ÇEVRE
05 Aralık 2025 Cuma - 20:55 Didim Belediyesi aşırı yağış sonrası teyakkuz halinde Didim Belediyesi ekipleri ilçede etkili olan şiddetli yağış sonrasında su birikintileri ve baskınları gidermek için kentin değişik noktalarında çalışmalar gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Hatice Gençay belediye olarak 24 saat görev başında olduklarını belirtti. Didim’de gün boyu etkili olan sağanak yağışlar günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Didim Belediyesi ekipleri ise su birikintileri ve baskınları gidermek için tüm birimleriyle sahada görev yaptı. Ekipler, halkın mağduriyet yaşamaması için ana yol hatlarında oluşan ulaşım aksaklıklarına hızla müdahale ederek trafik güvenliğini sağlarken, apartman boşluklarında biriken sular tahliye edildi. Şehrin belli bölgelerinde mazgallarda yapılan temizliklerle su akışı düzenlenirken, belirlenen noktalarda gerçekleştirilen kanal temizliği çalışmalarıyla yağmur suyu hatlarının daha sağlıklı ve etkin şekilde çalışması sağlandı. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay belediyenin sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada "Değerli Didimliler, ilçemizde kuvvetli yağmur yağdığında ortaya çıkan sorunların farkındayız. Halkımızın yaşadığı sıkıntıları yakından takip ediyoruz ve destek sağlamaya devam ediyoruz. Belediyemizin ekipleri 24 saat görev başında çalışmaktadır. Herhangi bir olumsuzlukta halkımız günün her saatinde belediyemize ulaşabilirler. Didim halkı hiçbir zaman yalnız değildir. Ben de ekiplerimizle birlikte ilçemizin her köşesini gezerek halkımızın yanında bulunuyorum ve bulunmaya devam edeceğim. Bu sorunları hep birlikte aşacağız" dedi. Başkan Gençay belediyenin 7/24 esasıyla görev yapmaya devam ettiğini belirterek olumsuzluk durumunda 153 ve 444 8 109 numaralı hatlarımız üzerinden belediyeye ulaşılabileceğini kaydetti.
Başkan Er, öğrencilerle bir araya geldi
05 Aralık 2025 Cuma - 15:28 Başkan Er, öğrencilerle bir araya geldi Kariyer Günleri ziyaretlerine devam eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Battalgazi Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile bir ara gelerek, onlarla sohbet etti. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kariyer Günleri kapsamında Battalgazi Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile bir ara geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kentle ilgili sohbet ettiği öğrencilere, "Türkiye’nin en büyük rezerv alanı Malatya’da. Malatya’mız tarihinin en büyük kentsel dönüşümünü yaşıyor. Malatya son bir yılda ayağa kalktı" dedi. "Azim olursa başarı gelir" Kendisinin çiftçi bir ailenin çocuğu olduğunu ve öğrencilik yıllarını anlatarak, onlara tavsiyelerde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Çocukluğum köyde geçti. Kendi oyuncağımızı kendimiz yapardık. Köyde büyüdüm. İlkokul 4’üncü sınıftan sonra Arapgir’e gittim. İyi, başarılı bir öğrenciydim. İlkokul ve ortaokulu Arapgir’de okudum. Malatya Turan Emeksiz Lisesi’nde okudum. Liseden sonra üniversiteye gittim, üniversitede çalışarak okudum. Gündüz çalıştım, gece okula gittim. 