ÇEVRE - 19 Ocak 2026 Pazartesi 12:18

Denizli’de 258 dairelik sitenin altyapı sorununa yıllardır çözüm bulunamıyor

A
A
A
Denizli’de 258 dairelik sitenin altyapı sorununa yıllardır çözüm bulunamıyor

kaçak bedeli ödeyen site sakinleri çözüm istiyor.


Denizli’de 2015 yılında kurulan 43 blok ve 258 daireden oluşan sitede, inşaat aşamasından bu yana devam eden hatalı su altyapısı yüzlerce vatandaşa mağduriyet yaşatıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (DESKİ) raporuyla boruların prosedüre uygun döşenmediği belgelendi. Yıllardır çözülemeyen su sorunu, her gün su borularının patlamasına neden oluyor. Site sakinleri neredeyse her gün susuz kalırken binaların çürümesine ve elektronik eşyaların bozulmasına yol açan sorunun çözümü için yetkililerden yardım bekliyor. Her türlü hukuki yollara başvurduklarını belirten site yönetimi ise aylık 200 bin TL’ye ulaşan kayıp-kaçak bedelleri ve ağır tamirat maliyetleri karşısında çaresiz kaldıklarını dile getiriyor.



"Birçok insan burada susuzluktan mağdur"


Site yöneticisi Hatice Efe, "Sitemiz 2015 yılında kuruldu. 43 blok, 258 haneden oluşuyor. Ama sitemizde bizi zorlayan, kullandığımız su; bunların patlaklarından dolayı çok mağdur olduk. Yıllardır süregelen konuda, müracaat ettiğimiz her kapı kapandı. Kurulumundan beri var bu patlaklar. Müteahhit firma bir bölümünü değiştirmiş ama değiştirdiği halde yine o patlaklar devam ediyor. Patlaktan dolayı bar düşük, düşük olduğu için evlere su gitmiyor. Birçok insan burada susuzluktan mağdur. Şimdi bu sorunları biz mahkemeye de verdik, şu an mahkeme aşamasındayız. Denizli Büyükşehir Belediyesine ve kurumlara dilekçemi verdim, hepsinin bilgisi var. DESKİ’nin yazdığı raporda da ’boruların prosedüre uygun döşenmediği’ yazıyor. Çok mağduruz çünkü her gün bir patlak, iki patlak, yani şu an bile iki tane patlak var. Benim aldığım aidat genelde patlaklara gidiyor zaten, hiçbir şey yapamıyoruz burada" dedi.



"Boşa giden bir damla suyun hakkını kimse aramıyor"


Ortak alan sayacının kapalı olduğunu gösteren Efe, "Bu bizim ortak alan sayacımız. Buradan, bu sitenin tamamına su gidiyor. 258 tane kapı önlerinde abonelik var. Oradan dairelere su gidiyor ama buradaki bütün patlaklar, kullanılmadığı halde ortak alanda çeşmemiz yok. Hiç kullanmadığımız ama kayıp-kaçaktan, patlaktan dolayı bize her ay 100, 150-200 bin TL’ye yakın faturalandırma yapılıyor. Bu su yüzeye vurursa bu da belki bir ay sonra, yüzeye vuruyor. Biz bunu ancak böyle tespit edebiliyoruz. Bir patlağın maliyeti bize 15-20 bin TL’ye mal oluyor. Çünkü günde iki-üç tane patlak yapıyor. Bugünkü çalışmamızı biz her gün defalarca yapıyoruz zaten. Hep söylüyorlar ki susuzluktan bahsediyorlar ama burada boşa giden bir damla suyun hakkını kimse aramıyor. Yıllardır da aramamışlar ama ben istiyorum ki birileri bize yardımcı olsun, bu bir damla suyla biz bir tane ağacımızı yeşertelim bu sularla. Boşa gitmesini istemiyorum" diye konuştu.




"Biz nereye başvursak bize yardım etmiyorlar"


Site sakinlerinden Hatice Acar, "Elektronik aletlerimiz, çamaşır makinesi, şofben, bulaşık makinesi arızalanıyor. Ben kaç kere yaptırdım. Her türlü kanuni yola başvuruldu" dedi. Çözüm bulamadıklarını, artık evini satma noktasına gelen Gökhan Erkan da, "2017 yılında taşındığım günden bu yana aynı sorunları yaşıyoruz. Bugün evde yoktum, yani öyle bir su gelmiş ki neredeyse duvarı yıkacak, evin içine girecek. Yani bu sorunlar yıllardır çözülemedi. Geçen hafta DESKİ’den arkadaşlar geldi tamir ediyor, başlarında duruyorum. Diyor ki: ’Biz bunu yaparız ama haftaya yine patlar.’ Yani böyle bir şey olamaz, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz biz? Bütün bodrum katlar rutubet almaya başladı. Şu an biz nereye başvursak bize yardım etmiyorlar. Buna bir çözüm yapılması lazım. Şu anda biz yaptırıyoruz, verdiğimiz aidatlarla. Hatice hanım sağ olsun yaptırıyor ama yine yetersiz kalıyor. Hepimizin sorunu bu; binalar çürüyor, elektrikli araçları kullanamıyorlar. Öyle bir dereceye geldi ki insan satıp kaçmak istiyor. Böyle kötü durumdayız" şeklinde anlattı.



Denizli’de 258 dairelik sitenin altyapı sorununa yıllardır çözüm bulunamıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Yangın riskine karşı yılda 3 kez temizlenmesi şart Düzce Belediyesi Temizlik ve Genel Hizmetler Şirketi BELTEM profesyonel baca temizliği konusunda Düzce İtfaiyesinden alınan yetki belgesi doğrultusunda ildeki tek yetkili firma olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, endüstriyel baca temizliği çalışmalarını da deneyimli personelleri ile gerçekleştiriyor. Düzce Belediyesi iştirak şirketi BELTEM genel ve özel site temizlik ve bakımlarının yanı sıra baca temizliği noktasında da Düzce’de önemli çalışmalar yapıyor. Kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere özel işletmelere de baca temizliği konusunda destek veren BELTEM, son olarak Korugöl Tabiat Parkı içerisinde hizmet veren işletmede baca temizliği yaptı. Endüstriyel baca temizliği olarak gerçekleştirilen çalışmada kısa süre içerisinde işletmenin baca kısmını temizleyen deneyimli personeller, herhangi bir aksilik yaşanmaması için gereken önlemlerinin alınmasını da sağladı. Gerçekleştirilen çalışma ile ilgili değerlendirmede bulunan baca temizliği ekipleri, Düzce Belediyesi iştirak şirketi BELTEM olarak, Düzce Belediyesi itfaiye Müdürlüğü’nden alınan yetki belgesi ile endüstriyel baca temizliği çalışmalarını Düzce’deki tek yetkili firma olarak deneyimli kadro ile gerçekleştirdiklerini kaydetti. Korugöl bölgesinde bulunan tesislerde baca temizleme işlemi yaptıklarını ve bu işlemin yangın riskinin engellemek amacıyla yılda en az üç kez yapılması gerektiğinin altını çizen ekipler, BELTEM’in tecrübeli ve güvenilir personelleri ile Düzce’de tek yetkili firma olarak baca temizliği çalışmalarını tüm hızıyla sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.
Ankara Bakan Gürlek: "Adalet hizmeti tek bir makamın değil, yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, "Adalet hizmeti tek bir makamın değil, yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir. Bu bütünün ayrılmaz unsurlarından biri de savunma makamıdır" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek paylaştığı video ile yargı teşkilatı mensuplarına hitap etti. Güçlü bir adalet sistemi ancak aynı ideale inanan birbirine güvenen ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olabileceğini ifade eden Gürlek, "Bugün sizlerle aynı kürsüde görev yapmış, aynı dosyaların arasına sabahlamış, aynı vicdani muhasebeleri yaşamış bir meslektaşımız olarak hitap ediyorum" dedi. "Göreve başladığımız andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmalar başlattık" Adliye koridorlarının sesini ve mahkeme kalemlerinin bitmeyen mesaisi hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden Gürlek, "Dosyaların yalnızca sayılardan ibaret olmadığını, her birinin bir insan hayatına dokunduğunu bilirim. Yirmi yıl boyunca hakim ve cumhuriyet savcısı olarak görev yaptım. İddianame düzenledim. Duruşma yönettim. Karar verdim. O nedenle adalet teşkilatımızın meselelerini biliyorum. İş yükünün farkındayım. Fedakarlığınızı görüyorum. Göreve başladığımız andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmalar başlattık. İş yükü analizleri yeniden yapılacak. Norm kadro sistemi güncellenecek. Performans ölçütleri daha adil ve objektif bir zemine oturtulacak. Hakim ve savcılarımızın mesleki gelişimini güçlendiren uzmanlaşma ve eğitim modellerini hayata geçireceğiz. Adalet personelimizin özgü haklarını iyileştirmek için somut adımlar atacağız. Çünkü güçlü bir adalet ancak huzurlu ve motive güvende hisseden bir teşkilatta mümkündür. Yönetim anlayışımız açık ve nettir. İstişare edeceğiz. Sahaya kulak vereceğiz. Verilere dayalı karar alacağız" diye konuştu. "Adalet hizmeti tek bir makamın değil yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir" Hakim ve savcılara seslenen Bakan Gürlek, "Adalet yalnızca kanunu doğru uygulamak değildir. Kendi teşkilatımız içinde hakkaniyeti yaşatmaktır. Kurum içinde güveni ve adaleti yüceltmektir. Bu nedenle şeffaflığı artıracağız. Liyakatı esas alacağız. Kurumsal aidiyeti güçlendireceğiz. Mesleki itibarı daha da yukarı taşıyacağız. Ben de sizler gibi aynı cübbeyi giydim. Aynı sorumluluğun ağırlığını hissettim. Bugün o sorumluluğu daha geniş bir görev alanında sürdürüyorum. Bu teşkilat benim yuvamdır. Bu büyük adalet ailesinin her ferdi benim yol arkadaşımdır. Birlikte başaracağız. Birlikte güçleneceğiz. Çünkü adalet hizmeti tek bir makamın değil yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir. Bu bütünün ayrılmaz unsurlarından biri de savunma makamıdır" dedi. Avukatlara seslenen Bakan Gürlek konuşmasını şöyle noktaladı: "Sizler yargının üç sac ayandan birisiniz. Adaletin vazgeçilmez parçasısınız. Mahkeme salonlarında üstlendiğiniz sorumluluk, gösterdiğiniz mesleki kararlılık ve emeğiniz adaletin tam anlamıyla tecelli etmesinin temel şartıdır. Hakim hüküm kurar, savcı iddia eder. Ancak savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur. Avukatlarımızın mesleki güven işinde saygınlıkla ve etkin biçimde sürdürülebilmeleri için gerekli ortamı güçlendirmeye devam edeceğiz. Barolarımızla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kuracağız. Fiziki şartlardan dijital erişime kadar her alanda işbirliğini artıracağız. Savunmanın güçlenmesi yargının güçlenmesidir. Yargının güçlenmesi ise toplumun adaleti olan güveninin güçlenmesidir. Biz 26 bin 765 hakim ve savcımızla 96 bin 53 üç adalet personelimizle 83 bin 929 ceza ve tevkifevleri teşkilatı mensubumuzla 208 bin 223 avukatımızla büyük bir adalet ailesiyiz. Aynı ideale inanan, aynı vicdana yaslanan, aynı sorumluluğu paylaşan güçlü bir bütünüz. Bu bilinçle yargı teşkilatımızın tüm mensuplarını, savunma makamını ve adalet hizmetine emek veren herkesi saygı ve muhabbette selamlıyorum. Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz."