SAĞLIK - 14 Mart 2017 Salı 11:24

Erken menopozdaki hasta PRP yöntemi ile hamile kaldı

A
A
A
Erken menopozdaki hasta PRP yöntemi ile hamile kaldı

Van’da yaşayan ve erken menopoz teşhisi konularak bir daha çocuk sahibi olamayacağı söylenen 30 yaşındaki Hülya Koç, yakınlarının tavsiyesiyle Diyarbakır’a geldi.

Van’da yaşayan ve erken menopoz teşhisi konularak bir daha çocuk sahibi olamayacağı söylenen 30 yaşındaki Hülya Koç, yakınlarının tavsiyesiyle Diyarbakır’a geldi. Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in uyguladığı PRP tekniğinin ardından Koç, 5 haftalık hamile olduğu öğrendi.


Vanlı Hülya Koç, 18 yaşındayken evlenip yuva kurdu. Evliliğinin ilk yıllarında çok istemesine rağmen çocuk sahibi olamayan Koç, daha sonra tüp bebek yapmak için İstanbul ve Ankara dahil farklı illerde hastaneye gitti. 3 farklı merkezde tüp bebek yöntemi uygulanan Koç, bir türlü hamile kalamadı. Geçtiğimiz aylarda başka bir hastaneye giden Koç, hayatının en kötü haberini aldı. Yapılan tetkiklerde doktorlar Koç’a erken menopoz teşhisi koyarak, ‘Bir daha çocuk sahibi olamazsın’ dedi. Bu cevabın ardından hayalleri yıkılan Koç, bir süre kendini eve kapatıp kimseyle görüşmedi. Kendi çocuğunu hiçbir zaman kucağına alamayacağını öğrenen Koç, evlat edinme dahil çeşitli alternatifler düşünmeye başladı.



En büyük destekçisi kaynanası


Hülya Koç’un kaynanası Saliha Koç, gelinini tedavi süresinde hiç yalnız bırakmadı. Gelini ile birlikte İstanbul ve Ankara başta olmak üzere farklı illere gidip kendisine destek veren Saliha Koç, kızı gibi gördüğü gelinine yardım edemediği için kötü günler geçirdi. Gelinini bir an olsun yalnız bırakmayan Saliha Koç da tıpkı, Hülya gibi, torununun olmayacağını öğrenince yıkıldı. Çok sevdiği gelininin üzülmesine dayanamayan Saliha Koç, Diyarbakır’daki kızından aldığı haberle heyecanlandı. Gelinine Diyarbakır’daki doktordan bahseden Saliha Koç, soluğu yaklaşık 3 ay önce Diyarbakır’da aldı.



PRP yöntemi uygulandı hamile kaldı


Diyarbakır’a gelen gelin kaynana burada kadın hastalıkları ve tüp bebek uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in yanına geldi. Tüp bebek öncesi Hülya Koç’a farklı bir tedavi yöntemi uygulayan Doç. Dr. Çoksüer, Türkiye’de bir ilki başardı. Doç. Dr. Çoksüer, erken menopoz nedeni ile bir daha çocuk sahibi olamayacağı söylenen Hülya Koç’a PRP yöntemi uyguladı. Koç, kendisine uygulanan PRP yönteminin ardından gebe kaldı.


Yaşadıkları ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hülya Koç, daha önce 3 başarısız tüp bebek tedavisi yaşadığını, bunun 4. olduğunu söyledi. Hiç umudunun olmadığını belirten Koç, “Erken menopoz teşhisi konulmuştu bana. Tedavi olmayı hiç düşünmüyordum. Hakan hocanın yanında şansımı denedim. Çok şükür rabbimin isteği kudreti, hocamın da başarısı sayesinde şu an gebeyim. Evlatlık düşünmedim ama bu sefer de olmazsa evlatlık edinecektim. Artık çocuğumun olamayacağını söylediler, 3 yıl hiçbir doktora gitmedim. Ankara ve İstanbul’da tüp bebek tedavisi gördüm fakat buralarda sonuç alamadım” dedi.



