SAĞLIK - 11 Ekim 2025 Cumartesi 09:53

Sinsice ilerleyen karaciğer yağlanması birçok hastalığa davetiye çıkarıyor

A
A
A
Sinsice ilerleyen karaciğer yağlanması birçok hastalığa davetiye çıkarıyor

Denizli Özel Tekden Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Mehmet Acımış, sinsi ilerleyen ve çoğu zaman tesadüfen tespit edilen karaciğer yağlanmasının ilaçlı tedavisinin olmadığını belirterek; "Amerika ve Avrupa’da siroz ve karaciğer naklinin en sık sebebi karaciğer yağlanmasıdır" dedi.



Denizli Özel Tekden Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Mehmet Acımış, karaciğer yağlanmasının nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi. Modern yaşamla beraber artan hareketsizlik ve yüksek kalorili aşırı beslenmenin sonucunda karaciğer yağlanmasının bir toplum sağlığı problemi olarak ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Acımış, "Karaciğerin içindeki yağ miktarının yüzde 5’in üzerine olması durumudur. Her üç kişiden birinde mevcuttur. Alkol dışı karaciğer yağlanması, basit karaciğer yağlanması, iltihabi karaciğer yağlanması, karaciğer sirozu ve karaciğer kansere kadar uzanan, geniş bir klinik yelpazede karşımıza çıkmaktadır. Karaciğer yağlanması, bir erken uyarı sistemi olarak değerlendirilmeli. Karaciğer yağlanması olduğunda, metabolik sendrom bileşenleri obezite, Hipertansiyon, kan yağı yüksekliği, kalp damar hastalıkları, insülin direnci ve şeker hastalığı ile beraberlikleri gözlenir. Karaciğer yağlanmasına özgü erken bir bulgusu yoktur, bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Karaciğerin detoks görevinin bozulması ile bağlantılı; enerji düşüklüğü, sağ üst kadranda dolgunluk ve ağrı yakınmaları ile başvururlar" diye konuştu.



"Sinsi ilerleyip tesadüfen tespit ediliyor"


Karaciğer yağlanmasının birçok vakada yapılan kan testlerinde veya başka nedenlerle çekilen ultrasonografide tesadüfen tespit edildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Acımış, "Sinsi seyretmesi, hastalar arasındaki farkındalığın olmaması ve günümüzde onaylanmış bir ilaç tedavisinin bulunmaması sebebi ile sarılık, kanama, morarma, karın bacak şişliği gibi karaciğer yetmezliği geç bulguları ile gelebilirler.


Amerika ve Avrupa’da siroz ve karaciğer naklinin en sık sebebi karaciğer yağlanmasıdır. Karaciğerin yağlanması, kendini koruma cevabıdır. Çoğu kemoterapi ilaçları, antibiyotikler özellikle parasetamol içeren ağrı kesiciler, mantar gibi toksinler, früktoz, mısır glukoz şurubu tatlandırıcılar karaciğerde alkol benzeri iltihap yapmakta, karaciğeri kolaylıkla yağlandırıyor. Basit karaciğer yağlanma tanısı konan hastalar, 10 yıldan fazla takip edilmişler, bunların sadece yüzde 3’ünde siroz gelişmiştir. Karaciğer yağlanmaların yüzde 20’si iltihabi karaciğer yağlanmasıdır. Fibrozisi de olan iltihabi karaciğer yağlanması hastalarda 5-10 yıllık süre içinde siroz gelişme riski yüzde 30’dur. En sık görülen ölüm nedeni yüzde 43 ile kalp kaynaklı hastalıklardır. İkinci en sık ölüm nedeni ise yüzde 23 ile karaciğer dışı kanserlerdir. Siroz ve karaciğer yetmezliğine bağlı ölümler yüzde 9 ile üçüncü sıradadır" ifadelerini kullandı.



Karaciğer yağlanmasının tedavisine de değinen Uzm. Dr. Mehmet Acımış, şu tavsiyelerde bulundu:


