

Yapılan akademik araştırmada dünyadaki en saf tuzlarından birisi olduğu ortaya çıkan Çankırı kaya tuzu, hiçbir ağır metal barındırmaması sebebiyle en sağlıklı tuzlar arasında yer alıyor.

Yapılan akademik araştırmada dünyadaki en saf tuzlarından birisi olduğu ortaya çıkan Çankırı kaya tuzu, hiçbir ağır metal barındırmaması sebebiyle en sağlıklı tuzlar arasında yer alıyor. Çankırı’da her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği, Hititler döneminden Yer Altı Tuz Şehri ise adeta tuz terapisi görevi görüyor.


Çankırı, barındırdığı madenlerle Türkiye’nin en önemli tuz üretim merkezlerinin başında geliyor. Saflığıyla adından bahsettiren Çankırı tuzu, dünyadaki ağır metal barındırmayan sayılı tuzlar arasında yer alması ile dikkat çekiyor. Çankırı Karatekin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun tarafından farklı ülkelerdeki tuzlarla yapılan karşılaştırmada Çankırı tuzunun dünyadaki en saf tuzlar arasında aldığı ve hiçbir ağır metal bulundurmadığı tespit edildi. Saflığı ile gündeme gelen Çankırı’da, geçmişi Hititler dönemine dayanan Çankırı Yer Altı Tuz Şehri de dikkat çekmeye başladı. Yerin 150 metre altında, 18 dönüm büyüklüğe sahip Tuz Şehri, vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye başladı. İçerisinde barındırdığı mikronlar sayesinde sağlık terapisi görevi gören Tuz Şehri’ni son bir yılda 700 binden fazla kişi ziyaret etti.



“Çankırı tuzunda sağlığa zararlı hiçbir bileşeni tespit edemedik”


Çankırı tuzuyla ilgili yaptığı araştırmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, “Çankırı Türkiye için çok önemli bir tuz merkezi. Ülkemizde bulunan birkaç tuz madeninden 5-6 tanesi Çankırı’da bulunuyor. İki tane tuz fabrikamız bulunuyor. Tuz Çankırı için önemli. Çankırı Karatekin Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Görevlisi olarak ben, Çankırı tuzunun özelliklerini keşfedip bunu dünya tuzlarıyla mukayese etmek istedim. Bu amaçla, onlarca farklı yurt dışı kaynaklarından tuzları temin ettik. Bu tuzların hepsinde elementer analizler yaptık. Hacettepe Üniversitesi’nin yapmış olduğu cilt irritasyon testi sonucunda ise cilt tahrişine (yüzde 0) neden olmadığı kanıtlanmıştır. Yaptığımız araştırmalara göre birçok tuzda ağır metal, mikroplastik, radyoaktif maddeler keşfettik. Ancak, Çankırı tuzunda sağlığa zararlı hiçbir bileşeni tespit edemedik. Çankırı tuzu saf bir tuz. Hiçbir tuz mineral içermez. İhtiyaç duyduğumuz mineraller hem miktar hem çeşitlilik bakımından hiçbir tuzda bulunmamaktadır. Tuzun kalite kriteri saflığıdır. Antibakteriyel özelliğine sahip kaya tuzunun farklı bakteri türlerine karşı yüzde 99,5 oranında etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanı sıra vücutta biriken toksin mineralleri ve indirgenmiş diğer tuzları atmaya da yardımcı olmaktadır. Çankırı tuzu sağlığa zararlı bileşen içermemesi ve yüksek saflık seviyesinde olması sebebiyle önem taşımaktadır. Günümüzde tuzdan üretilen kumaşların yapısı incelendiğinde tek katlı kumaşlara göre yüzde 35 daha az toz tutma, çift katlı kumaşlara göre ise yüzde 80 daha az toz tutma oranına sahip olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı şekilde son zamanlarda kullanımı artan tuz lambalarında da kaya tuzunun kullandığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.



‘Çankırı büyük bir tuz madenine sahip olmasıyla tuz terapisi yapılabilen turistik bir tesis olabilir’


Çankırı tuz şehrinin sağladığı faydalarla önemli bir tuz terapi merkezi olabileceğini kaydeden Ercoşkun, “Tuz terapisi son yıllarda büyük önem taşımaktadır. Özellikle akciğer hastalıkları, astım ve sigara tüketimine bağlı olarak ciğerlerin kirlenmesine karşılık birçok ülkede tuz madeni terapileri gerçekleştirilmektedir. Tuz madeninde nefes alıp verirken mikron parçacıkları hava ile birlikte ciğerlerimize girmekte ve temas ettikleri bölgede suyu çekerek o bölgenin yıkanmasını sağlamaktadır. Daha sonra öksürerek biz o pislikleri ciğerlerimizden atabiliyoruz. Bu faaliyetin etkin olarak gerçekleşebilmesi için tuz mağarasında bir takım egzersizler yaparak ciğerlerimize daha faza hava girmesini sağlamalıyız. Bu tip uygulamalar dünyanın birçok yerinde var. Polonya’da 2, Ukrayna’da 1 madende, Pakistan’da 1 madende, Nahcivan’da 1 madende gerçekleştiriliyor. Ama ülkemizde tuz terapisi yapılabilen bir turistik tesis bulunmuyor. Bu anlamda Çankırı büyük bir tuz madenine sahip olması sebebiyle önem arz ediyor” dedi.



“Çankırı Yer Altı Tuz Şehri, Çankırı turizminin lokomotifi”


Çankırı Yer Altı Tuz Mağarasında yürütülen çalışmalarla ilgili gazetecilere bilgi veren Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ise son 3 yılda yaptıkları çalışmalar sayesinde vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye başlayan Tuz Şehri’nin sağlık turizmine de katkı sağlayacağını söyledi. Çankırı yer Altı Turizmi’nin Türkiye turizmine katkı sağlaması için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Esen, “Çankırı Kaya Tuzu Mağarasına artık biz Çankırı Yer Altı Tuz Şehri diyoruz. Hititler döneminde kalma bir işletme. Akabinde Fransızlar, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde de Tekel’e devredilen bir işletme. 2003 yılında Çankırı Belediyesi’ne devredildi. Ben göreve geldiğimden beri de elimden gelen gayreti gösteriyorum. 18 dönüm kapalı alanda, yerin 150 metre altındayız. Bulunduğumuz zeminin 200 metre altına kadar tuz madeni ile dolu. Anadolu’nun tam ortasındayız. Alternatif turizm anlamında Çankırımıza, ülkemize ve dün yaya kazandırmak istediğimiz bir bölge. Burası alternatif turizm anlamında dünyadaki en bakir alanlardan bir tanesi. Çankırı, ilçeleri, köyleriyle alternatif turizm anlamında gezilmesi, görülmesi gereken bir yer. Çankırı turizminin lokomotifi ise Çankırı Yer Altı Tuz Şehri” dedi.



“Bu yıl festivalle beraber ziyaretçi sayısı 700 bini geçti”


Düzenlenen festival ve organizasyonlarla Tuz Mağarası’nın binlerce insana tanıtıldığını aktaran Esen, “2019’da yaklaşık 150 bin, 2020 yılında 200 bin, bu yıl düzenlediğimiz festival haricindeki ziyaretçi sayısı 300 bine yaklaştı. Göreve geldiğimizde hedefimiz 1 milyon ziyaretçiye ulaşmaktı. Biz bunu 5 yılda yakalayacağız. Ağustos ayında Uluslararası Tuz Fest adı altında bir festival düzenledik. O festivalde burası ziyaretçi akınına uğradı. 3 günlük sürede 500 bin ziyaretçi ağırladık. Yemek yarışması düzenledik, 120 uluslararası aşçı başı katıldı. Yöresel ürünlerimizin tanıtımı anlamında da girişimlerimiz çerçevesinde mağaramızı görmeyen bir sürü ziyaretçi geldi. Hayranlık içerisinde gezdiler. Seneye inanıyorum ki düzenleyeceğimiz festivalde 1 milyon ziyaretçi çekeceğiz. Bu katlanarak gidiyor. Biz burada zaman zaman çalışmalar, imalatlar yapıyoruz. Bu sebeple bir dönem kapalı olmasına rağmen mükemmel talep vardı. Tur şirketleriyle de daha görüşmedik. Onların da talepleri var. ‘Acele etmeyin, hazır değiliz’ dedik. Bu yıl festivalle beraber ziyaretçi sayısı 700 bini geçti” diye konuştu.



“Burayı sağlık turizmine de açacağız”