36 saat hiç uyumadan çalıştığımı biliyorum. Azimle ve kararlılıkla olduğunda başaramayacağınız hiçbir şey yoktur. Yeter ki azmedin. Azim olursa başarı gelir. İş ve okul hayatınızda asla doğruluktan taviz vermeyin. Doğrulukla yaptığınız işin semeresini alırsınız. Ben doğal halim neyse öyleyim, başkası olmaya çalışmam. Her zaman kendiniz olun, başkası gibi olmaya çalışmayın. Çalıştığınız yerde doğruluktan ödün vermeyin" diye konuştu. "Türkiye’nin en büyük rezerv alanı Malatya’da" Malatya’nın 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşadığını ifade eden Başkan Er, "Malatya’nın ayağa kalkmasından çok mutluyuz. Malatya çok kötü durumdayken, deprem konutları ve iş yerleri bitme aşamasında. Yakın bir zamanda şehir tamamen ayağa kalkmış olacak. 2026 yılının mayıs ayına kadar da çalışmalar bitmiş olacak. Malatya’da 2026 yılı, peyzaj yılı olacak, yolları yapacağız. Şehri yaşanabilir, güzel hale getirmenin çabası içindeyiz. Allah devlete zeval vermesin. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şehirler ayağa kalktı. Her ülkenin bunun altından kalkacağı kapasitesinin olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’nin en büyük rezerv alanı Malatya’da. Malatya son bir yılda ayağa kalktı. İnsanlarımızın ve gençlerimizin gönlüne dokunmamız gerektiğini biliyoruz. Malatya’ya dair çok güzel işler, projeler var. Malatya’da yepyeni bir dönem başlatıyoruz" dedi. Gençleri çok önemsediklerini dile getiren Başkan Sami Er, konuşmasına şöyle devam etti: "İnönü Üniversitesi’nin karşısında Spor Köyü, Büyükşehir Belediyesi binası içinde 815 kişilik bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. Aynı zamanda eski askerlik binası ve Buğday Müzesi’nin olduğu alanda gençler için yaşam alanları oluşturuyoruz. "Genç Kart uygulamamız var. Genç Kartla, belediyenin tesislerinden indirimli istifade ediyorsunuz. Anlaşmalı olduğumuz onlarca işletmeden indirimli faydalanabiliyorsunuz." "Tarım Lisesi üreten bir okul" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür eden İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır ise kısa bir konuşma yaparak, "Millî Eğitim Bakanlığımızın sevgili gençlerimize sunduğu imkanlar mühim, önemli ve kıymetlidir. Büyükşehir Belediye Başkanımız da okullarımız ve sizlerle ilgili talepleri arz ettiğimizde kendisi ve ekibi yardımınıza koşuyorlar. Tarım Lisesi üreten bir okul. Ürettiğiniz memlekete katma değer sağladınız için sizlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, okula spor malzemesi desteğinde bulunarak, malzemeleri öğrencilere takdim etti. "Engelsiz bir şehir kurma hedefimiz var" Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, daha sonra Battalgazi Özel Eğitim Uygulama Okulunu da ziyaret ederek, ’Engelsiz dünya için el ele’ etkinliğe katıldı. İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır ile birlikte okul ziyaretinde bulunan Başkan Er, okulda eğitim gören çocuklarla yakından ilgilendi. ’Engelsiz dünya için el ele’ etkinliğe katılan Başkan Sami Er, burada yaptığı konuşmada, "Evlatlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Malatya’mız depremde ağır hasar aldı. Daha güçlü ve yaşanabilir bir Malatya inşa ediyoruz. Engelsiz bir şehir kurma hedefimiz var. Engelli bireylere yönelik çalışmalar, çözümler yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
VEDAŞ’ın ihmali can ve mal güvenliğini tehdit ediyor: Yüksekova’nın kalbi tehlike saçıyor