"Karaciğerde yağlanmanın düzelmesi için en az yüzde 5 kilo kaybı, eşlik eden fibroziste yoğun bağ dokusu artışına bağlı olarak ortaya çıkan katılaşma varsa düzelme sağlanması için en az yüzde 10 kilo kaybı hedeflenmelidir. Düşük kalorili diyetle kademeli olarak haftada 500 - 1500 gram kilo kaybı hedeflenir. Günde 30 dakika egzersiz programı şeklindeki yaşam tarzı değişikliği ve Akdeniz tipi diyet ideal diyet olarak tercih edilebilir. Bu diyetin temelini, taze meyve ve sebzeler, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler, zeytinyağı, balık ve az miktarda süt ürünleri gibi doğal ve besleyici gıdalar oluşturur. Baklagiller ve tahıllar Akdeniz tipi diyet için büyük miktarlarda lif sağlar. Kırmızı et tüketimi ayda birkaç kez ile sınırlandırılmalıdır. Beyaz etler, yumurta ve süt ürünlerinin tüketimi orta düzeydedir. Bitkisel bazlı bir beslenme tarzıdır. Doğal, işlenmemiş gıdaları ön planda tutar, şekerli ve rafine ürünlerden uzak durmayı hedefler. Ölçülü meyve tüketimi gereklidir. Fırında ve haşlanmış yemekleri tercih ediniz. Hayvansal yağlardan, sakatat, yağlı et gibi kolesterol içeren yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Zeytinyağı, avokado, balık gibi omega-3 yağ asitleri bakımından zengin besinler karaciğer sağlığını destekler. Düzenli olarak günde 2 kupa ya da daha fazla filtre kahve alımı, bir kupa kahve ile alınan kahvenin miktarı, öğütülmüş kuru kahve için 5 gram civarı ve filtre kahve için 20-30 gramdır. Enerji içeriği yüksek yiyecek, işlenmiş et, fruktozlu ve paketli gıdalar ile tatlandırılmış gazlı ve şekerli içecekler, beyaz ekmek, yağlı hamur işlerinden, pastane fırın ürünlerinden kaçınılmalıdır. Fastfood ürünlerinden İşlenmiş gıda ve unlu mamullerden uzak durulmalıdır"


