ÇEVRE - 04 Ekim 2024 Cuma 11:31

DTO 10 bin fidanla hatıra ormanı kuracak

A
A
A
DTO 10 bin fidanla hatıra ormanı kuracak

Denizli Ticaret Odası (DTO), üyelerinin katkılarıyla alınacak 10 bin fidan, Ankara asfaltı üzerinde belirlenen alanda oluşturulacak hatıra ormanına dikilecek. Bu konuda meclis toplantılarında meclis üyelerine hitap eden DTO Başkanı Uğur Erdoğan, sosyal sorumluluk çerçevesinde yürütecekleri projelerini sürekli bir hale getirip her geçen gün daha da genişletmeye çalışacaklarını açıkladı.



DTO Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısı, DTO Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın idaresinde gerçekleştirildi. Gündemin okunup görüşülmesinin sonrasında, DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan ticaret ve ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi. Yeni bir proje geliştirdiklerini duyuran DTO Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan, “Meclis Kâtip Üyemiz Volkan Gürsoy ve 13’üncü Meslek Komitemizin üyeleri, hatıra ormanı ile ilgili bir çalışma yürüttüler. Sosyal sorumluluğumuz gereği, bu konuda hazırladığımız bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz. Orman Bölge Müdürlüğümüz, Ankara Asfaltı 5’inci kilometre civarında bulunan uygun bir alanı bu iş için odamıza tahsis edebileceklerini bildirdiler. Sizlerin de onay vermesiyle, 10 bin adet çam fidanı alıp burada Denizli Ticaret Odası Hatıra Ormanı kurmayı planlıyoruz” dedi.



Meclis üyeleri, hatıra ormanın kurulmasının yerinde olacağını ve fidan alımında katkı sağlayacaklarını dile getirerek fidan dikimi sonrasında oluşacak ormanlık alanda düzenli bakım çalışmalarının yürütülmesi gerektiği yönünde de görüş bildirdiler.



“Toplumsal farkındalık oluşturmak istiyoruz”


Meclis üyelerini, hatıra ormanı oluşturmak için gereken fidan dikimiyle ilgili ayrıntılı bilgilendiren DTO Meclisi’nin Kâtip Üyesi Volkan Gürsoy, “Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri, bizlere önerdikleri alanda 10 binin üzerinde de fidan dikilebileceğini ifade etti. Kasımda dikimi gerçekleştireceğiz. Fidan dikimlerinde, yaklaşık yüzde 20 fire olabiliyormuş. Amacımız sadece Denizli Ticaret Odası Hatıra Ormanı tabelasını asmak değildir; toplumsal farkındalık oluşturup bize bırakılan emaneti, gelecek nesillere de aktarmaktır. O nedenle, fidan dikimimizi geleneksel hale getirip fire veren kısımlarını da sürekli yenilemek istiyoruz” diye konuştu.



Fas’a ihracatta rekor kırıldı


Başkan Uğur Erdoğan, dünya ve ülke ekonomisinde yaşanan son gelişmelere dair değerlendirmesi sonrasında ise Denizli ticareti ile ekonomisindeki son bir ayda ortaya çıkan güncel verileri paylaştı. Denizli’nin eylül ayında 400 milyon 612 bin dolarlık ihracat tutarına ulaştığını açıkladı. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,27’lik, bir önceki aya göre ise yaklaşık yüzde 3,17’lik bir artış olduğunu dile getirdi. Başkan Erdoğan, “Yılın ilk 9 ayındaki ihracatımız ise 3 milyar 269 bin 87 dolar. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7’lik bir artış yakaladık. Son 12 aylık ihracatımız da 4 milyar 273 milyon 524 dolara ulaştık ve böylece yüzde 0,31’lik bir artışla bir önceki 12 aylık dönemdeki tutarı da geride bıraktık. İhracatımızda ilk 5 ülke sırasıyla İngiltere, ABD, Almanya, İtalya ve Hollanda oldu. Tutar bazında sektörel olarak baktığımızda ise hazır giyim ve konfeksiyon ihracatımızda ilk sırada yer aldı. Onu sırasıyla elektrik ve elektronik, demir ve demir dışı metaller, çelik ile tekstil ve ham maddeleri izledi. Sonrasında da madencilik ürünleri geliyor. Geçen yılın aynı ayıyla kıyasladığımızda, eylülde ilk 10’da yer alıcılarımızdan Fas’a olan ihracatımız yüzde 453,93 artarak dikkat çekti. Romanya’ya olan ihracatımız yüzde 38,69, Hollanda’ya olan ihracatımız yüzde 32,32, İspanya’ya ihracatımız yüzde 28,93, İngiltere’ye olan ihracatımız da yüzde 25,76 arttı. Bu 9 aylık dönemde, Denizli’den 178 ülkeye ihracat yaptık” dedi.



