TEKNOLOJİ - 20 Mart 2025 Perşembe 12:43

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır:

A
A
A
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır:

Çankırı Karatekin Üniversitesi Teknokent açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Hedefimiz 2030 yılına kadar bu topraklardan 100 Turcorn’un çıkması ve ülkemizde 100 bin teknoloji girişiminin yeşermesidir. Bu iddialı hedeflere hızla ulaşma potansiyeline ve kabiliyetine sahibiz" dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ziyaretlerde bulunmak ve bir dizi programa katılmak için Çankırı’ya geldi. Bakan Kacır’ın Çankırı’daki ilk durağı Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) oldu. Çankırı Karatekin Üniversitesi bünyesinde hizmet vermeye başlayan Teknokent açılışını Bakan Kacır gerçekleştirdi. Açılış törenine Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, MHP Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, ÇAKÜ Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, İl Emniyet Müdürü Aytekin Canıtez, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Gülden Mat Şakir, kent protokolü, davetliler, akademisyenler ve yatırımcılar katıldı. Törende konuşan Rektör Harun Çiftçi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a desteklerinden ötürü teşekkür etti.



"Güncel değerle 7,2 milyar lira finansmanı girişim ekosistemine kazandırdık"


Dünyanın tarihindeki en güçlü dönüşümlerden birinin eşiğinde olduğunu ifade eden Bakan Kacır ise, "Teknolojik devrim, sosyal yaşamdan iş dünyasına, üretim süreçlerinden tüketici beklentilerine kadar her alanı kökten şekillendiriyor. Yeni düzende, ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasında özgün ve yenilikçi çözümler geliştirme yetkinliği belirleyici bir rol üstleniyor. Bu anlayışla, son 22 yılda adeta sıfırdan başlayarak dev bir Ar-Ge ve inovasyon altyapısı inşa ettik. Yenilikçi fikirlerin ürün ve hizmetlere dönüştüğü teknoparklarımızın sayısını 2’den 105’e, teknoparklarımızda Ar-Ge ve inovasyon üzerine çalışmalar yapan girişimlerimizin sayısını 56’dan 11 bin 500’ün üzerine çıkardık. Kuluçka aşamasındaki girişimlerin pazara açılma ve ölçeklenme sürecinde ihtiyaçlarına cevap veren teknoloji geliştirme merkezlerimizin sayısı 31’e ulaştı. Sayıları bin 600’ü aşan Ar-Ge ve tasarım merkezleriyle de firmalarımızın Ar-Ge ve inovasyonu özümseyerek, katma değer odaklı ürün ve hizmetler sunmalarını destekliyoruz. Kuşkusuz, girişimlerin can suyu niteliğindeki finansmana erişimini kolaylaştırmak, girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir büyümesini ve inovasyon kapasitesini artırmasını sağlamak açısından oluşturduğumuz altyapılar kadar kritik bir öneme sahiptir. Devreye aldığımız fonların fonu ve eş finansman modelleriyle, toplamda 4,1 milyar liralık kamu kaynağını girişimlerimize yönlendirdik. Sağladığımız finansmanın oluşturduğu çarpan etkisiyle, girişimlerimiz için 88 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik. Ar-Ge teşviklerimizden en üst düzeyde faydalanan Ar-Ge ve tasarım merkezleri ve teknopark firmalarının yararlandıkları teşviklerin bir kısmını girişimlere yönlendirmelerini zorunlu kılan mevzuat düzenlemelerini yürürlüğe koyduk. Bu adım neticesinde bugüne kadar, güncel değerle 7,2 milyar lira finansmanı girişim ekosistemine kazandırdık" dedi.



