ÇEVRE - 11 Mart 2024 Pazartesi 10:48

Sağlıklı kentleşme için yerin metrelerce altından numune alınıyor

A
A
A
Sağlıklı kentleşme için yerin metrelerce altından numune alınıyor

Denizli, depreme dayanıklı sağlam kentlerin kurulması noktasında Türkiye’de ilke imza atı. Tüm il genelinde yapılacak inşaatlar öncesi zemin etüt raporunun hazırlanma süreci, başından sonuna kadar jeoloji mühendisi tarafından yönetiliyor. Hazırlanan rapor, farklı kurumların denetiminden geçerek yapı izni verilip verilemeyeceğine karar veriliyor.


1999 yılında çıkarılan Deprem Yönetmeliği’ne göre tüm inşaat faaliyetlerinde zemin etüt raporu isteniyor. Bu raporların hazırlanış sürecinde bazı inşaat faaliyetlerinde ise kolaya kaçıldığı ve raporların kurallarına uygun hazırlanmadığı görülüyor. Bu konuda Türkiye’de bir ilk hayat geçirildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi, Jeoloji Mühendisleri Odası Denizli Şubesi ve yapı denetim firmalarının bir araya gelmesiyle oluşturulan komisyon çerçevesinde, kent genelinde yapılacak tüm inşaat faaliyetlerinde zemin etüt raporunun hazırlanış sürecinde bir jeoloji mühendisi sondaj çalışmalarını başından sonuna kadar yerinden takip ediyor. Çıkarılan numuneleri metrajına göre ayıran mühendisler, daha sonra bu numuneleri laboratuvara göndererek elde edilen verileri inşaat mühendisleriyle paylaşıyor. Hazırlanan rapor doğrultusunda etüt çalışması yapılan bölgede inşaat yapılıp yapılamayacağına da komisyon tarafından karar veriliyor.


Zemin etüt raporunun proje etabının jeolojik çalışmalar ile başladığını ifade eden Jeoloji Mühendisi ve Proje Müellifi Burcu Şirin, “Biz şu anda projenin etabının ilk basamağı olan zemin etüt çalışmasını yapıyoruz. Zemin etüt çalışması da arazi, laboratuvar, laboratuvar sonuçlarıyla birlikte raporlama aşamalarından oluşuyor. Buradaki alınan örnekler laboratuvara gidiyor. Laboratuvarda zemine uygun olarak deneylere tabi tutuluyor. Bu deneyler sonucunda bize verilen deney sonuçları ile birlikte biz hesaplamalar yapıyoruz. Bu hesaplamaları bir rapor şekline getiriyoruz. Bunu verileri inşaat mühendisine veriyoruz, onlarda gerekli hesaplamalarla ne kadar demir ve beton kullanacaklarına karar veriyorlar. Bu çalışmalarla zemin sınıfını, taşıma gücünü ve kat sayısını belirlemiş oluyoruz” dedi.



“Hangi metreden ne çıktıysa, hiç ellenmeden laboratuvara veriyoruz”


Sondaj çalışmaları hakkında bilgi veren Jeoloji Mühendisi ve Yapı Denetim Yetkilisi Esra Yıldırım da, “Şu anda burada karotlu sistem gidiyor. Her 3 metrede bir numunelerimizi çekiyoruz. Numunelerimiz iç tüp ile çekiliyor, muhafaza yerin altındayken yıkanmamış şekilde numunelerimizi çekeriz. Hangi metrede ne numunesi var ona bakarız. Zemin ile ilgili nedir, yer altında ne vardır, nasıl önlem alınmalıyız ve nasıl davranmalıyız ona göre yorumlamamızı yaparız. Alınan numunelerin metrajlarını yazıp bir poşetin içerisine koyuyoruz. Hangi metreden ne çıktıysa, hiç ellenmeden laboratuvara veriyoruz. Laboratuvarda gerekli olan deneyler yapılıyor” ifadelerini kullandı.



