POLİTİKA - 20 Mart 2024 Çarşamba 12:37

Başkan Adayı Başer’in yeni projesi Merkezefendi Tiyatro Binası oldu

A
A
A
Başkan Adayı Başer’in yeni projesi Merkezefendi Tiyatro Binası oldu

AK Parti Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer, yeni projesini duyurdu. Başkan adayı Başer, göreve geldikleri takdirde ilçeye Merkezefendi Tiyatro Binası’nı kazandıracaklarını açıkladı.



Cumhur İttifakı Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer, Merkezefendi Tiyatro Binası’nı da projeleri arasına ekledi. Tiyatro binasının mimarisiyle de etkileyici bir görünümde olacağını ifade eden Başer, aynı zamanda Türkiye’nin en modern tiyatro binalarından biri olma özelliğini taşıyacağını ifade etti.



Merkezefendi, modern Tiyatro Binası Projesi ile kültür sanat alanında lider bölgeler arasında yerini alacağını vurgulayan Başer, “Yaşamı doğru algılayan, özgüven dolu, dilimizi doğru ve etkili kullanabilen, kendisine ve çevresine faydalı donanımlı bireyler yetiştirip, ülkemizi uygar toplumların seviyesine çıkarmanın en temel yollarından biri tiyatrodur. Tiyatronun toplumların gelişmesinde ve kültürlerarası etkileşimde çok büyük bir yeri var” dedi.



Başkan Adayı Başer’in yeni projesi Merkezefendi Tiyatro Binası oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğün atlamak metabolizmayı vuruyor Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, öğün atlamanın metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Metabolizma hızının, vücudumuzun gıdalarla aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürme (yakma) kapasitesini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, süreçle ilgili önemli bilgiler verdi. "Metabolizma hızını belirleyen faktörlerin başında genetik yapımız rol oynar" diyen Doç. Dr. Pınar Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Genetiğimiz hem besinlerle aldığımız kalorinin ne kadarının yakılacağını, hem de yağ olarak depolanan fazla kalorinin vücudumuzun hangi bölgesinde daha yoğun yerleşim göstereceğini belirlemede belirleyicidir. Yaşın metabolizma hızını belirleyen bir diğer önemli faktördür. 20-40 yaşlarına kadar metabolizma hızı en yüksek seviyedeyken, ilerleyen yaş bu hızı olumsuz etkiler. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir metabolizma hızının yaklaşık yüzde 2 yavaşladığı bilinmektedir. Bunun sebebi ilerleyen yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dokusunun azalması ve yağ dokusunun artışıdır. Gebelik dönemi ise metabolizma hızının arttığı dönemdir." Vücutta yağ dokusu arttıkça bazal metabolizma hızının düştüğünü, kas dokusu arttığında ise yükseldiğini ifade eden Köksal, "Genellikle kadınlarda yağ dokusu erkeklere göre daha fazla, kas dokusu daha az olduğu için kadınların bazal metabolizma hızı erkeklere göre daha düşüktür. Tiroid hormonları olmak üzere adrenalin, noradrenalin ve büyüme hormonu gibi bazı hormonların metabolizma üzerinde önemli etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) durumunda metabolizmamız yavaşlar, fazla çalışması (hipertiroidi) durumunda ise metabolizma hızlanır" dedi. Uzun süre açlık ve yarı açlık durumlarında da bazal metabolizma hızında düşme gözlendiğini belirten Köksal, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Buna sebep olan faktör, vücudumuzun enerji azlığına adapte olma amacıyla dolaşımdaki başta tiroid hormonları olmak üzere hormon düzeylerinde değişikliklere yol açmasıdır. Uzun süre az besin alanlarda bazal metabolizma hızının yaklaşık yüzde 20 civarında azaldığı gözlenmiştir." Düzenli egzersiz yapılmasının yağ yakımını artırıp kilo kontrolünü sağladığını, aynı zamanda kas kütlesinin artırılmasında da faydalı olduğunu ifade eden Köksal, konuşmasını şu hayati uyarılarla sonlandırdı: "Egzersiz dışında günlük fiziksel aktivitenin artırılması da ek katkı sağlamaktadır. Öğün atlanmasının metabolizmamız üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle öğün atlanmaması ve ara öğün alınması önemlidir. Bununla birlikte çok düşük kalorili şok diyetlerden kaçınılmalı, sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir."
Malatya Malatya’da dalbastı kirazı ve diğer meyve türlerinde umutlu tablo Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, Malatya’da dalbastı kirazı başta olmak üzere elma, ceviz ve üzüm gibi meyve türlerinde bu yıl için olumlu bir sezon beklendiğini söyledi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, 2025 yılında yaşanan zirai don nedeniyle kayısının yanı sıra kentte dalbastı kirazı ve diğer meyve ağaçlarının da zarar gördüğünü ve o yıl ürün alınamadığını hatırlattı. Yunus Kılınç, bu yıl ise ağaçların kendini toparladığını belirtip üretim potansiyelinin yeniden yükseldiğini ve bahçelerde toparlanma sürecinin belirgin şekilde devam ettiğini ifade etti. Başkan Kılınç, kayısının çiçeklenme ve yapraklanma sürecinin diğer meyvelerden farklı ilerlediğini belirtti. Kılınç, kayısının önce çiçek açıp ardından yapraklandığını, diğer meyve türlerinde ise bu sürecin genellikle önce yaprak sonra çiçek şeklinde gerçekleştiğini ifade etti. Dalbastı kirazında bu yıl çiçeklenme döneminin iyi geçtiğini ifade eden Kılınç, yüksek verim beklentisi bulunduğunu söyledi. Elma ve diğer meyve türlerinde de genel durumun olumlu olduğunu kaydeden Kılınç, "Şu anda elmada, dalbastı kirazında ağaçlar çiçek durumunda. Güzel bir meyve olacağını bekliyoruz. İnşallah bundan sonra herhangi bir afet yaşamazsak diğer meyve türlerinde sıkıntı olmayacaktır" dedi. Malatya’nın birçok ilçesinde yetişen ürünlerin kendine özgü lezzet taşıdığını ifade eden Kılınç, "Akçadağ armudu, Yeşilyurt kirazı, Hekimhan cevizi, Arapgir üzümü ve Doğanşehir elması ayrı bir değerdir. Malatya bir lezzetler şehridir" diye konuştu.