Denizli, konut satışı artışı hızında Türkiye’yi geçti


Denizli’nin ağustos ayındaki konut satışı performansına da dikkat çeken Başkan Erdoğan, “Ağustostaki konut satışımız, adet olarak bir önceki aya göre yüzde 20,28 yükseldi ve ülke genelindeki artışın da üzerine çıktı. Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 17,86 arttı. Yılın ilk 8 ayındaki konut satışımız ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 8,5 azaldı” diye konuştu.



DTO’nun üye sayısı 22 bin 209 oldu


Üye kayıtlarıyla ilgili verileri de paylaşan Başkan Erdoğan, “Denizli Ticaret Odamıza geçen ay 152 üye kaydettik. 47 firmamız ise kaydını sildirdi. 26 firmamız da tasfiye sürecine girdi. Eylül ayının sonu itibarıyla, 22 bin 209 üyeye ulaştık. Yılbaşından bu yana ise bin 210 üye kaydettik. Faal üye sayımızı, son 1 yılda yaklaşık yüzde 5 artırdık. Son 1 yılda yaklaşık yüzde 9’luk bir artışla üyelerimiz arasındaki anonim şirketlerimiz 3 bin 25’e ulaştı. Limitet şirketlerimiz de yüzde 8’lik bir artışla 12 bin 123 oldu. Hakiki şahıs şirketlerimiz ise 6 bin 610. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’mizin verilerine göre, yılın ilk yarısında kurulan 179 gerçek kişi statüsündeki işletmemizle, iller arasında 14’üncü sırada yer aldık” dedi.



DTO 10 bin fidanla hatıra ormanı kuracak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."
İstanbul Sivas’tan İstanbul’a getirdiği pembe traktörle gelin almaya gitti Sivas’tan getirdiği pembe traktörü gelin arabasına çeviren Doğukan Turgut, Kağıthane’de gelini aldıktan sonra traktörle birlikte Eminönü’ne gitti. İlgi çeken pembe traktör vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Sivas’ta çiftçilik yapan Doğukan Turgut (26), dünyaevine girdiği Sema Turgut’u (24) süslediği pembe traktörle almaya gitti. Kağıthane’deki gelin alma merasiminin ardından çift, pembe traktörün başını çektiği konvoy eşliğinde Eminönü’ne hareket etti. İlgi çeken traktör, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. "Pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık" Pembe traktörüyle daha önce sosyal farkındalık çalışması yaptıklarını belirten Doğukan Turgut, "İki yıl önce pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık, oldukça ilgi gördü. Geçen yıl Konya Tarım Fuarı’nda birinci oldu. O zamanlar sevgiliydik, bugün evlenmek nasip oldu. Pembe traktörümüzü İstanbul’a getirdik. Anadolu’da yaşayan köylü çocuklarına kız verilmemesi gibi bir ön yargı var. İnsanlar köyde yaşayacağınızı duyunca olumsuz yaklaşabiliyor. Oysa iki gönül bir olduktan sonra nerede yaşadığınızın, ne iş yaptığınızın önemi yok" şeklinde konuştu. "İnsanların ön yargılarını kırmak istiyoruz" Konuşmasının devamında köyde yaşayan insanların üretim yapması gerektiğine dikkat çeken Turgut, "Biz köyde üretim yapıyoruz. İnsanların daha iyi gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Köyde yaşayan insanlar üretmezse gıda nasıl sağlanacak? Bu farkındalığı oluşturmak istiyoruz" dedi. Gelin Sema Turgut ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Aracın yapım sürecinde yanındaydım. Çok gurur verici, kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu.
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.