Çankırı Yer Altı Tuz Şehri’nin sağlık için önemli bir alan olduğunu ifade eden Esen, “Milli Boks Takımımız, Küba Milli Takımı ile birlikte burada antrenman yaptı. Antrenmana başladıkları ve bitirdikleri kamp sürecindeki gelişmeyi bize rapor halinde sundular. İnşallah burayı sağlık turizmine de açacağız. Güzel etkinlikler yapacağız. Turizm anlamında Çankırı’nın yanı sıra, Türkiye’nin de turizmine çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da eğitimde gelecek vizyonu Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen "Maarifin İzinde, Köklerden Geleceğe: Sürdürülebilir STEM Öğretmen Çalıştayı", geniş bir katılımla kapılarını açtı. Bilim, teknoloji ve sürdürülebilirliği eğitimin merkezine alan çalıştayda, öğretmenler dört gün boyunca geleceğin eğitim modellerini şekillendirecek. Muğla’da eğitimde yenilikçi rüzgarlar esmeye devam ediyor. Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "Sürdürülebilir STEM Öğretmen Çalıştayı"; Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürlüğü STEM Koordinatörü Tunç Erdal Akdur ve çok sayıda öğretmenin katılımıyla start aldı. Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) yaklaşımının modern eğitim sistemindeki kritik rolüne değindi. Çay, bu yaklaşımın sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda öğrencilerin problem çözme ve yenilikçi düşünme yetilerini de geliştirdiğini belirterek şunları söyledi: "STEM yaklaşımı; yenilikçi düşünme becerilerini güçlendiren, üretim odaklı ve geleceğe yön veren bir eğitim anlayışı sunuyor. Öğretmenlerimizin, alanında yetkin akademisyenlerin katkılarıyla dört gün boyunca zengin ve nitelikli kazanımlar elde edeceğine olan inancım tamdır. Bu buluşma, Muğla’nın eğitim kalitesini bir üst seviyeye taşıyacaktır." Bakanlık ve akademi dünyasından önemli isimlerin rehberliğinde gerçekleştirilecek olan çalıştayda, öğretmenler teorik bilgileri pratiğe dökme imkanı bulacak. Program boyunca; sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda eğitim materyalleri geliştirme, disiplinlerarası çalışma becerileri ve yeni nesil teknolojik uygulamalar üzerine yoğunlaşılacak.
İstanbul Çiğ süt üretimi 21 milyon 379 bin 88 ton oldu Çiğ süt üretimi, 2025 yılında yüzde 4,9 azalarak 21 milyon 379 bin 88 ton oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Çiğ Süt Üretim İstatistikleri’ni açıkladı. Çiğ süt üretim istatistikleri Tarımsal İşletmelerde Hayvansal Üretim Araştırması’ndan elde ediliyor. Buna göre, 2024 yılında 22 milyon 487 bin 757 ton olan çiğ süt üretim tahmini, 2025 yılında yüzde 4,9 azalarak 21 milyon 379 bin 88 ton oldu. Bir önceki yıla göre inek sütü üretimi yüzde 4,0, manda sütü üretimi yüzde 33,0, koyun sütü üretimi yüzde 11,9 ve keçi sütü üretimi yüzde 29,8 azaldı. Çiğ süt üretiminin 2025 yılında yüzde 94,5’ini inek sütü, yüzde 3,7’sini koyun sütü, yüzde 1,6’sını keçi sütü ve yüzde 0,2’sini manda sütü oluşturdu. Tarımsal işletmeler tarafından 2025 yılında üretilen çiğ sütün yüzde 60,9’u süt toplama merkezlerine ve süt işleme tesislerine (süt fabrikaları, mandıralar vb.), yüzde 17,1’i ise doğrudan tüketiciye veya sokak sütçüsü, tüccar, pastane, dondurmacı vb. yerlere satıldı. Üretilen çiğ sütün yüzde 14,1’i "hanehalkı" niteliğindeki tarımsal işletmeler tarafından süt ürünü üretmek için kullanıldı. Sağıldıktan sonra hayvan besleme amacıyla kullanılan çiğ süt oranı yüzde 4,8, hanede tüketilen ve ücretsiz olarak verilen çiğ süt oranı yüzde 1’dir. Üretim ve işleme sürecinde meydana gelen kayıplar (bozulma vb.) toplam üretimin yüzde 0,1’ini oluşturuyor. Kullanım alanı bilinmeyen çiğ süt oranı ise yüzde 2.
