GÜNDEM - 25 Mart 2026 Çarşamba 10:00

Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil"

A
A
A
Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil"

Son zamanlarda çevrimiçi platformlarda eski ev eşyalarının yüksek fiyatlarla satışa çıkarılması ve bu ürünlerin gerçek değerinin çok üstünde fiyatlarla satılması konusunda vatandaşları uyaran antikacılar, her eskinin antika olmadığını belirtti.


Antika piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satılması vatandaşları özellikle de antika tutkunlarını mağdur ediyor. Bir dönemin vazgeçilmezi olan fincan ve perde gibi eşyalar ile geçmiş döneme ait olan ancak antika olmayan ürünler, çevrimiçi platformlarda veya sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında antikacı olmayan kişiler tarafından "nostaljik" ya da "antika" adı altında fahiş fiyatlarla satılıyor.



Antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapılmamalı


70’li ve 80’li yıllara ait eski eşyaların fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gaziantep’teki antikacılar, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, vatandaşlara yeterli araştırma yapmadan ve antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Antikacılığı babasından öğrenen ve çocukluğundan beri antikacı olan 65 yaşındaki Menderes Kaya, 40-50 yıl öncesine ait eşyaların antika sayılamayacağını belirtti.



"Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır"


Antikanın belli kriterlere bağlı olduğunu belirten Kaya, eski eşyaların sadece nostaljik bir değere sahip olduğunu ifade ederek, "Antika olması için bir eşyanın hem çok eski hem de nadir olması lazım. Eski tür eşyalar satın alınmadan önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" dedi.



"Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik"


Küçük yaşlarda babasının topladığı antika eserlerle tanıştığını belirten Kaya, "Rahmetli babam bu sanatla uğraşırdı. Osmanlı dönemine ait tüfek, tabanca, kılıç, kama ve hançer gibi malzemeleri toplardı. Eski malzemelerin namlusunun üzerine ağaçlarla imitasyon süsleme yapardı. Bir kısmı eski parçalar olan eski orijinal parçaları yenileriyle takviye edip bir bütün hale getirirdi. İki kardeşim daha vardı, onlarla birlikte bu sanata başladık. Bu sanatta babam 29 tane eleman yetiştirdi. Bizler de o elemanların yanında yetiştik. Bu yaptığımız tüfek, tabanca ve diğer malzemelerin nakış işlerini bizler yapardık. Antik eski namlulu silahlar bir bütün hale getirildiğinde demir üzerine, ahşap üzerine gümüş veya altın kakma sanatı yapmaya başladık. Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik. Yıllardır da hala bu meslekle uğraşıyorum" dedi.



"Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım"


Her eski malzemenin antika olmadığının altını çizen Kaya, "Eski malzemenin üzerine sanat yapılması lazım. El emeği göz nuru bir emeğin olması lazım. Bir de yapılan malzemenin üzerindeki sanatkarın çalışmış olduğu maden de önemlidir. Orijinal Osmanlı kale tüfeği üzerine yapılan çalışma bile alüminyum sarı telle değil de altın gümüş kakma sanatıyla yapılması lazım. Ticaret amaçlı alüminyum çalışma yapıyorlar. Bu tür eşyalara ‘orijinal’ diyorlar ama orijinal olmadığını, imitasyondan yapıldığını söylemeleri lazım. Her malzeme antika değildir. Antika üzerinde sanat, emek ve göz nuru olmalıdır. Antika eserin tarihi olarak, özgeçmiş olarak antik bir zamanı bünyesinde barındırması lazım. Eserin üzerinden 100 yıl geçmesi lazım. Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım. Eski orijinal malzemeleri yeni döküm olarak yapıyorlar. Sosyal medyada da görüntüyle alıcıyla satıcı arasında bir haberleşme oluyor. Resim gönderiliyor. Satıcı arkadaşımızda, ‘bu eser orijinal mi?’ diye soruyor. Evet, belki resimde orijinal gibi gözüküyor diye orijinal diye satılıyor. Esnaf arkadaşlarımızın buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu.



Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kartal Belediyesi’nden mezarlıklara ücretsiz ring seferi Kartal Belediyesi tarafından Kurban Bayramı dolayısıyla yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek isteyen vatandaşlar için ücretsiz ring seferleri düzenlenecek. Arefe günü ile Kurban Bayramı’nın 1. ve 2. gününde gerçekleştirilecek seferler, 26, 27 ve 28 Mayıs tarihlerinde Kartal Meydanı’nda bulunan Kartal Belediyesi Sahil Hizmet Binası önünden hareket edecek. Ücretsiz ring seferleri kapsamında vatandaşlar; Soğanlık, Yakacık, Ortadağ, Kurtköy, Yeni Şeyhli ve Osmangazi mezarlıklarına ulaşım sağlayabilecek. Kartal Belediyesi, ring seferlerinin yanı sıra ilçede bulunan mezarlıklarda gerçekleştireceği ikramlarla da vatandaşların yanında olacak. Belediye ekipleri, mezarlık ziyaretleri sırasında komşulara ikramlarda bulunarak, acılarını paylaşacak. Soğanlık, Yakacık, Ortadağ, Kurtköy ve Yeni Şeyhli mezarlıkları için sefer saatleri; 10.00 gidiş - 10.45 dönüş, 11.30 gidiş - 12.15 dönüş, 13.00 gidiş - 13.45 dönüş, 14.30 gidiş - 15.15 dönüş ve 16.00 gidiş - 16.45 dönüş şeklinde planlandı. Osmangazi Mezarlığı’na yapılacak ring seferleri ise 10.00 gidiş - 11.00 dönüş, 12.00 gidiş - 13.00 dönüş, 14.00 gidiş - 15.00 dönüş ve 16.00 gidiş - 17.30 dönüş saatlerinde gerçekleştirilecek. Kartal Belediyesi, bayram süresince vatandaşların mezarlık ziyaretlerini daha kolay ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilmeleri amacıyla ücretsiz ulaşım desteğini sürdürecek. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kurban Bayramı dolayısıyla yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek isteyen vatandaşlar için yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı: "Kurban Bayramı’nda, ebediyete uğurladığımız sevdiklerimizi rahmet ve özlemle anıyor; tüm komşularımızın bayramını birlik, dayanışma ve huzur dileklerimle kutluyorum. Komşularımızın kabir ziyaretlerini rahatça gerçekleştirebilmeleri için bayramın 2. gününe kadar Kartal Meydanı’ndan mezarlıklara ücretsiz ring seferleri düzenliyor, mezarlıklarda gerçekleştirdiğimiz ikramlarla acılarını paylaşıyoruz. Vefat eden tüm yakınlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum."
Muş Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde sürüyor Muş’un Cevizlidere köyünde çaya düşerek kaybolan 9 çocuk annesi Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde de aralıksız devam ediyor. Muş Valisi Avni Çakır ile Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, çalışmaları yerinde takip etti. Muş’un merkeze bağlı Cevizlidere köyünde çaya düşerek kaybolan Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde de sürüyor. Yaklaşık 60 kilometrelik alanda 150 personel görev yaparken, çalışmalara 1 İHA ile 6 dron havadan destek veriyor. AFAD koordinesinde yürütülen çalışmalara İl Jandarma Komutanlığı, UMKE, HAK, Türk Kızılay ekipleri, güvenlik korucuları ve köylüler katılıyor. Ekipler, düşme noktasından Batman sınırına kadar uzanan hatta dere yatağı ve kıyı boyunca arama tarama faaliyetlerini sürdürüyor. Çalışmalara Van İl Jandarma Komutanlığı ile AFAD’a bağlı dalgıç ekipleri de su altı araması ile destek veriyor. Arama çalışmaları sırasında dalgıç ekipleri tarafından bulunan ve Gülsima Yıldız’a ait olduğu değerlendirilen bazı kıyafetler, incelenmek üzere jandarma ekiplerine teslim edildi. Vali Avni Çakır ile Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AFAD Koordinasyon Merkezi’nde çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Yıldız’ın eşi Mehmet Şirin Yıldız ile oğlu Nihat Yıldız’a geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Çakır, "Gülsima teyzemiz, içinde bulunduğumuz alanın hemen 300-400 metre kadar yukarısında tahta köprüden geçerken suya düşüp akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Olay anında üç vatandaşımız vardı. Bir tane korucu arkadaşımız vardı. Sağ olsunlar, birbirlerine destek olarak çıktılar. Sizler de bölgenin insanısınız, çok iyi biliyorsunuz. Şu an maalesef suyun debisinin en yüksek olduğu dönem. Çok coşkun bir su var. Dolayısıyla arama faaliyetleri güçlükle sürdürülüyor. Şu an elimizdeki imkânlar anlamında araç gereç noksanlığımız yok. Sadece suyun debisinin biraz düşmesine ihtiyacımız var. Bugünden itibaren suyun debisinin biraz azaldığını arkadaşlarımız gözlemlediklerini söylüyorlar. İnşallah ilerleyen günlerde çok daha hızlı sonuç alacağımızı düşünüyorum" dedi. Jandarma, UMKE, AFAD ve güvenlik korucularından oluşan 150’yi aşkın personelin, günün ilk ışıklarıyla birlikte bölgede arama çalışmalarını sürdürdüğü ifade eden Vali Çakır, "Yaklaşık 27-28 kilometrelik sahamızda, Muş hudutları içerisinde arama yapıyoruz. Akabinde Batman ve Diyarbakır’da da aynı şekilde personeller arama yapıyor. Jandarma, UMKE, AFAD ve koruculardan oluşan 150’den fazla personelimiz her gün günün ilk ışıklarıyla birlikte sahada arama çalışmalarına başlıyor. Ancak şu ana kadar teyzemizin ayakkabısı ve başörtüsü gibi eşyalarına ulaştık ama maalesef kendisine ulaşamadık. Allah’tan umut kesilmez diyoruz ama biraz da gerçekçi olmak lazım. Hayatta kalma beklentimiz artık çok düşük seviyede. En azından cenazesini bulmaya çalışıyoruz. İnşallah tez zamanda kendisine ulaşırız da acımız biraz diner" ifadelerini kullandı. Arama çalışmalarına havadan destek sağlayan 6 dronun, bölgede sürekli tarama yaptığını söyleyen Çakır, "Bu konuda vatandaşlarımızdan anlayış ve destek bekliyoruz. Malumunuz su çok güçlü. 140-150 insanın sürekli suda ve su kenarında panikle, aceleyle hareket etmesi ilave sıkıntılara yol açabilir. O yüzden kontrollü hareket etmemiz lazım. Şu an 6 adet dronumuz sürekli havada bölgeyi tarıyor. Buradan Batman Barajı’na kadar olan saha değişik ekipler tarafından sürekli taranıyor. Umut ediyoruz ki suyun debisinin biraz düşmesiyle beraber birkaç gün içerisinde kendisine ulaşırız. Cevizli köyüne, Yıldız ailesine ve tüm komşularımıza çok büyük geçmiş olsun" şeklinde konuştu. Milletvekili Mehmet Emin Şimşek de olayın herkesi derinden etkilediğini ifade ederek, Yıldız ailesinin yaşadığı acının toplumun ortak acısı olduğunu söyledi. Şimşek, "Bundan 7 gün önce o talihsiz vakayı yaşadık. Nihat Yıldız’ın annesi bizim de annemizdir, ablamızdır, bacımızdır. Acımız aynıdır. Keşke olmasaydı ama biz inanan insanlarız. Elhamdülillah Müslümanız. Başımıza her şey gelebilir. Allah’a sığınacağız ve bütün gayretimizi göstereceğiz. AFAD İl Müdürümüz bu işin koordinasyon merkezidir. Kendisinden sürekli bilgi alıyoruz. Muş il sınırları içerisinde yaklaşık 30 kilometrelik su hattı var. Çok hızlı akan, debisi yüksek ve soğuk bir su. Gerçekten çok zorlu bir arazi. Dron ve İHA’larla da bölge gözetleniyor. Her gün yaklaşık 120-130 kişi Muş’ta, aynı sayıda Batman’da ve Diyarbakır’da çalışma yürütüyor. Her il kendi içinde koordinasyon sağlıyor. Daha sonra üç ilin AFAD müdürleri zoom üzerinden koordinasyon gerçekleştiriyor. Jandarma alay komutanlarımız da koordinasyonu sağlıyor. İçişleri Bakanımız ve AFAD Başkanımızla sürekli görüşüyoruz. Daha ne ilave yapılabilir, nasıl katkı sağlanabilir diye çalışmalar yürütüyoruz. Hiç kimsenin aklında kuşku olmasın. Son ana kadar Gülsima annemize ulaşmak için gayret edeceğiz. Valimle birlikte bölgeye geldik, vatandaşlarımızı gördük. Endişe etmeyin. Su altı kurtarma komandoları da artırılabilir. Ancak ikinci bir kaza yaşanmaması için dikkatli olmamız gerekiyor. Çok zor bir arazi. Bayram yok, arife yok; acımız var. Nihat Yıldız’ın annesi bizim annemizdir" diye konuştu.