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da Yeşim Grup’a Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde Bursa imzası yer aldı. Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart’ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri’ye takdim edildi. Yeşim Grup’un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.
Antalya Nineler ve torunları mendil geleneğinde buluştu: Ellerini öptükleri ninelerinin sardığı mendillerden hediyelerini aldılar Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından kültürde ayrı bir yeri olan mendil geleneğini genç kuşaklara tanıtmak amacıyla "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği düzenlendi. Kuşakları bir araya getiren etkinlikte nineler ve torunlar gelenekleri yeniden canlandırdı. Olgunlaşma enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var" dedi. Ramazan ve kurban bayramlarında unutulmaya yüz tutmuş, ziyarete gelen küçüklere mendil verme geleneği, Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği ile tekrar yaşatılıyor. Eski bayram geleneklerinin unutulmaması için gerçekleştirilen etkinlikte nineler ve torunlar birlikte mendil hazırladı. Mendillere torunların isimlerinin baş harfleri yazıldı ve geleneksel motifler işlendi. Hazırlanan mendillerin içerisine nineler tarafından para ve şeker konuldu, torunlar ise ninelerinin ellerini öperek hediyelerini aldılar. Gelecek ile gelenek arasında köprü kuran etkinlikte eski bayram günleri tekrar yaşatıldı. "Etkinliğin birliğimizi koruyacağına inanıyorum" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, teknolojideki hızlı gelişmelerin geleneklerin unutulmasına neden olduğunu söyledi. Geleneklerin tekrar yaşatmak adına etkinliği düzenlediğini ifade eden Erkal, "Ramazan bayramı öncesinde mendiller işlenir ve torunlarımıza ve çocuklarımıza hediye edilirdi. Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Mendiller işlendi. İçlerine şekerler kondu ve hep birlikte bu güzel geleneğimizi yaşatmış olduk. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var. Son dönemde teknolojinin bu kadar arttığı ve iletişim sorunlarının yaşandığı günümüzde, bu tür etkinliklerin birliğimizi koruyacağına inanıyoruz" dedi "Geçmiş olmadan geleceğe bakamayız" Bedriye Bileydi İlkokulunda Öğretmen Nursen Yurtkulu bayramlarda çocuklara mendil verme geleneğini tekrar yaşatmak için öğrenciler ile birlikte etkinliğe katıldığını belirtti. Yurtkulu, kültürün inceliğine değinerek şöyle konuştu: "Nineler ile torunları buluşturduk, bayramda nasıl hediye veriliyorsa onu yaşatmaya çalıştık. Bugün çocuklar büyük bir keyif ile geldiler. Nineleri ile Mendillere baş harflerini işlediler, mutluydular. Bayramda büyüklerimiz mendil içinde çocuklara para verirlermiş, paranın mendil içinde verilmesinin sebebi çocukların etraftakilerin görüp utanmamasıymış. Gelenek ve göreneklerimizin bu kadar güzel bir inceliği var. Geçmiş olmadan geleceğe bakamayacağımız için bu köprüyü bir öğretmen olarak ben kurabilirim diye düşündüm." Etkinliğe katılan nine Hatice Çiftçi ise duygularını, "Çok güzel bir etkinlikti. Böyle bir şey tahmin etmiyordum. Heyecanlı geldim, mendilimi işledim" sözleriyle dile getirdi. Etkinliğe katılan öğrenci Esma Tanem Ekmekçi de, "İsimlerimizin baş harfini diktik. Mendilin içine ninelerimiz içine harçlık koyup bize verdiği geleneği sürdürdük. Geleneklerimizi yaşatmak çok güzel, içimde güzel bir his oldu." Etkinliğe katılan öğrenci Asya Lina Yıldırım ise "Mendillere isimlerimizin baş harfini işledik, çiçek ve kalp işledik. Bayramlarda yapılan çok güzel bir gelenek, tekrar canlandırmaya geldik" ifadelerini kullandı.
Sinop Sinop’ta soğuk hava arıcılığı olumsuz etkiliyor Sinop’ta kışın uzun sürmesi ve soğukların devam etmesi nedeniyle arı kolonilerinde açlık ve ölümler yaşandı. Erfelek ilçesi Çelen köyünde etkili olan soğuk hava, arıcılık faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Bölgede arıcılık yapan Erol Karakaş, arıların mevcut durumunu ve yürütülen çalışmaları anlattı. Karakaş, kış döneminin genel olarak ağır geçmediğini belirterek, "Kış fena değildi. Kışın zayiatları illaki yüzde 10-20 oluyor ama şu andaki baharın iyi gitmesi bizim için önemli. Bundan sonra çiçeklerin iyi gitmesi ve gece sıcaklığının yüksek olması gerekir. Bal yaptıran gece sıcaklığı şu anda iyi değil. Çiçekler nektar üretmiyor, polen geliyor ancak nektar yok. Biz de bunu şekerle takviye ediyoruz, nektarın yerine bunu veriyoruz. Arılara şurup veriliyor ama arılar polen getirebiliyorlar" dedi. Arıların yavru üretimine devam ettiğini ifade eden Karakaş, "Yavru üretiyorlar, içeride yavruyu çoğaltıyorlar. Bizim gayemiz arı sayısını çoğaltmak. Şu anda kovanlarımızda en fazla 20 bin arı var. Yavruya bal şurubu vererek 80-100 bine çıkarıyoruz" diye konuştu. Karakaş, arıların şu anda gelişim döneminde olduğunu, bal sezonunun genellikle mayıs ortasından sonra başladığını belirterek, "Arıların bal tutma dönemi 15 Mayıs’tan itibaren başlar. O dönemde şurup vermiyoruz ve üzerine kat koyuyoruz. Alt kattaki balı alıyoruz, karışmıyoruz" şeklinde konuştu. Sinop’ta arıcılar, havaların olumsuz seyri nedeniyle arı ölümlerini azaltmak ve kolonileri güçlendirmek amacıyla takviye besleme yapmaya devam ediyor.
Manisa Salihli’de tarımsal üretime bilimsel destek Manisa’nın Salihli ilçesinde Ziraat Odası bünyesinde hizmet verecek olan Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete girdi. Ziraat Odası’nda düzenlenen açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, CHP Salihli İlçe Başkanı Mustafa Özer, Manisa Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oda başkanları ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilk konuşmayı Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç yaptı. Yalvaç, "Bu serüven, rahmetli belediye başkanımız Ferdi Zeyrek, sivil toplum kuruluşlarını gezmeye başladığında odamızı da ziyaret etmesi ile başladı. Bildiğiniz gibi odamız bünyesinde yer alan laboratuvarın sürekliliği odamızın gelir ve gider dengesindeki zorluklar nedeniyle sağlanamadı. Biz kendisine odamızın fiziki yapısının uygun olduğunu, bu yüzden odamızda yaprak, toprak ve su analizi yapmak istediğimizi söyledik. Başkanımızda bizlere söz verdi ve protokol yaparak tüm Manisa’ya örnek olacak bir hizmeti kazandırma yoluna girdik. Bu birimimize çok sayıda ülkeden ekipman kazandırdık. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu olmak üzere, Salihli Belediye Başkanımız Mazlum Nurlu’ya, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmet Dairesi Başkanı Yılmaz Usta’ya alanında uzman Prof. Dr. Yusuf Kurucu’ya bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu ise ‘Tarımı bilimle buluşturan bu merkezin başta Salihli çiftçimiz olmak üzere tüm yöre çiftçilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bir çiftçi belediye başkanı olarak bu tesisin ilçemize kazandırılması bizleri çok mutlu ettiğini belirtmek istiyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise "Salihli, Manisa’nın en bereketli en güzel ovasıyla, insanıyla güzellikleri ile örnek bir ilçesi. Herkesin gıpta ile baktığı özendiği bir ilçe. Salihli bizim için çok önemli. Salihli öyle çokta büyük bir yatırım almadı. Bizde bir fark oluşturmamız lazım dedik. Bu kapsamında Salihli’mize tarıma destek anlamında bu hizmeti kazandırıyoruz. Manisa’nın tamamında tüm çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz" Konuşmaların ardından Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi.