KÜLTÜR SANAT - 29 Aralık 2019 Pazar 13:12

Diyarbakır’da Dijital Müze açıldı

A
A
A
Diyarbakır’da Dijital Müze açıldı

Önce Çocuklar Derneği’nin Fransa Kültür Merkezi ile ortaklaşa yürüttüğü "Micro-Folie Küçük Çılgınlık Dijital Müzesi" Diyarbakır’da açıldı.

Önce Çocuklar Derneği’nin Fransa Kültür Merkezi ile ortaklaşa yürüttüğü "Micro-Folie Küçük Çılgınlık Dijital Müzesi" Diyarbakır’da açıldı.


Önce Çocuklar Derneği’nin Fransa Kültür Merkezi ile ortaklaşa yürüttüğü "Micro-Folie Küçük Çılgınlık Dijital Müzesi", Ankara ve İzmir’den sonra Diyarbakır’da da açıldı. Kentte bir ilk olma özelliği taşıyan Dijital Müze’de resim, heykel, bilim gibi birçok dalda seçkin 240 eser yüksek çözünürlükte vatandaşların hizmetine girdi. Toplamda 15 tablet ile çocukların dijital olarak hissederek tanıyacağı eserler, renk, duygu, doku konusunda bilgilendirecek. Müzede dünya mirası olarak kabul edilen seçkin eserler yüksek çözünürlükte çocuklara sunularak, çocukların gelişimi için adımlar atıldı.


Önce Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cevahir Sadak Düzgün, teknoloji aracılığıyla çocukları dünya mirası ve sanatın incelikleriyle buluşturma amacında olduklarını söyledi. Düzgün, “Biz Önce Çocuklar Derneği olarak çocukların kültürel ve sanatsal etkinliklere çok dilli erişim hakkını savunuyoruz. Dünya mirasıyla buluşmalar konusunda çaba içerisindeyiz. Şuanda da Micro-Folie Küçük Çılgınlık Dijital Müze’ye ev sahipliği yapıyoruz. Dijital Müze Fransa’daki 8 müzeden yaklaşık 240 eserin, hatta daha fazla eserin dijital bir tabletin içinde çocuklara sunulma hali. Neden küçük çılgınlık, çünkü çocuklar genelde teknolojiyle doğru olmayan bir ilişki kuruyorlar. Bu projenin birden fazla amacı var. Projenin birinci amacı teknoloji aracılığıyla çocuklara ciddi kültür mirasıyla, dünya mirasıyla buluşturma hedefi, sanatın incelikleriyle onları buluşturma. Müzenin önemini, yani değerli sanat eserlerinin önemini vurgulamak ve bunu yaparken teknolojiden uzaklaştırmak değil teknolojinin yararlı yönüyle onu buluşturmak gibi bir hedefi var. Projemizi Fransız Kültür Enstitüsü destekliyor. Türkiye’de Ankara’da Fransız Kültür’de, İzmir’de yine Fransız Kültür’de müze çocuklarla buluştu. Şuanda Türkiye’de üçüncü adres olarak Diyarbakır’da. Biz çocuklarla bir ay içinde yaklaşık bin çocuğa bu ziyareti gezdirme imkanı bulduk. O açıdan şanslıyız, müzemiz 15 Şubat’a kadarda Diyarbakır’da olacak. Önce Çocuklar’ın ev sahipliği ve Fransız Kültür’ün desteğiyle çocuklarımızı bekliyoruz. Bu çok özel bir imkan, hem teknoloji hem de sanatsal ve dünya mirasıyla buluşma imkanı var. O nedenle bizler şanslıyız, çocuklarımıza böyle imkan sunabildiğimiz için Fransız Kültür’e bu açıdan teşekkür ediyoruz" dedi.



"Çocuklar çıkmak istemiyor"


Müzenin 45 dakika sürdüğünü dile getiren Düzgün, çocukların müzeden çıkmak istemediğini aktardı. Düzgün, "Genelde çok olumlu refleksler aldık ve çocuklar çıkmak istemiyor. Çünkü genelde 30 ya da 45 dakika arası bir süreyle çocuklar müzeyi ziyaret edebiliyor. Ama çocuklardan öte sanat profesyonellerine de hizmet verebilen bir müze. Serbest dolaşım saatleri var. Bu bizim rehberlerimizden çok profesyonelin kendisinin o sanat eserinin çok net çözünürlükte büyütüp inceletme şansı verebiliyor. O yönden de sadece çocuklar değil, sanat profesyonellerine de izleme imkanı sunan özel bir proje. 240’ın üzerinde eser var, ama çocuklara üç ya da dört eser üzerinde çözümleme yapılıyor. Yani renk, duygu, doku konusunda derinlemesine inilip çocukların bir oyunla eserle buluşması, puzzle şeklinde seri yapması ancak üç ya da dört eserle olabiliyor” diye konuştu.


Müzeye gelen çocuklardan Sidar Boran Köysal, puzzleler yaptığını, eserleri gördüğünü söyledi. Köksal, "Güzel buldum. Eserlerin müzede olduğunu öğrendim, en dikkatimi çeken şey bazı kişiler tabloda kendilerini yapmış. Tekrardan 3, 4 defa gelmek istiyorum" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomisere, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulanarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verildi. 5 Eylül 2025’de Çaydaçıra Mahallesi’nde bulunan bir sitede Başkomiser M.K., öğle vakti evine geldi. M.K., içeride Orhan Ö.(44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. M.K. ifadesinde, "Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapta mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi" diye konuştu. "Maktulü öldürmek için ateş etmedim" Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., "İsteseydim silahta kalanlarında sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "Kanunların beni korumasına muhtacım" M.K., "Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim" ifadelerini kullandı. İfadelerinin ardından mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
İzmir İzmirli taksicilerden ‘Hasılata dayalı vergi’ talebi İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, taksilerde zorunlu hale getirilen yeni nesil ödeme kaydedici cihazların (mali cihaz) esnafı ekonomik çıkmaza sokacağını belirterek, taksiciler için "hasılata dayalı vergi sistemi" talebinde bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğle, taksimetrelerle entegre çalışan mali cihazların kullanımı zorunlu hale getirildi. 1 Eylül tarihine kadar tüm araçlara takılması gereken cihazlarla ilgili açıklama yapan Başkan Erkan Özkan, yeni sistemin mevcut maliyetlerle birleştiğinde taksici esnafı için "taşınamaz bir yük" haline geldiğini vurguladı. "Tekerler dönmeyecek" Yeni uygulamanın esnafın belini bükeceğini ifade eden Özkan, maliyet artışlarına dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: "Üzerimize taşıyabileceğimiz bir yük yüklenmesini istiyoruz. Aksi takdirde kontaklar kapanacak, tekerler dönmeyecek ve esnaf evine ekmek götüremez hale gelecektir. Bu şartlar altında esnafın ayakta kalması mümkün değil." Hasılata dayalı vergi sistemi talebi Taksici esnafının vergilendirme süreçlerinde iyileştirme beklediğini kaydeden Özkan, çözüm önerisi olarak toplu taşıma modellerini işaret etti. Özkan, "Taksici esnafı olarak; özel halk otobüsleri ve İZTAŞIT gibi modellerde uygulanan hasılata dayalı vergi sistemine geçilmesini talep ediyoruz. Ancak bu şekilde adil bir vergilendirme ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlanabilir" ifadelerini kullandı.