“Sağlıklı bir kentleşmenin önünü açmak için yaptığımız bir uygulamadır“


Sistemde birçok denetim mekanizmasının olduğunu vurgulayan Jeoloji Mühendisleri Odası Denizli Şube Başkanı Doç. Dr. Barış Semiz ise, “Bu proje kapsamında proje müelliflerimizin bir kısmını denetçi mühendis statüsünde tescilli bürolardan oluşturuyoruz. Yaklaşık 15 tane tescilli denetçi büromuz var. Elde edilen verilerin raporlanması ve zemin etüt raporlarının oluşması sırasındaki denetçi mühendislerimiz tarafından raporda kontrol edilerek nihayetine erdiriliyor. Belediyelerimiz de bulunan kontrol mühendisleri de kontrol ediyor. En son Zemin Bilgi Sistemine dahil olmak üzere Büyükşehir tarafından kontrol ediliyor. 6 Şubat depremlerinden sonra başlamış olan bir sistemdir. 20 Mart tarihi ile başladık ve daha sonraki süreçte de 15 Mayıs tarihinde de Denizli Büyükşehir Belediyesinin meclis kararı almasından sonra tamamıyla yürürlüğe girmiştir. Aslında Denizli olarak çok zoru başardık. Çünkü burada yapı denetim firmalarının hepsinin bu sisteme dahil olması, Jeoloji Mühendisleri Odasının ‘Bunu yüklenici olarak yaparız, biz size destek oluruz’ demesi ve Büyükşehir Belediyesinin de ’Bu yapılabilir ve yapılmasını biz de önemsiyoruz’ demesi çok önemli. Bu proje sadece Denizli’nin merkezinde değil 19 ilçesinde de uygulanıyor. Sağlıklı bir kentleşmenin önünü açmak için yaptığımız bir uygulamadır diyebilirim” şeklinde konuştu.



Sağlıklı kentleşme için yerin metrelerce altından numune alınıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da İzci Evi ve Kamp Alanı müjdesi Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Fetih Kampı, yüzlerce genci aynı çatı altında buluşturdu. Türkiye İzcilik Federasyonu Bursa İl Temsilciliği tarafından Merinos Parkı’nda gerçekleştirilen organizasyonda 200 izci, fetih ruhunu doğayla iç içe geçen kamp programında yaşadı. İki gece üç gün süren kamp boyunca izciler, dayanışma, disiplin ve takım ruhunu pekiştiren birçok etkinliğe katılırken, kamp alanında renkli görüntüler oluştu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği program, aynı zamanda Bursa’nın köklü tarihine ve kültürel mirasına dikkat çekti. Kampın kapanış programında düzenlenen bayrak törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da katıldı. Genç izcilerle bir araya gelen Biba, "Ben buraya bakınca geleceğin Türkiyesi’ni görüyorum. Gerçekten inanılmaz mutluyum ve heyecanlanıyorum. Çünkü sizler bizim geleceğimizin teminatısınız. Bu nedenle biz yerel yönetimler olarak sizlere destek vermek birinci sorumluluğumuz olmalı. Ben size şu müjdeyi veriyorum, şu anda çalışmaları yapıyoruz size çok güzel bir yerde İzci Evi kazandırıyoruz. Ardından da kamp alanı kazandıracağız. Sizlerin layık olduğu şekilde en iyi imkanları taşıyacak kampı da inşallah en kısa zamanda size teslim edeceğiz. Bizden ne isterseniz size vermeye hazırız. Yeter ki çalışın, üretin" ifadelerini kullandı. Fetih ruhunun yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapılan program, Bursa Mehter Takımı’nın seslendirdiği marşlarla sona erdi.
Edirne Edirne’de madencilik işçileri maaş ve tazminat iddiasıyla greve çıktı Edirne’de bir maden ocağında maaşlarını ve tazminatlarını alamadıklarını iddia eden işçiler greve giderken, çok sayıda ailenin yaşanan süreç nedeniyle mağdur olduğu öne sürüldü. Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Kiremitçiler Maden Ocağı’nda çalışan işçilerin, maaşlarını alamadıkları ve tazminat ödemeleri yapılmadan işten çıkarıldıkları iddiasıyla greve çıktı. İddiaya göre, uzun süredir maaşlarını alamayan çok sayıda işçi ve aileleri ciddi mağduriyet yaşamaya başladı. İşçiler, aylardır emeklerinin karşılığını alamadıklarını ve seslerini duyurmakta zorlandıklarını belirterek haklarını aramak için greve gitmek zorunda kaldıklarını ifade etti. İşçiler adına yapılan açıklamada, Kiremitçiler Grup Madencilik tarafından kamuoyuna yapılan açıklamaların sahadaki gerçekleri yansıtmadığı ileri sürüldü. Grev haklarını kullandıkları gerekçesiyle işten çıkarıldıkları iddia edilen işçilere, kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı öne sürüldü. İşçilerin 4 gündür grevde olduğu belirtildi. İşçiler ve yakınları, yaşanan mağduriyetin kamuoyuna duyurulmasını isterken, yetkililerin konuya ilişkin inceleme başlatmasını talep etti. "Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan kamuoyu açıklaması" Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, konkordato sürecinde çalışan haklarının korunmasına öncelik verildiği belirtilerek, geçmiş döneme ait yaklaşık 1,5 aylık ücret alacağının 26 Mayıs’ta İŞKUR aracılığıyla çalışanların hesaplarına yatırılmasının planlandığı ifade edildi. Açıklamada, Nisan ayı maaş ödemelerinde üretim faaliyetlerinde yaşanan zorluklar nedeniyle gecikme yaşandığı belirtilirken, ödemelerin en geç 12 Haziran’a kadar tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.
Ankara Bakan Çiftçi: (Gülistan Doku davası) "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku davasına ilişkin açıklama yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını bildirdi. Bakan Çiftçi, resmi sosyal medya hesabından Gülistan Doku davasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Başta Interpol olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını açıklayan Çiftçi, Altaş’ın Türkiye’ye iade sürecinin başladığını ifade etti. "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için yürütülen kararlı mücadelenin bugün uluslararası ölçekte önemli bir aşamaya ulaştığının altını çizen Çiftçi, "21 Nisan tarihinde hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, Interpol başta olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürüttüğümüz çok katmanlı ve titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Şüphelinin ülkemize iade süreci derhal başlatılmış; adalet önünde hesap vermesi için gerekli tüm diplomatik ve hukuki mekanizmalar devreye sokulmuştur. Şüpheli hakkında hazırlanan kırmızı bülten ve geçici tutuklama talebi, ilgili uluslararası mercilere vakit kaybetmeden iletilmiş; süreç boyunca elde edilen tüm teknik veriler ve soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiler anlık şekilde ilgili ülke makamlarıyla paylaşılmıştır. INTERPOL, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimiyle yürütülen eş zamanlı koordinasyon neticesinde firari şahsın hareket alanı adım adım daraltılmış; New York bölgesindeki varlığı tespit edilerek gözaltı süreci hızla sonuçlandırılmıştır" diye konuştu. "Hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" Yürütülen uluslararası koordinasyon kapsamında ABD INTERPOL birimi, FBI irtibat görevlileri ve ilgili güvenlik makamlarıyla sürekli temas sağlandığını vurgulayan Çiftçi, "Firari şüpheliye ilişkin elde edilen bilgiler düzenli olarak paylaşılmıştır. Devam eden çalışmalar kapsamında şahsın bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlar ve açık kaynaklarda tespit edilen görüntüler de ilgili birimlerle paylaşılmış; sürdürülen koordinasyon neticesinde Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Bu gelişme doğrultusunda iade işlemleri yeniden hızlandırılmıştır. Bu gelişme, yalnızca bir operasyonel başarı değil; aynı zamanda devletimizin suç ve suçluyla mücadelede ulaştığı küresel kapasitenin, teknolojik yetkinliğin ve kurumsal kararlılığın somut bir göstergesidir. Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımızın gelişmiş teknik imkânları, yeni nesil kriminal analiz sistemleri, daraltılmış baz çalışmaları, dijital veri inceleme yöntemleri ve uluslararası istihbarat koordinasyonu sayesinde artık hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" şeklinde konuştu. "329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır" Bakan Çiftçi; güvenlik birimleri tarafından yürütülen açık kaynak araştırmaları, dijital iz sürme faaliyetleri, sosyal medya analizleri, finansal hareket incelemeleri ve uluslararası veri paylaşım mekanizmaları sayesinde firari şüphelinin izlerinin hassasiyetle takip edildiğini belirterek, "Soruşturmaya katkı sağlayabilecek her veri titizlikle değerlendirilmiş; sosyal medya paylaşımlarından saha bilgilerine kadar tüm unsurlar adli süreçlerle koordineli şekilde analiz edilmiştir. Devletimizin kararlı mücadelesi neticesinde yalnızca 1 Ocak - 22 Mayıs tarihleri arasında 329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır. Bu tablo, suçlular açısından dünyanın hiçbir yerinin güvenli bir sığınak olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yalnızca kendi sınırları içerisinde değil; uluslararası alanda da suç ve suçluyla mücadelede yüksek koordinasyon kabiliyetine sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. Cezasızlık algısını besleyen hiçbir yapıya, hiçbir ihmale ve hiçbir suskunluğa müsamaha göstermeyeceğiz. Toplumsal vicdanı derinden yaralayan hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Devletimizin hafızası güçlüdür; adalet iradesi sarsılmazdır. Suçlu nerede olursa olsun, hangi ülkeye saklanırsa saklansın, devletimizin nefesi ensesinde olmaya devam edecektir" dedi. Bakan Çiftçi, Gülistan Doku’nun ailesi başta olmak üzere adalet bekleyen vatandaşlara seslenerek, hiçbir acının ve bekleyişin unutulmayacağını, maddi gerçeğin ortaya çıkarılarak hukuk önünde gerekenin yapılacağını söyledi.