MAGAZİN - 11 Temmuz 2023 Salı 11:13

1600 rakımdan Denizli manzarasını

A
A
A
1600 rakımdan Denizli manzarasını

DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin önemli doğal güzelliklerinden Bağbaşı Yaylası’ndaki 1600 rakımlı yangın kulesine kadar yürüyen doğaseverler, gece karanlığında oluşan kent manzarasını zirveden seyretti.



Denizli Doğa Yürüyüş Grubu (DOĞADEN) tarafından Bağbaşı Yaylasındaki 1600 rakımlı yangın kulesine yaz etkinlikleri – sportif faaliyetler çerçevesinde gece yürüyüşü düzenlendi. Teleferikle Bağbaşı Yaylasına çıkan 79 dağcı, doğa tutkunu, yangın kulesine kadar yürüdü. Zirveden güneşin batışıyla birlikte eşsiz Denizli manzarasını seyir eden dağcılar, fener ve kafa lambalarıyla birlikte gece karanlığında yaklaşık 3 saat yürüyerek zirveden Bağbaşı’na geri indi.



Etkinlik hakkında bilgi veren Grup Başkanı İbrahim Yavuz Keskin, "Denizli de yürüyüş, tırmanış etkinlikleri yapıyoruz. Gençlik Spor Bakanlığı’na bağlı Türkiye Dağcılık Federasyonu’na bağlı spor kulübüyüz. Her pazar Denizli’nin belli bir bölgesi ve komşu illere yürüyüş yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta sonu da yaz etkinlikleri sportif faaliyetler çerçevesinde gece yürüyüşü düzenledik. 79 dağcı ve doğa tutkunumuzla birlikte teleferikte buluştuk. Teleferikle Bağbaşı Yaylasına çıktık. Yaklaşık 1600 rakımda bulunan yangın kulesine kadar yürüdük. Burada güneşin batışını ve eşsiz Denizli manzarasını hep birlikte seyir ettik. Etkinliğimizde asla ateş yakılmadı. Fenerler ve tepe lambalarıyla 1600 rakımdan gece karanlığında yürüyerek Bağbaşı’na geri indik. Sıcak yaz günlerinde serin ve çok farklı bir gece yaşadık. Gece yürüyüşümüzü sorunsuz bir şekilde yaklaşık üç saatte tamamladık. İki hafta sonra da Şirinköy Mahallemizde yine gece yürüyüşümüz olacak. Burada da 1300 rakımlı Barış Tepeye yürüyüp gün batımını izledikten sonra geri ineceğiz. Doğa tutkunlarını ve dağcılarımızı etkinliğimize katılmaya davet ediyorum” dedi.


1600 rakımdan Denizli manzarasını

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.