ÇEVRE
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:24 Osmangazi Belediyesi’nden çevreye bahar dokunuşu Osmangazi Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Dikkaldırım Mahallesi’nde yürüttükleri yabani ot temizliği çalışmalarıyla hem çevre düzenini iyileştiriyor hem de vatandaşlara daha sağlıklı ve güvenli yaşam alanları sunuyor. Baharın gelişiyle birlikte, çevre düzeninin korunması ve halk sağlığının desteklenmesi açısından önem taşıyan yabani ot temizliği çalışmaları, Osmangazi Belediyesi’ne bağlı Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenli olarak sürdürülüyor. Ekiplerin koordineli çalışmalarıyla gerçekleştirilen ot biçme işlemleri sayesinde yeşil alanlar daha düzenli ve estetik bir görünüme kavuşurken, aynı zamanda yangın riski ile haşere oluşumu gibi olumsuzlukların da önüne geçiliyor. Osmangazi Belediyesi ekipleri tarafından ilkbahardan yaz sonuna kadar ilçe genelinde periyodik olarak devam edecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara daha sağlıklı ve güvenli yaşam alanları sunulması hedefleniyor. Dikkaldırım Mahallesi’nde yabani ot temizliği Bu kapsamda Dikkaldırım Mahallesi’nde bulunan çeşitli alanlarda yabani ot biçme işlemini gerçekleştiren ekipler, bölgenin ferah bir dokuya bürünmesini sağladı. Belediyeye ilettikleri talebe yönelik hızla yanıt aldıklarını ve çalışmaların ivedilikle başladığını belirten Dikkaldırım Mahalle Muhtarı Murat Erdoğan, "Mahalle aralarındaki boş arsaların temizliği gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar dolayısıyla Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerine teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Yeşil ve huzurun buluşma noktası: Sincan Park
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:53 Yeşil ve huzurun buluşma noktası: Sincan Park Sincan Park, bahar mevsiminin gelmesiyle yeni sezona merhaba dedi. Şehrin karmaşasından kaçıp temiz havada bol oksijen almak isteyenler Sincan Park’ı doldurdu. Sincan Belediyesi’nin mega projelerinden olan Sincan Park, havaların ısınmasıyla yeni sezona "merhaba" dedi. Türkiye’nin en büyük oyun parkurlarından birini bünyesinde barındıran Sincan Park, tüm Ankaralıların uğrak noktası oldu. Nostaljik trenle 300 bin metrekare alana sahip parkı gezen çocuklar bisiklet sürüp oynarken, aileler mangal için ayrılan piknik alanlarında keyifli vakit geçiriyor. Sincan Park sporseverlerin de gözde mekanı oldu. Futbol, basketbol, tenis ve plaj voleybolu sahası bulunan Sincan Park, gençlerin büyük beğenisini topluyor. Yürüyüş ve bisiklet yollarıyla 7’den 70’e tüm vatandaşların keyifle vakit geçireceği alanlar sunan park, çeşit çeşit bitki topluluklarıyla da görenleri kendisine hayran bırakıyor. Buluşmaların tek adresi Sincan Park Önemli festivallere, konserlere, milli maçlara ev sahipliği de yapan Sincan Park, yeni dönemde de ziyaretçilerini ağırlayacak. Çevre dostu aydınlatma ve sulama sistemleriyle donatılan parkın aydınlatması akıllı elektrik sistemleriyle yapılıyor. Park içerisinde bulunan 990 araç kapasiteli otopark, mescit, büfe gibi ayrıntılar da vatandaşın rahat etmesi ve keyifle günü geçirmesi amacıyla düşünüldü. Sincan Belediyesi Genel Koordinatörü İsmail Can Ocak, "Sincan Park’ta sezon açıldı. Ailelerimizle, gençlerimizle, çocuklarımızla huzurun, keyfin ve güzel anıların adresi yine Sincan Park olacak. Tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi.