“Gelinim kızım gibidir, onu hiç yalnız bırakmadım”


Hülya Koç’un kaynanası Saliha Koç ise, ilk önce Ankara’ya gittikleri burada iki defa tedavi olduklarını ardından İstanbul’a gittiklerini söyledi. Saliha Koç, “Gelinin menopozdadır daha yumurtaları yoktur diyorlardı. Van’daki doktorlar da tüp bebeğe de götürsen sonuç almazsın dediler. Her sene onun yanındaydım. Gelinim de kızım gibidir. Gelinimde de sorun olsa, oğlumda da sorun olsa benim için aynıdır. İkisi de bizim çocuklarımızdır. Ben hiçbir zaman gelinimin üzerine kuma getirmeyi düşünmedim. Her şeyi veren Allah’tır. Biz bütün umutlarımızı kesmiştik” diye konuştu.



"PRP tekniğiyle hastanın önce yumurtanın kalitesini arttırıyoruz, ondan sonra tüp bebek uyguluyoruz"


Uyguladıkları tedavi yöntemi ile ilgili bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, Hülya Koç’un kendilerine erken menopoz teşhisi ile başvurduklarını söyledi. Doç. Dr. Çoksüer, şöyle devam etti:


“3 defa tüp bebek denemesi yapılmış ve her üçünde de başarısızlıkla sonuçlanmış. Bize geldiğinde hastaya ön tedavi olarak PRP tedavisi uyguladık. Bu daha çok estetik ve saç merkezlerinde kullanılan bir yöntem. Fakat biz de kendi kliniğimizde bu tür zorlu hastalarda PRP uygulaması yaparak başarı elde etmeye çalışıyoruz ve Hülya hanımda da biz PRP uygulaması yaptık. PRP dokuları onarıyor. Yani hasarlanmış olan dokuların onarımında ciddi faydası var. İkinci faydası da büyüme hücresi, büyüme faktörü gibi davranarak hücrelerin kendini yenilemesine neden olabiliyor. Bir nevi kök hücre gibi hücrenin kendini yenilemesine katkıda bulunuyor. Bunun için PRP uygulaması çok önemli. Biz kendi kliniğimizde yaklaşık 15 hastaya uyguladık bunlardan 10 tanesinde şu anda pozitif sonuç aldık. Hastanın yumurtalıklarını güçlendirdik, sonra tüp bebek aşamasına geçtik. Tüp bebek aşamasında da kalitesi iyi olan yumurta elde ettik. 3 yumurta elde ettik ve ardından transferi gerçekleştirdik. Şu anda hastamız 5 haftalık gebe. Önce hastanın yumurtalığını güçlendiriyoruz, kalitesini arttırıyoruz ondan sonra tüp bebek uyguluyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Taksici Erge’nin katilinin cezai ehliyeti tam İzmir’de, taksici Oğuz Erge’yi 3 kurşunla öldüren Delil Aysal’ın Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince hazırlanan raporunda cezai ehliyetinin tam olduğu tespit edildi. Hazırlanan raporda ayrıca zanlının ceza sorumluluğunu etkileyecek düzeyde bir akıl hastalığı ya da zayıflığının tespit edilmediğinin yer aldığı öğrenildi. Gaziemir ilçesinde, 31 Ocak 2024 günü meydana gelen olayda taksici Oğuz Erge (44), soğukta üşümesin diye aldığı müşterisi Delil Aysal (19) tarafından 3 kurşunla vurularak öldürülmüş, cinayet anı araç içindeki kameraya yansırken, görüntüler tüm Türkiye’yi yasa boğmuştu. "Bazı insanlara güvenmeyeceksin" dediği duyulan katilin, yaralı taksi şoförüne tokat atıp daha sonrada araçtan ayrıldığı anlar kamera görüntülerine yansımıştı. Görüntüleri izleyip, kabul etti Katil Delil Aysal, ’nitelikli kasten öldürme’, ’nitelikli yağma’ ve ’ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle 16 Şubat günü 10. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya; tutuklu sanık Delil Aysal, taraf avukatları, taksici Oğuz Erge’nin yakınları da katıldı. Savunma için söz verilen katil Delil Aysal, kamera görüntülerini kabul ettiğini ancak seste oynama olduğunu ileri sürerek, "Ben taksiciye ’kimseye güvenme’ demedim. Psikolojik sıkıntılarım var. Bu nedenle hastanede de yattım. Olay gecesi uyuşturucu hap ve alkol kullanmıştım. Silahta 5 kurşun vardı; 3’ünü taksi şoföründe, 2’sini de havaya ateş ederek kullandım. Pişman oldum" dedi. Mahkemede, olay gününe ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ve araç içi kamera görüntüleri de izlettirildi. Mahkeme başkanı Delil Aysal’a, olay günü taksiye sağ arka kapıdan binmesine rağmen neden şoförün kör noktasına gelen sol arka koltuk kısmına geçtiğini sordu. Sanık ise o an bu durumu fark etmediğini öne sürdü. Cezai ehliyeti tam çıktı 16 Şubat’ta görülen duruşmada mahkeme heyeti, sanığın tedavi gördüğünü belirttiği Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönündeki raporun mahkemeye getirilmesine, olayda bugün dinlenmesi gereken iki sanığın bir sonraki celseye zorla getirilmesine karar vererek, duruşmayı 8 Mart 2024 gününe erteledi. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde "nitelikli adam öldürme", "nitelikli yağma" ve "ruhsatsız silah taşıma" suçlarından tutuklu yargılanan Delil Aysal hakkında istenilen cezai ehliyet raporu ise, mahkemeye ulaştı. "Tam olduğu görülmüştür" Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından hazırlanan raporda, şu bilgilere yer verildi: "Şahsın ceza sorumluluğunu etkileyecek düzeyde bir akıl hastalığı ya da zayıflığının tespit edilemediği, suç tarihinde şahsın işlediği iddia edilen fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayabildiği ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğu, dolayısıyla işlediği iddia edilen suçlara yönelik ceza sorumluluğunun tam olduğu görülmüştür."
Kütahya Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” Kütahya’da partisinin mitingine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hamdolsun önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Tabii bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz" dedi. Kütahya’ya gelerek partisinin mitinginde 35 bin vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda ülkede yaşananların parti olarak belirledikleri hedeflerine engel olamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’da daha da keskinleşen 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Tabii bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Milli birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik. Yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk, Cudi dağında onları mağaralara gömdük. Tendürek’te gömdük, Bestler Dereler’de gömdük, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” dedi. “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz” Ülke ekonomisinin yönetimi hakkında konuşan Erdoğan, “Hiç şüphesiz hayat pahalılığıyla da mücadele ettik. En çok etkilediği kesimlerin başında emeklilerimiz vardır. Her ne kadar emekli maaşlarını bizler önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkartsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor. Kardeşlerim, ekonomi dediğiniz olay diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işidir. Devletin gelirleri ve giderleri arasındaki dengeyi tutturamazsanız tıpkı 1970’lerde ve 1990’larda olduğu gibi siyasi sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşmeniz kaçınılmazdır. Türkiye kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip değildir. Biz harcadığımız her kuruşu devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak, emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın. Eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mali idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile” ifadelerini kullandı. “Emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz” Emeklilerin aldıkları maaşlarda iyileştirme yapılacağının müjdesini veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kardeşlerim, en düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi, elbette değil. Peki emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz. Şimdi birileri çıkıyor, emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız, bizim ülkemizde hali hazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Dikkat ediniz, mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla, velhasıl tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz” diye konuştu. “6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar” Yüzyılın felaketi olarak akıllara kazanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ülke ekonomisine 104 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altını tekrar çizerek ifade ediyorum, burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil, yapılması istenen ilave artışların tutarıdır. Ayrıca seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin de farkındayız. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar tabii ki istedikleri gibi atıp tutabilirler. Sorumluluk makamında olmayanlar her aklına eseni söyleyebilirler ama milletin, ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en detayına kadar hesaplamak zorundayız. Küresel ekonomik kriz dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtı. Türkiye’mizde kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendi. Tüm bunların üstüne biz geçen sene asrın felaketi olan çok büyük bir deprem yaşadık. Sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar. Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Allah’ın izniyle bu yılın sonunda itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimizde istifade edecektir” dedi. “Tek dertleri kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir” Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok daha iyi olduğunu belirten Erdoğan, “Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın, onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke, ne millet, ne de emeklilerimiz umurunda. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz. Türkiye’nin son 21 yılı ondan önceki dönemlerinden çok çok iyiydi. İnşallah yarınlarımız da bugünümüzden daha iyi olacak. İnsanımızı karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdi buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir. Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstad; yarın elbet bizim, elbet bizimdir, gün doğmuş, gün batmış bizimdir. Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye yüzyılı bayrağını kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu. “Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık” Kütahya’ya yapılan yatırımlar hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değerli kardeşlerim Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatı şehirlerimize yaptığımız yatırımlardır. Bu çerçevede son 21 yılda Kütahya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 900 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize 2’nci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardık. 61 adet spor tesisi inşa ettik. Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladık. Sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi olmak üzere toplamda bin 50 yataklı 11 hastane ile 43 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanemizin inşasında sona geldik. Son teknik testlerini de tamamladıktan sonra inşallah çok yakında sizlerin hizmetine vereceğiz. Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabiliriz” dedi. “Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz” Kütahya’da yapılan yol, baraj, gölet ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 Millet Bahçesi projemizden 3’ünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkarttık. Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık. Kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yollarını, Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz. Çavdarhisar-Abide yolunun, Dursunbey-Tavşanlı yolunun, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlıyoruz. Şehrimizin hem Eskişehir hem Afyon çıkışlarındaki trafiği rahatlatacak hem de Organize Sanayi Bölgelerimiz arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceğiz. Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalışıyoruz. Kütahya il sınırları içindeki bütün demiryollarını yeniledik. Eskişehir- Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya hızlı tren hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik, 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile Kütahya’da 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle Kütahya şehir merkezi 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk, 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor” diye konuştu. “Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır” Kütahya’nın birçok ilçesine doğalgazın verildiğini, kalan ilçe ve beldeler için de doğalgaz planlamalarının yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Kütahyalı çiftçilerimize yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduk. Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikalarıyla, Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide Kütahya’ya, Çavdarhisar’a, Çitgöl’e Demirci’ye Emet’e Gediz’e Hisarcık’a Kuruçay’a Simav’a ve Tavşanlı’ya doğalgazı getirdik. Bu yıl içinde Eski Gediz, Naşa ve Seyitömer’e, 2026 yılında Altıntaş ve Domaniç doğalgaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz en kısa sürede Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır. Delikanlı, işaret aldığın gün atandan, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan”
Rize İlhan Palut: “Biz artık bu negatif periyodu sonlandırmak istiyoruz” Çaykur Rizespor teknik direktörü İlhan Palut, “Biz artık bu negatif periyodu sonlandırmak istiyoruz” dedi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor, ligin 28. haftasında 2 Mart Cumartesi günü saat 16.00’da sahasında karşılaşacağı Kayserispor maçı için hazırlıklarını sürdürüyor. Antrenman Mehmet Cengiz Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Teknik direktör İlhan Palut antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Palut, "Ligin her maçı her takım için çok önemli. Çünkü ligin seyrini biliyoruz. Artık takımların puanların birbirine çok yaklaştığı ve yakalanacak bir ivmenin takımları çok iyi yere çıkaracağı ama bunun yanında bizim son dönemlerde yaşadığımız kötü periyotlarında takımları sıralama anlamında savuracağı bir lig yaşıyoruz" şeklinde konuştu. “Biz artık bu negatif periyodu sonlandırmak istiyoruz” Son 5 haftadır aldıkları kötü skorlara bir son vermek istediklerine vurgu yapan Palut, "Bizim adımıza kötü bir periyot ilerlerken rakibimiz de özellikle Burak hocanın gelmesiyle birlikte sezonun başındaki ivmesini tekrar yakalamış görünüyorlar. Hem puan olarak hem de sahada gösterdikleri mücadele olarak bir çıkış içerisindeler. Biz artık bu negatif periyodu sonlandırmak istiyoruz. Her maç bunun için bir fırsat. Samsunspor maçı da öyleydi. Başaramadık. Bu hafta Kayserispor maçında tekrar bunu sonlandırmayı deneyeceğiz. Her takımın her puana ihtiyacı var. Bizim de bu maçtan alacağımız puanlara çok ama çok ihtiyacımız var. İnşallah bizim adımıza güzel biter. Son haftalarda basit goller yiyoruz. Antrenmanlar bunun en önemli geliştiricisi. Son maçlarda gol ortalamamız son derece yetersiz. Nasıl ki kötü periyodu sonlandırmak için her maç bir fırsat ise burada da daha verimli atak yapabilmek daha skorer olabilmek adına da her maç olduğu gibi bu maçı da bir fırsat olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. “Ligimizdeki sezonluk hakem performansları değerlendirilmesi gereken bir konu” Hakemler ile ilgili açıklama bulunan Palut, hakem performanslarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Ligimizdeki sezonluk hakem performansları değerlendirilmesi gereken bir konu. Bence bu sezon sonunda bunu mutlaka masaya yatırmak ve değerlendirmek lazım. Bunu bir tarafa koyuyorum. Şu an İlhan Palut olarak geçirdiğimiz periyot, puanlara olan ihtiyacımız beni sadece ve sadece bu haftaki maçla alakalı düşünmek ve değerlendirmek durumunda bırakıyor. Onun için bizim maçların dışında gelişen maçlar olduğu için ve çok fazla konsantrasyonumu bu konuya ayırmadım. Özellikle bu dönem bu soruyla alakalı ben cevap vermek istemiyorum. Görev değişimi noktasında da inşallah VAR’ın daha doğru ve adil kullanımını geliştirici bir değişim olmuştur diye sadece umut ediyorum" dedi.
