ÇEVRE
08 Mart 2026 Pazar - 00:18 Şiddetli yağışların kullanılamaz hale getirdiği Sarıkavak Köprüsü 110 milyona yeniden yapılacak DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Çameli ilçesinde şiddetli yağışlar nedeniyle kullanılamaz hale gelen Sarıkavak Köprüsü 110 milyon TL’lik yatırımla yeniden inşa edilecek. Çameli’nde yoğun yağışlar sonrası kullanılamaz hale gelen Sarıkavak Mahallesi köprüsü için beklenen müjde geldi. AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, bölge halkının ulaşım çilesine son verecek dev projenin detaylarını paylaştı. Hasarlı köprünün yerine, tam 110 milyon TL yatırım bedeliyle modern ve dayanıklı bir köprü inşa edilecek. Çameli ilçesinde geçtiğimiz dönemlerde yaşanan aşırı yağışlar, Sarıkavak Mahallesi’ndeki mevcut köprüde ciddi hasara yol açmış, yapı güvenliğini yitirerek ulaşıma kapanmıştı. Mahalle sakinlerinin ve üreticilerin mağduriyetini gidermek adına başlatılan girişimler sonuç verdi. Milletvekili Şahin Tin, projenin yatırım programına alındığını ve en kısa sürede çalışmaların başlayacağını duyurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Şahin Tin, Denizli’nin her köşesindeki ihtiyaçları yakından takip ettiklerini vurgulayarak şunları kaydetti: "Yoğun yağışlar nedeniyle hasar görerek kullanılamaz hale gelen Çameli ilçemizin Sarıkavak Mahalle köprüsünü, 110 milyon TL’lik büyük bir yatırımlarla yeniden yapıyoruz. Bölge halkımızın ulaşım konforunu ve güvenliğini en üst seviyeye çıkaracak bu yatırımın ilçemize ve Sarıkavak Mahallemize hayırlı olmasını diliyorum." Sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bölgede lojistik akışı da rahatlatacak olan yeni köprü, modern mühendislik teknikleriyle inşa edilecek. 110 milyon TL gibi ciddi bir bütçenin ayrıldığı proje, Çameli’nin ulaşım altyapısına vurulan en önemli mühürlerden biri olacak.
TOGÜ elektriği güneşten sağlayacak
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:07 TOGÜ elektriği güneşten sağlayacak Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi çatısına kurulan 600 kW’lık GES ile elektrik ihtiyacının yüzde 10-15’i güneşten karşılanacak. TOGÜ Hastanesi’nde sürdürülebilir enerji hedefi doğrultusunda önemli bir yatırım hayata geçiriliyor. Üniversite Hastanesi çatısında kurulum çalışmaları süren Güneş Enerji Santrali (GES) projesi, tamamlandığında hastanenin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayacak. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, hastane çatısında devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Proje kapsamında çatıya toplam bin 110 adet güneş paneli yerleştirilecek. 600 kW kurulu güce sahip olacak sistemin tamamen yerli ürünler kullanıldı. Yaklaşık 17 milyon 250 bin TL bütçeyle hayata geçirilen çevreci yatırımın iki ay içerisinde tamamen devreye alınması planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hastanenin aylık elektrik enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 10 ila 15’inin güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. İncelemelerin ardından açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, GES projesinin yalnızca bir enerji yatırımı olmadığını vurgulayarak, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir sağlık hizmeti anlayışının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Yerli teknoloji ile hayata geçirilen projenin ekonomik tasarruf sağlamasının yanı sıra çevresel sorumluluğu da güçlendireceğini kaydetti. Rektör Yılmaz, saha incelemesinin ardından hastanede tedavi gören hastaları da ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.
Meriç Nehri’nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:47 Meriç Nehri’nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne’nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor. Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan’daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri’nde taşkın riskini yükseltti. Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi. Pompa istasyonu uyarısı Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.