Yaz aylarının korkulu rüyası kenelere karşı hem havadan ve hem karadan mücadele başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:49 Yaz aylarının korkulu rüyası kenelere karşı hem havadan ve hem karadan mücadele başladı Kelkit vadisi ve çevresinde yaz aylarının korkulu rüyası olan keneler ölümlere neden olmaya başladı. Bu sezonda bir kişinin öldüğü Sivas’ta hem havadan hem de karadan kenelere karşı mücadele başladı. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, kene riskine karşı park, mesire alanı ve kırsal bölgelerde hem karadan hem havadan ilaçlama çalışmalarını sürdürüldüklerini belirterek, ilaçlama çalışmalarında doğal dengeyi de koruduklarını söyledi. Havaların ısınması ile birlikte kene vakalarında artış olmaya başladı. Özellikle kırsal bölgelerde görülen ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski taşıyan kenelere karşı Sivas Belediyesi harekete geçti. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri şehir genelinde parklar, yeşil alanlar, mesire alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde düzenli olarak ilaçlama yapıyor. Haşerelerin yayılımını önlemek amacıyla yürütülen çalışmalarda, hem karadan hem de havadan müdahale gerçekleştiriliyor. Aracın ve ekiplerin giremediği yerlere dron ile yapılan ilaçlama çalışmaları ise dikkat çekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, belediye olarak kapsamlı bir mücadele yürüttüklerini ve ilaçlama çalışmalarında doğadaki dengenin korunmasına da özen gösterdiklerini belirterek, "Sivas Belediyesi olarak mesire alanlarında ve mahallelerde ilaçlama çalışmalarını yapıyoruz. İlaçlama çok önemli ama doğada bir denge var. Bu dengeyi korumak gerekiyor. Biz ilaçlama yaparken arılar, karıncalar gibi canlılara dikkat ediyoruz. Bu yüzden ilaçlama çalışmalarını belirli bir dozda gerçekleştiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "Gece ve gündüz ilaçlama çalışmaları yapılıyor" Adem Uzun, ekiplerin yoğun bir şekilde ilaçlama çalışmaları yaptıklarını belirterek, "Havaların ısınması ile birlikte veteriner işlerimize bağlı ekip arkadaşlarımız yoğun bir şekilde ilaçlama çalışmalarına başladılar. Mesire alanlarında, mahallelerde gece ve gündüz ilaçlama çalışmaları yapıyorlar. Bu ilaçlama çalışmalarımız hem kenelere karşı hem de diğer haşerelere karşı etkilidir. Kene vakalarının görüldüğü bölgelere baktığımızda yüksek bölgelerde, nem, yağışın ve otun olduğu bölgelerde fazla olduğunu görüyoruz. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, kene ile mücadele oldukça tecrübeliler. Çevre illerden keneye yakalanan vatandaşlarımız Sivas Cumhuriyet Üniversite Hastanesine giderek, burada kendilerine müdahale ediliyor. Bu müdahalelerin büyük bir kısmı başarı ile sonuçlanmakta. Vatandaşlarımızın keneyi kendi müdahalesi sonrasında çıkartmasında olumsuz durumlar yaşanabiliyor" dedi. "Havadan ve karadan müdahale ediyoruz" İlaçlamaların belirli bir dozda yapılması gerektiğini söyleyen Uzun, "Sivas Belediyesi olarak mesire alanlarında ve mahallerde ilaçlama çalışmalarını yapıyoruz. Geçmiş senelerde herhangi bir olumsuz durumlarla karşılaşmadık. İnşallah bu sene de olumsuz durumlarla karşılaşmayız. İlaçlama çok önemli ama doğada bir denge var. Bu dengeyi de korumak gerekiyor. Biz ilaçlamayı yaparken etrafta yaşayan arılar, karıncalar gibi canlılara dikkat ediyoruz. Bu yüzden ilaçlama çalışmalarını belirli bir dozda yapıyoruz. Dozundan fazla ilaçlama ise karınca ve arı gibi canlılara zarar verecek. Biz haşereler ile müdahale ederken, bir yandan da doğanın dengesini korumak zorundayız ve buna belediye olarak çok dikkat ediyoruz. Belediyemiz bünyesine ilaçlama için dron aldık. Su birikintilerini fazla olduğu bölgelerde dron ile ilaçlamalar yapıyoruz. Araçla ve ekiplerimizin bireysel olarak giremediği yerleri dron ile ilaçlıyoruz. Bir yandan havadan bir yandan karadan lavra, haşere ve kenelerle mücadele ediyoruz" diye konuştu.
Ağlayan gelinler 5 yıl sonra baharı karşıladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:48 Ağlayan gelinler 5 yıl sonra baharı karşıladı Denizli’nin Bozkurt ilçesinde halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilinen ters laleler, baharın gelişiyle yeniden ortaya çıktı. Yaklaşık 1,5 asırlık geçmişe sahip olan ve bölgeye göçmenlerle gelen bu nadide çiçekler, 5 yılın ardından açarak büyük sevinç yaşattı. Baharın gelişiyle görsel şölen sunan laleleri koparan veya yerinden sökenlere 700 bin TL idari para cezası uygulanıyor. Denizli’nin Bozkurt ilçesi Hayrettin Mahallesi, bugünlerde görsel bir şölene ev sahipliği yapıyor. Halk arasında "hüzün çiçeği" veya "ağlayan gelin" olarak adlandırılan ters laleler çiçek açarak doğayı kırmızıya boyadı. Yaklaşık 150 yıl önce Bulgaristan’dan göç ederek bölgeye yerleşen ailelerin yanlarında getirdiği ters lale soğanları, o günden bu yana mahallenin simgesi oldu. Atalarından kalan bu mirası titizlikle koruyan mahalle sakinleri, çiçeklerin her yıl açmasını dört gözle bekliyor. 5 yıl sonra ilk kez açtı Geçtiğimiz yıllarda bölgede etkili olan kuraklık ve olumsuz hava şartları ters lalelerin gelişimini olumsuz etkilemiş ve beklenen çiçeklenme gerçekleşmemişti. Ancak bu yıl yağışların ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesiyle birlikte "ağlayan gelinler" yeniden boy gösterdi. Mahalle sakinleri, 5 yılın ardından çiçeklerin bu yıl daha canlı ve yoğun olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Koparmanın cezası 700 bin TL Nisan ayı başında açan ve mayıs ayı başına kadar yaklaşık bir ay boyunca görsel şölen sunan ters laleler, sıkı koruma altında tutuluyor. Bölgeye özgü bu türün korunması amacıyla çiçeklerin koparılması ve soğanlarının sökülerek başka bölgelere taşınması halinde 700 bin TL para cezası uygulanıyor. Ata mirasına sahip çıktıklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Sadık Arslan, "Bahçemizde bulunan çiçekler Bulgaristan’dan getirilmiştir. Ters lale veya hüzün çiçeği olarak biliniyor. Atalarımız zamanında bu şekilde dikti, bizler de yetiştiriyoruz. Ama bir yere taşımak yasak, burada yetiştirebiliyoruz, gelenler bakıyor. Atalarımızdan kalan miras olduğu için bizler yetiştirmeye devam ediyoruz" dedi.
Kuraklıkta ortaya çıkmıştı, yağışlarla yeniden kayboldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:41 Kuraklıkta ortaya çıkmıştı, yağışlarla yeniden kayboldu Yozgat’ta bulunan Gelingüllü Barajı’nda geçtiğimiz yıl ve kış aylarında yaşanan kuraklıkla birlikte su seviyesinin düşmesi sonucu gün yüzüne çıkan eski köy yerleşkesi, bu yıl etkili olan kar yağışı ve ardından gelen yağmurla yeniden sular altında kaldı. İki farklı döneme ait görüntüler dron kamerasıyla kaydedilerek barajdaki değişim gözler önüne serildi. Şubat ayında çekilen görüntülerde, uzun süredir etkisini sürdüren kuraklık nedeniyle baraj sularının çekilmesiyle birlikte eski yerleşim alanı net şekilde ortaya çıkmıştı. Görüntülerde eski ilkokul, belediye binası, ev kalıntıları, cami ve mezarlık alanlarının gün yüzüne çıktığı görülmüştü. Su seviyesinin ciddi oranda düşmesiyle birlikte köyün yapı izleri dikkat çekmişti. Bu yıl ise kış mevsiminde etkili olan yoğun kar yağışı, ardından karların erimesi ve bahar yağmurlarıyla birlikte barajdaki su seviyesi yeniden yükseldi. Aynı bölgede yapılan son çekimlerde, daha önce ortaya çıkan eski köy yerleşkesinin tamamen sular altında kaldığı gözlemlendi. Böylece barajda kısa süre içinde yaşanan değişim, doğa şartlarının etkisini bir kez daha ortaya koydu. Kanak Çayı üzerinde sulama amacıyla 1986-1994 yılları arasında inşa edilen Gelingüllü Barajı, bölge tarımı açısından önemli bir kaynak olmayı sürdürürken, su seviyesindeki değişimlerle zaman zaman geçmişin izlerini de gün yüzüne çıkarıyor.
Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’ne gelmeye başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:32 Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’ne gelmeye başladı Van Gölü havzası, baharın gelişiyle birlikte bir kez daha doğanın en zarif konuklarını ağırlamaya başladı. Halk arasında "allı turna" olarak bilinen bir grup flamingo, Erçek Gölü’ne gelmeye başladı. Doğunun saklı cenneti Erçek Gölü, bu yıl da gökyüzüne pembe dokunuşlar katan zarif misafirleri olan flamingoları ağırlamaya devam ediyor. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Erçek Gölü, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Pembe tüyleri, uzun zarif boyunları ve estetik duruşlarıyla doğa tutkunlarının gözdesi olan flamingolar, ilkbaharın gelişiyle birlikte gölde renkli ve huzur dolu bir tablo oluşturdu. Allı turnalar, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda göl ekosisteminin sağlıklı işlediğinin de bir göstergesi. Zengin plankton ve omurgasız canlı popülasyonu sayesinde besin bulmakta zorlanmayan bu narin kuşlar, gölde konaklayarak enerji topluyor ve göç yollarına devam ediyor. Ancak bu zarif misafirlerin huzur içinde varlıklarını sürdürebilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması büyük önem taşıyor. Erçek Gölü çevresinde yapılacak her türlü yapılaşma, kirlilik ve insan kaynaklı müdahale, yalnızca flamingoları değil, gölde yaşayan pek çok canlıyı tehdit ediyor. Bu nedenle hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin doğaya saygılı, bilinçli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Van Gölü havzası Türkiye’nin beşte bir sulak alanlarını oluşturduğu için sulak alan yönünde çok zengin olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilenip çözüm yolları üreterek ekolojik denge için yaban hayat için çalışan kurumlarla beraber doğal hayatın devam etmesi için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Van Gölü havzasının sulak alan yönünden zengin olması ve tarım baskısı, sanayi baskısı olmaması nedeniyle bu sulak alanlarda habitat da tabiatın rahimi olan sulak alanlarda üretkenliğinin arttığını ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Son iki senedir baharda gelen yağmurlar sulak alanların canlanmasına, bitkilerin, böceklerin, ekolojik dengenin tekrar yeşermesine neden oldu. Buna bağlı olarak da sulak alanlarımızdaki hem hayvansal, hem karasal hem de sucul türler arttı. Bayrak tür olarak gelen meteoroloji uzmanı da olan allı turnalar yine yerlerini aldı. İklime göre baharın soğuk olmasına bağlı olarak biraz popülasyonun az olması son günlerde artık kafileler halinde Van Gölü havzasındaki sulak alanlarda görünmeye başladı. Vatandaşlarımızın en çok bildiği Erçek Gölü Karagündüz Mahallesi mevkiinde artık görülebilecek kadar görsel sunacak kadar allı turna geldi. Sulak alanların her tarafında gıda bulabildikleri için allı turnalar Van Gölü havzasının etrafında, Van Gölü’nü çepeçevre sardığımız zaman sulak alanlarda allı turnaları görebiliriz" dedi.
