EKONOMİ - 17 Ekim 2024 Perşembe 16:23

Denizli Kent Lokantasının 2. şubesi açıldı

A
A
A
Denizli Kent Lokantasının 2. şubesi açıldı

Denizli Büyükşehir Belediyesi dar gelirli vatandaşların ucuz, lezzetli ve sağlıklı gıdaya ulaşması için ikinci kent lokantasını da hizmete açtı. 3. Kent Lokantası müjdesini de paylaşan Başkan Çavuşoğlu, “Bu sayı her geçen gün artacak ve şehrin birçok noktasına ulaşacağız” dedi.



Sosyal belediyecilik alanında yaptığı çalışmalarla herkesin takdirini kazanan Denizli Büyükşehir Belediyesi, dar gelirli vatandaşların ucuz, lezzetli ve sağlıklı gıdaya ulaşması için ikinci kent lokantasını da üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı bölgede hizmete açtı. Saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşması yapan Başkan Çavuşoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun projelerinden biri olan kent lokantasının sadece İstanbul’da değil, ülkenin farklı kentlerinde de açıldığını belirterek Denizli’de de ikinci şubeyi açmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.



Yunusemre Mahallesi’nde düzenlenen törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve eşi Nilgün Çavuşoğlu, Başkanvekili Ali Marım, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, önceki dönem Denizli Belediye Başkanı Hasan Gönüllü ve Ali Aygören, ilçe belediye başkanları, DESKİ Genel Müdürü Egemen Emre Beşli, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.



İstanbul’da başlatılan Kent Lokantasının sadece İstanbul’da değil ülkenin farklı kentlerinde de açıldığını belirten Başkan Çavuşoğlu, “Sayın Ekrem Başkanımızı burada bir kez daha hatırlamak ve ona bir merhaba yollamak istiyorum. Doğru yaptığınızda ve doğru noktalara dokunduğunuzda, gerçekten halk için çalıştığınızda, başlatmış olduğunuz bu projeler Türkiye’nin dört bir yanına yayılıyor. Ekrem Başkanla ilgili yargı sopasıyla bir dizayn çabası içerisine girmeye çalışanların bilmesi gerekir ki; gerçeği, doğruyu ve hakla haklının yanında olanlara sallamış olduğunuz sopanın faydası olmaz. Halkımız Ekrem Başkanı, bizler de dahil olmak üzere asla yalnız bırakmaz. Bunu da herkesin bilmesini istiyorum. Aynı şekilde önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili de yine bu şekilde bir zorla getirme kararı alınması da, gerçekten yargının bugün içine düşmüş olduğu durumu da çok net ve açık bir şekilde maalesef gösteriyor. Talimatı, yargı almaya başladıktan sonra artık tuzun koktuğu yere gelmişiz demektir. Bugün buradan bir kez daha kendimin de mensubu olduğu yargı teşkilatına hakkın yanında olması gerektiğini ve bir dizaynın bu şehre, bu ülkeye, hiç kimseye faydası olmayacağını da bilinmesini isteriz” ifadelerini kullandı.



Başkan Çavuşoğlu’ndan 3. Kent Lokantası müjdesi


Kısa bir süre içerisinde 3. Kent Lokantasını açacaklarının müjdesini veren Başkan Çavuşoğlu, “3. Kent Lokantamızı 15 Mayıs Mahallesi’nde Atatürk Caddesi ile Kayalık Caddesi’nin kesiştiği yerde faaliyete alacağımızın da bilinmesini istiyorum. Bu sayının her geçen gün artacağına, şehrin birçok noktasına dokunur hale geleceğinin de bilinmesini isterim” dedi. Başkan Çavuşoğlu, “Mutlu insanların şehri sadece bunlarla olmuyor. Mutlu insanların şehri geçmişinden geleceğe giden köprünün, geleneklerin ve görenekleriyle beraber değerlerinin sahip çıkılması ile oluyor. Bu yolculukta, bu sene Cumhuriyet Bayramımızı bir hafta boyunca sürecek etkinlilerle coşku içinde kutlayacağımızın müjdesini de paylaşmak istiyorum” ifadelerini kullandı.



Down Kafe hizmetine devam edecek


Konuşması sırasında, aynı noktada hizmet veren Down Kafe’de çalışan down sendromlu çocukları sahneye davet eden Başkan Çavuşoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu yerimizin bir özelliği daha vardı ve burası Down Kafe idi. Yanımda, burada çalışan kardeşlerimiz var. Yolculuğumuzda yine bir şey değişmeyecek. Tesisimiz kent lokantası olarak hizmet verirken bu kardeşlerimiz yine bizimle beraber olacak ve tesisimiz Down Kafe olarak da hizmete devam edecek. Bu şehrin tüm yaşayanları bizim birer kardeşimiz. Engelli kardeşlerimizin de mutlu olacağı bu şehrin, bu dokunun hep beraber yürütülmesi bizim açımızdan önemli. Bu hizmetlerin daha güzelleriyle buluşmak ve bu şehrin insanlarının mutlu olduğu bir şehri daha da büyütmek dileğimle hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.” Konuşmanın ardından tesis dualarla açıldı. Kurdele kesimi sonrası Başkan Çavuşoğlu, portre karikatür sanatçısı Ali Şur tarafından tesisin duvarına yapılan down sendromlu çocukların karikatürlerinin bulunduğu eserin açılışını da yaptı. Bir süre eseri inceleyen Başkan Çavuşoğlu daha sonra vatandaşlarla birlikte mercimek çorbası, misket köfte, pilav ve yoğurttan oluşan günün menüsünü yedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi geçen ay ilk kent lokantasını otogarda hizmete açmıştı.



Denizli Kent Lokantasının 2. şubesi açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa 19 yıl ömür biçilen 39 yaşındaki Müge 11 gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti Bursa’da doğumundan itibaren nadir görülen Rubistein-Taybi Sendromu ile mücadele eden 39 yaşındaki Müge Demirci, Bursa Kestel Devlet Hastanesi’nde 11 gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti. Doktorların en fazla 19 yıl ömür biçtiği evladını azmi ve sevgisiyle 39 yıl hayatta tutmayı başaran annesi organ bağışına onay vererek, üç hastanın hayata tutunmasına vesile oldu. Kestel’de bulunan özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gören Müge Demirci, 17 Nisan’da kalp durması teşhisi ile Kestel Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakımda 11 gün süren yaşam mücadelesinin ardından 28 Nisan’da Demirci’nin beyin ölümü gerçekleşti. Hastane organ nakli koordinatörlerinin görüştüğü aile, organ bağışına onay verdi. 30 Nisan’da gerçekleştirilen operasyonla Demirci’nin karaciğeri ve iki böbreği, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere alındı. Kızı Müge Demirci’ye henüz 16 günlükken Rubestein-Taybi Sendromu teşhisi konulduğunu anlatan anne Sema Öztekin, yıllar boyunca hastalıkla mücadele ettiklerini vurguladı. Müge’nin en son Kestel’de özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gördüğünü ifade eden Öztekin, "Orada da ses getirdi. ’Nasıl yetiştirdiniz?’ dediler ve özel görevler üstlendi, saf sevgiyi yaydı. Sonra 13 gün önce kalbi durmuş kurumda ve bu hastaneye getirilmiş. Kalbi iki kez burada da durmuş. Ben Yalova’dan acil geldim. Dün akşam tekrar çağırıldım. Beyin ölümünün gerçekleştiğini ve artık geri dönüşün olmadığını söylediler. Ertesi gün Ayşegül Hanım, Büşra Hanımlarla ağlayarak konuşmalar yaptık. Organ bağışını ağlayarak kabul ettim. O annesinin inci çiçeğiydi. Giderken bile üç cana can oldu" şeklinde konuştu. "İyi ki onun annesi oldum" Doktorların hastalığı nedeniyle kızına en fazla 19 yıl ömür biçtiğini belirten Öztekin, "Bize dediler ki ’En fazla 19 yaşına kadar yaşar’. Onunla anne-kız sevgi seli olduk. Oğlum da bize dahil oldu. Özel bakımla gecemizi gündüzümüze kattık. Sevgiyle 39 yaşına kadar baktım. İyi ki öyle bir evladın annesi olarak bunları tatmışım. İyi ki o beni anne olarak seçmiş. Onun annesi olmaktan gurur duyuyorum" diye konuştu. Operasyon hakkında bilgi veren Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Ayşegül Aydemir ise, aileye beyin ölümünün tıbbi gerçeklerini titizlikle anlattıklarını belirtti. Aydemir, "Beyin ölümünün geri dönüşsüz bir durum olduğunu, bitkisel hayattan farklı olduğunu, tıbbi olarak ölü olduğunu hasta yakınlarına bildirdik. Hasta yakınlarıyla bu süreçte uzun konuşmalar yaptık. Onlara durumu, gerekliliğini, organ naklinin önemini anlattık. Aile için zor bir karardı ama hasta yaşadığı süre boyunca zorluklar yaşamış, bu zorluklardan insanlara faydası olabilmiş bir insandı. Onlar da hayattaki misyonunun bir parçası olarak ölürken de insanlara faydalı olabileceği kanaatine vardı ve organ naklini kabul ettiler. Hastanemiz, Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi, İl Sağlık Müdürlüğü, üniversite, tüm ekip bir arada çalıştık. Hastamızdan karaciğer ve iki böbrek alındı. Organların üç insana umut olmasını umuyoruz" dedi.
Erzurum ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz" Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan Başkanlığında Yönetim Kurulu Üyeleri, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u makamında ziyaret etti. Ziyarette, ASKON’un kentte yürüttüğü projeler, iş dünyasına yönelik faaliyetler ve girişimcilik destekleri ele alındı. ASKON’nun çalışma proje faaliyetlerinden bilgi veren Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, "ASKON, ülkemizin ve dünyamızın adalet temelinde yeniden şekillendirilmesi adına haklı zenginlikler üreten, üyelerinin kurumsal altyapılarını güçlendiren, üyeleri arasındaki sosyal, ticari ve milli şuuru geliştiren, aynı misyonu paylaşan ulusal ve uluslararası kuruluş ve müteşebbislerle sağlıklı ilişkiler kuran etkin bir kuruluştur. Yönetim Kurulu Üyelerimizin özverili destekleri ile Kadim şehrimiz Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstlenecek ve Erzurum’un sosyal, ekonomik gelişimi noktasında tüm gayretimiz ile çalışacağız" dedi. STK’ların ülke bürokrasisinde önemli bir yerinin olduğu ve kamu yararına birçok konuda STK’lara önemli görevler düştüğünü vurgulayan Vali Aydın Baruş ise, "İktisadi hayatın ahlaki temelde gelişmesi önemli. Türkiye’nin önde gelen Sivil Toplum Kuruluşlarından biri olan ASKON’un Erzurum Şubesinin açılması Erzurum’un ekonomik gelişimi ve istihdamı açısından faydalı olmuştur. Erzurum’a değer katacak çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar dilerim."temennisinde bulundu. Başkan Turan, Vali Aydın Baruş’a ’ASKON’ porselen tabak hediye ederek teşekkür etti.
Antalya Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, lise öğrencileriyle bir araya gelerek önce meslek sonra üniversite seçimi yapın uyarısında bulundu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Döşemealtı’nda bulunan Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsünü ziyaret ederek lise öğrencileriyle bir araya geldi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsü Kurucu Temsilcisi Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı karşıladı. "Sevdiğiniz işi yapın" Ortaokul ve lise öğrencileriyle bir araya geldiği söyleşide Rektör Özkan, kariyer planlama, tıp eğitimi ve Akdeniz Üniversitesi’nin yürüttüğü bilimsel çalışmalar üzerine öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Kendi eğitim hayatından ve cerrahlık deneyimlerinden örnekler veren Rektör Özkan, öğrencilere sevdikleri işi yapmalarını tavsiye etti. Kariyer planlamasında ‘kendini tanıma’ vurgusu Öğrencilere meslek seçimi konusunda tavsiyelerde bulunan Rektör Özkan, üniversite veya şehirden ziyade meslek seçiminin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Akdeniz Üniversitesi’nin sunduğu eğitim ve sosyal imkanlardan bahseden Rektör Özkan, "Lütfen meslek seçerken karakter özelliklerinizi ortaya koyun. Önce meslek, daha sonra üniversite seçimi yapın" dedi. Rektör Özkan, kişinin ne yapmak istemediğini bilmesinin de zaman kazandıran önemli bir etken olduğunu belirtti. "Yapay zeka insanı merkeze alanı işinden etmeyecek" Öğrencilerin sorularını cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, geleceğin meslekleri ve yapay zeka tartışmalarına ilişkin ise teknolojinin değişimi beraberinde getirdiğini ancak insan odaklı çalışan, merak eden ve sorunlara çözüm üreten bireylerin her zaman başarılı olacağını söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yapay zekaya teslim olmak akıllıca değil. Eğer yaptığınız işi severek yapıyor ve bir sorunu çözebiliyorsanız başarılı olursunuz. Yapay zeka ancak sizin işinizi kolaylaştıran bir araç olabilir." dedi. CAR-T merkezinde ilk hasta Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen kanser tedavisine yönelik çalışmalarla ilgili bir soruyu da cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hücresel Tedaviler Merkezi (CAR-T) hakkında güncel bilgileri paylaştı. Merkezin ruhsat işlemlerinin tamamlandığını müjdeleyen Rektör Özkan, "Muhtemelen 15-20 gün içinde ilk hastamızı tedavi edeceğiz. Bütün dünyada kanser tedavileri kişiselleşiyor. Biz hâlâ onkolojik hastalıklarda kemoterapi kullanıyoruz. Ama şu anda CAR-T tedavisinde kan kanserli hastanın kanını alıyorsunuz, kan kanserine yönelik olan bazı hücrelerini hedefliyorsunuz, onları güçlendiriyorsunuz ve tekrar iade ediyorsunuz" dedi. Kişiye yönelik tedaviler yapılacak Kemoterapilerin birçok yan etkisi bulunduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Şimdi bu merkezde kişiye yönelik tedaviler yapılacak. Bu sadece kan kanseriyle kalmayacak. Bu genetik olarak oynayabildiğimiz bir alan olduğu için kan ve kan ürünleriyle bu anlamda birçok yolu açık. Muhtemelen daha sonra Alzheimer’da, beyin tümörlerinde, romatizmal hastalıklarda biz bunu kullanacağız. Bu yolun başındayız biz ama çok hızlı yol alacağız. Çok harika haberler gelecek diye düşünüyorum. Birçok insana çok farklı hastalıklarda tedavi şansı tanıyacak muhteşem bir teknoloji. Ben çok heyecanlıyım CAR-T Cell konusunda açıkçası" ifadelerini kullandı. "Başarının anahtarı çok çalışmak" Gelen bir soru üzerine tıp fakültesini tercih edecek öğrencilere mesleğin zorluklarını ve etik boyutlarını anlatan Rektör Özkan, "Başarının anahtarı çok çalışmak. Dünyanın en zeki insanı da olsanız, çok çalışmadan ve emek vermeden kalıcı bir başarı elde edilemez. Biz etik tarafta durarak, hastanın yararını gözeterek bu yolda ilerliyoruz" dedi. Nakillerde yaşanan zorlu süreçleri anlattı "Yaptığınız en riskli ameliyat hangisiydi" sorusuna Rektör Özkan her ameliyatın kendine has zorlukları olduğunu belirterek Türkiye’nin ilk çift kol nakli ve dünyanın ilk kadavradan rahim nakli ameliyatlarında yaşanan süreçleri anlattı. Rektör Özkan, 2004 yılında kol nakli yapmayı hedeflediklerini ancak mevzuat eksiklikleri nedeniyle 2010 yılında yaptıklarını ifade etti. Rektör Özkan, "2010 yılında özel izni aldığımızda zamanla yarıştık. Beyin ölümü gerçekleşmiş donörden organı almak için sadece 5 saatimiz kalmıştı. O ameliyata dualarla girdik" dedi. Dünyanın ilk rahim nakli Manevi anlamda kendisini en çok zorlayan sürecin dünyanın ilk rahim nakli ameliyatı olduğunu ifade eden Rektör Özkan, hastası Derya Sert ile olan 9 yıllık bağını dile getirdi. Operasyonun sadece nakille bitmediğini, asıl zorluğun çocuk sahibi olma sürecinde yaşandığını vurgulayarak "Başka hastalara da nakil yapıp şansımızı artırabilirdik. Ama hastamıza bir söz vermiştik; çocuk sahibi olacaktı. Ona odaklandık. O 9 yıl boyunca ne çektiğimizi bir Allah bilir. Her an tetikte beklediğimiz bir süreçti. Derya, COVID-19 döneminde hamile kaldı. Bugün o bebek kucağımızdaysa, bu 9 yıllık emeğin sonucudur" şeklinde konuştu. "Hastalarımı kardeşim gibi gördüm" En zor ameliyatın hangisi olduğuna dair net bir ayrım yapmanın güç olduğunu belirten Rektör Özkan, başarısının sırrını hastalarıyla kurduğu duygusal bağa dayandırdı. Rektör Özkan, "Hepsinde ayrı bir zorluk vardı ama ben hastalarımı anne-babam, kardeşim gibi gördüm. Günlerce baş uçlarında beklediğimiz zamanlar oldu. Bu süreçler bize sadece tıbbı değil, hayatı öğretti" diyerek sözlerini noktaladı. Söyleşi esnasında söz alan bir öğrenci Rektör Özkan’a teşekkür ederek "Ben tıp fakültesinde okumak istiyordum ve kendimi daha önce hiçbir yerde hiç farklı alanda hayal bile etmedim. Alanınızla ve kariyerinizle ilgili bahsettiklerinizden sonra bu yol için ne kadar istekli olduğumu tekrar bana hatırlatmış oldunuz. Teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda okul kurucuları Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı tarafından Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür plaketi takdim edildi.