GÜNDEM - 02 Nisan 2026 Perşembe 08:32

Kale Kaymakamı Burak Gürbüz Hakkari’ye atandı

A
A
A
Kale Kaymakamı Burak Gürbüz Hakkari’ye atandı

Denizli’nin Kale ilçesinde görev yapan Kaymakam Burak Gürbüz, Hakkari Valiliği’nde Vali Yardımcılığı görevine atandı.


Denizli’nin Kale ilçesinde görev değişimi yaşandı. Burak Gürbüz, Hakkari Valiliği’nde Vali Yardımcısı olarak görevlendirildi.


Kasım 2024’ten bu yana Kale Kaymakamı olarak görev yapan Gürbüz, yeni görevine atanmasının ardından ilçede veda ziyaretleri gerçekleştirdi. İlk olarak kurum amirleriyle bir araya gelen Gürbüz, düzenlenen toplantıda birlikte yürütülen çalışmalar için teşekkür etti.


Ardından mahalle muhtarlarıyla da buluşan Gürbüz, görev süresi boyunca gösterilen iş birliği ve özveriden dolayı memnuniyetini dile getirdi. Kurum amirlerine ve muhtarlara teşekkür eden Gürbüz, Kale ilçesinde görev yapmaktan onur duyduğunu ifade etti.


Kaymakam Gürbüz’ün önümüzdeki günlerde Hakkari’deki yeni görevine başlaması bekleniyor.



Kale Kaymakamı Burak Gürbüz Hakkari’ye atandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremde ailesini ve bacağını kaybeden küçük kızın çizdiği resimdeki protez bacak detayı duygulandırdı Hatay’da depremde annesini, babasını, 4 kardeşini ve sağ bacağını kaybeden ve kendi isteğine göre tasarlanan protez bacağıyla yeniden yürümeye başlayan 7 yaşındaki kız, ilk adımlarını attığı anlara eşlik eden Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti. Depremzede kızın protez bacağına da yer verdiği resimleri görünce duygu dolu anlar yaşayan Vali Masatlı, resimleri ömrü boyunca hafızasında ve yüreğinde taşıyacağını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma uğrattığı Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bine yakın insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Saraykent Mahallesi’nde yakalanan 7 yaşındaki Zeynep Koyun, depremde annesini, babasını ve 4 kardeşini kaybetti. Depremin enkazında kurtulurken sağ bacağını kaybeden 7 yaşındaki Zeynep, ailesini kaybettikten sonra amcasının ailesiyle birlikte hayata tutunmaya çalışıyor. Kentte depremi yaşayanlara umut olan ve Hatay Valiliği koordinasyonunda birçok kurumun iş birliğiyle kurulan Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi tarafından sağ bacağını kaybeden Zeynep’e, yüksek teknolojili Protez Ortez Üretim ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde kendisine özel olarak tasarımlı protez yapıldı. Kendisine ait yapılan protezle ilk adımlarını atan Zeynep’in elinden tutan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, küçük kızın yeni hayatındaki ilk adımlarına eşlik etmişti. Protez bacağıyla yeniden yaşama tutunan Zeynep, Vali Masatlı’yı makamında ziyaret etti. Yürek ısıtan kucaklaşmayla başlayan ziyarette Zeynep, kendi ve Vali Masatlı’yı birlikte çizdiği resimleri hediye etti. Resimlerde protez bacağına da yer veren Zeynep’in çalışması Vali Masatlı’yı duygulandırdı. "Bugün Zeynep kızımız valiliğimize misafir oldu, bize kendi elleriyle çizdiği resimleri hediye etti" Depremde ailesini ve bacağını kaybeden 7 yaşındaki Zeynep’in kendi elleriyle çizdiği resimleri hediye ettiğini ifade eden Vali Masatlı, "Bugün valiliğimizde bir evladımızı ağırlıyoruz adı Zeynep, 7 yaşında ama ömrüne birçok insanın hayata sığdıramayacağı kadar büyük bir acıyı hayatına sığdırmış. Asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremlerde annesini, babasını ve maalesef 4 kardeşini bir de sağ bacağını kaybetmiş. Zeynep’imizin yaşadığı acı yalnızca bir ailenin değil Hatay’ımızın, milletimizin ve insanlığın ortak vicdanında açılmış derin bir yaradır. Valiliğimiz tarafından inşa edilen ve 2024 yılında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin saygıdeğer eşleri Emine Erdoğan Hanımefendi’nin teşrifleriyle açılan Hatay Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’mizde, Zeynep kızımızın kendi isteğine göre tasarlanmış protez bacağına kavuştuğu o ilk ana ve eşimle birlikte şahitlik ettik. O gün aslında yalnızca bir protez takılmadı, bir evladımızın hayata yeniden tutunma ümidi yeşerdi. Bugün ise Zeynep kızımız valiliğimize misafir oldu. Bize kendi elleriyle çizdiği resimleri hediye etti. O resimlere baktığımızda yalnızca renkleri görmüyorsunuz, bir çocuğun susarak anlattığı acıyı, sevgiyi, özlemi ve yeniden yaşama tutunma gayretini görüyorsunuz. Bazı hediyeler vardır ki duvarlara asılır ama bazıları ise doğrudan kalbe asılır. Zeynep kızımızın bugün bize verdiği resimler işte böylesine bir resimdir ve emanettir. İnanıyorum ki o küçük ellerin çizdiği bu resimler ömrümüz boyunca hafızamızda ve yüreğimizde yaşayacaktır" dedi. "Hayata küsen yürekleri yeniden yaşama bağlamaya çalışıyoruz, çünkü bir çocuğun yeniden gülümsemesi bir şehrin yeniden o manada dirilişidir" Devlet olarak hayata küsen yürekleri yeniden yaşama bağlamaya çalıştıklarını söyleyen Vali Masatlı, "Bizler devlet olarak biliyoruz ki afetlerden sonra şehirleri ayağa kaldırmak elbette çok kıymetlidir ama asıl mesele kırılmış olan bir çocuğun kalbine yeniden umut koyabilmektir. Bir yavrumuzun gözlerindeki ışığı yeniden çoğaltabilmektir. Bir evladımızın ben yine yaşayacağım, yine güleceğim diyebilmesine o manada vesile olabilmektir. Zeynep kızımız bugün bize şunu bir kez daha göstermiştir. Hayat bazen en ağır yerinden sınar ama sevgi, merhamet ve sahip çıkma duygu varsa insan yeniden ayağa kalkabilir. Biz Hatay’ımızda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen ihya, inşa ve imar sürecinde yalnızca binalar yapmıyoruz. Hayata küsen yürekleri yeniden yaşama bağlamaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir çocuğun yeniden gülümsemesi bir şehrin yeniden o manada dirilişidir. Zeynep kızımızın gözlerindeki umut Hatay’ımızın yaralarına dair en güçlü cevaptır. Rabb’im ona sağlık, huzur ve güzel bir ömür nasip etsin. Biz de onun ve onun gibi bütün evlatlarımızın yanında olmaya onların acılarını paylaşmaya, yarınlarını güzelleştirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır 60 yıl önce 10 binde bir görülüyordu, günümüzde 33 çocuktan birinde var Uzmanlar, 1970’li yıllarda 10 binde de bir görülen otizmin, günümüzde 33 çocuktan birinde görüldüğünü ve oranın erkek çocuklarda kızlara oranla 3 ila 5 kat daha fazla olduğunu kaydetti. 