05 Aralık 2025 Cuma - 15:06 VEDAŞ’ın ihmali can ve mal güvenliğini tehdit ediyor: Yüksekova’nın kalbi tehlike saçıyor Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, özellikle Okullar Bölgesi’nin en işlek noktası olan İpekyolu üzerindeki elektrik direklerinin durumu, adeta faciaya davetiye çıkarıyor. Yıllar önce Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. (VEDAŞ) tarafından düzensiz bir şekilde bırakılan bu eski direkler, hem yayaların ve öğrencilerin can güvenliği için ciddi bir tehlike oluşturuyor hem de bölgeyi "görüntü kirliliğine" boğuyor. İpekyolu’nda, özellikle öğrencilerin ve velilerin yoğun olarak kullandığı Okullar Bölgesi’nde yer alan eski elektrik direkleri, bakımsızlıkları nedeniyle her an devrilme ve kazaya neden olma riski taşıyor. Direklerden sarkan kablolar ve derme çatma yapı, bölgedeki can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit ederken, Yüksekova’nın bu en önemli aksı estetik açıdan da kabul edilemez bir tablo sunuyor. "Faciaya dönmeden önlem alınmalı" Günün her saatinde insan yoğunluğunun yaşandığı bu kritik noktada, vatandaşlar kazaların "an meselesi" olduğunu belirterek yetkililere acil önlem çağrısı yaptı. Can güvenliğinin tehlikede olduğunu vurgulayan lise öğrencisi Melis Çelik, yaşadığı endişeyi şöyle dile getirdi: "Burada okul okuyorum, sürekli buradan gelip geçiyorum. İnanın, her gidişimiz ve gelişimiz tehlike altında. İnşallah kısa sürede önlem alınacak. Ayrıca acayip bir görüntü kirliliği var, bunu bitirmek gerekiyor." Bölgede ikamet eden ve çocukları bu yolu kullanan bir diğer vatandaş Kemal Gümüşgöz ise duruma sert tepki gösterdi: "Ben de burada oturuyorum ve 5 öğrencim var, onlar da buradan gergin gelip geçiyor. Allah korusun, birinin başına bir tel düşerse faciaya döner! Onun için derhal önlem alınmalı, hem de acil. Bu durum aynı zamanda büyük bir görüntü kirliliğine sebep oluyor. Bu kadar da olmaz artık, önlem alın". Yüksekova halkı, VEDAŞ ve ilgili kurumların, bir felaket yaşanmadan bu tehlike saçan direkleri modern ve yer altına alınmış sistemlerle değiştirmesini talep ediyor.
Başkan Sandıkçı: "Ulaşım atağımızı hız kesmenden sürdürüyoruz"
05 Aralık 2025 Cuma - 15:03 Başkan Sandıkçı: "Ulaşım atağımızı hız kesmenden sürdürüyoruz" Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede yol yatırımlarına ara vermeden devam ettiklerini belirterek, "Bir taraftan ilçemizin ulaşım ağını açtığımız yeni yollarla güçlendirirken, diğer taraftan ise altyapı çalışmaları sonrası bozulan ve zamanla deforme olan yollarımızı yeniliyoruz. İlçemizde ulaşım atağımızı hız kesmenden sürdürüyoruz" dedi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede güvenli ve konforlu ulaşım hedefiyle yoğun bir şekilde çalışmayı sürdürdüklerini belirtti. İlçede güvenli ve konforlu yolları vatandaşların hizmetine sunmaya devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, hem merkez, hem de kırsal mahallelerin tamamında yol çalışmalarına aralıksız bir şekilde devam ettiklerini kaydetti. İlçede güvenli ve sorunsuz bir ulaşım için mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam ettiklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde güvenli, konforlu ve sorunsuz bir ulaşım için yorulmak bilmeden çalışmaya devam ediyoruz. Merkez ve kırsal mahallelerimizin tamamında planlı bir şekilde yol çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bir taraftan ilçemizin ulaşım ağını açtığımız yeni yollarla güçlendirirken, diğer taraftan ise altyapı çalışmaları sonrası bozulan ve zamanla deforme olan yollarımızı yeniliyoruz. Yollarını yenilediğimiz sokaklarımızın çevre düzenleme çalışmalarını da tamamlıyoruz. Canik’imizde ulaşım atağımızı hız kesmenden sürdürüyoruz" diye konuştu.
VEDAŞ’ın ihmali can ve mal güvenliğini tehdit ediyor: Yüksekova’nın kalbi tehlike saçıyor
05 Aralık 2025 Cuma - 15:01 VEDAŞ’ın ihmali can ve mal güvenliğini tehdit ediyor: Yüksekova’nın kalbi tehlike saçıyor Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, özellikle Okullar Bölgesi’nin en işlek noktası olan İpekyolu üzerindeki elektrik direklerinin durumu, adeta faciaya davetiye çıkarıyor. Yıllar önce Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. (VEDAŞ) tarafından düzensiz bir şekilde bırakılan bu eski direkler, hem yayaların ve öğrencilerin can güvenliği için ciddi bir tehlike oluşturuyor hem de bölgeyi "görüntü kirliliğine" boğuyor. İpekyolu’nda, özellikle öğrencilerin ve velilerin yoğun olarak kullandığı Okullar Bölgesi’nde yer alan eski elektrik direkleri, bakımsızlıkları nedeniyle her an devrilme ve kazaya neden olma riski taşıyor. Direklerden sarkan kablolar ve derme çatma yapı, bölgedeki can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit ederken, Yüksekova’nın bu en önemli aksı estetik açıdan da kabul edilemez bir tablo sunuyor. "Faciaya dönmeden önlem alınmalı" Günün her saatinde insan yoğunluğunun yaşandığı bu kritik noktada, vatandaşlar kazaların "an meselesi" olduğunu belirterek yetkililere acil önlem çağrısı yaptı. Can güvenliğinin tehlikede olduğunu vurgulayan lise öğrencisi Melis Çelik, yaşadığı endişeyi şöyle dile getirdi: "Burada okul okuyorum, sürekli buradan gelip geçiyorum. İnanın, her gidişimiz ve gelişimiz tehlike altında. İnşallah kısa sürede önlem alınacak. Ayrıca acayip bir görüntü kirliliği var, bunu bitirmek gerekiyor." Bölgede ikamet eden ve çocukları bu yolu kullanan bir diğer vatandaş Kemal Gümüşgöz ise duruma sert tepki gösterdi: "Ben de burada oturuyorum ve 5 öğrencim var, onlar da buradan gergin gelip geçiyor. Allah korusun, birinin başına bir tel düşerse faciaya döner! Onun için derhal önlem alınmalı, hem de acil. Bu durum aynı zamanda büyük bir görüntü kirliliği yaratıyor. Bu kadar da olmaz artık, önlem alın!" Yüksekova halkı, VEDAŞ ve ilgili kurumların, bir felaket yaşanmadan bu tehlike saçan direkleri modern ve yer altına alınmış sistemlerle değiştirmesini talep ediyor. Bölgenin en işlek noktasındaki bu "tehlikeli ihmalin" ne zaman son bulacağı ise merak konusu. (MT-
Bakan Kurum: "En büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2’ncisiyiz"
05 Aralık 2025 Cuma - 14:51 Bakan Kurum: "En büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2’ncisiyiz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bugün Türk müteahhitlik sektörü 137 ülkede faaliyet gösteriyor. Daha da önemlisi ‘En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2’ncisiyiz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde konuştu. Deprem bölgesinde inşa seferberliğinin tamamlanma aşamasına geldiğini vurgulayan Bakan Kurum, AK Parti’nin 2002’den bu yana büyümeye ve vatandaşlara hizmet etmeye devam ettiğini belirtti. Bu anlayışla çeyrek asırdır yılmadan çalışmaya devam ettiklerini kaydeden Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ‘bu sorun çözülmez, bu engel aşılmaz’ denilen ne varsa aştık, vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa karşılamaya devam ettik. Milletimize huzurlu yuvalar yapmayı daima eser siyasetimizin baş tacı yaptık" değerlendirmelerinde bulundu. "Türk müteahhitlik sektörü 137 ülkede faaliyet gösteriyor" Bakan Kurum, Türkiye’nin şehircilik vizyonunu ve konut politikalarındaki gücünü, inşaat sektöründen bahsederek, "Yabancı misafirlerimiz de kendi ülkelerinde mutlaka şahit olmuştur. Çünkü bugün Türk müteahhitlik sektörü 137 ülkede faaliyet gösteriyor. Daha da önemlisi ‘En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2’ncisiyiz. Bu gücümüzü sahada da etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bugüne kadar her afette devletimiz yaraları sarmak için gereken her şeyi yapmış, milletimizle el ele afete uğrayan şehirlerimizi ayağa kaldırmıştır. Ama belki de asrın en büyük dayanışmasını ve seferberliğini; asrın felaketi sonrasında göstermiştir. 