EKONOMİ - 17 Nisan 2026 Cuma 12:42

DSO Başkanı Kasapoğlu; "Üretim ekosistemi için destekler kilit rol üstleniyor"

A
A
A
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Üretim ekosistemi için destekler kilit rol üstleniyor"

Denizli Sanayi Odası (DSO) ile KOSGEB iş birliğinde düzenlenen "KOSGEB Destekleri Bilgilendirme Toplantısı" DSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi.



Programa; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, DSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Okan, Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş, KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı ve 100’ü aşkın firma yöneticisi katıldı.



"Üretim ekosistemi için destekler kilit rolde"


Toplantının açış konuşmasını yapan Selim Kasapoğlu, üretim ekosisteminin güçlendirilmesi ve firmaların kamu desteklerinden etkin şekilde yararlanmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilere yönelik destek mekanizmalarına rehberlik ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, başta KOSGEB destekleri olmak üzere, Bakanlıklar ve ilgili kamu kurumları tarafından sunulan teşviklerden firmaların daha etkin yararlanması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti.



Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığını belirten Kasapoğlu, üretim maliyetlerindeki artışın sanayiciler üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu, bu nedenle destek ve teşvik mekanizmalarının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Desteklerin yeterince takip edilmemesinin firmalar açısından önemli bir fırsat kaybı oluşturduğunu vurguladı.



Kasapoğlu, DSO bünyesinde kurulan Teşvik Ofisi’nin, geçmiş dönemde ortaya koydukları hedefler arasında yer aldığını ve kısa sürede hayata geçirilmiş olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ofisin önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Kasapoğlu, sanayicilerden alınan geri bildirimlerin de bu yapının sahada karşılık bulduğunu gösterdiğini söyledi.



Teşvik Ofisi aracılığıyla bir yıl içinde yaklaşık 200 firmayla birebir görüşme gerçekleştirildiğini aktaran Kasapoğlu, bu firmaların 70’iyle özellikle KOSGEB destekleri kapsamında detaylı çalışmalar yürütüldüğünü ve sanayicilerin desteklere erişimlerinin kolaylaştırıldığını vurguladı. DSO’nun üretim ve verimlilik odaklı projeler yürüttüğünü belirten Kasapoğlu, Denizli Model Fabrika ve Verimlilik Merkezi ile işletmelerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti.



Özellikle tekstil sektörü başta olmak üzere birçok firmada istihdam desteklerinden yararlanma oranlarının görece düşük seviyede olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli sanayisinin ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı başta olmak üzere mevcut teşvik mekanizmalarından daha etkin yararlanması gerektiğini dile getirdi.



KOSGEB desteklerinde yeni dönem ve genişleyen kapsam


KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, konuşmasında küresel ve ulusal ölçekte ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, bu süreçte sanayi ve üretim yapısının dayanıklılığının önem kazandığını ifade etti. TR-32 Bölgesi’nde yer alan Denizli, Aydın ve Muğla göz önüne alındığında ve üç ilin ekonomik yapısını değerlendirdiğinde Denizli sanayisinin kurumsallaşma düzeyi, üretim çeşitliliği ve ihracat kapasitesiyle öne çıktığını vurguladı.



KOSGEB’in, üretim, istihdam ve ihracat odaklı işletmeleri desteklemeye devam ettiğini dile getiren Dülger, 2026 yılı itibarıyla ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında Denizli’de yaklaşık 11 bin işletmenin desteklerden yararlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.



Devlet destek mekanizmalarının tasarımında çok boyutlu bir yaklaşım benimsendiğini belirten Dülger, bir yandan emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin işgücü maliyetlerini dengelemeye yönelik uygulamaların, diğer yandan ise yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı yatırımları teşvik eden araçların birlikte kurgulandığını söyledi. Bu çerçevede, mevcut kaynakların etkin ve doğru projelerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti.



Denizli Sanayi Odası bünyesinde KOSGEB temsilciliğinin faaliyete geçmiş olmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Dülger, bu yapının firmalara daha hızlı ve etkin hizmet sunulmasına katkı sağladığını belirtti. Ayrıca DSO bünyesinde faaliyet gösteren Teşvik Ofisi’nin, sanayicilere yönelik danışmanlık ve proje geliştirme süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini, bu tür yapıların desteklere erişimi kolaylaştırıcı etkisinin bulunduğunu vurguladı.