Cam atıklar değerleniyor, kavanozlar mum oluyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:28 Cam atıklar değerleniyor, kavanozlar mum oluyor Samsun İlkadım Belediyesi, 2026 yılı Sıfır Atık Eğitimi ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması düzenledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2026 yılı Sıfır Atık Eğitim ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında belirlenen temalarla, İlkadım Belediyesi tarafından etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor. 2026 yılı Nisan ayının, ‘Cam Atık Değerlendirme Ayı’ olarak belirlenmesinin ardından, İlkadım Belediyesi, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ isimli atölye çalışması düzenlendi. Etkinlikte, belediye personelleri, kullanılmayan cam kavanozlardan dekoratif mumlar yaptı. "Atölye ve eğitimler devam edecek" İlkadım Belediyesi’nin ‘Atığını Azalt, Doğayı Yaşat’ temasıyla düzenlediği çalışmalarından olan ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması, yoğun katılımla gerçekleşti. İlkadım Belediye Başkan Yardımcıları İbrahim Güven, Mustafa Karaduman, İlkaıdm Belediye Meclis Üyesi Davut Yolaydın, birim müdürleri ve belediye personellerinin yoğun katılım sağladığı atölye çalışmasında, 350 cc’lik kavanozlar farklı desen ve renklerde boyandı. İlkadım Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personellerince yapılan bilgilendirmeler ve yönlendirmelerle mumlar, kavanozlardaki yerlerini aldı. İlkadım Belediyesi’nin atölye ve eğitim çalışmaları, bakanlık tarafından belirlenen farklı temalarla devam edecek.
Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’nde gelmeye başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:28 Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’nde gelmeye başladı Van Gölü havzası, baharın gelişiyle birlikte bir kez daha doğanın en zarif konuklarını ağırlamaya başladı. Halk arasında "allı turna" olarak bilinen bir grup flamingo, Erçek Gölü’ne gelmeye başladı. Doğunun saklı cenneti Erçek Gölü, bu yıl da gökyüzüne pembe dokunuşlar katan zarif misafirleri olan flamingoları ağırlamaya devam ediyor. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Erçek Gölü, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Pembe tüyleri, uzun zarif boyunları ve estetik duruşlarıyla doğa tutkunlarının gözdesi olan flamingolar, ilkbaharın gelişiyle birlikte gölde renkli ve huzur dolu bir tablo oluşturdu. Allı turnalar, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda göl ekosisteminin sağlıklı işlediğinin de bir göstergesi. Zengin plankton ve omurgasız canlı popülasyonu sayesinde besin bulmakta zorlanmayan bu narin kuşlar, gölde konaklayarak enerji topluyor ve göç yollarına devam ediyor. Ancak bu zarif misafirlerin huzur içinde varlıklarını sürdürebilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması büyük önem taşıyor. Erçek Gölü çevresinde yapılacak her türlü yapılaşma, kirlilik ve insan kaynaklı müdahale, yalnızca flamingoları değil, gölde yaşayan pek çok canlıyı tehdit ediyor. Bu nedenle hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin doğaya saygılı, bilinçli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Van Gölü havzası Türkiye’nin beşte bir sulak alanlarını oluşturduğu için sulak alan yönünde çok zengin olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilenip çözüm yolları üreterek ekolojik denge için yaban hayat için çalışan kurumlarla beraber doğal hayatın devam etmesi için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Van Gölü havzasının sulak alan yönünden zengin olması ve tarım baskısı, sanayi baskısı olmaması nedeniyle bu sulak alanlarda habitat da tabiatın rahimi olan sulak alanlarda üretkenliğinin arttığını ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Son iki senedir baharda gelen yağmurlar sulak alanların canlanmasına, bitkilerin, böceklerin, ekolojik dengenin tekrar yeşermesine neden oldu. Buna bağlı olarak da sulak alanlarımızdaki hem hayvansal, hem karasal hem de sucul türler arttı. Bayrak tür olarak gelen meteoroloji uzmanı da olan allı turnalar yine yerlerini aldı. İklime göre baharın soğuk olmasına bağlı olarak biraz popülasyonun az olması son günlerde artık kafileler halinde Van Gölü havzasındaki sulak alanlarda görünmeye başladı. Vatandaşlarımızın en çok bildiği Erçek Gölü Karagündüz Mahallesi mevkiinde artık görülebilecek kadar görsel sunacak kadar allı turna geldi. Sulak alanların her tarafında gıda bulabildikleri için allı turnalar Van Gölü havzasının etrafında, Van Gölü’nü çepe çevre sardığımız zaman sulak alanlarda allı turnaları görebiliriz" dedi.