İstanbul Beşiktaş Belediye Başkanı Akpolat basın mensuplarıyla bir araya geldi Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bayramlarda yaptığımız konserlerde düzenlediğimiz festivallerde hiçbirinde Beşiktaş Belediyesinin kasasından bir kuruş harcanmamıştır. Kesinlikle belediyenin parasını harcamadan yapmışızdır. Beşiktaş’ın iş adamları bu süreçlerin doğal paydaşı oldu ve biz bu süreci çok sağlıklı bir şekilde yönettik” dedi. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat Feriye’de basın mensupları ile bir araya geldi . Beşiktaş Belediyesi’nin 5 yılda yaptığı projeleri nasıl hayata geçirdikleri anlatılan toplantıda, daha sonra katılan basın mensuplarının soruları cevaplandı. “Festivallerde hiçbirinde Beşiktaş Belediyesinin kasasından bir kuruş harcanmamıştır” Belediye bütçesinin doğru kullanıldığını söyleyen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “Bayramlarda yaptığımız konserlerde düzenlediğimiz festivallerde hiçbirinde Beşiktaş Belediyesi’nin kasasından bir kuruş harcanmamıştır. Kesinlikle belediyenin parasını harcamadan yapmışızdır. Beşiktaş’ın iş adamları bu süreçlerin doğal paydaşı oldu ve biz bu süreci çok sağlıklı bir şekilde yönettik. Dolayısıyla biz bu paydaşlarımız ve sponsorlarımızla beraber bu etkinliklerin hepsini yaptık. Biz aş evimizde her gün 6 bin 7 bin adet arasında sıcak yemek çıkartıyoruz. Dolayısıyla bunların maliyetlerini ne kadar olduğunu düşünebilirsiniz. Önemli olan şudur. Kentler zengin. Önemli olan bu zenginlikleri nereye aktaracağınız. Bu zenginlikleri halka mı aktaracak başka yere mi aktaracaksınız. Bu zenginlikleri halka aktarmaya karar verdiğinizde bunların hepsini bu şekilde organize edebilirsiniz. Ana Caddelerimizde alt yapı sorunu vardı. Biz göreve gelirken bir anket yaptık. 3 tane büyük sorun tanımlandı. Birinci altyapı sorunu evleri işyerlerini yağmurda su basıyor. İkincisi kentsel dönüşüm ve deprem meselesi. Üçüncüsü ise vatandaşlarımız ucuza hizmet alamadığını ifade etmişti. Yani Beşiktaş’ta bütün ücretlendirmeler hep dışarıdan gelenlere göre ayarlanmış. Beşiktaş’ta yaşayanlar açısından bu bir dezavantaj. Beşiktaş’ta hızlıca altyapı sorununu çözdük Barbaros Bulvarı’nda Nusretiye Caddesi’nde Nispetiye Caddesi’nde Kuruçeşme’de Arnavutköy’de altyapı sorununu çözdük” dedi. “Çok sorun konuşuyoruz ve bunlara siyaset karıştırmıyoruz” Yetki karmaşası olduğunu ifade eden Akpolat, “Biz yetki paylaşıyoruz. Yetki bizde de olsa hiçbir sorun yok. Biz Beşiktaş Kaymakamlığımızla beraber çok iyi bir yönetim süreci yürütüyoruz. Devletin varlığını burada hissediyoruz. Hem eski kaymakamımız hem şimdiki kaymakamımız tam bir devlet adamı. İşbirliği çok önemli. Çünkü o kadar çok sorun konuşuyoruz ki onlarla. Biz iş konuşmaktan siyaset konuşmuyoruz” dedi.
Antalya Mesai arkadaşını bıçaklayarak öldüren zabıta tutuklandı Antalya Muratpaşa Belediyesi’nde mesai arkadaşını 7 bıçak darbesiyle sırtından ve boynundan bıçaklayarak ölümüne neden olan zabıta memuru, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Dün, Muratpaşa ilçesi Meydankavağı Mahallesi 12. Cadde üzerindeki bir işletmenin önünde yaşanan olayda, Muratpaşa Belediyesi’nde zabıta olarak çalışan Erdal Vuran (36) mobbingte bulunduğu iddiasıyla mesai arkadaşı İsmail Kanmaz’ı (60) bir büfenin önünde oturduğu sırada sırtından bıçaklamaya başladı. Erdal Vuran, 2 bıçak darbesi sonrası kaçmaya çalışan Kanmaz’ı yakalayıp yine sırt ve boyun kısmına 5 bıçak darbesi daha vurdu. Bu sırada kavgayı ayıran çevredekiler, bıçağı Erdal Vuran’nın elinden alıp çöp konteynerine attı. Kanlar içerisinde yere yığılan Kanmaz’ı görenler 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp yardım istedi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan İsmail Kanmaz, hastaneye sevk edildiği sırada ambulansta hayatını kaybetti. Olay yerinden ayrılmayan Erdal Vuran ise polis ekiplerine teslim oldu. Olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatan polis, cinayet şüphelisi zabıtayı polis merkezine götürdü. Şüphelinin ilk sözlü ifadesinde mobbing iddiasında bulunduğu ileri sürüldü. Bölgede çalışma yapan Olay Yeri İnceleme Ekipleri ise suç aleti bıçağı çöp konteynerinden çıkartıp muhafaza altına aldı. Ayrıca, olay anları güvenlik kamerası ve cep telefonu kameralarına saniye saniye yansımıştı. Tutuklandı Dün Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınan Erdal Vuran’nın emniyetteki ifadesinde cinayeti işleme sebebine ilişkin susma hakkını kullandığı öğrenildi. İşlemleri tamamlanan zanlı, savcılıktaki ifadesinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.