KOSGEB destekleri detaylı şekilde ele alındı


Program kapsamında KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı, gerçekleştirdiği sunumda başta İstihdamı Koruma Destek Programı olmak üzere KOSGEB’in yürüttüğü destek programlarının genel çerçevesine ilişkin katılımcılara bilgi verdi. Sunumda; başvuru süreçleri, programların kapsamı ve sağlanan imkanlar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.



Performans ve finansman destekleri ile sektör bazlı uygulamalara da değinen Ayvacı, desteklerden yararlanma süreçleri ve finansman olanaklarına ilişkin temel hususları paylaştı. Katılımcıların soruları yanıtlanarak karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu; DSO KOSGEB Temsilcisinin ve Teşvik Ofisi yetkililerinin kendilerini salona tanıtmasının ardından program son buldu.



DSO Başkanı Kasapoğlu; "Üretim ekosistemi için destekler kilit rol üstleniyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Rafting Şampiyonası’nın ikinci gününde slalom yarışları yapıldı Üniversiteler Arası Türkiye Rafting Şampiyonası’nda ikinci gün yarışları, Çoruh Nehri’nde slalom etabıyla sürdü. Genç Osman Mahallesi üzerindeki DSİ Köprüsü’nde başlayan yarışlar, Taş Köprü’de sona erdi. Şampiyonanın ilk gününde sıralama ve kafa kafaya yarışlarında parkura çıkan takımlar, ikinci günde slalom etabında akıntıyla mücadele etti. Hakem düdüğüyle suya çıkan sporcular, parkur boyunca yerleştirilen kapılardan en kısa sürede ve hatasız geçebilmek için kürek çekti. Kadın, erkek ve karma kategorilerinde yarışan takımlar, şampiyonada derece elde edebilmek için yarıştı. Üniversite Sporları branş temsilcisi Doç. Dr. Yunus Emre Çingöz, Bayburt’ta organizasyonun bu yıl ikinci kez düzenlendiğini vurgulayarak, "Bu yıl bilindiği üzere Bayburt’ta Üniversite Sporları Rafting Şampiyonası ikinci kez düzenleniyor. 6 üniversiteden toplam 48 sporcu katılım sağladı. Branşlarda üç kategorimiz mevcut. Kafa kafaya, kapı yarışları ve nehir inişleri şeklinde etaplarımız var" dedi. Şampiyonayı izlemeye gelen Rukiye Develi ise yarışların geçen yıl olduğu gibi bu yıl da çekişmeli geçtiğini söyledi. Bayburt takımını desteklediğini belirten Develi, "Bugün burada ikincisi düzenlenen Üniversitelerarası Rafting Şampiyonası’nı izlemeye geldik. Geçen sene yarışlar çok heyecanlı, eğlenceli geçmişti. Bu sene de öyle geçiyor. Ben Bayburtluyum, bu yüzden Bayburt takımını destekliyorum fakat iyi olan kazansın diyorum. Herkese başarılar" ifadelerini kullandı. 6 üniversiteden 48 sporcunun katıldığı şampiyona, yarın Kaleardı Mahallesi’ndeki Dede Paşa Parkı’nın Çoruh kolunda yapılacak nehir inişi etaplarıyla tamamlanacak, şampiyon takım belirlenecek.
Bursa Mudanya Üniversitesi’nde gelecek konuşuldu Mudanya Üniversitesi Fikir ve Teknoloji Kulübü tarafından bu yıl ilki düzenlenen Bilişim Zirvesi’nde, alanında uzman akademisyenler, sektör liderleri ve girişimcilerin gerçekleştirdikleri konuşmalar, paneller ve atölye çalışmaları öğrenciler için ilham verici ve öğretici bir deneyim oldu. Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Bilişim Zirvesi’nin açılışında konuşan Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ender Şahinaslan, zirvede bilgi teknolojileri ile ilgili güncel konuların ele alınacağını belirterek, "Zirve sadece bir etkinlik değil aynı zamanda öğrencilerimiz için bir kariyer pusulası olacak. Emeği geçen öğrencilerimize ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum" dedi. Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Şenol Durak ise, bugün konuşmamız gereken şeyin, yalnızca teknolojinin ne yaptığı değil; insanın bu teknolojiyle birlikte kim haline geldiği olduğunu ifade ederek, "Çünkü belki de ilk kez, insan zihni kendi dışındaki bir zihinle değil, kendi zihninin uzantısı olan bir sistemle ilişki kuruyor. Ve bu ilişki, bizi daha bağlantılı mı kılıyor, yoksa daha yalnız mı bırakıyor? işte bu, çağımızın en derin psikolojik sorularından biri. Yapay zeka bize cevaplar verebilir, ama doğru soruları hala biz soruyoruz. Bu zirve boyunca "nasıl?" sorusunun yanına "neden?" ve "insan için ne anlam ifade ediyor?" sorularını da koymanızı diliyorum. Ödüllü bilgi yarışmalarıyla heyecanlanacağımız, ağ kurma fırsatlarıyla yeni kapılar açacağımız bu zirvenin; hem teknik hem de insani açıdan hepimize "ferahlık" getirmesini temenni ediyorum. Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik de şunları söyledi: "Bilişim Zirvesi’nin bu yıl 2.’sini yapıyoruz. Öncelikle Fikir ve Teknoloji Kulübümüzün başkan ve yöneticilerine teşekkür ediyorum. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda bu zirveyi uluslararası nitelikte düzenlemek. Dijital dönüşüm artık bir seçenek değil, bir zorunluluk. Yapay zekâdan büyük veriye, siber güvenlikten girişimciliğe kadar uzanan bu geniş ekosistemde en kritik unsurun "insan ve iş birliği" olduğunu unutmamalıyız. Bilgi tek başına yeterli değildir; onu paylaşmak, geliştirmek ve birlikte üretmek gerekir. Bu noktada özellikle öğrencilerimize seslenmek istiyorum: Bugün burada bulunan sektör temsilcileriyle kuracağınız her temas, gelecekteki kariyeriniz için önemli bir adımdır. Sormaktan, tanışmaktan, kendinizi ifade etmekten çekinmeyin. Network dediğimiz şey, sadece kartvizit alışverişi değil; güvene dayalı, sürdürülebilir ilişkiler kurmaktır. Mudanya Üniversitesi olarak bizler; akademi ile sektör arasında köprü kurmayı, öğrencilerimizi yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda vizyon ve bağlantılarla donatmayı öncelikli görevimiz olarak görüyoruz." Konuşmaların ardından Bilişim Zirvesi, sunumlar, atölye çalışmaları ve paneller ile devam etti.
İzmir Kemeraltı esnafı otopark sorunu nedeniyle kepenk kapattı İzmir’in tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda otopark sorununun çözülememesine tepki gösteren esnaf, kepenk kapatma eylemi düzenledi. Kemeraltı esnafı, bölgedeki otopark alanlarının yetersizliği nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları dile getirmek amacıyla sabah dükkanlarını kapattı. Çarşı genelinde dükkanlarını açmayan veya kepenklerini sembolik olarak indiren esnaf, eylem yaptı. "Kemeraltı ölmeye mahkumdur" Kepenk kapatan esnaf, meslek odaları temsilcileriyle birlikte sorun teşkil eden otopark alanının önünde toplandı. Ellerinde siyah kurdeleler ve "Otoparkımızı geri istiyoruz" yazılı pankartlarla yürüyen grup adına konuşan Kemeraltı Çarşı Esnaf Koruma Derneği Başkanı Zafer Bilici, "Biz sadece ticaret yapmak istiyoruz. Ancak müşterimizin arabasını park edemediği, lojistik araçlarımızın giremediği bir Kemeraltı ölmeye mahkumdur. Bugün indirdiğimiz bu kepenkler, yetkililere son uyarımızdır" dedi. Eylemlerin devam edeceği belirtildi Eyleme Kuyumcular Odası Başkanı Murat Kurtuluş Buyrukçu ve Terziler Odası Başkanı Mustafa Güven de katılım sağladı. Çarşıdaki sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği protestoda, otopark sorunu çözülene kadar benzer eylemlerin sürdürülebileceği kaydedildi. Görüşmelerden somut sonuç çıkmadı Esnaf, otopark alanlarının farklı amaçlarla kullanılması ve yetersiz kalması sebebiyle ciddi müşteri kaybı yaşadıklarını ifade etti. Yerel yönetimle gerçekleştirilen görüşmelerden somut bir netice alınamaması üzerine kepenk kapatma kararı aldıklarını belirten esnaf, çözüm beklediklerini bildirdi.
Ankara Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu’da çözüm siyasi yoldan geçiyor" Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu’da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi. Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu’nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin’in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti. Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti. Barış içinde bir arada yaşama vurgusu Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı. Jiang, Çin’in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti. "Egemenlik ihlal edilemez" Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti. Uluslararası hukuk ve BM vurgusu Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti. Çin’in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti. Kalkınma-güvenlik dengesi Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu’nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı. Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin’in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti. Diplomatik temaslar sürüyor Çin’in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin’in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti. Türkiye ile ortak yaklaşım Jiang, Türkiye ile Çin’in Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin’in, Türkiye’nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.