2 Nisan ‘Dünya Otizm Farkındalık Günü’ nedeniyle açıklamalarda bulunan Diyarbakır Memorial Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı İbrahim Zeyrek, otizmin son zamanlarda ciddi şekilde artan nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu söyledi. Zeyrek, "Nörogelişimsel bozukluklar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, zihinsel yetersizlik, öğrenme güçlüğü, motor bozukluklar ve tik bozukluklarını kapsamaktadır. Otizm de bunlardan biridir. Son zamanlarda otizm oranı çok ciddi bir şekilde artmıştır. 1970’li yıllarda 10 binde bir görülürken, günümüzde 33 çocuktan birinde görülmektedir. 2000’li yıllara göre ise yaklaşık yüzde 400 oranında bir artış söz konusudur. Bu çocuklar genellikle belirli şikayetlerle başvurmaktadır. En başta konuşma gecikmesi gelmektedir. Ancak konuşma gecikmesi tek başına yeterli değildir. Konuşma gecikmesinin birçok nedeni vardır. Otizm açısından değerlendirecek olursak, bunun yanında başka belirtilerin de olması gerekir. Bunlar, sosyal temas yoksunluğu, ismine dönmeme, göz teması kuramama, işaret edilen yere bakamama ve o bağlamda iletişim kuramama gibi durumlardır. Bunlar otizmin çekirdek belirtileri, yani A belirtileridir. Tanı, DSM-5’e göre konulmaktadır. A belirtisi sosyal iletişim ve karşılıklı etkileşimde yetersizliktir. B belirtisinde ise sınırlı ilgi alanları, tekrarlayıcı hareketler ve duyusal farklılıklar yer alır. B belirtilerinden en az iki tanesinin bulunması gerekir. Ancak küçük çocuklarda her zaman gözlemlenmeyebilir. Stereotipik hareketler arasında kanat çırpma, alkış yapma, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme ve kelime tekrarları (ekolali) yer almaktadır. Günümüzde çocuklarda sık görülen şikayetler arasındadır" dedi. ’’Otizm belirtileri genelde 2-3 yaş arasında fark ediliyor’’ Otizm belirtilerinin genellikle 2-3 yaş arasında fark edildiğini aktaran Zeyrek, şu ifadeleri kullandı: ’’Eskiden ‘3 yaşından önce tanı konulamaz’ gibi bir yanlış kanı vardı. Ancak bu doğru değil. 3 yaşından önce de tanı konulabilmektedir. Erken tanı büyük önem taşımaktadır. Çünkü 0-6 yaş beyin gelişimi açısından kritik bir dönemdir. Özellikle 2 ve 5 yaş civarında beyin gelişiminde budanma süreçleri yaşanır. Kullanılmayan nöron bağlantıları zamanla yok olur. Bu nedenle erken tanı ve erken eğitim çok önemlidir. Otizm, erkek çocuklarda kızlara oranla 3 ila 5 kat daha fazla görülmektedir. Vaka sayısındaki artışta farkındalığın artması da etkili olmuştur. 2 Nisan Dünya Otizm Günü gibi farkındalık çalışmaları sayesinde aileler daha bilinçli hale gelmiştir. Risk faktörleri arasında ileri baba yaşı da yer almaktadır. Günümüzde evlilik ve çocuk sahibi olma yaşının artmasıyla birlikte bu durumun etkisi daha fazla görülmektedir. Ayrıca genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi, yani epigenetik süreçlerin de etkili olduğu düşünülmektedir.’’ ’’Ekran kullanımının otizme neden olduğu kesin olarak söylenemez’’ Ekranın, otizme neden olduğunu kesin olarak kabul edilemez olduğunu dile getiren Zeyrek, şunları söyledi: "Ekran kullanımının otizme neden olduğu kesin olarak söylenmemektedir. Ancak yoğun ekran maruziyeti, var olan otizm belirtilerinin şiddetini artırabilmektedir. Aileler bazen tanı almaktan korktukları için süreci geciktirebilmektedir. Çocukta belirtiler 2 yaşında fark edilse bile başvuru 3-4 hatta 5 yaşına kadar ertelenebilmektedir. Bu da eğitime geç başlanmasına neden olur ve alınacak faydayı azaltır. Otizmi tamamen ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak eşlik eden dikkat eksikliği, hiperaktivite, uyku bozukluğu, agresyon, kaygı ve depresyon gibi durumlar için ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. Otizmde en önemli tedavi yöntemi özel eğitimdir. Tanı konulduğu anda vakit kaybetmeden özel eğitime başlanmalıdır. Ailelerin de bu süreçte aktif rol alması, evde destekleyici çalışmalar yapması gerekmektedir. Tanı sürecinde yaşanan inkar durumunun hızlı bir şekilde aşılması ve eğitime odaklanılması, çocuğun gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Erken tanı ve doğru eğitimle çocukların gelişiminde önemli ilerlemeler sağlanabilmektedir."