11 ilde 3 bin 481 ayrı şantiyede; 200 bin mimar, mühendis, işçi ve emekçi kardeşimiz arı gibi çalışıyor. Bu seferberliğin yaşandığı alan nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü açısından Bulgaristan ve İzlanda kadar bir alandır. Bugün Türkiye, deprem bölgesinde saatte 23, günde 550 konut inşa eden; adeta bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden kuran bir ülkedir. Elde ettiğimiz bu hızla, 2 hafta önce Adıyaman’da 350 bininci konut ve iş yerlerimizi tüm sosyal donatılarıyla, parkları, bahçeleriyle birlikte afetzede vatandaşlarımıza teslim ettik. Afetzede kardeşlerimizin neredeyse yüzde 80’ine yakınını evlerine kavuşturduk. İnşallah yıl bitmeden 453 bin konuttan daha da fazlasını teslim edeceğiz. Artık gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki; Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştüren ve asrın dayanışmasıyla ayağa kalkan bir ülkedir. Bugün dünyaya baktığınızda birçok gelişmiş ülkede bile bir afet olduğunda vatandaşını sigorta şirketinin insafına bırakan bir anlayış varken, Türkiye artık afet sonrası hızlı ve kaliteli aynı zamanda donatılarıyla örnek şehirler kuran anlayışla tüm dünyada bir numaradır" dedi. "Deprem bölgesindeki bu seferberlik, vatanımızın geleceğini inşa etmiştir" 11 ilde yürütülen çalışmaları öncesi ve sonrası görselleriyle birlikte anlatan Bakan Kurum, "Küresel platformlarda görüştüğümüz herkesin, uluslararası kuruluşların, dost ve kardeş ülke liderlerinin de şahitliğiyle söylüyorum ki deprem bölgesinde; tarihin en kapsamlı konut hareketi başarıyla tamamlanmıştır. Deprem bölgesindeki bu seferberlik, sadece bir ülkenin, bölgenin değil, büyük ve güçlü Türkiye’nin teminatı olmuş, cennet vatanımızın geleceğini inşa etmiştir. Bu süreçten en çok da kadınlarımız ve aileler etkilendi. İlk gün de ailelerimizin yanındaydık, en büyük desteği ve duaları da annelerimizden, ailelerimizden aldık. O acı günlerde konteynerlerde, çadırlarda beraberdik, şimdi de yeni yuvalarında ziyaret ediyor, mutlulukla bir ve beraber oluyoruz. O gün birlikte ağlıyorduk, bugün birlikte gülüyoruz. İnanın bu mutluluğu anlatabilmenin imkanı yok, çünkü mutluluğun bir tarifi yok. Dünyada belki de eşi benzeri görülmeyen, ayakları yere basan ve geleceği öngören en büyük konut politikasını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye başlatmıştır. Devletimizin konut politikalarının merkezinde, vatandaşımızın ev sahibi olma isteği, yeni yuvasına kavuşma hayali vardır; yani doğrudan doğruya sosyal devlet anlayışı vardır. Aileyi koruma bakışı vardır. Bu kapsamda şimdiye kadar TOKİ eliyle 1 milyon 750 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Şimdi de Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Yüzyılın Konut Projesi 500 bin sosyal konutla, sosyal devlet alanında bir devrim yapıyoruz. Deprem riski olan İstanbul’umuza ise 100 bin konut inşa ediyoruz. Buna ilave olarak 15 bin kiralık konut uygulaması yapacağız. Evlerimizi yatay mimari, geleneksel dokuya uygun şekilde inşa edeceğiz. Hepsinde sosyal donatı alanları mahalle da olacak" ifadelerini kullandı. "Türkiye Yüzyılı’nı; güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız" Bakan Kurum 500 bin sosyal konut projesinin tüm kriterleriyle ihtiyaç sahibi aileleri gözeten sosyal devlet anlayışının önemli bir adımı olduğunu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz bu projeyle, şehit ailelerimizi, gençlerimizi, yaşlılarımızı, emeklilerimizi, engelli vatandaşlarımızı projenin merkezine alarak tüm dünyada gerileyen sosyal devlet anlayışına, Türkiye olarak yeniden soluk veriyoruz. Yüzyılın Konut Projesiyle 300 sektörü harekete geçirerek istihdamı da büyütüyor; konut arzını artırarak, haksız kira artışlarına mani olacağız. İnanıyorum ki asrın inşasında yazdığımız başarı öyküsünü, Yüzyılın Konut Projesiyle zirveye taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nı; güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız." Bakan Kurum oturumun ardından 81 ilden geleneksel el sanatları ürünleri ve yöresel tatların sergilendiği stantları gezdi. (MF-