Ağlayan gelinler 5 yıl sonra baharı karşıladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:27 Ağlayan gelinler 5 yıl sonra baharı karşıladı Denizli’nin Bozkurt ilçesinde halk arasında "Ağlayan gelin" olarak bilinen ters laleler, Nisan ayının gelmesiyle birlikte yeniden toprakla buluştu. Yaklaşık 1,5 asırlık geçmişe sahip olan ve bölgeye göçmenlerle gelen bu nadide çiçekler, 5 yılın ardından açarak büyük sevinç yaşattı. Baharın gelişiyle görsel şölen sunan laleleri koparan veya yerinden sökenlere, biyolojik çeşitliliği tahrip ettikleri gerekçesiyle 700 bin TL idari para cezası uygulanıyor. Denizli’nin Bozkurt ilçesine bağlı Hayrettin Mahallesi, bugünlerde görsel bir şölene ev sahipliği yapıyor. Halk arasında "Hüzün çiçeği" veya "Ağlayan gelin" olarak adlandırılan ters laleler, nisan ayı ile birlikte çiçek açarak doğayı kırmızıya boyadı. Yaklaşık 150 yıl önce Bulgaristan’dan göç ederek bölgeye yerleşen ailelerin yanlarında getirdiği ters lale soğanları, o günden bu yana Hayrettin Mahallesi’nin simgesi haline gelmiş durumda. Atalarından kalan bu mirası titizlikle koruyan mahalle sakinleri, çiçeklerin her yıl açmasını dört gözle bekliyor. 5 yıl sonra ilk kez açtı Geçtiğimiz yıllarda bölgede etkili olan kuraklık ve olumsuz hava şartları, ters lalelerin gelişimini olumsuz etkilemiş ve beklenen çiçeklenme gerçekleşmemişti. Ancak bu yıl yağışların ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesiyle birlikte "Ağlayan Gelinler" yeniden boy gösterdi. Mahalle sakinleri, 5 yılın ardından çiçeklerin bu yıl daha canlı ve yoğun olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Koparmanın cezası 700 bin TL Nisan ayı başında açan ve mayıs ayı başına kadar yaklaşık bir ay boyunca görsel şölen sunan ters laleler, sıkı koruma altında tutuluyor. Bölgeye özgü bu türün korunması amacıyla çiçeklerin koparılması ve soğanlarının sökülerek başka bölgelere taşınması kesinlikle yasak. Kültürel bir miras olarak kabul edilen bu çiçeklerin koparılması halinde 700 bin TL rekor cezası var. Atalarının mirasına sahip çıktıklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Sadık Arslan, "Bahçemizde bulunan çiçekler Bulgaristan’dan getirilmiştir. Ters lale veya hüzün çiçeği olarak biliniyor. Atalarımız zamanında bu şekilde dikti, bizlerde yetiştiriyoruz. Ama bir yere taşımak yasak, burada yetiştirebiliyoruz, gelenler bakıyor. Atalarımızdan kalan miras olduğu için bizler yetiştirmeye devam ediyoruz" dedi. (FK-