ÇEVRE
Başkan Memduh Büyükkılıç: "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" 05 Mayıs 2026 Salı - 07:01:40 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, büyükşehir belediyesi tarafından arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinin verildiğini söyleyerek, "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinde bulundu. Belediye tarafından toplam bin 500 kovan arının dağıtıldığı destek programına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da katıldı. 3 bin başvurunun arasında kura ile seçilen 750 üreticiye arılar teslim edildi. Kadir Has Kongre Merkezi otoparkında düzenlenen dağıtıma vatandaşlar erken saatlerde gelerek, sıra aldı. Otoparkın neredeyse tamamı arı desteği almak için alana gelen üreticilerin araçlarıyla doldu. Belediye personelinin de yardımıyla sırası gelen vatandaş arılarını alarak, alandan ayrıldı. Üreticilerin araçlarıyla dolan otopark havadan dronla görüntülendi. Alana gelerek, vatandaşlarla konuşan ve üretimlerinde bereket dileyen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Bugün görüldüğü gibi sabahın erken saatlerin de arılar uyanmadan, güneş doğmadan dağıtımını sağlamak amacıyla vatandaşlarımızın araçlarına yüklemek suretiyle çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu yıl 750 vatandaşımıza arıcılık desteğini vermek üzerine çabamızı sürdürdük. Destekten faydalanacak vatandaşlarımızın, ya sertifikası olacak ya Tarım İl Müdürlüğü’nde kaydı olacak ya da bu işin yüksekokulunda mezun olmuş olacak. Önüne gelene arıları dağıtma mantığında bir yaklaşım söz konusu değil. Amacımız üretenin hizmetkarı olmak. Üretenin yanında yer almak. Şükürler olsun, tarım ve hayvancılığa en çok destek veren büyükşehir olarak arıcılıkla ilgili çalışmalarımızı da sürdürmeye devam ediyoruz. Vatandaşımız biraz önce söyledi. ‘Arıcılıkta bu hizmeti tek yapan bir belediyeden bahsediyoruz’ diyor. Tarım ve hayvancılıkta ön plana çıkan bir il olmaya başladık. Kayseri denince ticaret ve sanayi akla gelir ama artık tarım ve hayvancılıkta bizde varız mantığı ve anlayışı içerisinde şehrimizi iyi bir noktaya taşımaya özen gösteriyoruz. Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz. Yapılan çalışmalar hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerinde bulundu. Üreticiler de büyükşehir belediyesinin yapmış olduğu üretim desteğinde ötürü ilgililere teşekkür etti.
05 Mayıs 2026 Salı - 00:33 Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:02 Zonguldak’ta kafes balıkçılığına karşı eylem kararı Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi ile Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesine karşı çıkan balıkçılar, düzenlenen toplantıda eylem kararı aldı. Karadeniz Ereğli Su Ürünleri Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Bozhane balıkçı esnafı başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen balıkçılar projeye yönelik endişelerini dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kooperatif Başkanı Murat Toprak, kafes balıkçılığı projesine karşı çıkışlarının bireysel değil, tamamen üyelerin talepleri doğrultusunda alındığını söyledi. Küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Toprak, "Hepimizin bildiği gibi Karadeniz Ereğli-Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesi bölgemizin en önemli gündem maddesi haline geldi. Küçük ölçekli balıkçılar ciddi endişeler yaşıyor. Geçim kaynağını riske atabileceği düşünülen, rekabet şartlarını ağırlaştırabileceği öğrenilen ve deniz üzerindeki faaliyet alanlarının daralmasına kaygı duyan çok sayıda üyemiz var. Hiçbir proje, balıkçı esnafımızın emeğinin ve geleceğinin önüne geçemez. Bu nedenle aldığımız karar bireysel değildir. Sizlerin iradesinin bir sonucudur. Kafes balıkçılığına karşı çıkma tutumumuz tamamen üyelerimizin talepleri sonucu şekillenmiştir. Biz gelişme, yatırım ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere karşı değiliz" dedi. Toprak, projeye karşı olmadıkları yatırımların da bulunduğunu ancak bu tür girişimlerin mevcut düzeni bozmayacak ve küçük esnafı koruyacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini belirten Toprak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Proje deniz ekosistemine zarar verir" Mali Müşavir Adnan Manaş ise kafes balıkçılığının çevresel etkilerine dikkat çekti. Manaş, denizde yoğun şekilde yapılan kafes balıkçılığının yem atıkları, balık dışkıları ve kimyasal kullanımı nedeniyle deniz kirliliğine yol açtığını belirterek, oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte ekosistemin zarar görebileceğini ifade etti. Kafes balıkçılığının hastalıkların yayılmasına, biyoçeşitliliğin bozulmasına ve kıyı kullanım alanlarının daralmasına neden olabileceğini dile getiren Manaş, "Bu proje hayata geçirilirse sadece balıkçılar değil, bölgedeki tüm kıyı yerleşimleri olumsuz etkilenecek" diye konuştu. Çevre ilçelerden destek Toplantıya Kozlu, Alaplı, Kocaali, Akçakoca ve Karasu’dan gelen su ürünleri kooperatif başkan ve yöneticileri de katılarak, Bozhaneli balıkçılara destek verdi. Katılımcılar, söz konusu projenin bölge balıkçılığı ve denizcilik faaliyetlerine zarar vereceğini savundu. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatif Başkan Yardımcısı Çağdaş Özer, "Bu proje de olursa zaten ortalama bizim yasak sahanın bittiği yerde burası başlayacak. Biz Ereğli balıkçıları ile beraber avlanmaya başladık. Şimdi buraya da sığamayacağız. Melen tarafına gitmeye başlayacağız. Orada da fazlasıyla balıkçı var" diyerek endişelerini dile getirdi. Toplantı sonunda balıkçılar, kafes balıkçılığı projesine karşı ortak hareket etme ve süreci birlikte takip etme kararı aldı.
Urla’da sakız enginarının hasat mesaisi sürüyor
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:51 Urla’da sakız enginarının hasat mesaisi sürüyor Türkiye’nin enginar ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan İzmir’in Urla ilçesinde, karaciğer dostu olarak bilinen sakız enginarında hasat mesaisi devam ediyor. Kendine has yumuşak dokusu ve yapraklarının da tüketilebilmesiyle diğer türlerden ayrılan şifa deposu tescilli lezzet, tarlalardaki yoğun el emeğinin ardından sofralardaki yerini almaya başladı. İl genelinde ağırlıklı olarak Urla, Çeşme, Karaburun, Seferihisar ve Torbalı ilçelerindeki yaklaşık 8 bin dekarlık alanda yetiştirilerek yılda 11 bin ton civarında ürün elde edilirken, üretimin merkez üssü konumundaki Urla’da tek başına yılda yaklaşık 2 bin tonluk üretim gerçekleştiriliyor. Bölgenin ideal ikliminde yetişen ve coğrafi işaret alarak tescillenen sakız enginarı, sadece iri çanağı tüketilen sert ve kalın yapraklı bayrampaşa enginarının aksine, yumuşak dokusu ve yapraklarının da rahatlıkla yenilebilmesiyle öne çıkıyor. Ocak ve şubat aylarındaki verimli yağışların doğal bir gübre etkisi oluşturmasıyla bu yıl rekoltesi yüzde 20 oranında artan tescilli ürün, hasat edilmesinin ardından tarlada 30, pazarlarda ise ortalama 50 liradan satışa sunuluyor. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan sakız enginarı, karaciğerin temizlenmesinde ve hücrelerin yenilenmesinde önemli bir rol üstleniyor. Sağlığa olan faydalarının yanı sıra benzersiz lezzetiyle de yoğun talep gören bu ürün; zeytinyağlı yemeği, dolması, salatası ve pilavıyla sofraları süslüyor. Tarladan sofraya uzanan zorlu yolculuğuyla Ege mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan coğrafi işaretli bu şifa deposu lezzet, 1-3 Mayıs günleri arasında ilçede düzenlenecek olan Uluslararası Urla Enginar Festivali’nde ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Enginarın esas hasat zamanı başladı Sakız enginarının Urla yarımadasına mahsus bir ürün olduğunu belirten Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, "Çok değerli, kaliteli ve aroması çok güzel olan bu ürün için üreticilerimiz ağustos ayından sonra hazırlıklara başlar. Tarlayı sular, uyandırır ve ardından kökleri seyreltirler. Kışın nasıl geçeceği bilinmediği ve bazı seneler soğuk vurarak ürün ziyan olduğu için risk alıp erken uyandıranlar, kasım ve aralık aylarında tek tük hasada başlar. Son zamanlarda kış mevsimi yumuşak geçtiği için üreticiler erken uyandırarak kazanç sağlıyor. Esas hasat zamanı ise mart, nisan ve mayıs aylarıdır, mayıs ayının sonunda da hasat biter. Biz festivalimizi her yıl nisan ayının son günü veya mayıs ayının ilk haftası yapıyoruz. Bu sene de mayıs ayının ilk haftasına aldık. Tarla olarak 800-900 dönümün üzerinde enginar üretimimiz var ve bunu da 130-140 üreticimiz yapıyor. Pandemiden sonra üreticilerimizin büyük bir kısmı enginarı kendisi soyup işleyerek internet üzerinden vakumlu şekilde satmaya başladı. Bu ürünler Türkiye’nin her tarafına, hatta Avrupa’nın bazı ülkelerine de gidiyor" dedi. Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor Enginar tarlasını ağustos ayında hazırlayarak eylül başında dikim yaptıklarını anlatan üretici Hakan Seymen ise, "Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor. Fazla su hastalığa yol açarken, az su bitkinin tutmasını engelliyor. Don veya dolu gibi olumsuz hava şartları yaşanmazsa kasım ve aralık aylarında ilk meyveleri yavaş yavaş kesmeye başlıyoruz. Ancak esas verimli dönemimiz olan mart, nisan ve mayıs aylarında çok yüksek bir rekolte elde ediyoruz. Bölge insanı özellikle sakız türünün dolmasını çok severken, İstanbul pazarı genellikle çanak enginarı tercih ediyor. Enginarın tazeyken 10-15 dakika kaynatılıp üzerine limon, zeytinyağı ve tuz eklenerek tüketilmesi de oldukça yaygın ve bu şekilde vitamin değerini hiç kaybetmiyor" diye konuştu. Karaciğer hastalarının öncelikli tercihi Enginarın karaciğer ve kanser hastaları için taşıdığı önemi doktorların da tavsiye ettiğini belirten üretici Serkan Karcı da, "Özellikle karaciğer ve bazı kanser hastalarının öncelikli tercihi olan Urla enginarını, vakumlu ambalajlar ve kavanozlar içerisinde Türkiye’nin her noktasına ulaştırıyoruz. Müşterilerimizin her yıl artan talebi ve ürünlerimize gösterilen yoğun ilgi bizleri üretim konusunda daha da motive ediyor. Sakız enginarı, bayrampaşa türüne nazaran daha küçük bir yapıya sahip olsa da dolma ve çeşitli yemeklerde çok daha verimli bir kullanım sunmaktadır. Sakız enginarının yaprakları yumuşaklığı sayesinde bütünüyle tüketilebilirken, Bayrampaşa enginarının dış yaprakları sert olduğu için tüketiciler genellikle sadece çanak kısmını çeşitli garnitürlerle hazırlayarak tüketmeyi tercih ediyorlar" ifadelerini kullandı.
MESKİ’nin laboratuvarı uluslararası standartlarda güven tazeledi
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:33 MESKİ’nin laboratuvarı uluslararası standartlarda güven tazeledi Mersin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Merkez Su Analiz Laboratuvarı, TÜRKAK tarafından gerçekleştirilen akreditasyon yenileme denetimini başarıyla tamamlayarak uluslararası kalite standartlarındaki güvenilirliğini bir kez daha tescilledi. MESKİ Genel Müdürlüğü Merkez Su Analiz Laboratuvarı, uluslararası kalite standartları kapsamında önemli bir başarıya daha imza attı. Laboratuvar, ‘TS EN ISO/IEC 17025:2017 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Gereklilikler’ standardı çerçevesinde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından gerçekleştirilen Akreditasyon Yenileme Denetimi’ni başarıyla tamamladı. Laboratuvarın teknik ve idari süreçleri detaylı şekilde incelendi TÜRKAK denetçileri tarafından yürütülen incelemelerde, laboratuvarın teknik altyapısı, kalite yönetim sistemi, insan kaynağı ve çalışma süreçleri detaylı şekilde değerlendirildi. Yapılan değerlendirmelerde laboratuvarın genel işleyişi hakkında olumlu görüşler bildirildi. TÜRKAK denetim raporunda olumlu değerlendirmelere yer verildi Denetim kapsamında hazırlanan bildirim formunda, "Laboratuvarda 3. çevrim akreditasyon yenileme denetimi yerinde gerçekleştirilmiştir. Laboratuvarın ilgili bir üst yönetime ve yeterli kaynağa sahip olduğu gözlemlenmiştir. Personel öğrenme ve yeniliğe açıktır" ifadelerine yer verildi. Gerçekleştirilen denetim sonucunda MESKİ Merkez Su Analiz Laboratuvarının akreditasyon belgesinin yenilenmesinin uygun bulunduğu belirtildi. Bu gelişme ile birlikte laboratuvarın ulusal ve uluslararası standartlara uygun, güvenilir ve kaliteli analiz hizmeti sunma kapasitesini sürdürdüğü bir kez daha tescillenmiş oldu.
Silajlık mısıra alternatif olan sorgum otu üreticilere dağıtıldı
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:32 Silajlık mısıra alternatif olan sorgum otu üreticilere dağıtıldı Çok fazla su isteyen silajlık mısıra alternatif olarak 3 yıl önce ekimine başlanan ve ilk hasadında 7,5 ton verim alınan sorgum bitkisinin tohumu, ilçe tarım ekiplerince Koçarlı’da dağıtıldı. Önemli tarım kentlerinden olan Aydın’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde silajlık mısıra alternatif olarak 3 yıl önce ekimine başlanan silajlık sorgum üretiminin ilk hasadında 7,5 ton verim elde edilmişti. Pilot olarak 11 ilçede uygulanan ve az sulamayla yüksek verim elde ettiren üründen çiftçiler de memnun kalırken, bu yıl da sorgum tohumlarının dağıtımı gerçekleştirildi. Bu kapsamda Koçarlı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince 24 üreticiye toplam bin 440 kilogram sorgum sudan otu melezi tohumu dağıtıldı. Konu ile ilgili Koçarlı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Hayvancılıkta kaliteli kaba yem üretiminin artırılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında, Koçarlı’da üreticilerimize destek sağladık. Bu kapsamda 24 üreticimize toplam 1440 kilogram sorgum sudan otu melezi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verim potansiyeline sahip bu yem bitkisi ile hem verimli üretimi teşvik ediyor hem de hayvancılıkta sürdürülebilirliği güçlendiriyoruz. Üreticilerimizin emeği ve desteklerimizle, bölgemizde tarımsal üretimi daha ileriye taşımaya kararlıyız" ifadeleri yer aldı.