GENEL - 20 Haziran 2020 Cumartesi 13:16

(Özel) Osmanlı askerlerini zaferden zafere koşturan ‘Yatağan kılıçları’ şimdi vitrinleri süslüyor

A
A
A
(Özel) Osmanlı askerlerini zaferden zafere koşturan ‘Yatağan kılıçları’ şimdi vitrinleri süslüyor

Osmanlı Devleti’nde ürettiği kılıçlarla askerlerin zaferden zafere koşmasını sağlayan Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan Mahallesi, günümüzde de kaliteden ödün vermeden ürettiği bıçak ve hediyelik kılıçlar ile sektörün öncüsü konumunda bulunuyor.

Osmanlı Devleti’nde ürettiği kılıçlarla askerlerin zaferden zafere koşmasını sağlayan Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan Mahallesi, günümüzde de kaliteden ödün vermeden ürettiği bıçak ve hediyelik kılıçlar ile sektörün öncüsü konumunda bulunuyor. Üretilen kılıçlar arasında en fazla rağbeti ise sapı koç ve geyik boynuzundan yapılan kılıçlar görüyor.


Serinhisar ilçesine bağlı 2 bin 628 nüfuslu Yatağan Mahallesi’nde yüzyıllardır demircilik sanatı devam ediyor. Selçuklular döneminde Oğuzların Anadolu’yu yurt edinmesiyle birlikte Türkmenlerden asıl adı Osman olan “Yatağan Baba”, Denizli’nin Serinhisar ilçesi Yatağan Mahallesi’nin bulunduğu bölgeye yerleşti. Yatağan Baba demirci olduğundan dolayı hem yerleşim alanının adı hem de Yatağan kılıcının adının buradan geldiği biliniyor. Mahallede 11. ve 13. yüzyıllardan bu yana demircilik sanatı gelişerek, bıçak, çakı, tahra, balta ve makas gibi kesici aletlerin yapımı günümüzde de devam ediyor.



“Babamdan gördüğümüz kadarıyla devam ediyoruz”


Mahallede uzun yıllardır bıçak ve hediyelik kılıç imalatı yapan Mehmet Doğan, mesleği babasından öğrendiğini ve yılladır sürdürdüğünü ifade etti. Çakı, bıçak ve kılıç imalatı yaptıklarını söyleyen Doğan, “Oğlum da mesleği öğreniyor yanımda ve bu aralar okullar da tatil olunca hep yanımızda olacak artık, diğer zamanlarda da tatilde de yardım ediyordu. Oğlum da öğreniyor ve devam ettirecek Allah’ın izniyle. Kılıçtan kılıca fark oluyor. Mesela makastan veya kalın bir çelikten döverek yaptığımız bir kılıç bir hafta sürüyor. Ama paslanmaz çelik ve hazır çelik olursa, paslanmaz olarak gelen çeliklerde onun yapımı 1-2 gün sürüyor. Yapacak olduğumuz işe bağlı, üstündeki işleme bağlı, müşterinin isteğine bağlı oluyor. Müşteri gravür yani desen çalışması isteyebilir. Bazen sadece düz bir kılıç istiyor. Torunlara yadigar olarak istiyorlar, bazen üstü işlemeli kılıçlar da istiyorlar” dedi.



“Kılıçlar dünyanın her yerine gidiyor”


Doğan, ürettikleri her kılıcın kendine has bir özelliği olduğunu dile getirdi. Müşteriden gelen talebe göre kılıçların saplarının koç ve geyik boynuzundan yapıldığını belirten Doğan, şunları söyledi:


“Aksesuar olarak kullanılacak olan kılıç var veya bir de torunuma benim atalarımızdan görmüş olduğumuz kılıçlardan isterlerse onun yapımı çok uzun sürüyor. Bunun kabzaları değişik oluyor, icabında hazır fleks ya da pleksi gibi malzemelerden yaptığımız kılıçların sapları uğraştırmıyor ama bunu bir koç boynuzundan ya da bir geyik boynuzundan yaparsak o haliyle uğraştırıyor. Bunların hepsi zaman meselesi ve zamanla olan şeyler. Burada yapılan kılıçlar dünyanın her yerine gidiyor. Türkiye geneli ağırlıklı Almanya’dan gelen misafirler götürüyor ve dışarıdan istekler oluyor. İnternet olması sebebiyle herkes görüyor, Avrupa’dan da çok fazla takip eden var. Zamanı geliyor Avrupa’ya da bıçak, kılıç gönderiyoruz. Bu internet işi bizi iyi yerlere getirdi. Dizi ve filmlere de kılıç, bıçak gönderiyoruz.”



“Herkesin evinin bahçesinde bıçak atölyesi var”


Doğan’ın oğlu Mustafa Gürbüz Doğan ise babasının mesleğini devam ettirmekte kararlı olduğunu kaydederek, mahallelerinde neredeyse her evin bahçesinde ya da yanında bir atölyeye rastlamanın mümkün olduğunu dile getirdi. Doğan, “Bu işi öğreneli bir yıl falan oldu ve bir yıldan bu yana yapıyorum. İlk kağıda bıçağın çizimini yapıyorum, şeklini çıkartıyorum ve demire çizerek her işlemini yaparak kendime bir bıçak yapabiliyorum. Bende ilk önce başka bir yerde çalışarak öğrendim, sonra babamın yanına geldim. Kendime yeni bir iş bularak yeni uğraşlar ile bir bıçak yapmaya çalışıyorum. Benim yaşımdaki çocuklar da başladı şu anda, herkesin evinin bahçesinde bıçak atölyesi var” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Didim’de cenazelerin hastane morgunda karıştığı iddiası Aydın’ın Didim ilçesinde aynı gün hayatını kaybeden Alman ve Türk vatandaşların cenazeleri iddiaya göre, hastane morgunda karıştı. Alman ailenin fark etmesiyle olay gün yüzüne çıkarken savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, olay, 31 Aralık 2025 Çarşamba günü meydana geldi. Didim Devlet Hastanesi’nde aynı gün kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann (81) ile Türk vatandaşı Fikriye Tuna’nın (76) cenazeleri morga kaldırıldı. Ancak iddiaya göre, burada cenazeler karıştı. İlk olarak Fikriye Tuna’nın yakınları hastaneye gelerek cenazeyi teslim aldı. Gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından Tuna’nın cenazesi mezarlığa götürülerek toprağa verildi. Bir süre sonra Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann’ın ailesi cenazeyi almak üzere hastaneye başvurdu. Morgda bulunan cenazenin kendilerine ait olmadığını fark eden aile, durumu hastane yetkililerine bildirdi. Yapılan incelemede cenazelerin karıştığı kesinleşti. Bunun üzerine Alman aile hastane yönetimi hakkında şikayetçi oldu. Olayın ortaya çıkmasının ardından hastane yetkilileri Türk aileyle irtibata geçti. Yanlış cenazenin defnedildiği bilgisi verilerek mezarın yeniden açılması gerektiği ifade edildi. Fikriye Tuna’nın ailesinin onayıyla mezar açıldı, cenazeler doğru ailelere teslim edildi. Yaşanan olayın ardından Didim Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Kayseri Büyükşehir kütüphaneleri 2025 yılında 2 milyon ziyaretçiyi ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kütüphanelerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın okuyan ve okutan şehir Kayseri vizyonu ile bugüne kadar milyonlarca ziyaretçi sayısına ulaşılırken, 2025 yılında ise kütüphaneler 2 milyona yakın kitapseveri misafir etti. Hayata geçirdiği proje ve gerçekleştirdiği uygulamalarla Kayseri’yi öğrenci dostu şehir haline getiren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi; eğitime yönelik ücretsiz olan çeşitli kursları ile diğer taraftan eğitim öğretime dair destekleri ile kentteki gençler ve öğrenciler başta olmak üzere tüm vatandaşlara katkısını sürdürüyor. Büyükşehir’in 15 kütüphanesi ile gençlerin, vatandaşların donanımlı olmasına katkı sağladığı kentte, Büyükşehir’in kütüphanelerinden 2025 yılında toplam 346 bin 215 kitap ödünç alınırken, toplam üye sayısı ise 378 bin 649 oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne ait kütüphanelerde toplam basılı kitap sayısı 214 bin 893 olurken, toplam kişi kapasitesi ise 6 bin 450 kişi şeklinde oldu. 2 milyona yakın ziyaretçi Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kütüphanelere gerçekleşen 2025 yılındaki ziyaretçi miktarı ise toplam 1 milyon 893 bin 821 oldu. 2025 yılında Mevlana Kütüphanesi hizmete başlarken, Altınoluk Kütüphanesi ise açılışa gün sayıyor. Kütüphanelerde, 2020-2025 yılları arasındaki toplam ziyaretçi sayısı ise 10 milyon 534 bin 233’e ulaşırken, söz konusu süreçte ise Kayseri’ye 10 kütüphane kazandırıldı. Büyükşehirde, Bebek Kütüphanesi Projesi’nin hayata geçirilmesi ile çocuk kütüphanelerinin sayısının arttırılması da planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerinde, ücretsiz internet ve bilgisayar hizmeti veren bilgisayar odaları, üye olan herkese ücretsiz fotokopi, şubelerinde sabah ve öğle saatlerinde öğrencilere ücretsiz çay, çorba hizmeti ve diğer tüm imkânlar sağlanıyor. Kütüphanelerde ayrıca; üyelik kartı sistemi, öğrencilerin kontrolünü ve güvenliğini sağlayabilmek için turnikeli geçiş sistemi, emanet dolapları, tv izleme üniteleri, sesli çalışma alanları, satranç köşesi, öğrencilerin yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak için otomatlar bulunuyor.