GÜNDEM - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 12:43

733 kadın adli yardım başvurusunda bulundu

A
A
A
733 kadın adli yardım başvurusunda bulundu

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin şiddet mağduru kadınlara danışma ve hukuki destek sağlanması için Diyarbakır Barosu ile yaptığı protokol kapsamında 5 ayda 733 kadın adli yardım başvurusunda bulundu.


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kadına yönelik şiddete karşı çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin bu yöndeki en önemli adımlarından biri de Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi ile imzalanan "Kadınlara Adli Yardım ve Belediye Personeline Yönelik Eğitim Hizmeti Alınması İşbirliği Protokolü" oldu. Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Dönem Temsilcisi avukat Cansel Talay, adli destek başvurularına ilişkin rapor hazırladı. Rapora göre 1 Eylül 2024 ile 28 Şubat 2025 tarihleri arasında Diyarbakır Barosu Adli Yardım Birimine 733 kadın başvuruda bulundu.


Kadınların en sık maruz kaldığını belirttiği şiddet türü psikolojik şiddet oldu. Söz konusu şiddet türü 570 başvuru ile tüm başvuruların yüzde 25,82’sini oluşturdu. Psikolojik şiddeti 486 başvuru ve yüzde 22,01 oranıyla ekonomik şiddet izlerken, fiziksel şiddet nedeniyle yapılan başvuru sayısı ise 442 olup, toplam başvurunun yüzde 20,02’sini oluşturdu.


Kadınların iş yerinde maruz kaldığı mobbing 201 başvuru ile yüzde 9,1 oranında raporda yer alırken, son yıllarda artan dijital şiddet vakaları kapsamında 149 kadın adli yardım başvurusunda bulundu. Cinsel şiddet, 137 başvuru ve yüzde 6,2 oranla en az bildirilen ancak en ağır travmalara yol açan şiddet türlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Bunların dışında 93 kadın yaşadığı şiddeti belirli bir kategoriye sokmadan başvuruda bulunurken, 130 kadın ise maruz kaldığı şiddet türünü belirtmemeyi tercih etti.


Protokol kapsamında kadınların başvuruları esas alınarak hazırlanan ve 1 Mart-23 Haziran tarihlerini kapsayan 2025 yılı 2. çeyrek veri analiz raporu ise kadınların karşılaştığı şiddet biçimleri, hukuki destek talepleri ve genel başvuru eğilimlerini ortaya koydu. Rapora göre söz konusu dönemde toplam 388 kadın başvuruda bulundu. Bu başvuruların 255’i kabul edilerek dosya açıldı. Başvuran kadınların büyük çoğunluğu birden fazla şiddet türüne maruz kalırken, en yaygın şiddet türü psikolojik şiddet oldu. Psikolojik şiddet oranı yüzde 26,26 olarak kaydedilirken, bu rakamı yüzde 23,03 ile ekonomik şiddet ve yüzde 20,30 ile fiziksel şiddet izledi. Mobbing, cinsel ve dijital şiddet ise diğer başvuru konuları arasında yer aldı. Hukuki destek taleplerine bakıldığında ise en fazla başvuru boşanma ve feri davalara yönelik yapıldı. Bu alandaki başvuru oranı yüzde 49,69’a ulaştı. Bunu yüzde 20,13 ile nafaka, yüzde 16,98 ile velayet davaları izledi. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular ise yüzde 5,5 oranında gerçekleşti. Raporda, kadınların hak arama konusunda kararlı oldukları ancak adalete erişim süreçlerinin ekonomik zorluklarla sınırlı kaldığı vurgulandı. Bu nedenle adli yardım hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.


Raporda Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezinin önerileri arasında psikolojik ve ekonomik şiddetle mücadeleye yönelik eğitimlerin artırılması, kadınların 6284 sayılı Kanun kapsamındaki hakları konusunda daha fazla bilgilendirilmesi, mobbing ve dijital şiddetle ilgili danışmanlık hatlarının kurulması yer aldı. Ayrıca boşanma sürecindeki kadınlara ücretsiz avukat desteği sunulması ve sosyal destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi.


