EKONOMİ - 21 Kasım 2021 Pazar 10:18

Güneydoğu’nun en genç CEO’su Diyarbakır’da

A
A
A
Güneydoğu’nun en genç CEO’su Diyarbakır’da

Diyarbakır ve Türkiye’nin birçok ilinde 37 yılı aşkın bir süredir tatlı sektöründe ün salan ve Türkiye’ye birçok farklı tat kazandıran Hacıbaba Pastanelerinin genç CEO’su, 800 personelin istihdamını sağladı.

Diyarbakır ve Türkiye’nin birçok ilinde 37 yılı aşkın bir süredir tatlı sektöründe ün salan ve Türkiye’ye birçok farklı tat kazandıran Hacıbaba Pastanelerinin genç CEO’su, 800 personelin istihdamını sağladı.


Türkiye’nin birçok ilinde 37 yıla aşkın bir süredir tatlı sektöründe ün salan ve Türkiye’ye birçok farklı tat kazandıran Hacıbaba Pastanelerinin genç CEO’su, 800 personelin istihdamını sağlayarak adından söz ettiriyor. Diyarbakır’ın en genç iş insanı unvanına sahip olan Ömer Elaldı, hayallerinde genelde Güneydoğu Anadolu bölgesinin özelde ise Diyarbakır’ın eski ihtişamlı günlerine kavuşması olduğunu söyledi. Elaldı, “Binlerce yıl Ortadoğu’nun ticari pusulası olarak rota belirleyen Diyarbakır’ın o eski ihtişamlı günlerine geri dönebilmesi için tüm yatırımlarımızın odak noktası, yeşerdiği şehrimize hak ettiği kıymeti vermekle mükellefiz. Diyarbakır’ımızı el birliği ile kalkındırıp hem iş, hem istihdam olarak hem de yeni vizyonlarla birlikte büyütmeliyiz. Bunun yolu ise yatırımdır. Bölgenin kalkınması için öz dinamikler kullanılmalı. Bölgede yaşanan sermaye ve beyin göçünün yıllarca kentin gelişiminin önündeki en tehlikeli bariyer. Bölgemiz gerçekten her noktada çok bereketli. İyi niyet ektiğinizde katbekat iyi niyetle sizlere dönen bir coğrafyada yaşıyoruz. İş dünyasında faaliyet sürdüren ve bir müddet sonra olanca bereketi ile iş insanlarını ödüllendiren bu coğrafya yine en fazla beyin ve sermaye göçünün yaşandığı bölge. Diyarbakır’dan beslenen ve büyüyen çok sayıda kimlik memleketlerinin en çok yatırıma ihtiyaç duyduğu süreçlerde başka yerlere göç ediyorlar. Bu göçün nedenlerini irdelediğinizde en yaygın savunma istikrarsızlık veya alım gücü yanıtları oluyor. Oysaki siz doğup büyüdüğünüz topraklara yatırım yaparsanız hem alım gücü artacaktır hem de istihdama katkı sunarsınız. Asıl zenginlik asıl o zaman ve o refah, huzur ve mutluluk ortamında yakalanmış olur” dedi.



“Hem kadim bir kent hem de ticaretin başkenti”


Genç CEO Elaldı, Diyarbakır’ın tarihinin incelenmesi durumunda asırlarca ticaretin ana güzergahı ve trend noktası olduğunu görmenin mümkün olduğunu ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Herkes Diyarbakır’ın ne kadar kadim bir kent olduğunu ve medeniyetlere ev sahipliği yaptığını bilir ama çok fazla kişi bu kadim şehrin ticaret adına asırlarca ne kadar önemli olduğunu hatırlatmıyor bile. 33 medeniyet, 13 uygarlık yaşayacaksın, 7 uygarlığa başkent olacaksın ancak ticari olarak hemen hemen nabzınız atar gibi olacak. İşte bu akıl alır gibi değil. Kentin dinamiklerinin bir an önce kendilerine ticari anlamda Checkup yaptırmaları gerekiyor. Aksi bu kadar devasa bir tarihiniz olacak ve siz hala sermaye ve beyin göçü yaşayacaksınız. Bunun tersine evirilip Diyarbakır’ın gelişmişlik, istihdam ve yatırımlarla desteklemeliyiz ki biz Hacıbaba Pastaneleri olarak bunu yapmayı kendimize ilke edinmiş bulunuyoruz. İşte tam da bu değerlerimizin önemini yeni jenerasyona aşılamalıyız. Zira kurtuluşun reçetesi gençlerdir.”



“Tek kurtuluş ticari gelişim ve turizm”


Uzun yıllardan bu yana başta Diyarbakır olmak üzere bölgede yaşanan, iş insanlarının istihdam göçü ve yatırımları farklı bölgelere yönlendirmesinin sonunda Diyarbakır’ın suni teneffüse muhtaç, bitap bir duruma düştüğüne dikkat çeken Elaldı, “Bölgemizin yer altı ve yer üstü kaynakları malum ki bunları işlemek için biraz zaman gerekebilir. Fakat bölgemizin kalkınabilmesi için iş insanlarımızın kendi kentlerini sahiplenerek istihdama ağırlık vermeleri, üretmeleri ve bölgemiz insanını da öncelikli olarak marka özentisini bir tarafa bırakarak tüketimde tercihlerini yerel üretimlerden yana kullanmaları gerekir. Bu çark kendini beslemeli ve sürekli büyümeli. Bizler Hacıbaba Pastaneleri olarak bünyemizde 800’ü aşkın personel istihdam ediyoruz ki başlangıç noktamız da, genel müdürlüğümüz de Diyarbakır’ımızda. Tabi büyüme bir ortaklaşmadır, herkes birbirini desteklemeli, adeta kendi kendine enerji üreten bir dinamo gibi birbirini şarj etmelidir. İşte tam da bu noktada peygamberler ve evliyalar şehrimizde inanın ki samimi gayretle yapacağımız tüm çalışmalar mutlaka başarı ile sonuçlanacaktır” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.