"Hedefimiz 2030’a kadar ülkemizde 100 bin teknoloji girişiminin yeşermesidir"


Girişimcilik destek modelinin meyvelerini almaya başladıklarını ifade eden Kacır, "Teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerinin girişimlere dönüşmesini destekleyen TÜBİTAK Bigg programıyla 2 bin 490 teknoloji girişiminin kurulmasına öncülük ettik. 2018’den bu yana düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerle milyonlarca gencimizi ülkemizin teknoloji üretme ve geliştirme serüvenine dahil ettik. 22 yıl boyunca, adım adım inşa ettiğimiz özgün ve kapsamlı girişimcilik destek modelinin meyvelerini de son yıllarda almaya başladık. Teknoloji girişimciliği ekosistemlerinin küresel ölçekteki başarısını en iyi yansıtan göstergelerden biri, bu ekosistemden çıkıp milyar dolar değerlemeyi aşarak ’unicorn’ statüsüne ulaşan girişimlerin sayısıdır. Pandemi öncesi dönemde tek bir ’unicorn’u olmayan bir ülkeyken, bugün 7 ’unicorn’umuz, bizim deyimimizle 7 Turcorn’umuz var.7 Turcorn’umuzun 6’sının Bakanlığımız destekleriyle bu başarıyı yakalamış olması, oluşturduğumuz hedef odaklı destek mekanizmalarının başarısını ve girişimcilik politikalarımızın istikametinin doğru yönde olduğunu teyit ediyor. Hedefimiz 2030 yılına kadar bu topraklardan 100 Turcorn’un çıkması ve ülkemizde 100 bin teknoloji girişiminin yeşermesidir. Bu iddialı hedeflere hızla ulaşma potansiyeline ve kabiliyetine sahibiz. Yeter ki teknoloji girişimciliğinde elde ettiğimiz yüksek dinamizmi geleceğe taşıyalım. Nitelikli insan kaynağı planlamasıyla, girişimci dostu projelerle yurdumuzun dört bir yanında girişimcilerin fikirlerini gerçekleştirmesini mümkün kılacak adımları atalım. Bu doğrultuda, erken aşamayı başarıyla geride bırakan ve yüksek büyüme potansiyeli taşıyan teknoloji girişimlerinin daha hızlı ölçeklenmesini ve küresel pazarlara açılmasını desteklemek amacıyla Turcorn 100 Programı’nı hayata geçirdik. Terminal İstanbul projesiyle, uzun yıllar boyunca İstanbul’un ve ülkemizin dünyaya açılan kapısı olarak hizmet veren Atatürk Havalimanı’nın terminal binalarını dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. Teknoloji alanında yetkin profesyonellerin ve yenilikçi girişimlerin başarı yolculuklarını ülkemizde sürdürmeleri için kapsamlı bir destek paketi sunan Türkiye Tech Visa Programı’nı devreye aldık. Elbette teknoloji girişimciliğinin sağladığı ekonomik değerin ülke sathında hissedilmesini mümkün kılacak adımların atılması temel önceliğimiz" diye konuştu.



"Çankırı Karatekin Üniversitesiyle şehrimiz bir eğitim üssü kimliğine kavuştu"


Teknoparkların önemine değinen Kacır, "Ülkemizde Ar-Ge ve inovasyon kültürünün gelişmesinde öncü role sahip teknoparklarımız son 22 yılda kazandırdığımız eser ve hizmetlerle çehresi değişen şehirlerimizde yenilikçi fikirlerin hayat bulması için güçlü bir zemin de oluşturdu. Tarihiyle, eşsiz tabii güzellikleriyle ve zengin kültürel mirasıyla; Orta Anadolu’nun yıldızı Çankırı da bu şehirlerimizden bir tanesi. 2007’de kurulan ve bugün 17 binden fazla öğrencinin eğitim gördüğü Çankırı Karatekin Üniversitesiyle şehrimiz bir eğitim üssü kimliğine kavuştu. Geçtiğimiz 22 yılda, sayıları 1’den 6’ya yükselen ve bugün 80’e yakın firmaya ev sahipliği yapan OSB’leriyle ve yüksek üretim gücüyle Türkiye’nin sanayi haritasında önemli bir yer edindi. Aynı zamanda yüksek teknoloji üretimi ve girişimcilikte marka şehirlerimizden başkentimiz Ankara’ya coğrafi yakınlığı, yenilikçi iş fikirlerini Çankırı’da yeşertmek isteyen girişimcilere pazara ve finansmana erişim noktasında önemli bir avantaj sunuyor. Şehrimizin teknoloji girişimciliğinde sahip olduğu önemli potansiyeli harekete geçirmek üzere Çankırı Teknokent’i kurduk. Bugün, katma değerli ve teknoloji odaklı kalkınmamızda değerli bir adım olan Çankırı Teknokent’in açılışını gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda teknoparkımızın hizmet binasını devreye alıyoruz. Ofis alanlarının yanı sıra kuluçka merkezi ve prototip atölyelerini de bünyesinde barındıran hizmet binası için; Bakanlık olarak güncel fiyatlarla 222 milyon lira destek sağladık. Hizmet binamızın kısa sürede yüzde 80’in üzerinde doluluk oranı yakalamış olması, şehrimizde teknoloji girişimciliğine yüksek ilginin ve teknoparkımızın da yenilikçi iş fikirlerini hayata geçirmede önemli bir platform sunduğunun somut bir göstergesidir" şeklinde konuştu.



"Refah seviyesi yüksek bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz"


Tüm şehirlerin teknolojik odaklı kalkınma yolculuğuna dahil edilmeye çalışıldığını ifade eden Bakan Kacır, "Girişimlerimize çok yönlü hizmetler sunacak GO Girişim Ofislerimizin ilkini Ankara’da açtık. Önümüzdeki dönemde 81 ilimizin tamamında açacağımız 100 yeni girişim ofisiyle, girişimcilerin potansiyel müşterilerine, iş dünyası ve yatırım fırsatlarına daha yakından erişimini mümkün kılacağız. Girişimcilerimizin ortak çözümler üretmelerini teşvik ederken, farklı şehirlerdeki mentorlara, uzmanlara ve potansiyel müşterilere erişimlerini kolaylaştıracağız. Teknoloji girişimciliği dostu adımlarımızın devamı şüphesiz gelecek. Türkiye Yüzyılı’nda, teknolojide rekabet gücü ve refah seviyesi yüksek bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Milli Teknoloji Hamlesi yalnızca bir strateji ve vizyon değil, bu milletin ortak ve mutlak bir hedefte buluşma hikayesidir" ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından Bakan Kacır, açılışı gerçekleştirilen Teknokent’te incelemelerde bulunarak yatırımcılar ve akademisyenlerden bilgiler aldı.



Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Necla Güngör Kıragası: "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre maçının ardından yaptığı açıklamada "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" dedi. 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup 4. hafta maçında A Milli Kadın Futbol Takımı, İsviçre ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldıklarını belirterek, "İlk maça baktığımız zaman istatistik anlamında orada çok daha iyi verilere sahibiz ama maçı analiz ettiğimizde gördük ki oyuncularımızı daha ekonomik kullanmak zorundayız. Ekonomiden kastımız ne? Karşımızdaki rakip Dünya Kupası’na katılmış, Avrupa Kupası’na katılmış, FIFA sıralamasında 23. sırada ve atletik performans anlamında da bizim çok üstümüzde bir takım. O zaman iki devreyi farklı oynamamız gerektiğini fark ettik ve ilk devreyi oyunu tutan oyuncularla daha sağlam bir savunma yapısıyla sahaya çıkıp ikinci yarıda hücum özelliklerini daha baskın kullanabileceğimiz oyuncuları yine daha ekonomik kullanacağımız şekilde sahaya sürdük. Son bölümde de zaten oyunda arkayı beşleyip en azından skoru korumak istedik ki çünkü çok fazla üstümüze gelmeye başlamışlardı. Böylelikle tarihte kadın milli takımları olarak bu üst seviyede A ligi takımı olarak nitelendirdiğimiz İsviçre’ye karşı da ilk defa bir puan aldık. Sinop halkına gelecek olursak da mahcup olmadığımız için çok mutluyum, çok gururluyum. En azından bir puan aldık. Çünkü bu seyircinin karşısında yenilseydik, gerçekten çok üzülecektik. Bütün oyuncularım da zaten bu hissiyatla çıktılar. Bugün çok kıymetlidir. Kadın milli takımı açısından spor bakanımız buradaydı. Hem stadın açılışını yaptı ki hayırlı olsun Sinop halkına. Aynı zamanda federasyon başkanımız, asbaşkanımız buradaydı, yönetim kurulu üyelerimiz buradaydı. Bizi desteklediler. Bize inanılmaz olan inançlarını hissettirdiler. O yüzden de kadın milli takımı açısından da çok kıymetli bir geceye şahitlik etmiş olduk. Biz kesinlikle Anadolu’da oynamayı çok seviyoruz. Kadın milli takım olarak Anadolu’da hangi şehrimize gidersek gitsin halkın o ilgisini, yerel yönetimin o ilgisini görmek bizim için inanılmaz önemli bir şey. Çünkü biz çok gelişmekte olan bir takımız ve bizim desteğe çok ciddi anlamda ihtiyacımız var. Anadolu’da gidip oradaki insanlara kadın futbolunun farkındalığını göstermek emin olun Sinop şehrinde bundan sonra bir tane daha takım açılacak. Onlarca kız çocuğu da futbola başlayacak. Bizim en önemli özelliklerimizden ve en büyük isteklerimizden bir tanesi de zaten bu. Kız çocuklarını futbola yakınlaştırmak, kız çocuklarının futbola başlamasını sağlamak. O yüzden çok kıymetli görüyoruz ki yönetimimize çok ciddi destek oluyor ki onların desteğiyle zaten Sinop şehrimize geldik. Umarım bundan sonra da bunun devamı gelir" diye konuştu. Navarro: "Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı" İsviçre Kadın Milli Takımı Teknik Direktörü Rafel Navarro ise, "Aslında maçın başında kontrol bizdeydi. Türkiye bir gol buldu. Biz daha iyi oynadık. Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı. Maçın kontrolü bizdeydi. Daha çok gol atabilirdik. Fakat Türk takımının hareketlenmesiyle birlikte daha fazla defans yapmak zorunda kaldık ama sonuçta Türk takımının başarısının küçümsememek gerekiyor" dedi.
Bursa Köy Enstitüleri’nin 86. yılında Aydınlanma Onur Ödülü sahibini buldu Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin (YKKED), Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen ödül töreninde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz" dedi. Anadolu’nun makus tarihini değiştiren Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Aydınlanma Onur Ödül Töreni ile kutlandı. Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen ve bu yıl Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen törende, Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Aydınlanma Onur Ödülü’nü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, YKKED Genel Başkanı Prof. Dr. Ethem Duygulu ve YKKED Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü’nün elinden aldı. Düzenlenen törende Hasan Ali Yücel Mandolin Orkestrası konser verirken, YKKED Bursa Şubesi Halk Oyunları Topluluğu da sahnelediği gösteriyle geceye renk kattı. Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Bu hafta içinde kaybettiğimiz canlarımız, çocuklarımız ve öğretmenlerimiz için bir kez daha Allah’tan rahmet; tüm ulusumuza başsağlığı ve sabır diliyorum. Söylenecek o kadar çok söz var ki, ne ara bu hale geldik ve daha kötüye doğru nasıl gidiyoruz? Bunun farkında olmak zorundayız. Çözümü; önce ailede, daha da önemlisi eğitim kurumlarında ve eğitim sisteminde. Hep birlikte üretmek durumundayız. Artık böyle bir zorunluluğumuz var" dedi. "Ben de Köy Enstitüsü mezunu bir dedenin torunuyum. Annem öğretmen, babam ise mühendis. Cumhuriyetin aydınlarının oluşturduğu fırsat eşitliği sayesinde parasız yatılı okudum" diyen Başkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz. Bugün bu şehirde yöneticilik yapabiliyorsam, onların sayesindedir. Dolayısıyla kendilerine sonsuz şükranlarımı bir kez daha sunuyorum" dedi. "Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı" Geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de teşekkür eden Başkan Aydın, "Göreve geldiğimizde ilk olarak Hasan Ali Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi’ni açtık. Ardından İsmail Hakkı Tonguç Bağış Kütüphanesi’ni hizmete sunduk. Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı. İki ay içinde de Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ni, Hisar Arkeopark projemizin açılışıyla birlikte Bursalıların hizmetine sunacağız. Değerli hocamız Prof. Dr. Bilsay Koruç, YKKED 2026 Aydınlanma Onur Ödülü’nü aldı, kendisini tebrik ediyorum. Bu anlamlı geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah hep birlikte, Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.