Başkan Büyükakın: "Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor"
05 Aralık 2025 Cuma - 14:47 Başkan Büyükakın: "Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor" İzmit Körfezi’ndeki deniz yaşamının korunması ve iyileştirilmesine yönelik hayata geçirilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’nde 2. Etap çalışmaları devam ediyor. "Hedef: Sağlıklı Bir Deniz Ekosistemi" konulu panelde projenin geldiği son nokta mercek altına alınırken Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, "Biz burada istediğimiz kadar temizleyelim, diğer yandan Marmara Denizi’ne atık atılmaya devam ediliyor. Bugün Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor. Kocaeli’de ise 23 arıtma tesisi var ve bir damla su bile arıtılmadan denize gitmiyor" dedi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, İzmit Körfezi’ndeki deniz yaşamının korunması ve iyileştirilmesine yönelik hayata geçirilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’nde 2. Etap çalışmaları devam ediyor. Körfez’in yeniden nefes almasını ve denizdeki canlı popülasyonunun ciddi şekilde artmasını sağlayan projenin geldiği son nokta, "Hedef: Sağlıklı Bir Deniz Ekosistemi" konulu panelde mercek altına alındı. Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki programa ilgi yüksek olurken, özellikle bilim insanları projeye övgüler yağdırdı. İzmit Körfezi’ndeki dalış deneyimleri ve saha gözlemleri aktarıldı; uzmanlar, projenin olumlu ekolojik etkilerini katılımcılarla paylaştı. Uzmanlar değerlendirdi Program kapsamında ilk olarak ‘Marmara Yeniden: Körfez Dip Çamur Temizliği’ paneli gerçekleştirildi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Sarı moderatörlüğünde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyay, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Kağan Özdemir ve TSSF Yönetim Kurulu Üyesi, Dünya Şampiyonu Milli Sporcu Devrim Cenk Ulusoy projenin etkilerini değerlendirdi. Panel öncesi, Başkan Büyükakın’ın da eşlik ettiği uzman ekibin proje sahasında 25 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirdiği dalış ile su altında gözlemlenen güncel doğal ekosistem öğeleri ve projenin sonuçları çevresel etkiler açısından katılımcılara aktarıldı. "Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor" Prof. Dr. Mustafa Sarı, projenin hayata geçirilmesinde büyük emekleri bulunan Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Başkan Büyükakın ise popülist kaygılarla hizmet etmediklerini belirtti, İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’ni örnek verdi. Büyükakın, "Bugün Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon atığı bırakılıyor. Kocaeli’de ise 23 arıtma tesisi var ve bir damla su bile arıtılmadan denize gitmiyor. Kocaeli’de arıtma tesislerinin yüzde 73’ü ileri biyolojik arıtma. 3 yıl sonra yüzde 100’ü ileri biyolojik arıtma olacak" dedi. "Marmara Denizi’ne atık atılmaya devam ediliyor" Marmara Denizi ölmemesi için çalışmalar yapılması gerektiğini söyleyen Başkan Büyükakın, "Biz burada istediğimiz kadar temizleyelim, diğer yandan Marmara Denizi’ne atık atılmaya devam ediliyor. Biz bu temizliği yapmazsak yarının nesillerinin denize girme şansı yok. Çamuru oradan almadığımız müddetçe balıkların yaşaması mümkün değil. Canlıların orada tutunabilmesi için dibe inerek oksijene ulaşabilmesi lazım. O yüzden bunu temizlemeliyiz. Ama temizleme kararı çok radikal ve zor bir karar. Buna rağmen biz projenin hayata geçirilmesini sağladık" diye konuştu. Diğer kentler örnek almaya başladı Başkan Büyükakın, Türkiye’nin en büyük çevre projesi olan İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği’nin diğer kentlere de örnek olmaya başladığını vurgulayarak, "Burada çok büyük bir proje gerçekleştiriliyor. Önümüzdeki yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek COP Zirvesi’nde de konuşulacak en önemli başlıklardan birisi olacak. Ülkemiz adına da gurur kaynağı olacak. Bir başka sevindirici gelişme ise diğer körfezlerde de benzer uygulamalara yönelik eğilimlerin başlaması. Burada yapılan rehabilitasyon çalışması çok sayıda akademik çalışmaya öncülük edecek. Burada çok sayıda yayın da yapılacak. Rehabilitasyon alanında da dünyada birçok yayına örnek olacak" şeklinde konuştu. İzmit Körfezi iyileşme yönünde azimle ilerliyor İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyay, iklim krizi tehdidiyle karşı karşıya olduğumuzu vurgulayarak İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği sonrasında gözlemlenen iyileşmeleri anlattı. Okyay, ekosistemin kendini yeniden toparlamaya başladığını belirterek, "Hasta bir insan gibi yavaş yavaş iyileşiyor. İzmit Körfezi azimle kendini toparlama yönünde ilerliyor" dedi. Dalış sırasında pisi balığına rastladıklarını aktaran Prof. Dr. Mustafa Sarı ise balığın av beklerken bulunduğunu, çevrede yiyebileceği türlerin varlığıyla kendisine yeniden bir yaşam alanı oluşturduğunu kaydetti. "En başta İzmir Körfezi olmak üzere hemen hemen kıyıya olan her şehirde deniz kirliliği sorunu var" İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Kağan Özdemir, "En başta İzmir Körfezi olmak üzere hemen hemen kıyıya olan her şehirde deniz kirliliği sorunu var. Belediyelerin altyapı sistemlerini düzeltmeleri gerekiyor" dedi ve İzmir örneğini verdi. İzmit Körfezi’nin bu konuda şanslı olduğunu ifade eden Özdemir, büyükşehirin Marmara Denizi’nde ilk neşteri attığını vurguladı. Özdemir, proje kapsamında kullanılan tarama gemisi ile hidrolik şekilde çamurun dağılmasını engelleyecek şekilde çalıştıklarını ifade etti. Dünya şampiyonu Körfez’deki temizliği aktardı Dünya Şampiyonu Milli Sporcu Devrim Cenk Ulusoy ise İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği öncesinde gerçekleştirdiği dalış deneyimini katılımcılar ile paylaşarak hiç haz almadığını ve denizdeki yeşil tonunun koyuluğuna dikkat çekti. Körfez temizliği ardından projeye dahil olarak tekrar dalış yapan Ulusoy, ilk su ile temasındaki gözlemlediği iyileşmeleri aktararak dibin berraklaştığını kaydetti. Projenin başarısının açıklamaya gerek olmayacak kadar büyük olduğunu ekleyen Özdemir ise, "Böyle vizyoner bir başkanı seçtikleri için Kocaeli halkını kutluyorum" dedi. 3,8 milyon metreküp çamur çıkarılması hedefleniyor İzmit Körfezi’nin doğu baseninde biriken dip çamurunun koku, bulanıklık ve müsilajı tetiklemesi üzerine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılarak yapılan TÜBİTAK MAM ve İstanbul Üniversitesi çalışmaları, çamurun ekosistem ve toplum sağlığı için ciddi risk taşıdığı ortaya konmuştu. Bu bilimsel sonuçlar doğrultusunda 2 Mayıs 2023’te başlatılan ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden biri olan İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizleme Projesi, 468 hektarlık alanda toplam 3,8 milyon metreküp çamurun çıkarılmasını hedefliyor. 1,715 milyon metreküp çamur denizden uzaklaştırıldı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolüyle yürütülen proje üç etaptan oluşurken, ilk etap tamamlandı ve ikinci etap devam ediyor. Bugüne kadar 189 hektarlık alanda yaklaşık 115 bin kamyona eşdeğer 1,715 milyon metreküp çamur deniz ortamından uzaklaştırıldı; karada yapılan susuzlaştırma çalışmalarında ise 1.687 geotekstil tüp kullanıldı. Bilimsel izleme ve ekosistem çalışmaları sürüyor İzmit Körfezi’nde sürdürülen bilimsel çalışmalar kapsamında TÜBİTAK-MAM tarafından deniz suyu kalitesi ve 12 derenin sürekli izlenmesini sağlanırken, İstanbul Üniversitesi temizlenen alanlarda su kalitesi ve biyoçeşitliliği takip ediyor. ODTÜ ekosistem modelleme çalışmalarıyla Körfez için yönetim önerileri üretiyor; Gebze Teknik Üniversitesi tarafından dereler için dijital ikiz modeller geliştiriliyor ve kirlilik senaryoları analiz ediliyor. Kocaeli Üniversitesi ise yapay resiflerin ekosistem üzerindeki etkilerini bilimsel olarak izleyip raporluyor.