Kadınların çok boyutlu ihtiyaçlarına yanıt verebilecek kapsayıcı hizmetlerin geliştirilmesi için belediyelerle daha fazla işbirliği yapılmasına dikkat çekilen raporda, sığınma evleri, psikolojik destek merkezleri ve hukuki danışma birimlerinin baro kadın hakları merkezleriyle koordineli çalışması önerildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta yağmur, kar ve rüzgarın şekillendirdiği tepe dron kamerasıyla görüntülendi Kar, yağmur ve rüzgarın etkisiyle oluşan doğal aşınmalar, Yozgat’ta ilgi çekici görüntüler ortaya çıkardı. Doğanın uzun yıllar boyunca şekillendirdiği toprak yapısı, ortaya çıkan girinti ve çıkıntılarla peri bacalarını andıran bir görünüm kazandı. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bulunan Yeni Hızlı Tren İstasyonu’nun yanındaki tepede meydana gelen doğal oluşumlar, görenlerin dikkatini çekiyor. Kar, yağmur, sel ve rüzgâr gibi doğal etkenlerin zaman içinde oluşturduğu aşınmalar sonucu ortaya çıkan şekiller, bölgeye farklı bir görünüm kazandırdı. Toprak yapısında meydana gelen girinti ve çıkıntılar, Kapadokya’daki peri bacalarını andıran görüntüler oluşturdu. Doğal süreçlerin etkisiyle şekillenen alan dron kamerasıyla havadan görüntülendi. Ortaya çıkan manzara, bölgenin doğal güzellikleri arasında yerini alırken, çevrede yaşayan vatandaşların da ilgisini çekiyor. Doğanın yıllar içinde şekillendirdiği bu oluşumlar, fotoğraf ve doğa meraklıları için de dikkat çekici bir görüntü sunuyor. Bölge sakinlerinden Sümmani Akgül, oluşumun film setlerini andırdığını belirterek, doğanın ortaya çıkardığı manzaranın oldukça etkileyici olduğunu söyledi. Akgül, "Bu gördüğümüz yer, doğa şartlarının etkisiyle yağmurdan, kardan, selden ve fırtınadan oluşmuş güzel bir yapı. Biz Yerköy’e yakın bir köyde yaşıyoruz. Burası da zaten Yerköy’ün bir mahallesi sayılır. Hızlı tren istasyonumuzun hemen yanı. Doğa manzarasıyla tam bir film setini andıran bir görüntü oluşmuş. Yakın çevrede yaşayanların gelip bu güzelliği görmesini isterim" dedi.
Samsun Samsun’da 200 bin ürün denetlendi, 420 ürüne işlem yapıldı Samsun Ticaret Müdürlüğü tarafından 2026 yılı içinde gerçekleştirilen denetimlerde bin 500 işletmede yaklaşık 200 bin ürün incelendi. Denetimler sonucunda 420 ürün hakkında fiyat etiketi mevzuatı kapsamında işlem yapılırken, 100’ün üzerinde işletme ise haksız fiyat artışı şüphesiyle kurula sevk edildi. Samsun’da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen denetimlerde 2026 yılı içerisinde toplam bin 500 işletmede yaklaşık 200 bin ürün kontrol edildi. Market, kafe/restoran ve farklı sektörlerde gerçekleştirilen denetimler sonucunda fiyat etiketi mevzuatına aykırılık tespit edilen 420 ürün hakkında idari işlem yapılırken, haksız fiyat artışı şüphesi bulunan 100’ün üzerinde işletme hakkında tutanak düzenlenerek Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edildi. Denetimlerin özellikle Ramazan ayı öncesi ve Ramazan Bayramı yaklaşırken yoğunlaştırıldığı bildirildi. "Tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalışıyoruz" Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü belirterek, "Ramazan ayı girmeden önce başlattığımız yaygın yoğun denetim faaliyetlerimizi yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde aralıksız sürdürmekteyiz. Şu an ise zincir marketlerimizin birinde denetim gerçekleştirmekteyiz. Denetimlerimizde bir taraftan; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Kapsamında ‘haksız fiyat artışı’ olup olmadığını, diğer taraftan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Fiyat Etiket Yönetmeliği Kapsamında da ürünlerin üzerinde mevzuata uygun bir şekilde ‘fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını’, ‘etiket fiyatı ile–kasa raf fiyatı arasında fark olup olmadığını’ kontrol ederek; göstermelik, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalışıyoruz" dedi. "Geriye dönük üç aylık alış ve satış fiyatlarını talep ediyoruz" Kürşat Turpçu şunları söyledi: "Haksız fiyat artışı ile ilgili denetimlerimizde işletmelerimizden geriye dönük üç aylık alış ve satış fiyatlarını talep ediyoruz. Yapılan incelemelerde fahiş fiyat artışı olduğu tespit edilen işletmelere ait tutanaklar Bakanlığımız Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna intikal ettirilmektedir. Yine denetimlerimizde sebze-meyve reyonlarında ürünlere ait güncel künye bilgilerinin bulundurulup bulunmadığını, künye bilgileri üzerinden de haksız bir fiyat artışı olup olmadığını kontrol ediyoruz. Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında ‘yiyecek ve içecek’ sektöründe faaliyet gösteren; lokanta, restoran, pastane, kafeterya, kıraathane vb. işletmelerimize işyerlerinin giriş kapılarının önünde ve hizmet sunulan masaların üzerinde tarife ve fiyat listelerinin bulundurulup bulunmadığına dair kontroller gerçekleştiriyoruz. İşletmelerimiz tarafından işletmelerin girişlerine konulan tarife ve fiyat listelerinin tüketicilerimiz tarafından kolaylıkla görünebilir ve okunabilir şekilde olması gerekmektedir. Hizmetlere ilişkin tarifelerde hizmetin ayırıcı özelliği, tüm vergiler dâhil satış fiyatı ve bu fiyatın uygulanmaya başlandığı tarihin belirtilmesi gerekmektedir. Lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerindeki masalarda fiyat listeleri tüketicilere karekod ile de gösterilebilir. Ancak tüketicinin talep etmesi halinde fiyat listesinin ayrıca sunulması zorunludur. Ayrıca; lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerimiz tarafından tüketicilerimizden; servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında herhangi bir ilave ödeme talebinde de bulunulamaz. Diğer taraftan tüketicilerimiz açıkça kendi rızası ile fiziksel basılı menü istemediğini belirtene kadar ve talep edilmeden evvel tüketiciye hizmet sunulan masaya menü (tarife ve liste) getirilmesi zorunludur. İşletmelerimiz tarafından açıkta ve tüketici huzurunda tartılarak satılan ürünlerde; malın içinde bulunduğu kap veya ambalajın ağırlığı (darasının) düşülerek, ürünlerin net miktarı üzerinden satışa sunulması gerekmektedir. Bu kapsamda tüm esnafımızın sonradan ambalajlayarak doğrudan satışa sunduğu gıda ürünlerde dara düşümlerini yapmaları hususunda hassasiyet göstermelerini, aksi takdirde yapılan kontrollerde dara düşümlerini yapmayarak haksız fiyatlandırmalarda bulunan işletmelerimiz Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin; ‘Aldatıcı Eylemler’ başlıklı 29/2-c maddesi hükmü ve Fiyat Etiket Yönetmeliği kapsamında ağır idari yaptırımlar uygulanmaktadır."
İstanbul Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davası başlamadan ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının beşinci oturumunda, salonda gerginlik yaşanmasının ardından yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının beşinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. Duruşma başlamadan önce, kampüs ve çevresine yüksek güvenlik önlemi alındı. Duruşma salonu kampüsüne 500 metre kala tüm araçlar durdurularak araçlarda arama yapıldı. Jandarma, araçlara geçiş izni vermeyerek, basın mensuplarının turkuaz basın kartı olmadan kampüs içerisine alınmayacağını söyledi. Gazetecilerin araçları da kampüse alınmazken, kampüs çevresinde zaman zaman trafik yoğunluğu yaşandı. Mahkeme ile avukatlar arasında yaşanan tartışma sonrası duruşma yarına ertelendi Sanıkların savunmalarına başlanmadan önce, sanık avukatları ile mahkeme başkanı arasında, oturma düzeni tartışması yaşandı. CHP Milletvekili Avukat Turan Taşkın Özer, vekaleti olmadan sanık avukatlarının olduğu alanda yer almak istedi. Mahkeme Başkanı, Özer’in dosyada vekaletinin olmadığı gerekçesiyle, izleyici bölümüne geçmesini istedi. Bu duruma diğer avukatlar da tepki gösterince salonda gerginlik yaşandı. Gerginliğin artmasının ardından duruşmaya ara verildi. Mahkeme, verilen aranın ardından duruşmayı yarına erteledi.