ÇEVRE
Kırklareli’nde fırtına ve kuvvetli rüzgar uyarısı: Rüzgar 80 km hıza çıkacak 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:01:59 Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1. Bölge İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi, Kırklareli için kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısında bulundu. Yapılan son meteorolojik değerlendirmelere göre, Kırklareli genelinde ve özellikle Karadeniz’e kıyısı bulunan Demirköy ile Vize ilçelerinin sahil kesimlerinde kuvvetli rüzgar ve fırtına bekleniyor. Meteoroloji verilerine göre rüzgarın kuzey ve kuzeydoğu yönlerinden 6 ila 8 kuvvetinde, 50 ila 75 kilometre/saat hızla fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Söz konusu fırtınanın 3 Mayıs 2026 Pazar günü saat 00.00’da başlayarak 4 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 09.00’a kadar denizlerde ve kıyı kesimlerinde etkili olacağı tahmin ediliyor. Öte yandan Meteoroloji tarafından yapılan ikinci uyarıda ise Kırklareli il genelinde kuvvetli rüzgâr ve yer yer fırtına beklendiği bildirildi. Buna göre rüzgarın 3 Mayıs 2026 Pazar günü saat 12.00 ile 23.59 arasında, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden 50 ila 70 kilometre/saat, yer yer ise 80 kilometre/saat hızlara ulaşabileceği öngörülüyor. Yetkililer, kuvvetli rüzgar ve fırtına nedeniyle ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç ve elektrik direklerinin devrilmesi gibi olumsuzlukların yaşanabileceğine dikkat çekti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıda özellikle sahil kesimlerinde yaşayan vatandaşlar, balıkçılar ve denize açılmayı planlayanların dikkatli ve tedbirli olması gerektiği vurgulandı. Ayrıca vatandaşların güncel meteorolojik uyarıları takip ederek oluşabilecek olumsuzluklara karşı gerekli önlemleri almaları istendi.
Cam atıklar değerleniyor, kavanozlar mum oluyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:28 Cam atıklar değerleniyor, kavanozlar mum oluyor Samsun İlkadım Belediyesi, 2026 yılı Sıfır Atık Eğitimi ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması düzenledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2026 yılı Sıfır Atık Eğitim ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında belirlenen temalarla, İlkadım Belediyesi tarafından etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor. 2026 yılı Nisan ayının, ‘Cam Atık Değerlendirme Ayı’ olarak belirlenmesinin ardından, İlkadım Belediyesi, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ isimli atölye çalışması düzenlendi. Etkinlikte, belediye personelleri, kullanılmayan cam kavanozlardan dekoratif mumlar yaptı. "Atölye ve eğitimler devam edecek" İlkadım Belediyesi’nin ‘Atığını Azalt, Doğayı Yaşat’ temasıyla düzenlediği çalışmalarından olan ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması, yoğun katılımla gerçekleşti. İlkadım Belediye Başkan Yardımcıları İbrahim Güven, Mustafa Karaduman, İlkaıdm Belediye Meclis Üyesi Davut Yolaydın, birim müdürleri ve belediye personellerinin yoğun katılım sağladığı atölye çalışmasında, 350 cc’lik kavanozlar farklı desen ve renklerde boyandı. İlkadım Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personellerince yapılan bilgilendirmeler ve yönlendirmelerle mumlar, kavanozlardaki yerlerini aldı. İlkadım Belediyesi’nin atölye ve eğitim çalışmaları, bakanlık tarafından belirlenen farklı temalarla devam edecek.
Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’nde gelmeye başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:28 Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’nde gelmeye başladı Van Gölü havzası, baharın gelişiyle birlikte bir kez daha doğanın en zarif konuklarını ağırlamaya başladı. Halk arasında "allı turna" olarak bilinen bir grup flamingo, Erçek Gölü’ne gelmeye başladı. Doğunun saklı cenneti Erçek Gölü, bu yıl da gökyüzüne pembe dokunuşlar katan zarif misafirleri olan flamingoları ağırlamaya devam ediyor. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Erçek Gölü, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Pembe tüyleri, uzun zarif boyunları ve estetik duruşlarıyla doğa tutkunlarının gözdesi olan flamingolar, ilkbaharın gelişiyle birlikte gölde renkli ve huzur dolu bir tablo oluşturdu. Allı turnalar, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda göl ekosisteminin sağlıklı işlediğinin de bir göstergesi. Zengin plankton ve omurgasız canlı popülasyonu sayesinde besin bulmakta zorlanmayan bu narin kuşlar, gölde konaklayarak enerji topluyor ve göç yollarına devam ediyor. Ancak bu zarif misafirlerin huzur içinde varlıklarını sürdürebilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması büyük önem taşıyor. Erçek Gölü çevresinde yapılacak her türlü yapılaşma, kirlilik ve insan kaynaklı müdahale, yalnızca flamingoları değil, gölde yaşayan pek çok canlıyı tehdit ediyor. Bu nedenle hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin doğaya saygılı, bilinçli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Van Gölü havzası Türkiye’nin beşte bir sulak alanlarını oluşturduğu için sulak alan yönünde çok zengin olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilenip çözüm yolları üreterek ekolojik denge için yaban hayat için çalışan kurumlarla beraber doğal hayatın devam etmesi için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Van Gölü havzasının sulak alan yönünden zengin olması ve tarım baskısı, sanayi baskısı olmaması nedeniyle bu sulak alanlarda habitat da tabiatın rahimi olan sulak alanlarda üretkenliğinin arttığını ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Son iki senedir baharda gelen yağmurlar sulak alanların canlanmasına, bitkilerin, böceklerin, ekolojik dengenin tekrar yeşermesine neden oldu. Buna bağlı olarak da sulak alanlarımızdaki hem hayvansal, hem karasal hem de sucul türler arttı. Bayrak tür olarak gelen meteoroloji uzmanı da olan allı turnalar yine yerlerini aldı. İklime göre baharın soğuk olmasına bağlı olarak biraz popülasyonun az olması son günlerde artık kafileler halinde Van Gölü havzasındaki sulak alanlarda görünmeye başladı. Vatandaşlarımızın en çok bildiği Erçek Gölü Karagündüz Mahallesi mevkiinde artık görülebilecek kadar görsel sunacak kadar allı turna geldi. Sulak alanların her tarafında gıda bulabildikleri için allı turnalar Van Gölü havzasının etrafında, Van Gölü’nü çepe çevre sardığımız zaman sulak alanlarda allı turnaları görebiliriz" dedi.
Ağlayan gelinler 5 yıl sonra baharı karşıladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:27 Ağlayan gelinler 5 yıl sonra baharı karşıladı Denizli’nin Bozkurt ilçesinde halk arasında "Ağlayan gelin" olarak bilinen ters laleler, Nisan ayının gelmesiyle birlikte yeniden toprakla buluştu. Yaklaşık 1,5 asırlık geçmişe sahip olan ve bölgeye göçmenlerle gelen bu nadide çiçekler, 5 yılın ardından açarak büyük sevinç yaşattı. Baharın gelişiyle görsel şölen sunan laleleri koparan veya yerinden sökenlere, biyolojik çeşitliliği tahrip ettikleri gerekçesiyle 700 bin TL idari para cezası uygulanıyor. Denizli’nin Bozkurt ilçesine bağlı Hayrettin Mahallesi, bugünlerde görsel bir şölene ev sahipliği yapıyor. Halk arasında "Hüzün çiçeği" veya "Ağlayan gelin" olarak adlandırılan ters laleler, nisan ayı ile birlikte çiçek açarak doğayı kırmızıya boyadı. Yaklaşık 150 yıl önce Bulgaristan’dan göç ederek bölgeye yerleşen ailelerin yanlarında getirdiği ters lale soğanları, o günden bu yana Hayrettin Mahallesi’nin simgesi haline gelmiş durumda. Atalarından kalan bu mirası titizlikle koruyan mahalle sakinleri, çiçeklerin her yıl açmasını dört gözle bekliyor. 5 yıl sonra ilk kez açtı Geçtiğimiz yıllarda bölgede etkili olan kuraklık ve olumsuz hava şartları, ters lalelerin gelişimini olumsuz etkilemiş ve beklenen çiçeklenme gerçekleşmemişti. Ancak bu yıl yağışların ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesiyle birlikte "Ağlayan Gelinler" yeniden boy gösterdi. Mahalle sakinleri, 5 yılın ardından çiçeklerin bu yıl daha canlı ve yoğun olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Koparmanın cezası 700 bin TL Nisan ayı başında açan ve mayıs ayı başına kadar yaklaşık bir ay boyunca görsel şölen sunan ters laleler, sıkı koruma altında tutuluyor. Bölgeye özgü bu türün korunması amacıyla çiçeklerin koparılması ve soğanlarının sökülerek başka bölgelere taşınması kesinlikle yasak. Kültürel bir miras olarak kabul edilen bu çiçeklerin koparılması halinde 700 bin TL rekor cezası var. Atalarının mirasına sahip çıktıklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Sadık Arslan, "Bahçemizde bulunan çiçekler Bulgaristan’dan getirilmiştir. Ters lale veya hüzün çiçeği olarak biliniyor. Atalarımız zamanında bu şekilde dikti, bizlerde yetiştiriyoruz. Ama bir yere taşımak yasak, burada yetiştirebiliyoruz, gelenler bakıyor. Atalarımızdan kalan miras olduğu için bizler yetiştirmeye devam ediyoruz" dedi. (FK-
Edirne’de fotokapanlar yaban hayatını görüntülüyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:07 Edirne’de fotokapanlar yaban hayatını görüntülüyor Edirne’de Trakya Üniversitesi (TÜ) Karaağaç Yerleşkesi’nde kurulan fotokapanlar, bölgenin zengin yaban hayatını gözler önüne serdi. İlk aşamada elde edilen görüntüler, alanın yüksek biyoçeşitliliğe sahip olduğunu ortaya koydu. Elde edilen görüntülerde tilki, çakal, yaban tavşanı, porsuk, kirpi ve sansar gibi türler aynı alanda defalarca görüntülendi. TÜ Doğa Tarihi Müzesi ile Çevre Sorunlarını Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Karaağaç Yerleşkesi’nde "Kampüste Yaban Hayatı Projesi" başlatıldı. Proje çerçevesinde yaban hayatını görüntülemek amacıyla yerleşkenin farklı noktalarına fotokapanlar yerleştirildi ve envanter çalışması başladı. Çalışmalar çerçevesinde doğaya yerleştirilen fotokapanlar sayesinde birçok yaban hayvanı kısa sürede kayıt altına alındı. TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Karaağaç Yerleşkesi’nin ve buradaki arazinin Meriç’in batısında olan tek vatan toprağı olduğunu vurguladı. Bölgenin son derece verimli ve üretken bir alan olduğunu belirten Prof. Dr. Tan, "Faunası ve florası çok zengin. Bundan dolayı burada çok büyük bir çeşitlilik, bitki ve hayvan çeşitliliği görebiliyoruz. Biz de kampüslerimizde, özellikle de Karaağaç Kampüsü’nde, biyoçeşitliliği korumak için önemli tedbirler alıyoruz. Bu Karaağaç Yerleşkesi de onlardan bir tanesidir" ifadelerine yer verdi. "Farklı noktalara fotokapanlar yerleştirildi" TÜ Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Özmen Yeltekin, kampüsteki biyoçeşitliliği araştırmak amacıyla kampüste yaban hayatı projesini başlattıklarını ve buranın envanterini çıkartmayı hedeflediklerini söyledi. Yerleşkenin farklı noktalarına fotokapanlar yerleştirildiğini ve envanter çalışması başlatıldığını belirten Yeltekin, sonuçların beklentinin çok üstünde olduğunu ifade etti. Fotokapanlarla porsuk, çakal, tilki, sansar, kirpi ve yaban tavşanı gibi türleri çok kısa sürede ve defalarca görüntülediklerini vurgulayan Yeltekin, yapılan çalışmayla bu alanın sıcak bir biyoçeşitlilik noktası olduğunu kanıtladıklarını dile getirdi. Kampüsün yaban hayvanlarının güvenli bir liman olarak gördüğü uğrak noktası olduğunu söyleyen Yeltekin, doğa dostu yeşil kampüs olduklarının altını çizdi. Çalışmaların 1 yılda tamamlanması ve yaban hayatı çeşitliliğinin bilimsel olarak envanterinin çıkarılması hedefleniyor.
TURBELDAK’tan Ege’de nefes kesen rota
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:59 TURBELDAK’tan Ege’de nefes kesen rota Turgutlu Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi (TURBELDAK), hafta sonunda Barbaros Köyü ile Balıklıova arasında gerçekleştirdiği doğa yürüyüşüyle katılımcılara unutulmaz bir gün yaşattı. Turgutlu Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren TURBELDAK, doğaseverleri buluşturan etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Akademinin bu haftaki yürüyüş rotası, İzmir’in Urla ilçesine bağlı Barbaros Köyü oldu. Yaz Kış Yürüyüş Liderleri Orhan Mert ve Haydar Atilla yönetiminde başlayan yürüyüşte katılımcılar, orman yolları ve patikalardan ilerleyerek Ege’nin huzurlu sahil yerleşimlerinden Balıklıova’ya ulaştı. Yaklaşık 12 kilometrelik parkuru tamamlayan doğaseverler, yürüyüş boyunca eşsiz doğa ve deniz manzarasının keyfini çıkardı. Doğayla iç içe geçen etkinlikte spor ve sosyal birliktelik bir araya gelirken, katılımcılar keyifli bir hafta sonu geçirdi. Yaz Kış Yürüyüş Lideri Orhan Mert, "Her yürüyüşümüzde katılımcılarımızı doğanın farklı güzellikleriyle buluşturmaya devam ediyoruz. Barbaros Köyü ile Balıklıova arasında gerçekleştirdiğimiz yürüyüşte hem eşsiz manzaraların tadını çıkardık hem de keyifli bir parkuru tamamladık. Doğayla iç içe, spor dolu etkinliklerimize önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz" dedi.
Tarsus’ta yol yenileme çalışmaları hız kesmiyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:50 Tarsus’ta yol yenileme çalışmaları hız kesmiyor Tarsus Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından Anıt Mahallesi’nde yürütülen asfalt yenileme çalışmaları tamamlandı. Kullanım ömrünü dolduran ve zamanla yıpranan parke yollar kaldırılarak yerlerine sıcak asfalt serildi. Çalışmalar kapsamında mahalledeki yollar modern standartlara uygun şekilde yenilenirken, toplam 1,2 kilometrelik güzergahta yaklaşık 2 bin 100 ton asfalt kullanıldığı bildirildi. Yapılan uygulamayla yol yüzeyinin daha dayanıklı hale getirildiği, sürüş konforu ve ulaşım güvenliğinin ise önemli ölçüde artırıldığı kaydedildi. Özellikle mahallede yoğun olarak kullanılan güzergahlarda gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde trafik akışının daha düzenli hale geldiği, sürücüler ve yayalar için daha güvenli bir ortam oluşturulduğu belirtildi. Yenilenen yolların bölgenin genel görünümüne de olumlu katkı sağladığı ifade edildi. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Anıt Mahallesi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Yapılan düzenlemelerin vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen önemli bir hizmet olduğunu vurgulayan Boltaç, çalışmaların planlı şekilde sürdürüldüğünü belirtti. Boltaç, "Vatandaşlarımızın daha güvenli, daha konforlu ve daha modern yollarda ulaşım sağlaması bizim önceliğimizdir. Anıt Mahallemizde olduğu gibi, ihtiyaç duyulan tüm bölgelerde program dahilinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekiplerimiz sahada yoğun bir şekilde çalışarak Tarsus’un yol konforunu adım adım yükseltiyor. Amacımız, hemşehrilerimizin günlük yaşamını kolaylaştırmak ve kent genelinde ulaşım kalitesini en üst seviyeye çıkarmaktır" dedi.
Aras Nehri baharla birlikte coştu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:38 Aras Nehri baharla birlikte coştu Doğu Anadolu Bölgesi’nde karların erimesi ve etkili olan bahar yağmurları, bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Aras Nehri’ni coşturdu. Debisi hızla artan Aras Nehri, görsel bir şölen sunuyor. Doğu Anadolu’da kış aylarında yağan karların hızla erimesi ve son günlerde etkili olan sağanak yağışlar, Aras Nehri’nin su seviyesini en üst noktaya çıkardı. Yatak genişliği artan ve akış hızı tavan yapan nehir, izleyenlere görsel bir şölen sunuyor. Yetkililerden taşkın uyarısı Öte yandan debinin hızla yükselmesi üzerine yetkililer harekete geçti. Nehir yatağına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşlar ve çiftçiler, muhtemel taşkın ve sel riskine karşı dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıldı. Can ve mal kaybı yaşanmaması için bölgedeki güvenlik önlemleri de artırıldı. Aras Nehri’ni cep telefonlarıyla görüntüleyen vatandaşlar ise her yıl bahar aylarında benzer manzaralar yaşandığını ancak bu yıl su seviyesinin oldukça yüksek olduğunu belirterek, "Taşan su sanki bize denizi getirdi. Denize uzağız ama onu yaşıyoruz" dediler. Bingöl Dağları’ndan doğuyor Aras Nehri, Bingöl Dağları’nın Erzurum il sınırları içinde kalan kuzey yamaçlarından doğar. Tekman Yaylası’nın bütün sularını toplayan ırmak, Sakaltutan Dağları’nın doğusundaki havza içerisinde kuzey yönünde akar. Sakaltutan Dağları ile Topçu Dağı arasında kalan derin ve sarp Mescitli Boğazı’nı geçtikten sonra Pasinler Ovası’na inen nehir, Yukarı Pasin Havzası’nın sularını toplayarak gelen Hasankale (Pasinler) Çayı ile birleşerek, il sınırları dışına çıkar. Erzurum-Kars platosunun güneyindeki çöküntü alanlarında akarak Ermenistan sınırına ulaşır. Azerbaycan Sabirabad’da Kura Nehri’ne dökülen nehir, bin 72 kilometre uzunluğa ve 102 bin kilometrekare havza alanına sahiptir. Kafkaslar’ın en büyük nehirlerinden biri olan Aras Nehri’nin 548 kilometrelik kısmı Türkiye sınırları içerisindedir.