Meriç Nehri’nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:41 Meriç Nehri’nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne’nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan’daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri’nde taşkın riskini yükseltti. Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesinin Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi. Pompa istasyonu uyarısı Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı. (MÇ-MEF-
Büyükşehir Belediyesi’nden ’sahipsiz hayvan’ açıklaması
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:35 Büyükşehir Belediyesi’nden ’sahipsiz hayvan’ açıklaması Trabzon Büyükşehir Belediyesi, kentte yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından sahipsiz hayvanlara ilişkin görev ve sorumluluklara dair açıklama yaptı. Açıklamada, sürecin ilgili tüm kurumlarla koordinasyon içinde, hukuki çerçeve doğrultusunda yürütüldüğü bildirildi. Açıklamada, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca sahipsiz hayvanların toplanmasının ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olduğu, Büyükşehir Belediyesi’nin ise koordinasyon, teknik destek ve rehabilitasyon hizmetlerini yerine getirdiği ifade edildi. Talep edilmesi halinde veteriner hekim ve anestezik destek sağlandığı kaydedildi. Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin kapasitesinin 450’den 750’ye çıkarıldığı, hâlihazırda 450 köpeğin barındırıldığı ve yaklaşık 300 köpek daha kabul edilebileceği belirtildi. Yomra İkisu mevkiinde 119 dekar büyüklüğünde doğal yaşam alanı kurulmasına yönelik yer tahsisinin tamamlandığı, projelerin hazırlandığı ve inşa sürecinin kısa sürede başlayacağı aktarıldı. Valilik öncülüğünde belediyelerin katılımıyla birlik kurulmasına yönelik sürecin devam ettiği ifade edilen açıklamada, kamuoyunun resmî açıklamalar dışındaki paylaşımlara itibar etmemesi istendi. Açıklamada ayrıca, insan güvenliği ile hayvan refahı arasında denge gözeten, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üretme kararlılığının sürdüğü vurgulandı.
Yılın ilk leylekleri gelmeye başladı, ilk gören 1 çuval unu kaptı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:51 Yılın ilk leylekleri gelmeye başladı, ilk gören 1 çuval unu kaptı Sulak alanları ile birlikte önemli göç alanlarından olan Aydın, her yıl çok sayıda leyleğe ev sahipliği yaparken, bu yılın ilk leylekleri tek tek gelmeye başladı. Doğal güzellikleri ile birçok hayvan türüne ve yaban hayatına ev sahipliği yapan Aydın’ın simgelerinden biri haline gelen leyleklerin Aydın’a göçü başladı. Bu kapsamda 2026 yılının ilk leyleği, Pamukçular Mahallesi’ne gelirken, diğer köylere de leylekler gelmeye başladı. Bölge sakinleri ise leyleklerin gelişine çok sevinirken, mahallelerde leyleği ilk gören kişilere ise Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından her yıl olduğu gibi bu yıl da uygulanan "Leyleği ilk görene 1 çuval un" kampanyası kapsamında Avşar ve Gölbent mahallelerinde unları dağıtıldı. Farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen kampanya çerçevesinde katkıda bulunan herkese teşekkür eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü; "Baharın habercisi leylekler, Aydın’ın bereketli topraklarına birer birer dönmeye başladı. EKODOSD’un her yıl geleneksel olarak düzenlediği ’Leyleği İlk Görene 1 Çuval Un’ kampanyası da yeniden heyecan oluşturdu. Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Pamukçular Köyü’ne gelen ilk leyleğin ardından, bugün iki köyden daha müjdeli haber ulaştı. Kampanyayı bilen köy sakinleri, leylekleri ilk gören kişi olmanın heyecanını yaşıyor. Azmak olarak bilinen, yoğun yağışlarla birlikte suyla dolan eski menderes yataklarıyla çevrili Gölbent Köyü’ne de bir leyleğin geldiği bildirildi. Leyleği ilk gören isim, evi Gölbent’te bulunan Söke Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Abacı oldu. Kampanya kapsamında un çuvalı kendisine teslim edildi. Serkan Abacı, leylekleri çok sevdiğini, azmak kıyısındaki evinin bahçesine konarak gezinen leylekleri ve sulak alan kıyısında beslenmelerini hayranlıkla izlediğini ifade etti. Kuşlara zarar verilmediğinde onların da insanlara alıştığını ve korkmadan yaşamlarını sürdürdüklerini belirten Abacı, aldığı un çuvalını köyde ihtiyaç sahibi bir aileye ulaştırılmak üzere Gölbent Muhtarı Ahmet Yemiş’e teslim edeceğini söyledi. Bir diğer sevindirici haber ise ’Leylek Dostu Köy’ olarak bilinen Avşar Köyü’nden geldi. Köye gelen leyleği, farklı evlerde yalnız yaşayan Hatice Bakan ve Meryem baba isimli iki kadın aynı anda fark etti. Her iki vatandaş da Avşar Muhtarı Bedri Avcı’yı arayıp haber verdi. Biri telefonla ulaşırken, diğeri telefonu olmadığı ve yürümekte zorlandığı için ancak muhtarı gördüğünde durumu iletebildi. Muhtarın zor durumda kalmaması ve köylüler arasında kırgınlık oluşmaması adına, her iki kadına da üyelerimizin bağışladığı birer çuval un teslim edildi. Köylü kadınların teşekkür olarak ikram ettikleri bazlamalar ise kampanyanın dayanışma ruhunu bir kez daha gösterdi" dedi. Sulak alanların leyleklerin neslini sürdürebilmesi açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Sürücü; "Uzun ve yorucu göç yolculuğunun ardından gelen leylekler, sulak alanlar olduğu için bu bölgelerde yeterli besin bulabilmektedir. Şu anda Söke Ovası’nın güneyi yoğun yağışlar nedeniyle sular altında kalmış durumda. Sular çekildikten sonra çiftçiler tarlalarını sürecek. Leylekler de traktörleri takip ederek pulluğun havalandırdığı topraktan çıkan solucanları, dana burnu gibi zararlıları tüketerek doğal bir denge oluşturacak. Bu sayede zirai ilaç kullanımının azalmasına da katkı sağlayacaklar. Üyelerimizin destek olduğu kampanya, sulak alanların önemine dikkat çekmek, zirai ilaç kullanımının azaltılması konusunda farkındalık oluşturmak, ekosistem içindeki tüm canlıların birbirine bağlı ve vazgeçilmez olduğunu vurgulamak amacıyla düzenlenmektedir. Leyleklerin yalnızca baharın müjdecisi değil, doğanın dengesinin, kırsal yaşamın ve dayanışmanın da simgesi olduğunu vurgulamaktır" şeklinde konuştu.
Battalgazi Belediyesi’nden su ürünlerine modern depolama yatırımı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:34 Battalgazi Belediyesi’nden su ürünlerine modern depolama yatırımı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ın Malatya ziyareti kapsamında Battalgazi’de su ürünleri üreticilerine yönelik soğuk hava deposu projesinin sözleşmesi imzalandı. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın imza attığı proje ile üreticilerin ürünlerini sağlıklı şartlarda muhafaza edebileceği modern bir depolama altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ın Malatya programı kapsamında Battalgazi Belediyesi tarafından ilçede hayata geçirilecek Su Ürünleri Soğuk Hava Deposu Merkezleri Projesi için imza töreni düzenlendi. Toplam 52 milyon TL bütçeye sahip olan projenin sözleşmesi, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın ile Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak tarafından imza altına alındı. Hatunsuyu Mahallesi’nde uygulanacak proje ile ilçede faaliyet gösteren su ürünleri üreticilerinin depolama ve pazarlama imkânlarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında kurulacak soğuk hava deposu merkezleri sayesinde su ürünlerinin uygun sıcaklık ve hijyen şartlarında muhafaza edilmesi sağlanacak. Bu sayede ürün kayıplarının azaltılması, üreticilerin ürünlerini daha uzun süre koruyabilmesi ve pazarlama süreçlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor. Proje ile birlikte Battalgazi’de su ürünleri sektörünün altyapısının güçlendirilmesi ve yerel üretimin desteklenmesi de amaçlanıyor. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, üretimi destekleyen ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan yatırımları önemsediklerini belirterek, hayata geçirilecek projenin ilçedeki üreticilere ve bölge ekonomisine önemli katkılar sunacağını ifade etti. Hatunsuyu Mahallesi’nde hayata geçirilecek Su Ürünleri Soğuk Hava Deposu Merkezleri Projesi’nin tamamlanmasıyla birlikte, su ürünlerinin daha sağlıklı şartlarda muhafaza edilmesi sağlanırken, üreticilerin rekabet gücünün artırılması ve bölgede istihdama katkı sunulması hedefleniyor. Projenin, Battalgazi’de üretim altyapısını güçlendiren önemli yatırımlardan biri olması bekleniyor.
İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Şenpazar ve Cide ilçesi sınırındaki tescilli Dağlı Kuylucu Mağarası, içerisinde akan şelalesi ve derinliğiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karadeniz’in en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, her mevsim güzelliğiyle büyülüyor. Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçesinde Dağlı köyü sınırlarında yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, görenleri hayran bırakıyor. Halk arasında "Kuyluç" veya "Dağlı Kuylucu" adıyla da bilinen mağara, Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarası olarak kayıtlarda yer alıyor. Mağaranın ağız genişliği yaklaşık 100 metreyi bulurken, derinliği ise tam olarak bilinmiyor. Karadeniz Bölgesi’nin en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, Türkiye genelinde derinlik sıralamasında da 17. sırada yer alıyor. Mağaranın içerisinde yer alan ve yaklaşık 40 metre yükseklikten akan şelale ise görenleri büyülüyor. Şelalenin çıkardığı sesler, mağaranın derinliklerinde yankılanarak, ziyaretçilere mest eden bir atmosfer sunuyor. Mağaranın çevresi ise doğanın gücüyle şekillenmiş çukurlar, irili ufaklı suyolları ve "cadı kazanı" olarak adlandırılan derin oyuklar bulunuyor. Yapılan çalışmalarla kireçtaşından oluşan tavan bölümlerinin suyun etkisiyle çökmesiyle oluşmuş bir çökme dolini olduğu belirlenen mağara içinde yatay olarak bulunan mağaralar da bu teoriyi desteklediği belirtildi. "Dikey olarak yukarı çıkılan ve ağzı çanak olarak Türkiye’nin en geniş mağarasıdır" Mağarayla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Türkiye’de derinlik açısından 17. sırada olan bir mağara, ancak Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu bölgesinde bir numara olan mağaradır. Yukarıya doğru dikey olarak çıkılan mağaranın ağzı Türkiye’nin en geniş ağızlı mağarasıdır. Dağların arasından çıkan sular, altından geliyor ve mağara oluşuyor. Ama 250 metre mağarayı oyduktan sonra bu suyun çıkışı nerede olduğu bilinememektedir. Kuzeybatı’ya doğru Loç Vadisi bulunmaktadır ve hemen altında Malyas Kanyonu bulunmaktadır. Aşağı tarafında Hamitli köyleri var ve buradan Cide’de Gideros koyuna kadar bu su devam etmektedir. Suyun aşağısında Kılıçlı Mağarası da bulunmaktadır. Kılıçlı Mağarasına akan suların da buradan olduğunu düşünmekteyim ve bu daha önce kayıt altına alınamamış, herhangi bir kaydı olmamıştır. Bu suyun nereden çıktığı henüz kayıtlarda resmi bir bilgiyle verilmediğinden dolayı bunu biz araştırmalarımızda suyun başlangıç noktası ve çıkış noktasından tecrübelerimizle gözlemlemeye çalışıyoruz" dedi. "Tıbbı ve aromatik bitkiler açısından zengin bölge" Dağlı Kuylucu Mağarası’nın bitki çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Haberal, "Burada ’kırkkilit otu’ denilen, tıp biliminde kullanılan bir bitki var. Aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir bölge. Biyoçeşitlilik açısından önemli bir bölge. Özellikle Küre Dağlarının en önemli ayağını oluşturan alanlardan biri burası olduğu için biyoçeşitliliği ön planda" diye konuştu. "Mağara, macera turizmi, mağara turizmi, adrenalin sevenler için harika bir rota" Mağaranın macera turizmi, mağara turizmi ve adrenalin sevenler için harika bir rota olduğunu belirten Haberal, "Baharda ayrı, sonbaharda ayrı, kışın ayrı bir güzelliğe sahip Yaz aylarında mağaranın etrafını pek göremiyoruz ama sonbaharda yapraklar döküldüğü için daha da net görme imkanımız oluyor. Burası kaygan bir zemine sahip. Her zaman öyle oluyor. Küre Dağları Milli Parkı’ndan, ilgili Şube Müdürlüğü arkadaşlarımızdan bilgi alıp bu bölgeyi öyle ziyaret etmelerini öneririz" şeklinde konuştu. "Mağarada bizleri üç tane şelale bekliyor" Mağarada üç tane şelalenin bulunduğunu belirten Haberal, "Dağlı Kuylucu Mağarasının içerisine inmeye başladığımız zaman bizleri 3 tane şelale beklemektedir. Bu şelaleler görsel güzelliğiyle de adeta mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Şelaleler hemen altında da büyük bir havuzlar mevcuttur. Bu havuzların varlığı da mağaraya farklı bir özellik, farklı bir güzellik sunmaktadır" ifadelerini kullandı.