Başkan Uysal: "Büyük bir susuzluk tehdidiyle karşı karşıyayız. Tarım ve orman desenimizi yeniden düzenlememiz gerekiyor"
05 Aralık 2025 Cuma - 14:32 Başkan Uysal: "Büyük bir susuzluk tehdidiyle karşı karşıyayız. Tarım ve orman desenimizi yeniden düzenlememiz gerekiyor" Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Enerji: Güneşi, Rüzgarı ve Dalgaları Paylaşmak" temasıyla bu yıl 5’incisini düzenlenen +0.5 Akdeniz’in Geleceği Çalıştayı’nda yaptığı açılış konuşmasında Türkiye’nin su kaynakları ve yenilenebilir enerji potansiyeline dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu. Uysal, "Büyük bir susuzluk tehdidiyle karşı karşıyayız. Tarım ve orman desenimizi yeniden düzenlememiz gerekiyor. Karadeniz’in dalga enerjisi potansiyeli çok yüksek. Petrol arama bütçemizin üçte biriyle dalgalardan enerji üretebiliriz" dedi. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl 5’incisini gerçekleştirdiği +0.5 Akdeniz’in Geleceği Çalıştayı, "Enerji: Güneşi, Rüzgarı ve Dalgaları Paylaşmak" temasıyla Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde başladı. "Dünya doludizgin yanlış yöne gidiyor" Çalıştayın açılış konuşmasında yaşanan çevre krizine dikkat çekerek iklim değişikliğinin günümüzde geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Uysal, "Dünyamızda eskiye göre beş kat daha fazla sıcak hava dalgası, üç kat daha fazla sel felaketi yaşanıyor. Fosil yakıt yatırımları hala yenilenebilir enerji yatırımlarının beş katı oranında. Dünya, doludizgin yanlış yöne gidiyor" ifadelerine yer verdi. "Kyoto sözleşmesi başarısız oldu" Konuşmasında Kyoto ve Paris iklim sözleşmelerine de değinen Başkan Uysal, ülkelerin iklim hedeflerine uymakta başarısız olduklarına dikkat çekerek "Kyoto Sözleşmesi’nin başarısızlığı dünyayı başka bir yöne sürükledi. Bağlayıcı hedefler işe yaramadı. Ülkeler ve sanayi kuruluşları bu hedeflere uymak istemiyor" dedi. "Karbon sertifikası adil işlemiyor" Ayrıca karbon sertifikası sisteminin de adil işlemediğini vurgulayan Uysal, şunları söyledi: "En çok kirliliği üreten ülkeler aynı zamanda arıtma, rüzgar gülü ve güneş paneli satan ülkeler. Karbonunu düşüremeyen işletmeler, düşürenlerden sertifika satın alıyor. Bu sistemin adil, şeffaf ve dengeli yürütülmesi gerekiyor." "Dalga enerji potansiyeli yüksek Karadeniz’den enerji üretebiliriz" Başkan Uysal, Türkiye’nin su kaynakları ve yenilenebilir enerji potansiyeline dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu. Uysal, "Büyük bir susuzluk tehdidiyle karşı karşıyayız. Tarım ve orman desenimizi yeniden düzenlememiz gerekiyor. Karadeniz’in dalga enerjisi potansiyeli çok yüksek. Petrol arama bütçemizin üçte biriyle dalgalardan enerji üretebiliriz" diye konuştu. "Çözüm ancak, daha adil, şeffaf ve katılımcı bir dünya düzeniyle mümkün" Ayrıca, küresel gelir dağılımındaki bozulmanın çevresel sorunları paralel olarak artırdığını belirten Başkan Uysal, "Dünyadaki gelir dağılımı bozukluğu, küresel ısınma ve çevre kirliliğiyle doğrudan ilişkili. Eğer sivil insiyatif ve özgür basın yoksa, vatandaşlar ses çıkaramaz hale geliyorsa, o zaman kirliliği üretenlerin de eli güçleniyor. Çevre sorunlarının çözümü, ancak daha adil, şeffaf ve katılımcı bir dünya düzeniyle mümkün. Çalıştayın bu konuda önemli bir adım olacağına inanıyorum" diye konuştu. Çalıştaya Başkan Uysal’ın yanı sıra, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları ve birim müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.