Bilecik Çocuk Senfoni Orkestrası’nın konseri ayakta alkışlandı Tepebaşı Belediyesi Çocuk Senfoni Orkestrası ile Bilecik Belediyesi Sanat Akademisi Korosu birlikteliğinde verilen konser, izleyenler tarafından ayakta alkışlandı. Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen konseri, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, başkan yardımcıları, birim müdürleri ve çok sayıda vatandaş takip etti. Büyük bir beğeniyle izlenen konser sonunda, Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Şef Serhan Gencer, eğitmenler ve koro üyelerine çiçek takdim etti. ‘’Bu güzel konserin ardında büyük bir emek ve özveri var’’ Konser sonunda konuşan Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, ‘’İyi ki çocuklarımızla bu anlamlı etkinlikte buluştuk’’ ifadelerini kullanarak, ‘’Bu güzel emeğin ve konserin arka planında büyük bir çalışma ve özveri var. Ahmet Başkanımıza böyle bir projede yer almak istedik. Kendisi büyük bir memnuniyetle karşıladı. Üç yıl önce bu anlamlı koroda bir araya gelen çocuklar şimdi büyüdü. Geleneksel olarak çocuklarımız için 23 Nisan bayramında bu konseri düzenlemek istedik. Kardeş belediye protokollerimizi de imzalamıştık. Bizim için kardeş belediyecilik sadece kağıt üzerindeki bir anlaşma değil bu tür güzel etkinliklerde bir araya gelmektir. Ahmet Başkanımızın bizde emeği çok. Her zaman arkamızda desteğini hissediyoruz. Bizim koromuzdaki çocuklarımızla Tepebaşı Belediyesi’ndeki çocuklarımızı bir konserde buluşturmak istedik. Sağ olsunlar eğitmenlerimiz de kabul etti. Burada çok ciddi bir emek var. Ben burada hem belediye başkanı hem de bir anne olarak bulunuyorum. Öylesine güzel öylesine büyük bir emek var ki bizlere mutluluk veriyor. İyi ki Tepebaşı Belediyesi var. Atatürk çocuklarına kocaman bir alkış istiyorum’’ ifadelerini kullandı. Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise ‘’Çocuklarımız imkan verdikçe bu şekilde güzel bir tablo oluşuyor. Bu çocuklarımız gerçekten bizlerin yüz akı. Bilecik ile Eskişehir ve Tepebaşı’nın çok büyük bir kardeşliği var. Gerçekten çok büyük bir emeğin varlığı burada görünüyor. Bugün Türkiye’de zannetmiyorum başka bir belediyede böyle bir çalışma var. Bilecik’te de böyle bir çalışmanın olmasını ısrarla söylüyorum’’ ifadelerini kullandı.
İstanbul Küçükçekmece’de mayıs ayında kültür ve sanat şöleni Küçükçekmece Belediyesi, baharın enerjisini kültür ve sanatla buluşturarak, mayıs ayında birbirinden nitelikli etkinlikleri sanatseverlerle buluşturuyor. Tiyatrodan konsere, söyleşiden atölyelere uzanan program, her yaştan vatandaşa hitap eden içerikleriyle dikkat çekiyor. Ay boyunca özellikle sahne sanatlarında güçlü ve nitelikli programlar öne çıkıyor. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun dikkat çeken oyunu Muallak ve Franz Kafka’nın unutulmaz eseri Dönüşüm gibi önemli yapımlar sanatseverlerle buluşurken, usta oyuncu Şener Şen’in başrol oynadığı Zengin Mutfağı, ünlü oyuncular Melek Baykal ve Mehmet Atay’ın başrollerini paylaştığı Konken Partisi, Sefiller ve Hadi Öldürsene Canikom gibi klasik ve çağdaş eserler de sahnede yerini alıyor. Müzik alanında da mayıs ayı oldukça zengin bir içerik sunuyor. Oda müziği konserlerinin yanı sıra Türk müziğinin seçkin eserlerinin yer aldığı konserler, Anneler Günü özel konseri sanatseverlere geniş bir yelpazede müzik ziyafeti sunuyor. Belediye bünyesinde çalışmalarını sürdüren Küçükçekmece Film Ofisi’nin katkılarıyla düzenlenen söyleşi ve atölyeler de programın dikkat çeken başlıkları arasında. Ünlü oyuncuların katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşilerin yanı sıra "Bir Film Nasıl Okunur?" atölyesi sinemaya ilgi duyan gençlere önemli bir perspektif kazandırmayı hedefliyor. Mayıs programında kültürel derinliği yüksek içerikleriyle öne çıkan programlar da yer alıyor. "Çekmecemde Kitap Var" söyleşileri bu ay Akademisyen Anne Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ı konuk ederken, Sunay Akın’da 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı ruhuna uygun "Cumhuriyet’e Giden Yol" gösterisiyle Küçükçekmece sahnesinde izleyiciyle buluşacak. Başkan Çebi’den kültür-sanat programlarına davet Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, kültür ve sanatın kenti zenginleştiren en önemli değerlerden biri olduğuna dikkat çekerek, "Küçükçekmece’de Mayıs ayı, yalnızca bir etkinlik takvimi olmanın ötesine geçerek sanatın her dalından nitelikli üretimlerin bir araya geldiği; kentin kültürel hayatını zenginleştiren ve sanatseverlerle buluşan kapsamlı bir sanat şölenine dönüşüyor. Tüm komşularımı ve sanatseverleri etkinliklerimize davet ediyorum" diye konuştu. Mayıs ayı kültür sanat kitapçığına Küçükçekmece Belediyesi sosyal medya hesaplarından ve web sayfasından erişim sağlayabilirsiniz.