MAGAZİN - 15 Haziran 2022 Çarşamba 11:10

Denizlili gençler, sınav stresini gezerek atlattı

A
A
A
Denizlili gençler, sınav stresini gezerek atlattı

Denizli Büyükşehir Belediyesinin kent genelinde öğrenim gören lise 11.

Denizli Büyükşehir Belediyesinin kent genelinde öğrenim gören lise 11. ve 12. sınıflara yönelik başlattığı “Büyükşehir İle Geziyorum” adlı projenin ilki tamamlandı. Denizli’nin doğal ve kültürel değerleri ile Büyükşehir Belediyesinin şehre kazandırdığı yatırımları inceleyen gençler üniversite sınavı öncesi stres attı.



Denizli Büyükşehir Belediyesinin bu yıl ilkini düzenlediği “Büyükşehir İle Geziyorum” adlı proje tamamlandı. Denizli genelinde öğrenim gören lise 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin kentin doğal ve kültürel değerleri ile Büyükşehir Belediyesinin şehre kazandırdığı yatırımları görme fırsatı bulduğu proje gençlerden tam not aldı. Denizli genelindeki 74 okuldan yaklaşık 4 bin öğrencinin katıldığı projede beyaz cennet Pamukkale ve Hierapolis Antik Kenti’ni ziyaret eden gençler Denizli Büyükşehir Belediyesinin kente kazandırdığı Denizli Teleferik ve Bağbaşı Yaylası’nın muhteşem manzarası ve doğası ile de buluştu. Türkiye’nin en büyüklerinden biri olan 135 bin metrekare alana kurulu Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Barınma ve Rehabilitasyon Merkezi ve Doğal Yaşam Parkı’nı ziyaret eden öğrenciler, burada 3 yılda 50 binden fazla sokak hayvanına kucak açan tesis hakkında bilgi aldı, can dostlarla zaman geçirdi.



Gençler Başkan Zolan ile buluştu


Denizli’de bilim, kültür ve sanatın merkezi olarak hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’ni de ziyaret eden gençler buradaki planetaryumda (gezegen evi) uzayın derinliklerini izledi, gök cisimleri hakkında temel bilgiler aldı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncularınca hazırlanan “Söz Sende” adlı oyunu da izleyen öğrenciler daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ile buluştu, birlikte sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirme imkanı buldu. Üniversite sınavı öncesi stres atan gençler projeden duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Zolan’a teşekkür etti.



“Gençler nefes alsın istedik”


Yoğun bir eğitim yılının sonuna gelindiğini kaydeden Başkan Zolan, gençlerin projeyi çok sevdiğini anlattı. Üniversite sınavı öncesi gençlerin projeyle stres attığını söyleyen Başkan Zolan, “Bu yoğun temponuz içerisinde bir nefes alın istedim. Bunun yanında insan yaşadığı, ait olduğu yeri bilmesi lazım. Sizlere değişik bir gün yaşatmak arkadaşlarınızla beraber sadece okul ortamında değil farklı ortamlarda da bir araya gelmeniz, hem de şehrimizi tanımanız açısından böyle bir gezi düzenledik” dedi.



Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman gençlerin yanlarında olduklarını ifade eden Başkan Zolan, “İnşallah yolunuz açık, aydınlık olsun. Hepinize eğitim hayatınızda başarılar diliyorum. İnşallah hep mutlu olun” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında doğdu, Diyarbakır’da sağlığına kavuştu Mardin’in Kızıltepe ilçesinde nadir görülen bir doğumsal anomali ile dünyaya gelen bebek, Diyarbakır’da gerçekleştirilen başarılı tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında (gastroşizis) doğan bebek, doğumun hemen ardından acil müdahale kapsamında ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine sevk edildi. Hastaneye ulaştırılan bebek, zaman kaybedilmeden gece saatlerinde ameliyata alındı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Suat Çal tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından bebek, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındı. Yaklaşık bir ay süren titiz tedavi sürecinin ardından bebeğin genel sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine taburcu işlemleri gerçekleştirildi. Op. Dr. Çal, gastroşizisin doğumda karın duvarının tam gelişmemesi sonucu bağırsakların karın dışında bulunmasıyla ortaya çıkan ciddi bir tablo olduğunu belirterek, "Bu tür vakalarda en önemli unsur hızlı sevk ve erken cerrahi müdahaledir. Doğumdan hemen sonra yapılan doğru müdahale ve yoğun bakım süreci sayesinde bebeğimiz sağlığına kavuştu. Multidisipliner ekip çalışması bu başarıda büyük rol oynadı" dedi. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise vaka sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İlimizde sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve koordineli şekilde yürütülmesi sayesinde bu zorlu vaka da başarıyla sonuçlanmıştır. Sevk sürecinden ameliyata, yoğun bakım takibinden taburculuğa kadar emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın en ileri düzeyde sağlık hizmetine erişimi için çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Zorlu bir süreci başarıyla atlatan bebeğin sağlığına kavuşması, hem ailesine hem de sağlık çalışanlarına büyük mutluluk yaşattı. Yetkililer, bu tür vakalarda erken müdahale ve ekip koordinasyonunun hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguladı.
Gaziantep Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil" Son zamanlarda çevrimiçi platformlarda eski ev eşyalarının yüksek fiyatlarla satışa çıkarılması ve bu ürünlerin gerçek değerinin çok üstünde fiyatlarla satılması konusunda vatandaşları uyaran antikacılar, her eskinin antika olmadığını belirtti. Antika piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satılması vatandaşları özellikle de antika tutkunlarını mağdur ediyor. Bir dönemin vazgeçilmezi olan fincan ve perde gibi eşyalar ile geçmiş döneme ait olan ancak antika olmayan ürünler, çevrimiçi platformlarda veya sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında antikacı olmayan kişiler tarafından "nostaljik" ya da "antika" adı altında fahiş fiyatlarla satılıyor. Antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapılmamalı 70’li ve 80’li yıllara ait eski eşyaların fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gaziantep’teki antikacılar, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, vatandaşlara yeterli araştırma yapmadan ve antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Antikacılığı babasından öğrenen ve çocukluğundan beri antikacı olan 65 yaşındaki Menderes Kaya, 40-50 yıl öncesine ait eşyaların antika sayılamayacağını belirtti. "Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" Antikanın belli kriterlere bağlı olduğunu belirten Kaya, eski eşyaların sadece nostaljik bir değere sahip olduğunu ifade ederek, "Antika olması için bir eşyanın hem çok eski hem de nadir olması lazım. Eski tür eşyalar satın alınmadan önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" dedi. "Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik" Küçük yaşlarda babasının topladığı antika eserlerle tanıştığını belirten Kaya, "Rahmetli babam bu sanatla uğraşırdı. Osmanlı dönemine ait tüfek, tabanca, kılıç, kama ve hançer gibi malzemeleri toplardı. Eski malzemelerin namlusunun üzerine ağaçlarla imitasyon süsleme yapardı. Bir kısmı eski parçalar olan eski orijinal parçaları yenileriyle takviye edip bir bütün hale getirirdi. İki kardeşim daha vardı, onlarla birlikte bu sanata başladık. Bu sanatta babam 29 tane eleman yetiştirdi. Bizler de o elemanların yanında yetiştik. Bu yaptığımız tüfek, tabanca ve diğer malzemelerin nakış işlerini bizler yapardık. Antik eski namlulu silahlar bir bütün hale getirildiğinde demir üzerine, ahşap üzerine gümüş veya altın kakma sanatı yapmaya başladık. Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik. Yıllardır da hala bu meslekle uğraşıyorum" dedi. "Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım" Her eski malzemenin antika olmadığının altını çizen Kaya, "Eski malzemenin üzerine sanat yapılması lazım. El emeği göz nuru bir emeğin olması lazım. Bir de yapılan malzemenin üzerindeki sanatkarın çalışmış olduğu maden de önemlidir. Orijinal Osmanlı kale tüfeği üzerine yapılan çalışma bile alüminyum sarı telle değil de altın gümüş kakma sanatıyla yapılması lazım. Ticaret amaçlı alüminyum çalışma yapıyorlar. Bu tür eşyalara ‘orijinal’ diyorlar ama orijinal olmadığını, imitasyondan yapıldığını söylemeleri lazım. Her malzeme antika değildir. Antika üzerinde sanat, emek ve göz nuru olmalıdır. Antika eserin tarihi olarak, özgeçmiş olarak antik bir zamanı bünyesinde barındırması lazım. Eserin üzerinden 100 yıl geçmesi lazım. Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım. Eski orijinal malzemeleri yeni döküm olarak yapıyorlar. Sosyal medyada da görüntüyle alıcıyla satıcı arasında bir haberleşme oluyor. Resim gönderiliyor. Satıcı arkadaşımızda, ‘bu eser orijinal mi?’ diye soruyor. Evet, belki resimde orijinal gibi gözüküyor diye orijinal diye satılıyor. Esnaf arkadaşlarımızın buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu.