ASAYİŞ - 02 Nisan 2026 Perşembe 10:36

Denizli’deki firari maymunların sırrı çözüldü

A
A
A
Denizli’deki firari maymunların sırrı çözüldü

Denizli’de ardı ardına yaşanan firari maymunların hikayesi ortaya çıktı. Bakımı yasak ırklardan olan ve Çivril’de doğa terk edildikten sonra tedavi altına alınan maymunlardan birisinin il merkezinde koruma altına alındığı barınağın fırtınada zarar görmesi sonucu ikinci kez firar ettiği belirlendi.



Denizli’nin Çivril ilçesinde geçtiğimiz günlerde bir vatandaşın bulduğu iki maymun, ihbar üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekipleri tarafından yakalanarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kent merkezindeki Çamlık bölgesinde mantar toplamak için ormana giden bir vatandaş, karşılaştığı maymun dikkatlerden kaçmadı. Vatandaşın ekipler gelene kadar simitle oyalamaya çalıştığı anlar ise sosyal medyada geniş yankı buldu. Yapılan incelemelerde, ormanlık alanda görülen maymunun Çivril’de yakalanarak koruma altına alınan maymunlardan biri olduğu öğrenildi. Hafta sonu kentte etkili olan fırtınada, maymunun bulunduğu kafes üzerine ağaç dalı düşmesi sonucu hasar oluştuğu ve maymunun oradan kaçtığı tespit edildi.



"DKMP ekiplerini tanımış sanırım, görünce hemen kaçtı"


Maymunla ormanda karşılaştığı anda tedirginlik yaşadığını ifade eden Nizamettin Yiğit, "Pazar günü gezmek amaçlı aynı zamanda hobi amaçla kuzugöbeği mantarı toplamak için Çamlık Parkı Orman bölgesine çıktım. Bir anda karşıma maymun çıktı. Zaten hayvanat bahçesinden kaçmış. Bir gün öncesinde yaşanan fırtınada ağacın düşmesi sonucu yuvasındaki bir noktasında oyuk oluşmuş ve oradan kaçmış. Zaten hayvan 2 gündür açmış. Benimde yanımda simit vardı. Simidi paylaştım onunla. Bayağı yakınlaştı ve ben ilk başta baya ürkmüştüm. Sonrasında gayet iyi anlaştık. Bende gereken kurumlara ihbarda bulundum. Milli Parklar geldi. Milli Parklar da yakalamak için çalışma başlattı. İlk başta ürkerek yaklaşıyordum ama baktığımda o benden kaçmıyor ve bana bir tepkide vermiyor. Belki acıkmıştır diye ilk başta simit attım. O da hiç düşünmeden attığım simitleri yedi. Milli Parklara ihbarda bulundum ve sanırım hala yakalama çalışmaları devam ediyor. Milli Parklar gelene kadar maymunu oyalamaya çalıştım. Milli Parklardan ekipler geldiği görünce maymun, sanırım artık tanımış. Çok zeki bir hayvan. Ekipleri görünce direkt kaçtı. Olay yerinden anında uzaklaştı. Denizli’de zaten böyle bir olayla karşılaşmak çok zor. Tropik ormanda yetişen ve yaşayan bir hayvan. Denizli’de görünce ilk başta çok şaşırdım zaten. Ondan sonra da insanlık görevimi yaptım" dedi.



Türkiye’de beslenmesi yasak olan türler arasında yer alan maymunların, muhtemelen bir kişi tarafından sahiplenildikten sonra yasağı öğrenilmesi üzerine doğaya bırakıldığı değerlendiriliyor. Denizli’de koruma altına alınan iki maymunun, gerekli işlemlerinin tamamlanmasının ardından Konya’nın Karatay ilçesindeki hayvanat bahçesine teslim edilecekleri öğrenildi.



Denizli’deki firari maymunların sırrı çözüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Uzmanı uyardı: "Otizmde erken tanı ve doğru eğitim çok önemli" 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde otizme dikkat çeken uzmanlar, otizmin erken fark edilmesi ve doğru eğitimle çocukların gelişiminde önemli ilerlemeler sağlanabileceğine ifade etti. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü Birleşmiş Milletler tarafından 2008 yılında ilan edildi. Otizmin, sosyal iletişimde güçlük, tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi alanlarıyla karakterize nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten uzmanlar, altta yatan nedenin çoğu zaman kesin olarak bilinmediğini, genetik yatkınlık, çevresel etkenler ve nöronal gelişim farklılıklarının etkili olabileceğini ifade etti. Dil ve konuşma gelişiminde gerilik görülen çocuklarda vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyleyen uzmanlar, otizmin tedavisinde ilaçtan ziyade yoğun ve özel eğitimin temel rol oynadığını belirtti. Otizmin çocuklarda sosyal iletişiminde güçlük, tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi alanlarıyla karakterize nörogelişimsel bir hastalık olduğunu ifade eden Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Vural, "Altta yatan sebep genellikle bilinmemekle birlikte çevresel faktörler, genetik yatkınlık ve nöronal gelişim bozukluğu olarak değerlendirilmektedir. Burada önemli olan ailelerin farkına varmaları, farkında olmaları gerekir. Biz otizmli çocuklarda özellikle vurgu olarak neler görüyoruz, özellikle göz teması kurmazlar. Tekrarlayan davranışlar sergilerler. İsim söylediğiniz zaman dönüp bakmazlar. Yaşıtlarının oynadıkları oyunlara ilgi duymazlar. Bunun dışında dönen cisimlere karşı aşırı ilgileri vardır. Böyle uzun süre seyredebilirler. Dil ve konuşma gelişme geriliği olduğu zaman şüphelenmek gerekir ve ilgili uzmana başvurmak gerekir. Tedavisinde ilacın yeri yoktur. Tedavi tamamen yoğun bir eğitimdir. Erken farkına varıp yoğun eğitim vermek gerekir. Tanıyı koyacak kişi çocuk ergen ve çocuk ergen psikiyatristidir. Onlar tarafından takip edilir. Tanıda klinik gözlem ve çocuk psikiyatrisinin kullandığı ados gibi ölçekler var. Bunlarla birlikte tanı konuluyor. Ailelerin bu bulgulara dikkat etmesi gerekiyor" dedi. "Onları desteklediğimiz zaman başaramayacakları bir şey yoktur" Çocukların yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Osman Vural, "Bu saydığım bulgular varsa ’boşver nasıl olsa düzelecek’ deyip üzerine düşmemezlik yapmayıp sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerekiyor. Eğer otizm tanısı almış çocuklarımız varsa onlarla yakından ilgilenilmesi gerekiyor. Onlarla konuştuğunuz zaman sürekli isimlerini zikretmeleri gerekiyor. Özellikle isim vurgusu yapmaları gerekiyor. Güzel bir şekilde tekrarlayan oyunlar yapmaları gerekiyor ki onlar onlardan daha fazla hoşlandığı için bu şekilde davranışların düzenlenmesi gerekiyor. Otizmli çocuklar bizim için değerli çocuklarımızdır. Onlar da hobileri, spor yapabilirler. Onlarla gayet iyi ilerleyebilirler. Önemli olan aile desteği ve yoğun eğitimdir. Onları desteklediğimiz zaman başaramayacakları bir şey yoktur" diye konuştu. Medicana Konya Hastanesi tarafından Dünya Otizm Farkındalık Gününde farkındalık oluşturmak amacıyla Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı’nda (SOBE) bir sağlık taraması da gerçekleştirildi.
Bursa Bursa’da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’inde aralarında bulunduğu 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonun yankıları sürüyor. Gözaltı süreleri devam ederken 112 ambulansıyla hastaneye götürülen şüpheli şahısların strese bağlı kabızlık şikayeti yaşadıkları öğrenildi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada Bozbey’in yanı sıra ailesi ve belediye bağlantılı toplam 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 31 mart salı sabahı Bursa merkezli 4 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra Bursa’da faaliyet yürüten inşaat şirketi sahipleri, müteahhit ve bazı belediye çalışanı ve vakıf yönetimindeki kişilerden oluşan 57 kişi "rüşvet, yolsuzluk, suç örgütü kurma ve imar kirliliği" suçlamalarıyla evlerinden alınarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 51 ikamet, 23 şirket ve iş yerine el konuydu. Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in yöneticiliğini yaptığı NİLVAK hakkındaki tasarrufun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde olduğu Emniyet tarafından NİLVAK hakkında adli dosyanın olduğunun Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bildirildiği vakıf statüsünde olduğu için kayyum atanamadığı öğrenildi. Mustafa Bozbey’in özellikle Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi ve tutuklu eski başkan Turgay Erdem ile bağlantılı olduğu faaliyetlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli şahısların emniyetteki sorguları devam ederken 57 şahsın avukatlar nezaretinde ifadelerinin alınmaya başlandığı belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ailesinin ifadelerinin de Bursa Barosuna kayıtlı Avukat Şerafettin Yavuz’un başkanlık ettiği avukat gurubu eşliğinde ifadesinin alınacağı öğrenildi. İfadelerin tamamlanmasının ardından gözaltındaki 57 şüpheli şahsın Cuma günü adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. Aşırı stres hazımsızlık yapıyor Son iki günü Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün nezaretinde geçiren şüpheli şahıslardan bazılarının rahatsızlanıp emniyet müdürlüğüne çağırılan 112 ambulanslarıyla hastaneye götürülmeleri dikkat çekti. Aralarında daha çok müteahhitlerin olduğu ve rahatsızlanıp ambulansla hastaneye götürülen 7 kişinin strese bağlı hazımsızlık ve kabızlık şikayetiyle hastanelik oldukları öğrenildi. Uzmanlara göre, strese bağlı kabızlık, özellikle gözaltı gibi yoğun kaygı ve belirsizlik ortamlarında sık görülen bir durum. Stres, beyin ile bağırsak arasındaki sinir ağı üzerinden sindirim sistemini doğrudan etkileyerek bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir ve kabızlığa yol açabilir. Beyin Bağırsak Ekseni: Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Stres, otonom sinir sistemi üzerinden bağırsak kaslarının hareketini yavaşlatabilir. Kaygı Döngüsü: Kabızlık, kaygıyı artırır; artan kaygı ise bağırsak fonksiyonlarını daha da bozarak kısır bir döngüye sebep olur Hormonal Etki: Stres sırasında salgılanan kortizol gibi hormonlar sindirim sisteminde değişikliklere yol açar. Gözaltı ortamında kabızlık neden artabilir? Yoğun psikolojik baskı: Belirsizlik, korku ve kaygı bağırsak hareketlerini yavaşlatır. Beslenme düzeni bozulması: Yetersiz lif ve sıvı alımı kabızlığı tetikler. Hareketsizlik: Kapalı ortamda uzun süre hareketsiz kalmak bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Tuvalet alışkanlıklarının değişmesi: Ortam değişikliği ve mahremiyet eksikliği dışkılama refleksini baskılayabilir.
Diyarbakır Diyarbakır’da ’İlk İşyerim’ Projesinde ihale süreci tamamlandı Diyarbakır’da İlk İşyerim Projesi kapsamında yapımına başlanacak olan 710 iş yerinin ihalesini Bozduman İnşaat kazandı. Şirket, daha önce Muş adalet binası yapım işi, Fırat Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi ikmal inşaatı yapım işi ve Mardin merkezde 30 Ünit ADSM yapım işini almıştı. Diyarbakır’da 2022 yılında başlatılan proje çerçevesinde, Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi’ndeki 171 numaralı parselde hayata geçirilecek iş yerleri için düzenlenen ihaleye 38 firma katıldı. TOKİ tarafından yaklaşık 1 milyar 749 milyon lira bedelle sonuçlanan ihalede, yüzde 30 kırımla en avantajlı teklifi sunan Elazığ merkezli Bozduman İnşaat, işi üstlendi. Proje kapsamında Kayapınar bölgesinde yer alan yaklaşık 800 dönümlük alanın 480 dönümlük kısmı küçük sanayi sitesi olarak planlandı. Yapılan plan değişikliğiyle bölge "küçük sanayi alanı" olarak düzenlendi. 710 iş yerinin inşa edileceği projede, oto tamirhaneleri, mobilya imalatçıları, makine üreticileri ve çeşitli imalat kollarında faaliyet gösteren esnafın yer alması bekleniyor. Projenin, istihdama da katkı sunması hedefleniyor. Projede temelin önümüzdeki ay atılması planlanıyor. Proje daha önce ödenek ve araziden yaşanan sıkıntılardan dolayı iptal olmuştu. Projeyi en kısa sürede nihayete erdireceğiz Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bozduman İnşaat sahibi Ömer Bozduman, projenin Diyarbakır ve bölgeye hayırlı olmasını diledi. Diyarbakır’da yapımını üstlenecekleri 710 iş yerinin ihalesini aldıklarını anlatan Bozduman, ’’Yaklaşık 1 milyar 749 milyon lira bedelle sonuçlanan ihalede, yüzde 30 kırımla en avantajlı teklifi biz sunduk. Daha önce Muş adalet binası yapım işi, Fırat Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi ikmal inşaatı yapım işi ve Mardin merkezde 30 Ünit ADSM yapım işini aldık. Projelerimizin birçoğu tamamlandı, bazısı tamamlanma aşamasında. Diyarbakır’daki çalışmamızın temelini de nisan ayı içerisinde atmayı düşünüyoruz. Projenin Türkiye’ye, bölgeye ve Diyarbakır’a hayırlı olmasını diliyorum" dedi.